KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/2662
- Karar no
- 2025/10
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 17/10/2024
- Numarası
- 2023/173 Esas - 2024/822 Karar
- Dava
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Karar Metni
668 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ... no'lu ...
Poliçesi ile sigorta edilen ve davalının maliki olduğu... plakalı araç, 30.11.2021 tarihinde 8/8 oranında kusurlu ve ağır kusurlu sürücüsü ... sevk ve idaresinde iken yaya ...'a çarpması sonucu ...'ın vefat ettiğini, ... mirasçılarına iki parça halinde toplam 268.232,46 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, trafik sigorta poliçesi genel şartları B-4/a hükmüne göre kazanın tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kastı bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortacının, sigorta ettirene rücu edebileceği kabul edildiğini,
268.232,46 TL tazminattan 155.112,46 TL'sinin ödeme tarihi olan 15.08.2022 tarihinden itibaren ve 113.120,00 TL'sinin ödeme tarihi olan 05.01.2023 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, yetki yönünden itiraz ettiklerini, davanın arabuluculuk şartı yerine getirilmeden açıldığını, öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının rucü hakkı bulunmadığını, öncelikle rücu şartları gerçekleşmediğinden ortada bir alacak bulunmadığını, dava da kusur oranların tam olarak belirlenmesi gerektiğini, kazayla ilgili Bingöl Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/101 E. Sayılı dosyası ile yapılan yargılamada, araç sürücüsünün taksirle hareket ettiği bahisle cezalandırıldığını, işbu karar incelendiğinde ifadelerin alındığı herhangi bir şikayetin olmadığını,
olayda kasti herhangi bir fiilin olmadığı net bir şekilde anlaşılacağını, karardan da anlaşıldığı üzere herhangi bir kastın olmadığı net bir şekilde anlaşılacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "davanın reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Yerel Mahkeme tarafından gerekçeli kararında davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin de kanuna aykırı olarak hükmedildiğini, düzenleme gereği işbu davada müvekkili şirketin davasının tamamı reddedildiğinden karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre davalı şirket lehine Asliye Ticaret Mahkelerinde takip edilen davalar için düzenlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücreti hükmedilmesinin gerektiğini, Yerel mahkeme tarafından davalı şirket lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava,
trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
İlk Derece Mahkemesince rücuen maddi tazminat davasının tamamının reddine karar verildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2024 yılı AAÜT'nin 13/4.maddesi gereğince Tarifenin 2. kısmının 2. bölümüne göre maktu vekalet ücreti belirlenmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/2662, K. 2025/10, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama