KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2024
- Dosya no
- 2021/2072
- Karar no
- 2024/1269
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01.07.2021
- Numarası
- 2019/387 E. - 2021/588 K.
- Davanın konusu
- Hisse Devir Sözleşmesi İptali
- Karar yazım tarihi
- 27.06.2024
Karar Metni
854 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.07.2021 tarih 2019/387 E. - 2021/588 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, tarafların ... Şirketi'nin hissedarları olduğunu, evlilikleri devam ederken taraflar arasında sorunlar çıktığını, aile düzeninin bozulmaması için davacının davalı ile boşanmak istemediğini, boşanma tehdidi ve baskısından kurtulmak için evliliklerinin yoluna girmesi umuduyla noter huzurunda hisse devri sözleşmesini imzaladığını, hisse devri sözleşmesinde bedel karşılığı devir yazılsa da aslında bedelsiz şekilde hisseyi devrettiğini, hisse devir sözleşmesinin aldatma, korkutma ve gabin nedenine dayalı olarak iptali gerektiğini, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile hisse devir sözleşmesinin iptaline, 10.000-TL kar payı ile 10.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının hisse devrini sözleşmesinin noter huzurunda yapıldığını, hisse devrini kendi iradesiyle gerçekleştirdiğini, davacının yaptığı hukuki işlem ile bağlı olduğunu, hisse devrinin geçerli olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 06.08.2018 tarihinde noter huzurunda hisse devri sözleşmesi yapıldığı, davacının hissesini 50.000,00-TL karşılığında aktif ve pasifleri ile birlikte hukuki ve mali yükümlülükleri ile birlikte devrettiği, noterlikçe ilgili devrin ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, işlemin hile ikrah gabin sebebine dayalı imzalatıldığına ilişkin ceza davası olmadığı, ayrıca davacı tarafından hile, ikrah ve gabin sebebine dayalı yazılı delil de sunulmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı, belirterek; davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; tanık beyanlarının açıkça hile olgusunu kanıtladığını, gabin iddiasının kanıtı olarak şirketin gerçek değerinin tespiti konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasıdığını, hile ve gabin olgusunun ispatı için yazılı delilin aranmadığını, hile gabin iddialarının her türlü delille ispatlanması gerektiğini, davalı hakkında ceza davası açılmamış olmasının davalının haklı olduğunu göstermeyeceğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, hisse devri sözleşmesinin irade sakatlığı ve gabin sebebiyle iptali ile kar payı ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesi tarafından yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. Toplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; taraflar arasında noter huzurunda düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile davacının hissesinin sözleşmeden belirtilen bedel karşılığında aktif ve pasifleri ile tüm hukuki ve mali yükümlülükleriyle birlikte davalıya devredilmesine, devrin ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesine, sözleşme resmî senetle yapılmış olsa dahi irade fesadına ilişkin olguların tanık dahil her türlü delille ispatlanabilecek olmasınına, bu hususta davalının ileri sürdüğü aldatma, korkutma iddialarına ilişkin dinlenen tanık beyanların davacının ispata yeterli olmamasına,
davacının ileri sürdüğü iddiaların tanık beyanları ile dahi tam olarak doğrulanmamasına, hisse devir bedelinin ödenip ödenmediğine ilişkin salt devir bedelinin düşük olmasının sözleşmenin kurulması sırasında davacının iradesinin sakatlandığı ve sözleşme yapmaya sevk edildiğini olgusunu kanıtlamamasına, hisse devir protokolünde bedelin alındığının belirtilmesine, hisse devir sözleşmesinin sahteliğinin iddia edilmemesi ve davacının hisse bedelini almadığına dair iddiasının sunmuş olduğu delillerle kanıtlanamaması dikkate alındığında devir bedeli ile reel bedel arasındaki farkın hesaplanmasına dair talebin esasa etkisinin bulunmamasına,
aktif ve pasifleri ile birlikte payını devreden kimsenin artık şirkete karşı bir hak iddia etmesi mümkün olmadığından dava tarihi itibariyle davalı şirkete ortak olmayan bir başka ifade ile pay sahipliği sıfatı bulunmayan davacının davalı şirketten kar payı talep hakkı bulunmamasına, manevi tazminat koşullarının oluşmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere göre; netice itibariyle ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3. Davanın reddi kararı sonuç itibariyle doğru olmakla birlikte yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken İDM tarafından benimsenen gerekçede hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, benimsenen gerekçe yönünden istinaf başvurusu yerindedir. Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmasına, gerekçesi değiştirilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2072, K. 2024/1269, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama