KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/1294
- Karar no
- 2024/2175
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 18/01/2024
- Numarası
- 2022/62 Esas - 2024/27 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.439 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkillerinin oğlu müteveffa ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 13/01/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu vefat ettiğini, kazada müteveffanın tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ... plakalı otomobilin ... (...) Sigorta A.Ş.'nce ZMMS kapsamında sigortalı olduğunu, ...
(Euro) Sigorta A.Ş.'nin Güvence Hesabı'na devredildiğini, müvekkillerinin müteveffanın maddi yardımından ve desteğinden mahrum kaldıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, baba... için 5.000,00TL, anne ... için 5.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00TL tazminatın ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini baba ... için 108.445,94 TL, anne ... için 201.554,06 TL olarak arttırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvuruda bulunma dava şartının gerçekleşmediğini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, tazminat hakkı olmadığını, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacıların maddi tazminat davasının 23/03/2023 harçlandırma tarihli dilekçe ile talep edilen tutarlar üzerinden kısmen kabulü ile, 161.243,25TL ... için ve 85.566,42TL ... için olmak üzere toplam 246.809,67TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma) dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffa ...'nin sürücü olması nedeniyle tazminata hak kazanamadığını, 2918 sayılı Kanunun 92. maddesine yapılan ekleme ile kusurlu sürücülere ödeme yapılmayacağını, kusurlu sürücü ve işleten zararlarının kanun ile teminat dışında bırakıldığını, bu sebeple mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/10-124 Esas, 2022/672 Karar sayılı ilamına göre;
hak sahiplerinin 3. kişi olmayacağı bizzat taraf olacağından bu sebeple tazminat taleplerinin reddine karar verildiğini, maddi olarak davacıların bu vefat nedeniyle zararda olmadıklarını ve davacıların destekten yoksun kalmadıklarını, davacı tarafça öncelikli olarak sigorta şirketine başvurulması gerekmekte iken, hiçbir başvuru yapılmadan huzurdaki davayı açtıklarını, davanın 2918 sayılı Kanuna aykırı olup, usulen reddedilmesi gerektiğini, 2918 sayılı Kanunun 92. maddesine yapılan ekleme ile kusurlu sürücülere ödeme yapılmayacağının kanun haline geldiğini, kusurlu sürücü ve işleten zararlarının kanun ile teminat dışında bırakıldığını,
davacı tarafın bu taleplerinin reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından.
13/01/2016 tarihinde ...'nin kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle, ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 09/12/2021 tarih, 2019/3219 Esas ve 2021/2123 Karar sayılı kararı ile "... mahkemece davacı tarafa başvuru dava şartının tamamlanması için ara karar kurularak mehil verilmelidir. Kabule göre de; ...Somut olayda davaya konu trafik kazası 13/01/2016 tarihinde gerçekleşmiştir. Davalı tarafça sigortalı aracın ZMSS poliçesinin başlangıç tarihi ise 12/03/2015 tarihidir.
Karayolları Trafik Kanununun 92.maddesinde değişiklik yapan 6704 sayılı Kanun 26/04/2016 tarihinde, yeni Genel Şartlar ise 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla, 13/01/2016 kaza tarihi genel şartlar değişikliğinden sonra olmakla beraber, kanun değişikliğinden önce ve poliçe tarihi de sözü geçen Genel Şartlar ve Kanun değişikliğinden öncedir.
Bu durumda kazanın meydana geldiği ve poliçenin tanzim edildiği tarihe göre 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Genel Şartlar'da yapılan değişikliklerin somut olaya uygulanması da mümkün bulunmadığından, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin, HGK kararlarıyla da örtüşen içtihatlarında da vurgulandığı üzere, davacıların sigortalı araç işleteninin mirasçısı olarak değil, destek alacaklısı 3. kişi olarak sürücünün ve işletenin kusuruyla sorumlu tutulmadan talepte bulunabilecekleri sonucuna varıldığından davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu yerindedir. ..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince. Dairemiz kararı doğrultusunda davacı vekiline KTK'nın 97. maddesi gereğince sigorta şirketine başvuru yapılmak üzere mehil verilmiş, davacı vekilince gerekli başvuru yapılmış, başvuru evrakı 03/06/2022 tarihinde davalı ... şirketine tebliğ edilmiş, davalı ...
07/06/2022 tarihli yazısı ile "İlgili mağduriyet için İstanbul 6 Asliye Ticaret Mahkemesine 2022/62 Esas sayılı dava açılmış olup, mahkeme kararının gönderilmesinden sonra dosyanın değerlendirilmesinin yapılacağı" yönünde cevap verilmiştir. Böylece KTK'nın 97. maddesi gereğince başvuru şartı gerçekleşmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre açılan tazminat davalarının temyiz taleplerini inceleyen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel 13/02/2023 tarih, 2021/10033 E. ve 2023/1688 K. sayılı kararında "... Somut olayda da; davacıların desteği, kusuru sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu vefat etmiş; davacılar destekten yoksun kalan sıfatıyla, zorunlu mali sorumluluk sigortacısını hasım göstererek, destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat isteminde bulunmuştur.
Davacıların üçüncü kişi konumunda olduğu, işleten (veya sürücü) yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığına ilişkin Kanunda ve buna bağlı olarak poliçede açık bir düzenleme bulunmadığı da yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılmaktadır.
Davacının uğradığı zarara bağlı olarak talep ettiği hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır.
Davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla tam kusurlu araç sürücüsünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun, işletenin ve sürücünün desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı ...,
işletenin ve dolayısıyla sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve destekten yoksun kalan davacı da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğuna göre, davalı ... zararın tamamından sorumlu olacağından, davacı davalı ... şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecektir. (YHGK., 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas - 411 karar. YHGK., 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas, 2012/92 karar. YHGK., 16.01.2013 gün, 2012/17-1491 esas, 2013/74 karar).
Eldeki dosyada, sigorta şirketine karşı açılan davada İlk Derece Mahkemesince her ne kadar davacıların desteği kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiğinden, davacıların davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davaya konu kaza 24.08.2010 tarihinde meydana gelmiş olup, bu tarihte yürürlükte olan ve yukarıda açıklanan Yasa ve Genel Şartlar hükümleri ve konuya ilişkin Yargıtayın yerleşiklik kazanan içtihatlarına göre; davacıların talebinin trafik sigortası teminatı kapsamında kaldığı gözetilerek,
davacıların davalıdan destek tazminatı talep etme hakkı bulunduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir." yönünde karar verilerek uyuşmazlığın çözümünde poliçe tarihindeki yasal mevzuat ile ZMMS Genel Şartlarına göre değerlendirme yapılması gerektiği vurgulanmıştır.
(Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.02.2023 tarih, 2021/10040 E. ve 2023/2123 K., 23.02.2023 tarih, 2022/16941 E.- 2023/2335 K., 20/04/2022 tarih, 2021/15379 E.- 2022/7547 K., 08/02/2022 tarih, 2021/13342 E.- 2022/1821 K., 20.09.2022 tarih, 2022/5153 E. - 2022/10663 K. Sayılı kararları) Yukarıya aktarılan güncel Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatlarına göre somut uyuşmazlıkta, ZMSS poliçesi bulunmayan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası 13/01/2016 tarihinde gerçekleşmiş ve aracın sürücüsü vefat etmiştir.
Bu halde davalının sorumluluğu 12/08/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile yasal mevzuat ve Yargıtay içtihatlarına göre belirlenecektir.
01/06/2015 tarihli yeni ZMSS Genel Şartları'nın yürürlüğünden önce meydana gelen trafik kazalarındaki ölümler bakımından, HGK'nın 15/06/2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nın 22/02/2012 gün 2011/17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK'nın 16/01/2013 gün ve 2012/17-1491 Esas- 2013/74 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere davacılar, 3. kişi sıfatı ile yansıma yolu ile oluşan destekten yoksun kalma zararlarını talep edebilecektir.
Davacılar talebi ve iddia ettiği zarar, ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayanmaktadır. Dolayısıyla, davacıların ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan, doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusuru davacılara yansıtılamayacak ve desteğin kusuru onun desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyecektir.
Bu durum karşısında; davacılar, zarar gören 3. kişi sıfatına dayanan zarar giderim talebi nedeniyle, desteğin kazadaki kusuru davacılara yansıtılamayacağından davalı ... zarardan sorumlu olduğundan davacıların destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/1294, K. 2024/2175, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama