KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2026
- Esas no
- 2026/958
- Karar no
- 2026/822
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 26/02/2026
- Numarası
- 2026/154 Esas (Derdest Dosya
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile araç pert bedeli alacağının tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile davalının mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Mahkemece 26/02/2026 tarihli ara karar ile "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde.
İİK'nın 257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.
İİK'nın 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur…” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir.
Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir.Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilke ve uygulamalarına göre, haksız eylemden kaynaklanan zarar, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir.
Buradaki “muacceliyet” kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olması anlamındadır.Somut olayda, zararın haksız eylemden kaynaklandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminatın olayın gerçekleştiği tarihte, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olması anlamında muaccel hale geldiği kabul edilmektedir.
Ancak trafik kazasından kaynaklanan ve talep konusu olan hasar ve değer kaybı tazminatı davası yönünden zararın miktarı, araçta oluşan hasarın niteliği, kusur oranı gibi birçok ölçütün bir arada değerlendirilmesi sonucu saptanabilecektir.
Bu itibarla dosya kapsamından haksız eylemin gerçekleştiği anlaşılmakla birlikte oluşan zararın miktarı konusunda yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada oluşmadığının anlaşılması karşısında, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/958, K. 2026/822, 8 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama