KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2024
- Esas no
- 2022/304
- Karar no
- 2024/1134
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 02/11/2021
- Numarası
- 2020/534 Esas - 2021/794 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı sigortalı ...'a ait ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi tarafından 18/03/2019 başlangıç tarihli Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigorta kapsamına alındığını,... plakalı araç ile dava dışı sürücüsü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu'nun sigortalısı olan araç ile çarpıştığını, ... plakalı araçta oluşan toplam 21.444,19-TL hasar bedelinin müvekkili tarafça 20/04/2020 tarihinde hasarlı aracın onarımını gerçekleştiren firmaya ödendiğini,
trafik kazası tespit tutanağına göre davalının sigortalısı ... plakalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunu, davalı tarafın davaya konu trafik kazası nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen zararın tamamından hukuken sorumlu olduğunu, hasar bedelinin rücuen tahsili için İstanbul ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından yabancı sigorta şirketi adına devreye girerek sorumluluğunun doğabilmesi için yabancı plakalı aracın kazaya kusuruyla sebebiyet vermesi gerektiğini, 15/02/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yabancı plakalı aracın kusuru bulunmadığından müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, kusurun ve kusur oranının Karayolları Fen Heyetinden seçilecek 3 kişilik heyet veya Adli Tıp kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Es sayılı takibine vaki itirazın iptaline; takibin kaldığı yerden devamına, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan kabul edilen alacağın %20 nispetinde hesaplanan 4.316,23 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tazminat alacağı gerek kusur gerek hasar miktarı yönünden yargılamayı gerektirdiğinden alacağın likit olmadığını, davacının %20 icra inkar tazminatı isteminin reddi gerektiğini, Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu aleyhine başlattığı takip haksız ve kötüniyetli olduğundan %20 dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, dava haksız fiilden kaynaklandığından avans faizi isteminin reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile davacı sigorta şirketi tarafından kendisi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın tamirini yapan firmaya ödenen bedelin kusurlu olan karşı araç sigortasından rücuen tahsili için icra takibi yapıldığı, itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilafın haksız fiilden kaynaklandığı, takip yapıldığında kusur ve hasarın varlığı davalı yönünden yargılamayı gerektirdiğinden, durumun henüz belli olmadığı, bu nedenle de likit bir alacak bulunmadığı gözetilmeden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Davacının takibi kötüniyetle yapmadığı, yapılan yargılama ile belirlendiğinden kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Kazaya karışan her iki aracın da hususi otomobil olmalarına göre yasal faiz uygulanması gerektiği halde avans faizine hükmedilmiş olması da doğru olmamıştır. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/304, K. 2024/1134, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama