KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/287
- Karar no
- 2024/1747
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 01/11/2023
- Numarası
- 2022/812 Esas - 2023/663 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Karar Metni
1.060 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan davalının maliki bulunduğu ... Plaka sayılı aracın 25.05.2020 tarihinde ... Cad.No:...
Çorlu adresinde park halinde bulunan ... ve ... plaka sayılı araçlara çarparak hasar verdiğini ve sürücüsünün olay yerini terkederek firar ettiğini, ... plakalı araca 28.07.2020 tarihinde 41.000,00 TL, ... plaka sayılı araca 27.10.2020 tarihinde 9.574,06 TL'nin ödendiğini ve rücu için Çorlu ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalı borçlunun itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Dava dışı ...'in yapmış olduğu söz konusu kaza nedeniyle müvekkil şirketin sorumlu olmadığını, tüm bu nedenlerle davalı şirketin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Yerel mahkemenin istinaf bozması üzerine yeniden yargılama yaptığını, Mahkemece davanın reddine karar verildiğini ve kararın hatalı olduğunu, ZMSS Genel Şartlarında yapılan değişiklik sonucu 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları’nın B.4.f maddesi hükmü uyarınca;
bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, sigortacının sigortalısına rücu edebileceğinin hüküm altına alındığını, hükümden açıkça anlaşılacağı üzere (eski uygulamanın aksine olarak),
trafik kazası sonucunda yukarıda belirtilen hallerin dışında can güvenliği bakımından somut bir tehlike oluşmadığı sürece sürücünün kaza mahallini terk etmesi durumunda hasarın poliçe teminatı dışında kalacağının kabulünün gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin rücuen sigortalısından tahsili için itirazın iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 15/09/2022 tarih, 2022/1559 Esas ve 2022/1666 Karar sayılı kararı ile " ...Dosya kapsamına sunulan tüm beyan ve belgelerden dava dışı sigortalı araç firari sürücüsünün olay yerini terk sebebinin ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme",
"can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı bu nedenle rücu koşullarının oluştuğu gözetilerek davanın esasına girilmesi gerekirken poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunmayan ZMSS Genel Şartları hükümlerine göre değerlendirme yapılarak eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamından.
25/05/2020 günü davacı tarafa sigortalı, davalının maliki olduğu olay yerini terk eden (Firari) araç sürücüsü yönetimindeki ... plaka sayılı aracın park halinde bulunan araçlara çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, sigortacı tarafından ödenen hasar bedellerinin kendi sigortalısından tahsili talepli icra takibine itiraz üzerine itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğunu düzenlenmiştir.
Dosya kapsamına sunulan tüm beyan ve belgelerden; kaza tespit tutanağında sürücünün firar ettiğinin belirtilmesi ve dava dışı sigortalı araç sürücüsünün olayın ardından hastaneye veya emniyete gittiğine dair kayıt bulunmaması nedeni ile oluşan kaza yerini terk sebebinin ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı,
bu nedenle rücu koşullarının oluştuğu gözetilerek davanın esasına girilmesi gerekirken, Mahkemece, ilgili maddenin "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında" ifadesi ile başlamasının bu bendin sadece bedeni hasarlı kazalara uygulanacağı anlamı taşımadığı, olay yerini terk etmenin istisnasını oluşturduğu düşünülmeden davanın esasına girilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından rücuya konu hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun araçların hasarlı parçaları dikkate alınarak, kaza tarihindeki rayiç değerler gözetilerek konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı görülmüş olup ; davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde rayiç değerin kaza tarihine göre belirlenmediğine ilişkin olduğu raporda kaza tarihi itibariyle değerlendirme yapıldığının belirtilmesi karşında rapora itirazı yerinde bulunmayarak bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Alacağın miktarı ve kusur oranı bilirkişi incelemesi ile belirleneceğinden likit alacak söz konusu olmadığından icra inkar talebinin reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/287, K. 2024/1747, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama