KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Esas no
- 2023/296
- Karar no
- 2025/2180
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17/11/2022
- Numarası
- 2021/406 Esas - 2022/784 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.823 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
20/05/2016 tarihinde ... plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı ...plakalı yarı römorku davalı ...'nun kullandığını, ... ...'nın kullandığı ... plaka sayılı motosiklete arkadan çarptığını, ... ...'nın olay yerinde vefat ettiğini, belirterek şimdilik 2.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile diğer tüm maddi zararların tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen 20/05/2016 olay tarihinden işletilecek faizi ile ve baba ... ... için 50.000,00 TL, anne Keziban ... için 50.000,00 TL, ... ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00TL manevi tazminatın, daha evvel ...
Sigorta Şirketi tarafından ödenmiş olan 65.000,00 TL'nin mahsubu ile toplam 60.000,00 TL olarak davalı ... sigorta dışındaki davalılardan olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile tahsil edilerek davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, hak düşürücü sürenin dolduğunu, hasar dosyasında tespit edilen 26.627,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının 06.10.2016 tarihinde davacılara ödendiğini, davacıların zararının karşılandığını, müvekkili şirketi ibra ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; manevi zararın karşılığı olarak belirli bir rakamın kabul edildiğini, bunun karşılığında müvekkili şirketin, işleteni ve sürücüyü ibra ettiğini, gerek ibraname, gerekse de Yargıtay kararları ile yerleşik içtihatlar gereği manevi tazminatta fazlaya ilişkin haklar saklı tutulamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,"Maddi tazminat açısından, 197.277,52 TL maddi tazminatın davacı Keziban ...'ya ve 10.006,63 TL maddi tazminatın davacı ... ...'ya davalılar ... Sigorta AŞ ve ... Sigorta yönünden poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla 06/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile diğer davalılar ... ... Akaryakıt İnş. Tur. Özel Eğitim İth. İhr. San. ve Tic. Ltd.
Şti. ve davalı ... yönünden kaza tarihi olan 20/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, B-Manevi Tazminat Açısından, davacı Keziban ... yönünden 24.000,00 TL manevi tazminatın,davacı ... ... yönünden 24.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 14/12/2020 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... ... Akaryakıt İnş. Tur. Özel Eğitim İth. İhr.
San. ve Tic. kaza tarihi olan 20/05/2016 itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, davacı ... ... yönünden manevi tazminat reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ... ... yönünden önceki ödeme dikkate alınırak manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi ile manevi tazminat isteminin reddedilmesi ile birlikte bir de davacı müvekkillere davalı sigorta şirketine ödenmek üzere vekalet ücreti yükletilerek borçlanmalarının ayrıca haksız olduğunu, kabul - ret oranına göre paylaştırılacak yargılama giderinde maddi ve manevi tazminat taleplerinin tümü dikkate alınarak hesaplama yapılması ve davalı tarafa daha yüksek miktarda yargılama gideri yükletilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuşturDavalı ...
Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maddi tazminat bakımından hükmolunan tazminatın trafik sigortası teminatını aşmadığını, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olan müvekkili şirketin de maddi tazminattan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereği davada yer alan manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini,
hatır taşımasına dair Yargıtay içtihadı uyarınca değerlendirilmesini talep ettiğini, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olduğunu, peşin sermaye değeri gelirlerinin tazminattan düşülmesi gerektiğini, kazanın, Genel Şartlar ve KTK değişikliği sonrası meydana geldiğinden,
KTK'da öngörüldüğü üzere %1.8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, mütevvefanın desteğinden yoksun kalan diğer yakınların araştırılması ve onlar için de pay ayrılması gerektiğini, Evlenme ihtimalinin hesaplama tarihine değil, olay tarihine göre belirlenmesi ile destek iddialarının kanıtlanması gerektiğini, ıslah edilen kısım zamanaşımına uğradığını, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, maddi tazminat bakımından davanın müvekkil şirket bakımından reddi gerektiğinden,
maddi tazminat bakımından nispi ret vekalet ücretine hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 20/05/2016 günü saat 21.36 sıralarında Terminal Kavşağında sol şerit üzerinde kırmızı ışıkta duran davalı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki,
...plaka sayılı yarı römorka bağlı olan ... plaka sayılı çekicinin sol ön kısmının yeşil ışığın yanmasıyla hareket ettiği sırada aynı istikamette önünde bulunan sürücü ... ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin arka kısmına çarpması ile meydana gelen kaza sonucu ... ...'nın ölümü nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir.
Başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının ibra konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez, bir defada istenilmesi gerekir.Somut olayda, davalı ... Sigorta Şirketi'nin davadan önce 14/12/2020 tarihinde davacıların vekiline toplam 65.000,00 TL manevi tazminat ödemesi yaptığı, bu ödemenin davacının da kabulünde olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde yukarıdaki açıklamalar uyarınca manevi tazminatın bölünemezliği kuralı doğrultusunda davanın manevi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/1106 E.- 2025/9608 K.sayılı ilamı)Bu açıklamalar doğrultusunda kararı istinaf etmeyen davalılar bakımından davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı ...
Sigorta Şirketi nezdinde kazaya kusuru ile neden olan araç kasko (imms) poliçesi ile sigortalı olup, ZMMS sigortasını aşan tazminat olması halinde limiti aşan tazminattan sorumludur.
Dosya kasamına göre davacılar lehine hesaplanan maddi tazminat miktarı kaza tarihinde 310.000,00 TL olan ZMMS limitini aşmadığı için İMMS poliçesi kapsamına sorumluluğu doğmayan davalı sigorta şirketi bakımndan maddi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi de doğru olmamıştır. Davacılardan ... 18/09/2021 tarihinde yargılama sırasında vefat etmiş olup mirasçıları diğer davacılardır.
Mahkemece ölü olan ... için de hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Bu doğrultuda, davalı ... Sigorta şirketi aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddi ile ölü kişi hakkında hüküm kurulamayacağından mirasçıları lehine hüküm kurulması için İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek karar vermek gerekmiştir. Kararı istinaf etmeyen diğer davalılar bakımından hüküm korunmuştur.
Davanın kabul edilen maddi ve manevi tazminat toplamının dava ve ıslah edilen talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarına göre oranlama yapıldığında 1.749,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili yerine 1.464,96 TL'nin tahsiline karar verilmesi doğru olmamış ve davacılar vekilinin istinaf başvurusu da yerinde görülerek hüküm yargılama giderleri bakımından da düzeltilmiştir.
Dairemiz kararına göre davalı ... sigorta şirketinin diğer istinaf itirazlarının istinaf talepleri incelenmesine gerek kalmamıştır.Bu nedenle; davacılar vekili ile davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2.maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN
1-Davacılar vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından yatırana iadesine,
2-a-)İstinaf aşamasında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,
b-)İstinaf aşamasında davacılar tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf başvuru harcının davalı ... Sigorta dışında kalan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/296, K. 2025/2180, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama