İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2018/866 K.2021/634

İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 22.02.2018 tarih 2017/93 Esas 2018/26 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından…

Esas2018/866Karar2021/634Tarih24 Mayıs 2021Okuma9 dk · 1.883 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
24 Mayıs 2021
Dosya no
2018/866
Karar no
2021/634
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
22/02/2018
Numarası
2017/93 Esas 2018/26 Karar
Davanın konusu
Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i
Karar yazım tarihi
25.05.2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.883 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 22.02.2018 tarih 2017/93 Esas 2018/26 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin diğer birçok firma gibi yol süpürme araçlarının vakumlu araçlar olması ve ürünün vakumlu olma özelliğini belirtmesi için ..... ibaresini seri kodu olarak kullandığını, marka veya isim hakkı olarak kullanmasının söz konusu olmadığını, müvekkili firmanın marka olarak ..... ismini kullandığını, davalı tarafın bir ürünün niteliğini vurgulayan ..... ibaresini 23.02.2017 tarihinde kötü niyetle marka olarak tescil ettirdiğini, müvekkili firmanın tanınmışlığının ..... ibaresi ile gerçekleşmediğini, müvekkilinin uzun yıllar boyunca .....'nin bir kod olması sebebiyle tescile gerek duymadığını,

davalının müvekkilinin ticari faaliyetlerini kısıtlamak ve zora sokmak amacıyla marka tescil işlemini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin ..... kodunu taşıyan ürünlerin kullanımını durdurması konusunda davalı tarafın ihtar çektiğini, bu durumun kötü niyetini gösterdiğini, kötü niyetli tescilin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin her zaman ..... adı altında satış yapıp tanındığını, hiçbir zaman marka olarak .....'yi kullanmadığını, bir ürünün özelliğini nitelendiren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceğini, SMK'nın 5 ve 6.maddeleri gereğince mutlak ve nisbi red nedenlerinin bulunduğunu ileri sürerek,

davalı adına tescil edilen ..... markasının hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP-KARŞI DAVA

Davalı vekili, müvekkilinin 2002 yılından bu yana ..... markasını kullandığını, marka tescilinin haksız ve kötü niyetli yapılmadığını, davacının ürünün özelliğini vakum kelimesi ile belirtilebileceğini, mutlak red sebebi olabilecek kelimenin vakum olduğunu, .....'nin bu kapsamda sayılamayacağını, .....'nin model değil tescil edilmiş bir marka olduğunu, müvekkilin sahibi olduğu ..... markasının davacı tarafça haksız ve kötü niyetli kullanıldığını, ürünün özelliklerini ..... markasını kullanmak zorunda kalmadan anlatabileceğini, davacı tarafa ihtarname gönderilmesinin yasal gereklilik olup,

aksi halde markanın kullanımına sessiz kalmasının muvafakat sayılabileceğini,başka firmaların da ..... ibaresini kullanmasının davacının eylemini yasal hale getirmeyeceğini, vakum kelimesinin sadece yol süpürme araçları için kullanılan bir kelime olmadığını, SMK'nın 5.ve 6.maddesinde belirtilen mutlak ve nisbi red nedenlerinin söz konusu olmadığını,TPE tarafından değerlendirilerek tescilin uygun bulunduğunu, marka başvurusuna da itiraz olmadığını, davacı tarafın markayı haksız kullanımının aynı zamanda TTK'nın haksız rekabet hükümlerine de aykırı olduğunu savunarak ve ileri sürerek,

davanın reddini, karşı davasının kabulünü, davalı yanca kullanımın müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, haksız rekabetin menini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ana davanın"....." ibareli davalı markasının kötü niyetli tescili, marka olma unsurlarının eksik olması nedeniyle hükümsüzlüğü talebine ilişkin olduğu, karşı davanın davalıya ait "....." markasına davacının tecavüzünün ve haksız rekabetinin önlenmesine ilişkin olduğu, öncelikle hükümsüzlük davasının çözümlenmesi gerekli olduğu, 2016/60360 sayılı 21/07/2016 başvuru tarihli "....." harflerinden oluşan dava konusu markanın 7. sınıfta süpürme makineleri dahil olmak üzere davalı ..... adına 23.02.2017 tescil edildiği,

davanın altında yatan olayların ..... firmasının kullandığı katalog içeriğinde bir takım ürünleri sergilemesi ve ürünlerin görselleri yanında ürüne verdiği kodları ve ürünle ilgili teknik özellikleri ilan etmesi olduğu, ürünleri "..... 3000", "..... 4000", ".....

5000" gibi adlar ile tasnif yaptığı, katalogun üstünde kendi marka adı ve ticari adının bulunduğu, ürünlerin de süpürme makineleri olduğu, öncelikle markanın 21.07.2016 tarihinde başvurulmuş olması nedeniyle hükümsüzlük davasının SMK hükümlerine tabi olduğu,

SMK 4. madde uyarınca marka bir teşebbüsün mal veya hizmetlerinin diğer teşebbüs mal veya hizmetlerinden ayırt edilmesinin sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adı dahil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajın biçimi olmak üzere her türlü işaretten oluşabileceği, davalı markasının 3 ayrı harften ibaret olduğu, bu harflerin mutlak suretle belli bir tasviri, sözcüğün kısaltması olması gerekmediği, bu işaretlerin 7. sınıf ürünler için mutlak red engelini geçtiği, yani ayırt edicilik taşıdığı,

tanımlayıcı veya tasvir edici, cins bildirici olmadığı, bu harflerin tescilinin kötü niyet oluşturduğuna ilişkin davacı iddiasının da kanıtlanamadığı, "....." harflerinin SMK'nın 4. ve 5. madde bakımından marka olma engeli bulunmadığı, başkasına ait bir markanın tescili iddiası bulunmadığı, "....." harflerinin kasıtlı ve kötü niyetle tescil iddiasının dayanaksız olduğu, ilgi sektörde "....." ibaresinin tasviri bir anlamda kullanıldığına ilişkin bir bulguya ulaşılamadığı, dava konusu olan "....." ibaresinden oluşan markanın, ilgili mallar için doğrudan tanımlayıcılık, cins veya vasıf bildiricilik gibi bir özellik taşımadığı,

marka olma kapasitesinde eksiklik bulunmayıp bu marka ile marka sahibinin ürünlerinin, diğer işletmelerin ürünlerinden ayırt edilmesini sağlamasının mümkün olduğu, karşı tarafın ise aynı sektörde kullandığı markanın "....." markası olduğu, iki marka arasında herhangi bir yakınlık veya benzerlik bulunmadığı, karşı davacının iddiasının kataloglarda kullanılan "..... 3000", ".....

5000" şeklindeki açıklamalar olduğu, ilk bakışta karşı davacı markasının bu ibarelerde aynen yer aldığı gözlense de bu kullanımların mahiyetinin değerlendirilmesi grektiği, mahkemece birisi sektörden uzman olmak üzere, bilirkişi kurulundan ibarenin markasal özelliği ve kullanımı hakkında teknik görüş alındığı, raporda "....." kısaltmasının, sektörde emme anlamına gelen "vakum" sözcüğünün kısaltması olduğuna dair bir bulgu bulunmadığının belirtildiği, karşı davalının ürünlerini tanıttığı stant ve katalogda, internet sayfasında kullanımlarının ise, markasal mahiyet taşımadığı,

katalogda veya internet ortamındaki tanıtımlarda bilgi verici mahiyette ibareler yer aldığı, katalogda kendi marka ve isminin ön planda olduğu, internet ortamında "....." logo ön planda olup, ürün görseli ve şekillerinin altında ".....

5000 Teknik Özellikler" şeklinde bir ibare yer aldığı, bu kullanım tarzının ürünle ilgili bilgi verici, tasnif edici bir işlevi bulunmadığı, söz konusu ibarenin, gerek katalog, gerekse internet ortamında markasal olarak öne çıkarılmadığı, ürünlerin tanıtımıyla ilgili olarak yanlarında teknik özelliklerini belirten metin içinde kullanıldığı, tarafların içinde bulunduğu sektör dayanaklı bir takım makine ve cihazlara ilişkin olup bu türden makinelerin alıcı veya tüketicileri uzun vadeli kullanılacak bir mal alış veriş yaptıklarından, etraflıca düşünerek ve araştırarak karar verdiklerinden iltibasa düşmelerinin daha zor olduğu,

çekişmeye konu olan "....." ibaresinin karşı davalı tarafından markasal anlamda vurgulanmadığından kullanımın markaya tecavüz olarak değerlendirilmesinin hakkaniyete de aykırı olduğu, ticari hayatta dürüstçe kullanım bulunduğu, markasallık ve vurgulamanın söz konusu olmadığı gerekçesiyle, hükümsüzlük davasının reddine, markaya tecavüz karşı davasının reddine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı-karşı davalı ..... ... Ltd.

Şti. vekili, ..... ibaresinin vakumlu ibaresi karşılığı olarak kullanıldığını gösterir internet sitelerinden alınmış birçok örnek sunulduğunu, tüm bu örneklerde ürünün vakumlu olmasının ..... ibaresi ile ifade edildiğini, örneklerin hem aynı sektörden hem farklı sektörlerden olduğunu, davalının 2002 yılından beri kullandığı markasını yaklaşık 15 sene sonra tescil ettirmesinin haksız ve kötü niyetli tescili desteklediğini, ..... ibaresinin davalıdan önce de Türkiye'de vakumlu ürün üreten her firma tarafından kullanıldığını, bilirkişi raporunun esas alınarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu,

davalı tarafın müvekkiline kötü niyetli ihtarname gönderdiğini, ihtarname ile müvekkilini rekabet pazarının dışında bırakmaya çalışarak rekabeti sınırlandırıcı eylemlerde bulunduğunu, marka tescilinin resmi gazetede ilanı ile başladığını, bu durumun da ihtarnamenin kötü niyetli çekildiğini gösterdiğini, sadece müvekkiline ihtarname gönderilmesinin müvekkilini sektör dışı bırakmak niyetiyle olduğunu gösterdiğini, resmi marka gazetesinde yayınlanmayan bir tescilin hüküm doğurmayacağını, marka tescilinin 31.03.2017 de yayınlandığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle markanın hükümsüzlüğü davasının kabulünü talep etmiştir.

Davalı-karşı davacı ..... Ltd.

Şti.vekili, karşı davanın reddinin yerinde olmadığını, karşı davalı tarafından müvekkilinin markasının kullanımının yasal olmadığını, ..... model olmayıp tanıtım için kullanılamayacağını, TSE standartlarında ..... diye bir model ya da kısaltma ya da tanıtım olmadığını, karşı davalının kendi yorumu ile .....'yi model olarak belirlemesi ve ürünle ilgili bilgi verici olarak kullanmasının doğru olmadığını, vakum yazılması sureti ile de bilgi verilebileceğini, müvekkilin markasının marka olarak kullanımının yasak olduğu gibi başka bir amaç ile de kullanılamayacağını,

ürünün teknik özelliklerinin ..... ibaresi kullanılmadan belirlenmesinin mümkün olduğunu, vakum belirlemesi için V kodu ya da başka bir kelime veya harf ya da doğrudan vakum kelimesinin de kullanılabileceğini, ..... markasının haksız kullanımının bilgi verici, tasdik edici olarak kullanımının yasal olmadığını, ısrarla ..... markasının kullanımının kötü niyetli olduğunu, müvekkili firmanın ürettiği vakumlu yol süpürme makinaları açısından farkındalık oluşturmak kastı ile markayı tescil ettirip bu makinaları üretme ve satmaya tek yetkili firma olduğunu,

karşı davalının bu şekilde kullanımının müvekkilinin markasının kullanımı olarak algılandığını ve müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle karşı davanın reddine ilişkin kararın kaldırılmasını ve karşı davanın kabulünü isemiştir.

GEREKÇE

Asıl dava, "....." ibareli davalı markasının kötü niyetli tescili, marka olma unsurlarının eksik olması iddiasına dayalı hükümsüzlüğü, karşı dava davalıya ait "....." markasına davacının tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile önlenmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Davalının markasının hükümsüzlüğü talebine ilişkin asıl davaya yönelik istinaf itirazlarının değerlendirilmesinde. 2016/60360 sayılı 21.07.2016 başvuru tarihli "....." harflerinden oluşan dava konusu markanın 7. sınıfta süpürme makineleri dahil olmak üzere davalı adına 23.02.2017 tarihinde tescil edildiği, başvuru tarihi itibariyle hükümsüzlük davasının SMK hükümlerine tabi olduğu,

SMK 4. madde uyarınca marka bir teşebbüsün mal veya hizmetlerinin diğer teşebbüs mal veya hizmetlerinden ayırt edilmesinin sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adı dahil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajın biçimi olmak üzere her türlü işaretten oluşabileceği, davalı markasının 3 ayrı harften ibaret olduğu, bu harflerin mutlak suretle belli bir tasviri, sözcüğün kısaltması olması gerekmediği, bu işaretlerin 7. sınıf ürünler için mutlak red engelini geçtiği, ayırt edicilik taşıdığı,

tanımlayıcı veya tasvir edici, cins bildirici olmadığı, markanın kötü niyetle tescil edildiği iddiasının da kanıtlanamadığı, davalı tarafça ihtarname gönderilmesinin kötü niyetli tescil iddiasını ispatlamadığı, SMK'nın 4. ve 5. maddesi uyarınca "....." harflerinin marka olma engeli bulunmadığı, dava konusu olan "....." ibaresinden oluşan markanın, ilgili mallar için doğrudan tanımlayıcılık, cins veya vasıf bildiricilik gibi bir özellik taşımadığı, marka olma kapasitesinde eksiklik bulunmayıp bu marka ile marka sahibinin ürünlerinin, diğer işletmelerin ürünlerinden ayırt edilmesini sağlamasının mümkün olduğu sonucuna ulaşılmakla;

hükümsüzlük davasının reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmayıp davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Davalıya ait "....." markasına davacının tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile önlenmesi istemine ilişkin karşı davaya yönelik istinaf itirazlarının değerlendirilmesinde ise; karşı davalının süpürme makineleri ürünlerini "..... 3000", "..... 4000", ".....

5000" gibi adlar ile tasnif yaptığı, katalogun üstünde kendi marka adı ve ticari adının bulunduğu, karşı davalının aynı sektörde "....." markasını kullandığı, karşı davalının ürünlerini tanıttığı stant ve katalogda, internet sayfasında kullanımlarının markasal mahiyet taşımadığı, katalogda veya internet ortamındaki tanıtımlarda bilgi verici mahiyette ibareler yer aldığı, katalogda kendi marka ve isminin ön planda olduğu, internet ortamında "....." logo ön planda olup, ürün görseli ve şekillerinin altında ".....

5000 Teknik Özellikler" şeklinde bir ibare yer aldığı, ürünlerin tanıtımıyla ilgili olarak yanlarında teknik özelliklerini belirten metin içinde kullanıldığı, tarafların içinde bulunduğu sektör alıcı veya tüketicilerinin iltibasa düşmelerinin zor olduğu, "....." ibaresinin karşı davalı tarafından markasal anlamda kullanılmadığı sonucuna ulaşılmakla; karşı davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmayıp karşı davacı vekilinin istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranıların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 59,30 TL'den peşin alınan 35,90 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 23,40 TL'nin davacıdan tahsiline,

3-Karşı davacı yönünden istinaf karar harcı olan 59,30 TL'den peşin alınan 35,90 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 23,40 TL'nin karşı davacıdan tahsiline,

4-İstinaf başvurusu nedeni ile tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24.05.2021

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/866, K. 2021/634, 24 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap-karşı Dava
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/866
Karar No
2021/634
Tarih
24 Mayıs 2021

İlgili Kararlar

  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/866 K.2021/303
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/872 K.2021/419
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/873 K.2021/571
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/880 K.2021/579
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/887 K.2021/467
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/897 K.2021/452

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.