İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/982 K.2024/367

İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.12.2020 tarih 2015/1433 E. - 2020/728 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Şirketi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2021/982Karar2024/367Tarih22 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.961 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Şubat 2024
Dosya no
2021/982
Karar no
2024/367
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
09.12.2020
Numarası
2015/1433 E. - 2020/728 K.
Davanın konusu
Maddi ve Manevi Tazminat
Karar yazım tarihi
22.02.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.961 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.12.2020 tarih 2015/1433 E. - 2020/728 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Şirketi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili, müvekkili ...'nın eşi, diğer davacıların annesi olan ...'nın yaya olarak yolun karşısına geçmek istediği sırada, davalı ... A.Ş'nin ZMSS sigortacısı, davalı ...

A.Ş'nin ise İMMS sigortacısı olduğu, davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucunda vefat ettiğini, davalı sürücünün aşırı hızlı olduğunu, ceza davasının mahkumiyet ile sonuçlandığını, müteveffanın asgari ücretle çalıştığını ve ailesine ekonomik olarak katkı sağladığını, davacı ...'un emekli olduğunu, çocuklardan ..., ..., ... ve ...'nın öğrenci olduğunu, davacıların müteveffanın maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldıklarını belirterek,

davacı ... için 10.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00'er TL, ..., ... ve ... için ayrı ayrı 2.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı, ayrıca davacı ... için 50.000,00 TL, davacı çocuklar için ayrı ayrı 30.000,00'er TL olmak üzere toplam 226.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile (davalı sigorta şirketleri teminat aldıkları riziko ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere) davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili 07.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile, maddi tazminat istemlerini davacı ... için 51.330,24 TL, davacı ... için 7.360,38 TL, davacı ... için 2.344,28 TL olarak ıslah etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ceza davasında da müvekkilinin tali kusurlu bulunduğunu, bu kusur oranını kabul etmemekle birlikte müvekkilinin sorumluğunun azami olarak bu kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müteveffanın yaya geçidini kullanmadığını, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, talep edilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, davacıların destek ilişkisini ispatlaması gerektiğini, çocuklar yönünden destek ilişkisinin 18 yaşına kadar devam ettiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Şirketi vekili, ihtiyari mali mesuliyet poliçe teminatının 100.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin zmms teminatlarını aşan maddi zararlar yönünden sorumluluğunun bulunduğunu, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı ile zmms sigortacısı arasında müteselsil sorumluluk bulunmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 26/01/2017 tarihli kusur raporuna göre müteveffanın kazanın meydana gelmesinde %70, davalı sürücü ve işleten ...'nın ise %30 kusurlu olduğu, tarafların itirazları üzerine alınan 04/10/2017 tarihli kusur raporuna göre müteveffanın %75, davalı ...'nın ise %25 kusurlu olduğu, raporlar arasında çelişki bulunması ve tarafların itirazlarının karşılanması amacıyla Karayolları Trafik Fen Heyetinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 17/05/2019 tarihli heyet raporunda müteveffanın %70, davalı sürücü ve işleten ...'nın ise %30 kusurlu olduğunun tespit edildiği,

ceza dosyasında da davalı sürücüye tali kusur atfedildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ve Karayolları Trafik Fen Heyeti raporlarının uyumlu olduğu, bu nedenle davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %30 kusurlu olduğunun kabul edildiği; aktüerya bilirkişi raporuna göre davacı koca ...'un 51.330,24 TL, davacı çocuk ...'nin 7.650,38 TL, davacı çocuk ...'nın 4.769,37 TL, davacı çocuk ...'ın 2.344,28 TL destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararlarının oluştuğu, davacı çocuk ...'nın kaza tarihi itibariyle 30, davacı çocuk ...'nın ise kaza tarihi itibariyle 28 yaşında olduğu, müteveffa ile aralarında destek ilişkisinin sona erdiği,

davacıların zmms poliçe teminat limitlerini aşan maddi zararlarının bulunmadığı, bu nedenle davalı ... şirketi yönünden maddi zarar sebebiyle sorumluluğun doğmadığı gerekçesiyle, davacılar ..., ... ve ...'nın maddi tazminat davalarının kabulüne, davacı ... için 51.330,24 TL, davacı ... için 7.360,38 TL, davacı ... için 2.344,28 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... yönünden kaza tarihinden, davalı ...

A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, (davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasına); davacı ... ...'nın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.769,37 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine (ZMSS sigortacısı davalı ...

A.Ş'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve poliçe teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasına), fazlaya ilişkin talebin reddine; davacılar ... ve ...'nın davalılar ... ve ... A.Ş'ye yönelik maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacıların davalı ...

A.Ş'ye yönelik maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 30.000,00 TL, davacılar ..., ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 15.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı ...

A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere bu davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacılar vekili, ilk derece mahkemesince esas alınan kusur oranlarının hatalı olduğunu, kazanın meydana geldiği yoldaki hız sınırının 30 km/saat olduğunu, davalı sürücünün müteveffaya 100-120 km/s gibi bir hızla çarptığını, davalı sürücünün ceza dosyasında müteveffayı çarpma noktasından 30-40 metre önce fark edip gördüğünü ikrar ettiğini, çarpma noktasından sonra ancak 35 metre sonra durabildiğini, teknik özellikleri üst seviyede olan yüksek modelli aracın 70 metrede durabildiği dikkate alındığında, aşırı hızlı olduğunun anlaşılacağını, mahallinde keşif yapılması gerektiğini,

davacılar ... ve ... tarafından açılan maddi tazminat davalarının reddedilmesinin hatalı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanırken sadece bakımının üstlenilmesinden yola çıkılmaması gerektiğini, Yargıtay içtihatlarına göre bayram, doğum günü, düğün vb özel günlerde annenin çocuklarına vereceği hediyelerin, ev yapımı gıda ürünleri vb mahiyette yardımlar, çocuklarına bakma, ev temizliğine yardım etme gibi diğer hizmet edimlerinin de dikkate alınması gerektiğini, dava dilekçesinde ''Sigorta Şirketlerinin sigorta Poliçesi Teminat Limitleri ile sorumlu olmaları kaydı ile'' ibaresiyle maddi tazminat talep ettiklerini, ...

A.Ş. lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının düşük olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarına ve hükmedilen manevi tazminat için karşı vekalet ücretleri de dikkate alındığında davacı müvekkillerinin adeta manevi tazminata hak kazanmamış gibi olduklarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... vekili, mahkemece yapılan kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, müteveffanın dolmuştan inmek suretiyle yola fırladığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirmesine rağmen kazanın oluşumuna engel olamadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, sosyal ve ekonomik durum araştırmasına bakıldığında davacıların sebepsiz zenginleşmelerine yol açtığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...

A.Ş. vekili, kabul anlamına gelmemekle birlikte poliçe teminatının ve tutarın kararda açık bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, mahkemece davacılar için toplam 105.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, oysa poliçe teminatının 100.000,00 TL olduğunu, tazminat yönünden müvekkili aleyhine haksız olarak takip başlatıldığını, hükmedilecek fer'ilerin asıl alacağa bağlı olduğunu, asıl alacağın hatalı belirtilmesi nedeniyle fer'ilerin de yanlış hesaplandığını, poliçe teminatının açıkça belirtilmesi ve belirtilen tutar uyarınca fer'ilerinin de ayrıca belirlenmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu,

reddedilen maddi tazminat ve kısmen reddedilen manevi tazminat için müvekkili yararına nisbi yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kendisinden beklenebilecek tüm özen ve yükümlülüklere uygun davrandığını, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını davanın konusunun davacıların gelecekte doğacak zararları olduğundan işbu zararlar için faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Somut olayda, desteğe çarpan aracın sürücüsü, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ... A.Ş. ile ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı ... Şirketi aleyhine dava açılmış, mahkemece alınan aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat tutarlarının ZMMS poliçe teminatı kapsamında kaldığı tespit edilmiş olup, ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan davalı ... Şirketi'nin sorumlu olduğu miktar bulunmadığından, davacının maddi tazminat davasında haklı olmadığı anlaşılmakla; mahkemece davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle davacılar vekilinin davanın konusuz kaldığına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Kaza tespit tutanağında ve savcılık soruşturma dosyasında davalı sürücünün tali, müteveffanın asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, ilk derece mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 26.01.2017 tarihli raporda davalı sürücünün %30, müteveffanın %70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, tarafların itirazları üzerine trafik bilirkişisi tarafından dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 04.10.2017 tarihli raporda davalı sürücünün %25, müteveffanın %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği,

raporlar arasında kusur oranlarındaki çelişkinin giderilmesi için Karayolları Fen Heyetinde görevli bilirkişi kurulundan alınan 17.05.2019 tarihli raporda davalı sürücünün %70, müteveffanın %30 kusurlu olduğu belirlendiği anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamındaki tüm raporların davalı sürücünün tali, müteveffanın ise asli kusurlu olduğu yönünde olduğu, 17.05.2019 tarihli rapor ile önceki raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği anlaşılmakla, davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin kusur oranlarına yönelik istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.

Davacılar vekili, davacılar ... ve ... tarafından açılan maddi tazminat davalarının reddedilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, bu davacıların yaş ve sosyal durumları dikkate alındığında müteveffanın desteğinden faydalandıklarının kanıtlanamamış olmasına göre, davacılar vekilinin bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davacılar vekili, ... Şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, ZMMS sigorta poliçesindeki limit dolmadığı için İMMS sigortacısı olan davalı ... Şirketine karşı açılan dava reddedildiğinden, bu davalı yararına her bir davacı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davacılar vekilinin bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davalı ... Şirketi vekili, reddedilen maddi tazminat ve kısmen reddedilen manevi tazminat için müvekkili yararına nisbi yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, davacılar vekilinin ıslah dilekçesinde davalılar yönünden ayrım yapmadan, ıslah edilen tutarların "davalılardan" tahsilini talep ettiği, ilk derece mahkemesince reddedilen maddi tazminat için davalı ...

Şirketi yararına maktu vekalet ücretine hükmedildiği, AAÜT 13/1-4 maddesi gereğince maddi tazminatın tamamının reddi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı. Ayrıca mahkemece kısmen reddedilen manevi tazminat yönünden davalı sürücü ile birlikte davalı ...

Şirketi yararına maktu vekalet ücretine hükmedildiği, AAÜT 10/2 md göre davalı yararına hükmedilecek vekalet ücreti davacılar yararına hükmedilen ücreti geçemeyeceği için manevi tazminat yönünden verilen maktu vekalet ücretlerinin de isabetli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.

Manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazlarına gelince; manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir.

Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır.

Somut olayda hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları, kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuş olmakla, davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin manevi tazminat miktarlarına ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,30 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 11.687,44 TL'den peşin alınan 1.650,71 TL'nin mahsubu ile bakiye 10.036,73 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Davalı ... Şirketi yönünden istinaf karar harcı olan 6.831,00 TL'den peşin alınan 1.650,71 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.180,29 TL harcın davalı ... Şirketi'den alınarak hazineye gelir kaydına,

5-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22.02.2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/982, K. 2024/367, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/982
Karar No
2024/367
Tarih
22 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/982 K.2024/251
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/987 K.2024/255
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/988 K.2024/337
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/990 K.2024/295
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/991 K.2024/262
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/992 K.2024/253

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.