İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1906 K.2024/1146

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.06.2021 tarih 2019/219 Esas 2021/383 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından…

Esas2021/1906Karar2024/1146Tarih5 Haziran 2024Okuma10 dk · 1.922 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
5 Haziran 2024
Dosya no
2021/1906
Karar no
2024/1146
İncelenen kararın mahkemesi
KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28.06.2021
Numarası
2019/219 Esas 2021/383 Karar
Davanın konusu
Menfi Tespit
Dava tarihi
16.03.2015
Karar yazım tarihi
05.06.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.922 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.06.2021 tarih 2019/219 Esas 2021/383 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, davacının ...

İşleri ünvanlı şahıs firmasının sahibi olduğunu, davalı – alacaklının davacı aleyhine ihtiyati haciz kararı alıp, Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12610 E.s. dosyası ile icra takibine girişerek, davacının tüm varlığına ve ... plakalı aracına haciz koydurduğunu, davacının daha önce takibe konu bononun lehtarı ... ve birlikte çalıştığı kardeşi ...'den faizle aldığı 6.000,00-TL parayı, faizi ile birlikte 18.160,00-TL olarak ödediğini, ödemenin 6.500,00-TL kısmını çek ile yaptığını, bununla yetinmeyen ... ve birlikte çalıştığı kardeşi ...'in daha fazla para isteyerek hukuk dışı bir şekilde davacıya evinin önünde silahla saldırdıklarını,

davacının şikayette bulunduğunu, olaydan sonra davacı aleyhine üzerindeki hiçbir yazı ve imzanın davacıya ait olmadığını, uydurma bir senet ile davacı aleyhine kötü niyetli olarak ihtiyati haciz ve icra takibi başlatıldığını, davalı ...'ın diğer davalı ile işbirliği içerisinde olduğunu ileri sürerek, davacının Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12610 Esas sayılı icra takibine konu bonodan dolayı davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, % 20 oranından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili, haksız ve yersiz davayı kabul etmediklerini, davalının davada taraf olmadığını, davalı tarafından senedin diğer davalıya ciro edildiğini, icra takibinden sonra menfi tespit davasında davacı takip borçlusu, davalı ise takip alacaklısı olduğundan davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davanın asliye hukuk mahkemesinin iş bölümü alanına girdiğini, davacının aldığı borç karşılığında icraya konu senedi bizzat davalı ve kardeşinin yanında imzalayarak teslim ettiğini, bununla ilgili tanıklarının dinlenilmesini talep ettiklerini, 6.500,00-TL bedelli çekten başka ödeme yapılmadığını, borcun ödenmemesi üzerine senet imzalayan davacının yaptığı şikayetten vazgeçtiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ..., davanın haksız ve yersiz olduğunu, bononun kendisine ciro yolu ile ...'den geçtiğini, bonodaki imzanın sıhhatini bilmesinin imkansız olduğunu, iyi niyetli hamil olduğunu, davacı ile diğer davalı ...'in borçtan müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı ve ... hakkında haciz istemi ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yaptığı başvurunun protesto çekilmediği için ... yönünden reddedildiğini, davalı yönünden ihtiyati haciz kararı verildiğini, davacının aracına konulan haczin dosya alacağının teminatını oluşturamadığını, davacıya gönderilen ödeme emrinin davacının kendisine tebliğ edildiğini, borcunu inkar etmeyen davacının, taksitle ödeyeceğini bildirdiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/256 E. sayılı kararı ile dava konusu olan davalı ... adına düzenlenen 25.09.2014 tanzim, 25.10.2014 vade tarihli 24.500,00-TL bedelli senedin ön yüzündeki 25.10.2014- 24.500,00-TL , 25.10.2014 ..., 24.500,00TLnakden Karşıyaka, 25.09.2014, ..., ..., ... No:... ... ... /... ibarele el yazılı ve arka yüzündeki ... TC. ..., ....

S.N:... ... ibareli 1.cirantacı yazılı yazıların ... eli mahsulü oldukları, ön yüzünde ... adına atılı bulunan 2 adet borçlu imzasının mevcut mukayesi imzalarına atfen ... elinden çıktıklarına gösterir nitelik-yeterlilikte kaligrafik-grafolojik bulguların tespit edilememesi, yine ön yüzünde ... adı altında bulunan iki adet borçlu imzası ile ... , ..., ... ve ...in mevcut mukayese imzaları arasında aynı elden çıktıkları gösterir nitelik-yeterlilikte kaligrafik-grafolojik bulgular tespit edilememesi karşısında HMK 214.maddeside gözetilerek usul ekonomisi dikkate alınarak,

ceza mahkemesince yapılan maddi vakaa tespiti mahkemece dikkate alınarak yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı, davaya konu, davacı tarafından davalı ... adına düzenlenen 25.09.2014 tanzim, 25.10.2014 vade tarihli 24.500,00-TL bedelli bonoda, keşideci imzasının davacı ...’ya ait olmadığı, kambiyo senedindeki sahtelik iddiasının herkese karşı ileri sürülmesinin mümkün olduğu, davacının bu nedenle takibe konu bonodan dolayı borçlu bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının kabulü ile,

Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü’nün 2014/12610 Esas sayılı icra takibine dayanak, davaya konu 25.09.2014 tanzim, 25.10.2014 vade tarihli 24.500,00-TL bedelli bono nedeniyle davacı ...’nın borçlu bulunmadığının tespitine, HMK.’nun 209. md. uyarınca 17.06.2015 tarihinde verilen tedbir kararının, karar kesinleşinceye kadar devamına, takip bedelinin taktiren %20’si ( 4.900,00 TL )oranında kötü niyet tazminatının davalılardan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı ... vekili, usul yönünden davalı menfi tespit davasına konu olan kambiyo senedini davalı lehtar ...'den temlik cirosu ile iktisap etmiş bulunduğunu, bu iktisabın ... ile aralarında vuku bulmuş para alışverişinden kaynaklandığını, davalı somut olayda iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, senetteki imzaya güvenerek senedi ciro aldığını, davalının senetteki imzanın davacıya ait olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, nitekim davalının da yargılandığı dosyada mübrez ceza kovuşturmasında davalının beraat ettiğini, davacı tarafından açılan menfi tespit davasında davalıya husumet yöneltilmesinin,

davalı olarak gösterilmesinin gerek usul hukuku nezdinde gerekse Yargıtay’ın bu yönde benimsemiş olduğu içtihatlar bağlamında hukuken yerinde olmadığını, menfi tespit davasında davalı ve davacı tarafın senet keşidecisi ve lehtarı olması gerektiğini, senedi ciro yolu ile iktisap eden iyi niyetli 3. kişi hamilin bu alacak borç ilişkisinde taraf sıfatı bulunmadığının açıkça belirttiğini, davaya konu somut olayda davalı kambiyo senedinde ciranta sıfatıyla iyi niyetli müktesep hamil durumda olduğunu, menfi tespit davasının senet keşidecisi ve lehtarı arasında görülmesi gereken bir dava olduğunu,

bu cihetle görülen davada davalı yönünden hüküm teşkil edilmesinin usul ve Yargıtay’ın bu cihette benimsediği içtihatlarına aykırı olduğunu, buna binaen istinafa konu menfi tespit davasında, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle davalı yönünden reddine karar verilmesi gerekir iken kabulü ile davalı yönünde hüküm kurulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalının ceza yargılaması sonucunda da beraat ettiğini, ceza dosyasında beyanlar incelendiğinde davalı ile ciro eden diğer davalı arasında bir alacak ilişkisi olduğunun da sübuta erdiğini,

mahkemece görülen menfi tespit davasında keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkinin irdelendiğini ve buradan hareketle iyiniyetli hamil olan davalının aleyhine karar verildiğini, TTK M 778/1-a bendinden cihetle TTK.

M.687/1 fıkrası uyarınca, keşideci ile lehtar arasında vuku bulmuş ilişkilerden dolayı iyiniyetli hamilin sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı aleyhine hüküm kurulduğunda dahi davalının kötü niyetinden bahsetmenin mümkün olmadığını, mahkemece davalının iyi niyetli üçüncü kişi olduğu değerlendirilmeden doğrudan bu konuda tazminata hükmedildiğini, Mahkeme kararının bu açıdan da haksız olduğunu, davalının iyi niyetli üçüncü kişiyken ve ceza yargılamasında beraat ettiği açıkken kötü niyet tazminatına hükmedilmesini kabul etmediklerini,

yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12610 sayılı dosyasına dayanak bono üzerindeki imza ve yazıların davacıya ait olmadığı iddiasına yönelik davacının takip dayanağı senetten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Davaya dayanak teşkil eden Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü’nün 2014/12610 Esas icra takip dosyasında, davalı–alacaklı ... tarafından davacı-borçlu ... aleyhine, davacı tarafından davalı ... adına düzenlenmiş, 25.09.2014 tanzim, 25.10.2014 vade tarihli 24.500,00-TL bedelli bonoya dayanılarak, 24.500,00-TL asıl alacak, 433,78-TL işlemiş faiz, 300,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 71.10-TL ihtiyati haciz gider avansı olmak üzere toplam 25.304,88-TL alacağın, takip tarihinden itibaren % 11.75 avans faiz oranından az olmamak üzere artan oranlarda faizi ile birlikte tahsili istemi ile 19.12.2014 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe girişildiği, ödeme emrinin davacıya 23.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği görülmüştür.

Kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davalarında keşideci tarafından ileri sürülen senetteki imzanın sahteliğine ilişkin defi mutlak defidir.Senet metnini sahtekarlığına ilişkin defiler mutlak defidir. Mutlak defi olması sebebiyle senedi ciro yoluyla devralmış olan hamile karşı da ileri sürülebilir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2016/27908 E. 2017/1394 K. - Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2020/6736 , 2021/6746) Bu nedenle davalı tarafça ileri sürülen cironun iyiniyetli hamile karşı şahsi definin ileri sürülemeyeceğine ilişkin istinaf gerekçesi yerinde olmayıp, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

Öte yandan Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi TBK'nun maddesinde düzenlenmiş olup, Hukuk Hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.

Ancak, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. (Yargıtay HGK'nın 24/12/2014 tarih ve ve 2014/4-846 E. - 2014/1091 K.) Ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile belirlenen maddi olguların hukuk mahkemesi tarafından kabulü zorunludur.

(Yargıtay 17. HD'nın 14/06/2016 tarih ve 2015/3502 E. - 2016/7282 K. ) Davalı taraf her ne kadar ceza davası sonucunda beraat kararı aldığına ilişkin gerekçelerle sorumluluğunun doğmayacağını iddia etse de, istinafa gelen hakkında Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/256 Esas 2019/300 Karar sayılı dosyasında, sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilikten dolayı delil yetersizliğinden beraatine yönelik karar verildiği, Yargıtay'ın emsal içtihatlarıyla da ceza hakimi tarafından verilen beraat kararının hukuk hakimine karşı bağlayıcılığı olmadığı açıktır.

İDM'ce Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/256 E. sayılı kararı ile dava konusu olan davalı ... adına düzenlenen 25.09.2014 tanzim, 25.10.2014 vade tarihli 24.500,00-TL bedelli senedin ön yüzündeki 25.10.2014- 24.500,00-TL , 25.10.2014 ..., 24.500,00TLnakden Karşıyaka, 25.09.2014, ..., ..., ... No:... ... ... /... ibarele el yazılı ve arka yüzündeki ... TC. ..., ....

S.N:... ... ibareli 1.cirantacı yazılı yazıların ... eli mahsulü oldukları, ön yüzünde ... adına atılı bulunan 2 adet borçlu imzasının mevcut mukayesi imzalarına atfen ... elinden çıktıklarına gösterir nitelik-yeterlilikte kaligrafik-grafolojik bulguların tespit edilememesi, yine ön yüzünde ... adı altında bulunan iki adet borçlu imzası ile ... , ..., ... ve ...in mevcut mukayese imzaları arasında aynı elden çıktıkları gösterir nitelik-yeterlilikte kaligrafik-grafolojik bulgular tespit edilememesi karşısında HMK 214.maddeside gözetilerek usul ekonomisi dikkate alınarak,

ceza mahkemesince yapılan maddi vakaa tespiti mahkemece dikkate alınarak yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı, davaya konu, davacı tarafından davalı ... adına düzenlenen 25.09.2014 tanzim, 25.10.2014 vade tarihli 24.500,00-TL bedelli bonoda, keşideci imzasının davacı ...’ya ait olmadığı, kambiyo senedindeki sahtelik iddiasının herkese karşı ileri sürülmesinin mümkün olduğu,

davacının bu nedenle takibe konu bonodan dolayı borçlu bulunmadığının kabulüne yönelik kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmamakla birlikte istinafa gelenin senedi ciro yoluyla devralmış olan hamil olmakla aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetli olmamıştır.

Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ATK raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, kötüniyet tazminatı yönünden yukarıda belirtilen husus haricinde uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine karşın davalı ... vekilinin kötüniyet tazminatına yönelik istinaf itirazları yerindedir.

Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı ...'nın istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/06/2021 tarih 2019/219 Esas 2021/383 sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Davanın KABULÜ ile, dava konusu Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü’nün 2014/12610 E. sayılı takibine dayanak teşkil eden 25.09.2014 tanzim tarihli, 25.10.2014 vade tarihli 24.500,00-TL bedelli bono nedeniyle davacı ...’nın davalılara borçlu bulunmadığının tespitine,

Takibe konu bedelin taktiren %20’si oranında kötüniyet tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.673,60 TL harçtan peşin alınan 418,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.255,20 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafça yapılan 27,70 başvurma harcı, 418,40 TL peşin harç, 4,10 TL vekalet harcı, 0,60 TL dosya gideri, 500,00 TL bilirkişi ücreti ve 273,00 TL tebligat/posta masrafı olmak üzere toplam 1.243,80 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

3-İstinaf yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,

4-İstinaf yoluna başvuran davalı ... tarafından istinaf yargılaması nedeniyle yapılan 162,10 TL istinaf başvurma harcı ve 87,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 249,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1906, K. 2024/1146, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1906
Karar No
2024/1146
Tarih
5 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1909 K.2024/1195
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1917 K.2024/1121
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1922 K.2024/1205
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1923 K.2024/1217
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1923 K.2024/984
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1924 K.2024/1124

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.