KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2025
- Dosya no
- 2022/1264
- Karar no
- 2025/261
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/05/2022
- Numarası
- 2020/14 Esas - 2022/417 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 14/02/2025
Karar Metni
838 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/05/2022 tarih 2020/14 Esas 2022/417 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
:Davacı vekili, 04.01.2016 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalanan ... plakalı otomobilin taşıt yolunun karşı tarafına geçmeye çalışan yaya müvekkili ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğunu kazada ... plakalı aracın sürücüsü Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 07.06.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre asli ve tam kusurlu bulunduğunu, Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/312E-2018/200 K sayılı kararıyla araç sürücüsünün belirlenememesi hasebiyle araç sahibi ...'in beraatine karar verildiğini, ...
Sigorta AŞ'ye yapılan başvuru neticesinde “sigortalı aracın söz konusu kazada yer aldığına dair somut bir delil olmadığından tazminat talebinin yerine getirilmesinin mümkün olamayacağını” bildirdiğini, ancak Adana 4.Asliye Ceza Mahkemesi 2017/312 E. 2018/200 K sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda müvekkiline çarpan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirtildiğini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100-TL geçici iş göremezlik, 100-TL maluliyet tazminatının davalılardan başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili, ZMM poliçesi sigortalı aracın işleteninin maddi nitelikteki hukuki sorumluluğunu teminat altına aldığını, sigortalı aracın sürücüsünün ilgili kazada yer aldığına dair somut bir delil olmamakla birlikte; kazaya ilişkin Adana 4 Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/312 E. ve 2018/200 K sayılı kararı ile sigortalı araç sahibine yüklenen suçun işlendiğinin sabit olmamsı sebebi ile sigortalı ... plakalı araç sahibi ... de beraat ettiğini, sigortalı araç sahibinin oto tamircisi olup kazaya karışan araç taire gelen müşterilerce kullanılması sırasında gerçekleştiğini emniyete çağrıldığında öğrendiğini,
talebin teminat dışı olması sebebiyle müvekkili şirket adına davanın reddi gerektiğini, hak sahibinin sigortaya başvuru sırasında vermek zorunda olduğu belgelerinden özürlü sağlık kurulu raporunun sunulmaması nedeniyle usulüne uygun başvuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu olayın 04/01/2016 tarihinde davacının yaya olarak bulunduğu davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı ...'a çarpması neticesinde davacının %7 oranında malul kaldığını, kalıcı maluliyet tazminatının 211.172,14.-TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; sürekli işgöremezlik tazminatı olan 211.172,14 TL'nin temerrüt tarihi olan 13/07/2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle sigorta şirketinin limitleri de aşılmamak kaydıyla davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili, sigortalı araç sahibinin oto tamircisi olup kazaya karışan aracın tamire gelen müşterilerce kullanılması sırasında kazanın meydana geldiğini, davacının özürlü sağlık kurulu raporu sunmaması nedeniyle başvuru şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, özürlülük oranı hususunda en yetkili kurumun ATK İhtisas Kurulu olup, yerel mahkemece ATK yerine 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından alınan rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, talep edilen, kazanç kaybı geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi masrafları sgk’nın sorumluluğunda olup, poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını,
müvekkili şirketin sorumluluğunun police limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalımız araç sürücüsüne atfedilen kusuru da kabul etmediklerini, davacının sakatlıktan dolayı herhangi bir sosyal kurumdan tazminat alınıp alınmadığının araştırılması gerektiğini, kurumdan tazminat veya aylık bağlanması halinde bu ödemelerin tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini, müvekkil şirket temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle davacıda oluşan sürekli iş görmezlik tazminatının ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, mahkemece toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına, alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, davanın maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe uygun olarak tespit edilmiş olmasına, hasarın poliçe limiti kapsamında hüküm altına alınmış olmasına, davalı sigorta şirketince hasarın teminat kapsamı dışında kaldığının kanıtlanamamış olmasına,
davalı vekilince istinaf dilekçesinde poliçe kapsamı dışında kaldığını ileri sürdüğü bakıcı gideri ve tedavi masraflarının dava konusu olmamasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1264, K. 2025/261, 14 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama