İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1471 K.2024/710

İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.04.2021 tarih 2019/365 E. - 2021/373 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye…

Esas2021/1471Karar2024/710Tarih3 Nisan 2024Okuma10 dk · 2.061 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
3 Nisan 2024
Dosya no
2021/1471
Karar no
2024/710
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
02.04.2021
Numarası
2019/365 E. - 2021/373 K.
Davanın konusu
Menfi Tespit
Karar yazım tarihi
03.04.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.061 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.04.2021 tarih 2019/365 E. - 2021/373 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, davacının serbest mali müşavir olarak çalıştığını, davalının da serbest mali müşavir olduğunu, tarafların ortaklık yaparak aynı ofiste çalışmaya başladıklarını, aralarında ortaklığa ilişkin protokol bulunduğunu, bu protokol gereği davacının;

davalıya ait ofise işyerini taşıyacağını, davalının da mükelleflerine ait defterlere de bakacağını, bu nedenle bedeli belirtilmemiş açık teminat senedi verdiğini, protokol şartlarına uymayan davalının hareketleri neticesinde ortaklığın bozulduğunu, ortaklığın bozulması sonucunda davalının kendisinde bulunan teminat senedi üzerinde bulunan davacının imzasını karaladığını ancak senedi vermediğini, davalının mükellefleri nezdinde yaptığı girişimler sonucu davacının elinden defterlerin alınması gibi girişimlerde bulunduğunu,

ardından imzası karalanan senedin üzeri 50.000 TL olarak doldurularak İzmir 25.İcra Müdürlüğü'nün 2017/13946 Esas sayılı dosyası ile işleme konulduğunu, takibin kesinleştiğini, davacının İzmir 4.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/782 Esas sayılı dosyası ile imzanın karalandığı ve geçerli bir senet olmadığına dair açtığı davanın halen devam ettiğini, davacının, davalı ile olan ilişkisinin bahse konu protokol ve bu protokol çerçevesinde verilen senet olduğunu, aralarında başkaca bir hukuki ilişki olmadığını, davalının gerçek olmayan senede dayanarak icra takibi yaptığını, yapılan icra takibi nedeni ile davacının malvarlığına,

3.kişilerdeki hak ve alacaklarına banka hesaplarına hacizler konulduğunu belirterek, İzmir 25.İcra Müdürlüğü'nün 2017/13946 E.sayılı icra dosyasına konu 15.07.2017 vade tarihli, 50.000 TL bedelli senedin teminat senedi olduğunun tespitine ve teminat senedi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağından takibin iptaline, icra dosyasına dayanak teşkil eden senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının imzasını inkar etmediğini, davacının haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının takip ve dava konusu senedin teminat senedi olduğunu, davalının ise bononun davacı tarafından davalıya olan borcu nedeni ile verildiğini iddia ettiği, bu durumda ispat külfetinin davacıda olup dava konusu senedin teminat senedi olduğunu yazılı delille ispatlaması gerektiği, 6102 sayılı TTK'nun 776. maddesi uyarınca bonoların kayıtsız ve şartsız belli bir bedeli ödeme vaadini içermekte olup, bunun aksine bononun teminat bonosu olduğunun yazılı bir şekilde ispatının gerektiği,

iş bu davada HMK'nun 200 ve 201. maddeleri uyarınca davalının açık muvafakatı olmadıkça tanık dinlenilemeyeceği, davacı ve davalının mali müşavir olarak serbest meslek icra ettikleri, davacının davalı ile aynı işyerinde faaliyet yürüttükleri, takibe konu bononun teminat amacıyla bu ilişki kapsamında düzenlendiğinin davacı tarafından ileri sürüldüğü, davalının ise davacıdan alacaklı olduğunu ve senedin teminat senedi olmadığını savunduğu, davacının iddiasına ilişkin olarak tarihsiz 5 maddeden oluşan ve tarafların imzasını içeren protokol başlıklı belge sunduğu,

bu belgeye göre davacının davalıya ait büroda 01/10/2014 tarihinden itibaren mükellefiyet tesis ettireceği, davalıya aylık 1.500,00 TL sabit ödeme ile bağkur primi ve sayım masrafları ödeyeceği, davalının mükelleflerine ait defter ve kayıtları 01/07/2015 tarihinden itibaren davacıya devredeceği, davacının bunun karşılığında davalıya 50.000,00 TL bedelli teminat senedi vereceği, 01/01/2016 tarihinden itibaren tarafların gelir gider ortağı olacağı, bu ortaklık ilişkisinin 31/12/2020 tarihine kadar devam edeceği,

ortaklığın sona ermesi tarihinde veya davacının ortaklıktan ayrılmak istemesi ve diğer hallerde teminat senedinin davacıya iade edileceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, bu belgeye ilişkin olarak davalı asile isticvap davetiyesi gönderildiği, davalının 02/04/2021 tarihinde duruşmaya katıldığı, duruşmada "bana göstermiş olduğunuz ve içeriğini okuduğunuz protokol başlıklı tarihsiz sözleşme altındaki ... adına atılı imza bana aittir. Protokol içeriği doğrudur.

Davacı ile yapmış olduğumuz anlaşmaya göre davacı bana 2 ayrı senet verecekti bu senetlerin bedeli ayrı ayrı olacak şekilde 50.000 TL olarak kararlaştırılmıştı. Bu senetlerden biri ortaklık ilişkimizin başladığı tarih itibariyle kendisine devrettiğim hak ve alacaklara karşılık olarak düzenlenecekti ayrıca mükellefler yönünden ileride doğabilecek sorumluluklar için de davacı 50.000 TL' lik ikinci bir senet verecekti.

Davacı ilk senedi verdi ancak protokolde belirtilen ikinci senedi vermedi, takibe konu ettiğim senet ilk senettir.

Yani davacıya devrettiğim hak ve alacaklar için hak kazandığım alacağıma ilişkindir" şeklinde beyanda bulunduğu, buna göre takibe konu senedin miktarı ile protokolde teminat olarak verileceği belirtilen senedin miktarı aynı olduğundan davacının senede karşı senetle ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulünün gerektiği, bu halde ispat külfetinin yer değiştirdiği,

protokol içeriği davalı tarafından kabul edildiğinden ve bu protokolde sadece tek bir senedin davalıya teminat olarak verileceğinden bahsedildiğinden anılan ilişkide davacıya devredilen hak ve alacaklar için ikinci bir senet verildiğini ve takibe dayanak senedin bu senet olduğunu ve davacıdan alacaklı olduğunu savunan davalının bunu ispat etmesi gerektiği, davalının bu savunmasına ilişkin olarak herhangi bir yazılı delil sunmadığı gibi alacağının varlığını ortaya koyan herhangi bir ispat vasıtası sunamadığı,

davalının kötüniyetli olduğunun davacı tarafından ispatlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2017/13946 Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, yasal koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili, takibe dayanak senedin sadece miktarının protokolle uyumlu olduğunu, vade ve tanzim tarihleri ile protokole uymadığını, bunun da senedin protokolde bahsedilen teminat senedi olmadığını gösterdiğini, dava dilekçesinde davalıya ''bedeli belirtilmemiş açık teminat senedi'' verildiğininin iddia edildiğini, sunulan protokolde ise açıkça ellibin TL'lik senetten bahsedildiğini, sadece bu durumun bile takip dayanağı senedin bahsi geçen teminat senedi olmadığını gösterdiğini,

davalının kendi defterlerini davacıya devrettiğini ve bunun karşılığında devir bedeli olarak ödemesi gereken bedeli davacı ...'nın bir türlü ödemeyince takip dayanağı senedi aldığını, davalı ile davacının devirden sonra ortak olarak çalışacaklarını ve bu nedenle davacının davalıya ödemesi gereken bedellerin teminatı olarak bir protokol düzenlendiğini, ortaklığın davacı sebebiyle bozulduğunu, protokolde sözleşmenin iki tanık huzurunda olduğu yazılmasına karşın 2 tanık imzası bulunmadığını, davacının aslında en başından beri davalıya borcuna karşılık (defter devir bedeli) senedi ödememek için plan kurduğunun anlaşıldığını,

davacı tarafın İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/782 Esas sayılı dosyasında senedin karalandığını ve geçerli bir senet olmadığını belirttiğini, yapılan yargılamada ise takibe konu senedin iptal edilmesine yönelik bir karalama olmadığının hüküm altına alındığını, davacının her dosyada ve durumda farklı beyanlarda bulunduğunu, senedi ödememek adına daha başından beri plan kurduğunu ve davalıyı mağdur ettiğini, yerel mahkemenin ispat külfetini davalıya yüklemesinin kabul edilemeyeceğini, davacının belirttiği protokolle, davaya konu senedin vade ve tanzim tarihleri itibariyle de uymadığını, kaldı ki,

bir kişinin bir konuda karşı tarafla protokol yapmasının, tüm hususlarda protokol düzenlemesini ve tüm alacak-verecek ve kıymetli evrakları protokole bağlamasını gerektirmeyeceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

Katılma yoluyla davacı vekili, tarafların ortak iradesi dışında hareket eden davalının davaya konu senedi İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2017/13946 Esas sayılı icra dosyası ile işleme koyduğunun ortada olduğunu, davalının haksız olarak yapmış olduğu icra takibi ile davacının tüm banka hesaplarına, tapularına ve diğer tüm malvarlığına haciz işlemleri uygulandığını, davacının zor duruma düştüğünü, davalının da mali müşavir olduğunu, bir muhasebecinin müşterileri ile aralarının bozulma yöntemlerinden biri olabilecek banka hesap hareketlerinin engellenmesinin güven duygusunun ortadan kalkmasına sebep olacağını bildiğini,

icra dosyasından 3.şahıs olarak davacının müşterilerine gönderilen haciz ihbarnamelerinin başlı başına kötü niyetin varlığını gösterdiğini, davacıdan davalının talebi ve isteği doğrultusunda müşterilerin muhasebe dosyalarını aldıklarının görüldüğünü istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kötüniyet tazminatına hükmedilmesi yönü ile kararın düzeltilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 776. maddesi uyarınca bonoların kayıtsız ve şartsız belli bir bedeli ödeme vaadini içermekte olup, bunun aksine bononun teminat bonosu olduğunun yazılı bir şekilde ispatının gerektiği, iş bu davada HMK'nun 200 ve 201. maddeleri uyarınca davalının açık muvafakatı olmadıkça tanık dinlenilemeyeceği açıktır.

Davacının delil olarak tarihsiz 5 maddeden oluşan ve tarafların imzasını içeren protokol başlıklı belge sunduğu, bu belgeye göre davacının davalıya ait büroda 01/10/2014 tarihinden itibaren mükellefiyet tesis ettireceği, davalıya aylık 1.500,00 TL sabit ödeme ile bağkur primi ve sayım masrafları ödeyeceği, davalının mükelleflerine ait defter ve kayıtları 01/07/2015 tarihinden itibaren davacıya devredeceği, davacının bunun karşılığında davalıya 50.000,00 TL bedelli teminat senedi vereceği, 01/01/2016 tarihinden itibaren tarafların gelir gider ortağı olacağı, bu ortaklık ilişkisinin 31/12/2020 tarihine kadar devam edeceği,

ortaklığın sona ermesi tarihinde veya davacının ortaklıktan ayrılmak istemesi ve diğer hallerde teminat senedinin davacıya iade edileceğinin taraflarca kararlaştırıldığı görülmüştür.

Yerel Mahkemece taraflar arasındaki protokole ilişkin olarak davalı asile isticvap davetiyesi gönderildiği, davalının 02/04/2021 tarihinde duruşmaya katıldığı, duruşmada "bana göstermiş olduğunuz ve içeriğini okuduğunuz protokol başlıklı tarihsiz sözleşme altındaki ... adına atılı imza bana aittir. Protokol içeriği doğrudur.

Davacı ile yapmış olduğumuz anlaşmaya göre davacı bana 2 ayrı senet verecekti bu senetlerin bedeli ayrı ayrı olacak şekilde 50.000 TL olarak kararlaştırılmıştı. Bu senetlerden biri ortaklık ilişkimizin başladığı tarih itibariyle kendisine devrettiğim hak ve alacaklara karşılık olarak düzenlenecekti ayrıca mükellefler yönünden ileride doğabilecek sorumluluklar için de davacı 50.000 TL' lik ikinci bir senet verecekti.

Davacı ilk senedi verdi ancak protokolde belirtilen ikinci senedi vermedi, takibe konu ettiğim senet ilk senettir. Yani davacıya devrettiğim hak ve alacaklar için hak kazandığım alacağıma ilişkindir" şeklinde beyanda bulunduğu, buna göre takibe konu senedin miktarı ile protokolde teminat olarak verileceği belirtilen senedin miktarı aynı olduğundan davacının senede karşı senetle ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü ile bu halde ispat külfetinin yer değiştirdiği,

protokol içeriği davalı tarafından kabul edildiğinden ve bu protokolde sadece tek bir senedin davalıya teminat olarak verileceğinden bahsedildiğinden anılan ilişkide davacıya devredilen hak ve alacaklar için ikinci bir senet verildiğini ve takibe dayanak senedin bu senet olduğunu ve davacıdan alacaklı olduğunu savunan davalının bunu ispat etmesi gerektiği, davalının bu savunmasına ilişkin olarak herhangi bir yazılı delil sunmadığı gibi alacağının varlığını ortaya koyan herhangi bir ispat vasıtası sunamadığından bahisle verilen kabul kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Bu nedenle davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Katılma yoluyla kararı istinaf eden davacı vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde; talebin dayanağını teşkil eden ve kötüniyet tazminatını düzenleyen İİK'nın 72/5.maddesinde belirtildiği üzere "...Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.

Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamaz." şeklinde düzenlenmiş olup, somut olayda davaya dayanak teşkil eden İzmir 25.İcra Müdürlüğü'nün 2017/13946 E.sayılı takip dosyasında dava konusu senede ilişkin yapılan takip neticesinde davacıya ilişkin banka hesaplarına, tapu kayıtları üzerine haciz işlemleri uygulandığı görülmekle İİK 72/5-son maddesi gereğince kötüniyet tazminatının yasal koşullarının gerçekleşmiş olmasına karşın aksi yönde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.

Bu nedenle katılma yoluyla kararı istinaf eden davacı vekilinin istinaf nedeni yerindedir.

Bu durumda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, katılma yoluyla istinafa gelen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Katılma yoluyla istinafa gelen davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.04.2021 tarih 2019/365 E. - 2021/373 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

3-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;

Davanın KABULÜ ile, davacının İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2017/13946 Esas sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,

İİK 72/5-son maddesi gereğince 10.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50 TL'den peşin alınan 854,05 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.561,45 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 854,05 TL peşin harç, 216,30 müzekkere-tebligat giderinden oluşan toplam 1.106,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,

İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2017/13946 esas sayılı dosyasının merciine iadesine,

4-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 3.415,50 TL'den peşin alınan 854,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.561,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

6-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

7-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 162,10 TL başvurma harcı, 73,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 235,60 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1471, K. 2024/710, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1471
Karar No
2024/710
Tarih
3 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1472 K.2024/659
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1474 K.2024/732
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1475 K.2024/770
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1478 K.2024/709
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1479 K.2024/589
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1484 K.2024/731

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.