İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1187 K.2024/470

İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.02.2021 tarih 2018/512 E. - 2021/112 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor…

Esas2021/1187Karar2024/470Tarih6 Mart 2024Okuma11 dk · 2.262 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Mart 2024
Dosya no
2021/1187
Karar no
2024/470
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
09.02.2021
Numarası
2018/512 E. - 2021/112 K.
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar yazım tarihi
06.03.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.262 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.02.2021 tarih 2018/512 E. - 2021/112 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, 04.06.2016 tarihinde davacının yönetimindeki ... plakalı araç ile olay tarihinde geçerli ZMMS poliçesi bulunmayan ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında, davacının yaralandığını, bu nedenle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik durumu oluştuğunu, davacının zararlarının ödenmesi için ...’na başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı davacının kalıcı işgöremezliği nedeniyle 1.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 09.02.2021 tarihinde sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile talep etmiş oldukları maddi tazminat tutarını 28.562,29 TL arttırarak toplam 29.562,29 TL'nin başvuru tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacı tarafın kurumlarına başvurarak zarara ilişkin hesaplanacak tazminat tutarının ödenmesini talep ettiğini, hasar servisince yapılan inceleme sonucunda alınan raporda iş gücü kaybı oranının %17 olarak belirlendiğini, ancak başvuruya konu kazayla ilgili davalı kurumun danışman medikal şirketinin bu arazların dikkate alınmasıyla oluşan iş gücü kaybı oranının olması gerekenden yüksek olduğu ve bu raporun "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde olmadığının tespit edildiğini,

bu nedenle davacıya bu kapsamda yeni bir rapor alarak davalı kuruma başvurması gerektiğinin savunarak davacının buna kayıtsız kalarak önce Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğunu, yine süresinde rapor temin edemediği için dosyadan el çekildiğini, açıkladığı nedenlerle dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, aksi durumda haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 04.06.2016 günü saat 21:00 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile Ovakent yolundan gelip Tire İlçesi istikametine seyir halinde iken Balabanlı yolu Kavşağına geldiği esnada aracının ön kısımları ile; seyrine göre sağından aynı kavşağa giriş yapan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı traktörün sol yan kısımlarına çarpması neticesi davaya konu trafik kazası meydana geldiği,04.06.2016 tarihli trafik kazasına bağlı sürekli sakatlık oranı %10 (yüzde on) olarak bulunduğu,

tıbbi iyileşme süresinin 4 (dört) ay olarak kabul edildiği, meydana gelen olayda; davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın kusurunun olmadığının görüldüğü, davacıya SGK tarafından geçici iş göremezlik tazminatı ödenmediği ve peşin sermaye değerli gelir bağlanmadığı, davalı ...nın olay tarihinde yürürlükte bulunan şekli ile KTK.nın 85 ve 91. Maddeleri uyarınca meydana gelen geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarından sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu,

zarar miktarının, olay tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığı tarafından ZMMS poliçesi için teminat limitlerinin 31.000,00TL olan poliçe limiti dahilinde kaldığı, aktüer bilirkişi hesap raporunda esas alınan hesaplama yönteminin Yargıtay uygulamaları ile benimsenen esaslara uygun ve hüküm kurmaya yeterli olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile, 29.562,29-TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi 06.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...ndan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili, davacının dava şartını yerine getirmediğini, davacı vekili müvekkil kuruma başvurmadan doğrudan dava yoluna gittiğini, hükme esas alınan maluliyet raporu tanzim tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik kapsamında düzenlenmediğini, başvurucunun sürekli sakatlık tazminatı talebinin haklı olabilmesi için sakatlığın sürekli olduğu raporda bildirilmesinin gerektiğini, sunulan raporda

başvurucunun sürekli olarak maluliyeti olduğunu bildirir bir hususun bulunmadığını, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Anabilim Dalı Birimi tarafından verilmiş olan rapora ilişkin sakatlık oranının kalıcılık oluşturduğuna ilişkin ibare bulunmadığını, davalı kurumun tazminat sorumluluğu geçirilen trafik kazasına ılışkın yalnızca hayat boyu başvurucuyu etkileyecek sakatlıklara ilişkin olduğunu, davalı Kuruma ibraz edilen Ege Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Kurumu raporunda maluliyetin %10 olduğunu,

söz könusu Adli kurul raporu düzenlenme tarihi itibariyle yürürlükte buluıtın Erişkinler İçin Engellilik Değerlendırmesı Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tanzim edilmediğini, Yönetmelikte açıkça belırtılmış olan düzenleme usulüne uygun olmayan, kişinin arazlarına ilişkin uzmanlar tarafından imzalanan rapor olmaması,

başhekim tarafından imzâlanan raporun şart olması başvurucunun fotoğrafının eksık olması vs. nedenlerden raporun kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca maluliyet raporundaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, ceza soruşturma dosyası incelendiğinde başvurucu yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünden şikayetçi olunmadığı, bu sebeple savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,

soruşturma aşamasında şikayetçi olunmadığından dava ve tâzminat haklarının ortadan kalktığını, dilekçe ekinde sundukları Yargıtay kararında da görüleceği üzere başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, ...'ın trafik kazası esnasında motosiklette kasksız ve koruyucu tedbirler olmaksızın seyahat etmiş olması halinde müterafik kusurlu olduğunun sabit olduğunu, malul kaldığı iddia edilen ...., trafik kazası esnasında araça kask ve koruyucu tedbir takmadan binmiş olması halinde ağır kusurlu olduğunu kabul etmek gerekir ki bu durumda başvuranın talep hakkı yoktur.

Hukukun temel kuralı "kimse kendi kusurundan istifade edemez." ilkesi gereğince başvurunun reddi gerektiğini, davacının sevk ve idresindeki motosiklete ilişkin yeterli sürücü belgesinin bulunmadığının kaza tespit tutanağında açıkça anlaşıldığını, dolayısıyla araçla ilgili olan bu belgenin varlığının kaza ile yakından bağlantılı olduğundan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükme esas alınan 18.06.2020 tarihli kusur bilirkişi raporu, kaza tespit tutanağı dikkate alınmadan düzenlendiğinden hatalı olduğunu, davacının kazanın oluşumunda en az %50 kusurlu olduğunu,

kaza tespit tutanağı ve söz konusu olaya ilişkin ifadeler incelendiğinde ...'ın tali kusurlu olduğu ortada olup söz konusu olaya ilışkın ...'a en fazla %25 kusur atfedilebileceğini, ...'nın temerrüdünün bulunmadığını bu nedenle davanın kabulü halinde ancak dava tarihinden itibaren faiz yürütülebileceğini, davalı aleyhine hükmedilecek bir tazminat var ise bu tazminat miktarının hesaplanmasında,

01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren “ Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk ( Trafik ) Sigortası Genel Şartları ” nda belirtilen Hazine Müsteşarlığının belirlediği TRH tablosunun ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, 04.06.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanan davacının kalıcı işgöremezliğe dayalı davalıdan maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile 29.562,29 TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihi 06.06.2012 tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...ndan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

04.06.2016 günü saat 21:00 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile Ovakent yolundan gelip Tire İlçesi istikametine seyir halinde iken Balabanlı yolu Kavşağına geldiği esnada aracının ön kısımları ile; seyrine göre sağından aynı kavşağa giriş yapan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı traktörün sol yan kısımlarına çarpması neticesi davaya konu trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi hali dahi HMK'nın 115/2. maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğuna göre, başvurunun yapıldığı, ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksiklik de yargılama aşamasında tamamlanabilecektir.

(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/3042 E.- 2021/1562 K. sayılı içtihatı).

Somut olayda, KTK'nın 97. Maddesi uyarınca davacı tarafından davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce yapılan başvuruya verilen cevapta 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu sunulması istenmiş olup, bu yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş kesin ve sürekli maluliyet oranına ilişkin sağlık kurulu raporu davacı tarafça kısa sürede alınıp tamamlanamayacağından, davalı sigorta şirketinin bu istemi davacının haklarının sürüncemede kalmasına yol açacaktır.

Yargılama aşamasında kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınarak eksiklik tamamlanabileceğinden, davacının başvurusunun sonuçsuz kaldığı, anılan maddede düzenlenen başvuru dava şartının gerçekleştiği kabul edilerek, davalı vekilinin dava şartının gerçekleşmediği, temerrüde düşülmediği ve faiz isteme hakkının doğmadığı yönündeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Somut olayda davaya dayanak teşkil eden kaza tarihinin 04.06.2016 tarihinde olduğu dikkate alındığında olayda uygulanması gereken yönetmeliğin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik olduğu, bu kapsamda dosyada birden fazla maluliyet raporunun yer aldığı,

ilk alınan maluliyet raporu olan 21.06.2019 tarih ve 1380 sayılı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden düzenlenen Adli Sağlık Kurulu raporunda, Engellilik Ölçütü Sınıflandırılması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri gereğince davacının meydana gelen trafik kazasına bağlı sürekli sakatlık oranı %10 ve tıbbi iyileşme süresinin 4 ay olacağına yönelik raporuna istinaden aktüerya hesaplamasında bu oranlar dahilinde tazminatın belirlendiği görülmekle davalı vekilinin maluliyet raporuna ilişkin istinaf nedenleri yerine görülmemiştir.

Mağdurun soruşturma aşamasında şikayetinin bulunmadığı yönündeki beyanları karşısında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, davalı yanca tazminat davası açamayacağı savunulmakta ise de, ceza soruşturmasında uzlaşma nedeniyle düşme kararı verilmediği, davacının soruşturma aşamasındaki beyanlarında şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış olmadığı anlaşılmakla, mahkemece işin esasına girilmesi isabetli olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir.

Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. Sürücünün ehliyetsiz olması sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp, hâkim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır.

Ancak bu şekilde müterafik kusur indirimi yapılabilmesi için kazanın oluşumda ehliyetsiz araç kullnımının etkisinin olması gerekir, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. Maddesi ile atıf yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliğince koruyucu ekipman / tertibat takılmasının zorunlu olduğu hallerde meydana gelen yaralanma ve ölüm ile illiyet bağı kurulması durumunda hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeni ile yerleşik uygulama doğrultusunda birden fazla müterafik kusur indirimi sebebinin varlığı olsa da % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi cihetine gidilmelidir. ( Yargıtay 4. HD'nin 17.03.2022

tarih ve 2021/11498 E. - 2022/5233 K. 29/06/2022 tarih ve 2021/14115 E. - 2022/9666 K., 04.04.2022 tarih ve 2021/13491 E. - 2022/6733 K. ,23.03.2022 tarih ve 2021/11590 E. - 2022/5710 K. ) Somut olayda, davacının yaralanmasının sağ el bileği eklem hareketlerindeki kısıtılık şeklinde olması karşısında kask takılmaması ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Davacının mevcut yaralanmasına göre somut olayda tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmamış olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 4. HD'nin 20.09.2022 tarih ve 2022/5575 E - 2022/10706 K.)

Davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde.

Kazanın oluş şekline nazaran davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı traktörün meskun mahal dışında seyri sırasında geldiği olay mahalli kavşağa giriş yaparak seyrine devam etmek istediği esnada, kendisine hitaben bulunan DUR levhasını dikkate alması, kavşakta durup, ana yolu takiben seyreden araçlara ilk geçiş hakkını verdikten sonra seyrine devam etmesi gerekirken bu hususa riayet etmeyerek, seyrine göre solundan ana yolu takiben seyirle gelen ve aynı kavşağa giriş yapan aracın ön kısımları ile kendi aracının sol yan kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen olayda %100 oranında kusurlu olduğu,

davacı sürücü ...'ın ise sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile hız limitinin 90 km/s olduğu, meskun dışı mahalde, ana yolu takiben seyri sırasında, olay mahalli kavşağa geldiğinde, kendisine hitaben DUR levhası bulunan ve seyrine göre sağından kavşağa giriş yapan aracın sol yan kısımlarına kendi aracının ön kısımları ile çarpması sonucu meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı yönündeki ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 18.06.2020 tarihli bilirkişi raporunun olayın oluş şekline uygun bulunduğu değerlendirilmekle davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir.

(Yargıtay 4. H.D. 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. H.D. 23.03.2021 tarih 2020/ 6173 E. - 2021/ 3121 K. Sayılı ilamları) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi icap etmektedir.

(Yargıtay 17. HDB'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. 20121/1848 K. Sayılı ilamı) Hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda bilinmeyen devredeki gelir hesabı yönünden %10 artırılıp %10 iskonto yönteminin uygulanması yerindedir. TRH 2010 Yaşam Tablosundaki ömür sürelerinin PMF 1931 Yaşam Tablosundaki ömür sürelerine göre daha uzun olduğu bilinen bir gerçek olup, TRH 2010 Yaşam Tablosu zarar gören yararınadır.

Bu nedenle, her ne kadar bilirkişi tarafından PMF yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılmış ise de istinafa gelenin sıfatına göre bu husus da kaldırma sebebi yapılmamıştır.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.019,40 TL'den peşin alınan 504,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.514,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1187, K. 2024/470, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1187
Karar No
2024/470
Tarih
6 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1187 K.2024/448
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1188 K.2024/296
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2021/1192 K.2024/219
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1194 K.2024/518
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1194 K.2024/468
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1194 K.2024/471

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.