İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2018/1593 K.2021/1245

Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.03.2018 gün ve 2017/876 E. 2018/288 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2018/1593Karar2021/1245Tarih25 Ekim 2021Okuma10 dk · 1.913 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Ekim 2021
Dosya no
2018/1593
Karar no
2021/1245
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
29.03.2018
Numarası
2017/876 E. 2018/288 K.
Davanın konusu
Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
Karar yazım tarihi
25.10.2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.913 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.03.2018 gün ve 2017/876 E. 2018/288 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, davalı kooperatifin 30.06.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında genel kurula katılma yetkisi olmayan kişilerin toplantıya katılarak kooperatif yönetimince önceden hazırlanan kararların hukuka aykırı bir şekilde genel kuruldan geçirildiğini, genel kurula katılma yetkisi olmayan kişilerin kooperatif başkanı tarafından kooperatife naylon üye yapıldığını, bu kişilerin kooperatif giriş aidatını ödemesi gerekirken ödemediğini, aksine kooperatifçe bu kişilere para ödendiğini, halen kooperatifin kayıtlı 52 ortağı bulunduğunu,

bu üyelerden 16 tanesinin kooperatif başkanı tarafından hiçbir bedel ödenmeksizin kooperatife ortak yapıldığını, bu kiavalı kooperatifin 30.06.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında genel kurula katılma yetkisi olmayan kişilerin toplantıya katılarak kooperatif yönetimince önceden hazırlanan kararların hukuka aykırı bir şekilde genel kuruldan geçirildiğini, genel kurula katılma yetkisi olmayan kişilerin kooperatif başkanı tarafından kooperatife naylon üye yapıldığını, bu kişilerin kooperatif giriş aidatını ödemesi gerekirken ödemediğini, aksine kooperatifçe bu kişilere para ödendiğini,

halen kooperatifin kayıtlı 52 ortağı bulunduğunu, bu üyelerden 16 tanesinin kooperatif başkanı tarafından hiçbir bedel ödenmeksizin kooperatife ortak yapıldığını, bu kişilerin giriş aidatı ödemediği gibi daha sonra genel kurulca belirlenen kooperatif aidatlarını da ödemediklerini, bu kişilerin genellikle genel kurul toplantılarına fiilen katılmadığını, gösterilen kişilere vekalet vererek kooperatif yönetiminin istediği kararların genel kuruldan geçirilmesine aracılık ettiklerini, davalı kooperatife ait arsanın rant değeri yüksek olan bölgede olduğunu,

kooperatif başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin gerçekte kooperatifle ilgisi olmayan kooperatife hiçbir şekilde ödeme yapmayan kişileri kooperatif ortağı yaparak kooperatife ait arsada hisse sahibi gösterdiğini, sonradan ortak yapılan bu kişilerin paylarının yönetim kurulu üyelerine ait olduğunu, bu şekilde yıllardır kooperatife aidat ödeyen ortakların kooperatif arsasındaki hisse miktarının düşürülerek gerçek ortakların zarara uğratıldığını ileri sürerek davalı kooperatifin 30.06.2017 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının iddialarının gerçeği yansıtmayıp hiçbir delil ve dayanağının olmadığını, her zaman eksik aidatların üyelerden tahsil imkanı olup genel kurul kararının iptal sebebi olmadığını, kooperatifin tüm üyelerinin usulüne uygun şekilde üyeliğe alınmış olup, dava konusu genel kurulda da üyelik sıfatı taşımayan hiç kimsenin genel kurula katılmadığını, naylon üye tabir edilen üyelerin kimler olduğunun dahi açıklanmadığını, alınan genel kurul kararlarının usulsüz olması,

iyi niyete veya ahlaka aykırılığı gibi bir iddianın ileri sürülmediğini, üyelik sıfatı taşımayan kişilerin oy kullanması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının genel kurulda bu hususta hiçbir itirazda bulunmadığı gibi muhalefet şerhi de koymadığından dava açma hakkının bulunmadığını, geçmiş genel kurullarda da davacının üyelerin usulsüz olarak kooperatife alındığı yolunda hiçbir itirazının bulunmadığını, kooperatif ortaklarının uzun süredir hiçbir değişim göstermediğini, dava konusu genel kurulda 10 tanesi asaleten 3 tanesi vekaleten olmak üzere 13 üyenin toplantıya katıldığını,

16 naylon üyenin vekaletleri toplanarak genel kurula katılmaları gibi bir durumun söz konusu olmadığını, dava konusu genel kurulda alınan karaların usulüne uygun olup oy birliğiyle alınan kararların üyelerin menfaatine uygun olduğunu, gündemin 4.maddesinde alınan kararla yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrasının gerçekleştiğini, 50,00 TL gibi düşük aidat toplanmasına karar verildiğini, alınan kararlarda hiçbir usulsüzlük söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin 48 ortağının bulunduğu, dava konusu genel kurul toplantısına 10 ortağın asaleten 3 ortağın vekaleten olmak üzere 13 ortağın katıldığı, 1163 sayılı yasanın 45. maddesinde düzenlenen toplantı nisabının sağlandığı, 1163 sayılı yasanın 53. maddesinde genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahiplerinin genel kurul kararları aleyhine dava açabileceklerinin düzenlendiği,

davacının dava konusu edilen genel kurula katılmadığı ancak anılan hüküm uyarınca, genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin toplantıya ve karara katılmış bulunduğunu iddia eden davacı açısından alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı oldukları ileri sürülerek iptalleri için açılacak davada gerekli olan red oyu ve muhalefet şerhi koşulunun aranmayacağı ve davacı açısından iptal davası açma koşullarının oluştuğu, kooperatifin 16 üyesinin kooperatif başkanı tarafından hiç bir bedel ödemeksizin kooperatife ortak yapılan kişiler oldukları,

bu üyelerin kooperatife girişlerinde giriş aidatı ödemediği gibi genel kurulca belirlenen kooperatif aidatlarını da ödemediklerinin iddia edildiği, davacı vekiline söz konusu 16 kişinin ismini bildirmek üzere süre ve kesin süre verildiği, davacı vekilinin davalı kooperatifin 11.11.2009 tarihli yönetim kurulu kararı ile 58 kişinin kooperatife ortak olarak alınmasına karar verildiği,

söz konusu yönetim kurulu kararı ile ortak olarak alınan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...' nin iptali istenen genel kurula katılarak bu kişilerin katılımı ile genel kurulda karar alındığını belirttiği, davacı tarafça sunulan 11.11.2009 tarihli yönetim kurulu kararında davacının da kooperatife ortak olarak kaydedilmesine karar verildiği, söz konusu kararın usulsüz olarak kabulü halinde davacının da davalı kooperatife ortak olarak kabul edilemeyeceği, davacı tarafça kooperatif üyelerince aidatların ödenmediğinin belirtildiği ancak bu hususun kooperatifin iç denetimine ilişkin olduğu,

kooperatifin iç denetiminin mahkemece yapılamayacağı, toplantıya katılmaması gerekip de katılan ve olumlu oy kullanan kimselerin toplantı ve karar nisabına müessir olduğunun ispatlanması gerektiği, katılmaması gereken kişilerin toplantıya ve karara katılması, toplantı ve karar nisabını etkileyecek nitelikte ise bu hususun butlan nedeni değil iptal nedeni olduğu, davacı tarafça naylon üye iddiasının kanıtlanamadığı ve genel kurulda alınan kararların katılan 13 ortağın oy birliği ile alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili, dosyaya sunulan belgelerin incelenerek davalı kooperatif ana sözleşmesinin 10-11.maddesinde belirtilen ortaklığa kabul şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, ayrıca mahkemece davalı kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapma yetkisi verildikten sonra, kooperatif kayıtları üzerinde yaptıkları incele sonucunda verdikleri 01.03.2018 tarihli dilekçede, üyelerden yapılan tahsilatların kooperatif ortaklar defterinde işlenmediği,

kooperatifin gayrı faal olduğu belirlendikten sonra kooperatif yönetim kurulu karar defterinde başvurusu bulunmayan kişilerin kooperatife ortak olarak alındığı, dava konusu 30.06.2017 tarihli genel kurul kararlarının usulsüz olarak kooperatife kaydedilen ortakların çoğunlukta olduğu genel kurulca alındığı,

ortakların kooperatife yaptıkları ödemelerin yevmiye defterine işlenmediği,kooperatif arsasının değerinin bilançolarda düşük kooperatif genel kurul kararlarında yüksek gösterildiği bu suretle üyelerin yanıltıldığı ,koop. k.m 46 hükümlerine aykırı olarak henüz imar durumu belli olmayan kooperatife ait taşınmazla ilgili koop.yönetim kuruluna sınırlama getirilmeden satış yetkisi verildiği yönündeki iddiaların da mahkemece incelenmediğini, kararın gerekçesinin ise hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, zira kooperatif yönetim kurulu üyeleri ...,

... ve ... yönetim kurulu üyeleri olmalarına rağmen kendilerini de bu karar ile kooperatif ortağı yaptıklarını, kooperatife 11.11.2009 tarihinde 58 ortak alınmasına, öncesinde de 17 ortak bulunmasına, kooperatifin toplam 75 ortağı bulunmasına rağmen 2011 yılında yapılan genel kurul tutanağında kooperatifin 41 ortağı bulunduğunun yazıldığını, kooperatif başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin yönetimde bulundukları 11.11.2009 tarihinde kendilerini yeniden kooperatife ortak olarak kaydettiklerini, davalı kooperatifin hiçbir kaydının koop.k. ve ana sözleşmeye uygun olarak tutulmadığını,

kooperatif yöneticilerinin basiretsiz yönetimi ile kooperatife ana sözleşmenin 10 ve 11.maddelerine aykırı biçimde ortak alındığı belirlenmesine rağmen, hukuka aykırı biçimde bu tespitin davacının da bu kararla üye olduğu şeklinde davacı aleyhine değerlendirilerek davanın reddine karar verildiğini, gerçekte davalı kooperatifin başkanı olan ...nin aynı dönemlerde, 2009 yılına kadar .... başkanlığını ve ... esnaf odası başkanlığını da bir arada ,halen de davalı esnaf konut kooperatifi ve ... esnaf odası başkanlığını yürütmesi nedeniyle keyfi ve özensiz tutumu sonucunda her iki kooperatifin kayıtlarının birbirine karıştırıldığını,

hatta davalı kooperatifin mali kayıtlarının 2009 yılına kadar hiç tutulmadığını, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış olsaydı tüm iddiaların ortaya çıkacağını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunmaları halinde alınan kararların yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı oldukları ileri sürülerek iptalleri için açılacak davada genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmaz ise de bir aylık hak düşürücü süre içinde davanın açılması zorunludur.

Aynı Yasa'nın 98. maddesi yollamasıyla TTK'nın 361/son maddesi hükmüne göre, toplantıya katılmaması gerekip de katılan ve olumlu oy kullanan kimseler oylama sonucuna etkisi olabilecek kişiler ise, davalı kooperatif bu iştirakin karara müessir olmadığını ispatlarsa, bu katılım sonuca etkili olmayacağından, bu halde iptal isteminin aynı madde uyarınca reddi gerekir.

Diğer anlatımla, katılmaması gerekenlerin toplantıya katılması sonucu etkiler ise yokluk nedeni değil, iptal nedenidir.

Eldeki davada davacı vekili dava dilekçesinde, davalı kooperatifin 30.06.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında genel kurula katılma yetkisi olmayan kişilerin toplantıya katılarak kooperatif yönetimince önceden hazırlanan kararların hukuka aykırı bir şekilde genel kuruldan geçirildiğini, genel kurula katılma yetkisi olmayan kişilerin kooperatife naylon üye yapıldığını, bu kişilerin giriş aidatını ve daha sonra genel kurulca belirlenen kooperatif aidatlarını da ödemediklerini ileri sürerek davalı kooperatifin 30.06.2017 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Dava süresinde açılmış olup, toplantıya katılmamaları gereken kişilerin karara katılımının tüm kararlarda sonuca etkisi bulunduğu iddia edildiğinden, muhalefet şerhi koşulu aranmaması doğrudur.

Mahkemece açıklama dilekçesi istenmesi üzerine davacı vekili ibraz ettiği 01.03.2018 tarihli dilekçesinde ise, 11.11.2010 tarihli yönetim kurulu kararı ile kooperatife 58 kişinin ortak kaydedildiğini, ancak bu kişilerin kooperatife ortak olma iradesini gösteren herhangi bir dilekçesinin bulunmadığını, yönetim kurulu üyelerinin bu karar ile kendilerini de ortak yaptıklarını, bu 58 kişiden kooperatife usulsüz yönetim kurulu kararı ile ortak olarak alınan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile birlikte 3 ü vekaleten olmak üzere 13 kişi ile 30.06.2017 tarihli genel kurul kararlarını aldıklarını belirtmiş, ancak mahkemece davacının,

ortak olmayan kişilerin toplantıya katıldığı ve bu hususun karar nisabını etkilediği yolundaki iddiası ile ilgili herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan bilirkişi raporu alınmaksızın davanın reddine karar verilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez.

Bu durumda mahkemece, davalı kooperatifin tüm defter, kayıt ve belgelerinin öncelikle kooperatiften istenilmesi, ibraz edilmezse kooperatifin adresinde defter kayıt ve belgelerin incelenmesi için keşif yapılması, buna rağmen inceleme yapılmaz ya da defter ve belgelere ulaşılamaz ise, Ticaret Sicil Memurluğu'ndan, mümkün olmazsa ilgili Bakanlık İl Müdürlüğünden davalı kooperatifin genel kurul tutanakları, ortaklık cetvelleri getirtildikten sonra kooperatif uygulamalarında uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak,

usulsüz olarak ortaklık kaydı yapılsa dahi genel kurul tarihinde ihracı kesinleşmeyen ortakların genel kurula katılabileceği ve kooperatif ana sözleşmesinin ilgili maddeleri gözetilerek davacının, ortak olmayan kişilerin toplantıya katılarak oy kullandığı ve bu katılımın sonucu etkilediği yolundaki iddiası ve davalı vekilinin aksi yönündeki savunması ile ilgili rapor alınıp, katılımın karar sonucunu etkileyip etkilemediği hususları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2014/10438 E 2015/1656 K, 2015/1443 E 2015/1665 K, 2015/6627 E 2015/5858 K sayılı içtihatları da bu doğrultudadır.

Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verildiğinden, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,

2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.03.2018 gün ve 2017/876 E. 2018/288 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25.10.2021

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/1593, K. 2021/1245, 25 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/1593
Karar No
2021/1245
Tarih
25 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2018/1611 K.2021/1234
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1611 K.2021/1030
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1613 K.2021/1042
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2018/1623 K.2021/1156
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1623 K.2021/930
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2018/1638 K.2021/1100

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.