KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2025
- Esas no
- 2025/2807
- Karar no
- 2025/2390
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 30/09/2025
- Numarası
- 2024/419 Esas - 2025/795 Karar
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar Metni
805 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyet bedeli ve değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;davalı şirketin aracın işleteni olduğunu, kazaya karışan ... plakalı ticari aracın davalı, ...Otomotiv İnş. Tur.
Taşımacılık Temizlik ve Gıda San. Dış Tic. Ltd. Şti'ye ait olduğunu, yüklenicinin ... Tur. Taş. İnş. Güv. Sis. Temizlik ve Gıda San. Dış Tic. Ltd. Şti. olduğunu, sözleşme uyarınca 2918 sayılı Kanun 85. maddesi kapsamında sorumlunun davalı ...Ltd. Şti.
Olduğunu, davalı, dava dışı organik bağ olan şirket ve ihbar olunan Küçükçekmece Belediyesinin hiçbir şekilde sorumluluğu kabul etmediğini, kararın hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, zaten kaza dolayısı ile mağdur olan müvekkilinin bir kez daha mağdur olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
01.02.2024 günü İstanbul İli Başakşehir ilçesinde davacıya ait ... plakalı araçla, davalıya ait ... plakalı ticari araç arasında maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, araç mahrumiyet bedeli ve değer kaybı tazminat istemlerine ilişkindir. KTK'nın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir.
Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un 85/1. maddesine göre "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. " maddenin son fıkrasına göre ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur.
2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir.
İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/02/2019 tarih, 2016/6712 E. ve 2019/2237 K. sayılı kararı).Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hâkimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda,
o araca kaza sırasında fiili hâkimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır.
Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 15/10/2019 tarih, 2016/19555 E. ve 2019/9439 K. sayılı kararı).Davalıya ait ... plakalı aracın Taşıt Kiralama Sözleşmesi ile 01/02/2022-30/09/2024 tarihleri arasında dava dışı ... Tur. Taş. İnş. Güv. Sist.
Temizlik ve Gıda San. Dış Ticaret Limited Şirketi'ne kiralanmış olduğu, dava dışı ... Tur. Taş. İnş. Güv. Sist. Temizlik ve Gıda San.
Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından da aracın 01/02/2022-30/09/2024 tarihlerine ilişkin Hizmet Alımına Ait Sözleşme kapsamında ihbar olunan Küçükçekmece Belediyesi Başkanlığı'na 19/10/2021 tarihinde teslim edildiği,aracın üzerinde Küçükçekmece Belediyesi isminin bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda aracın fiili hakimiyetinin Küçükçekmece Belediyesi'nde bulunduğu gerekçesi ile davalı hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2807, K. 2025/2390, 31 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama