KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2022/176
- Karar no
- 2024/1106
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24.09.2021
- Numarası
- 2018/1359 Esas 2021/713 Karar
- Davanın konusu
- Alacak
- Karar yazım tarihi
- 30.05.2024
Karar Metni
2.827 kelime·14 dk okuma·6 bölüm
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.09.2021 tarih 2018/1359 Esas 2021/713 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin güneş enerjisinden elektrik ürettiğini, ürettiği elektriği devlete verdiği 10 yıllık alım garantisi ile ... ve ... firmasına satmak için lisanslandırıldığını, bu lisanslandırma için de müvekkilinin davalı ... A.Ş. ile 15/04/2016 tarihinde “Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması” başlıklı sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkilinin ... İli, ... İlçesi ...
Mevkii'nde bulunan ... parsel numaralı taşınmazda elektrik üretimi ve davalılara satışı konusunda anlaşma sağlandığını, müvekkilinin, sözleşmenin imzalanmasından sonra elektrik üretmek üzere işletme ve tesis kurduğunu, 12/04/2018 tarihinden itibaren elektrik üretmeye başladığını, ilk elektrik üretim ve satışı için 24/07/2018 tarihli 324.321,00 TL bedelli faturayı davalı ...
A.Ş.’ye kestiğini, 09/08/2018 tarihinde müvekkilinin hesabına ödemenin yapıldığını, bu ödemeden sonra müvekkilinin Temmuz 2018 döneminde ürettiği ve sattığı elektrik için davalı ... A.Ş.’ye 141.000,00 TL bedelli faturayı kestiğini ancak davalı ...
A.Ş.’nin bağlantı anlaşmasını feshettiğini bildirdiğini, feshe dayanak olarak İzmir 20. Noterliği’nin 13/07/2018 tarihli tesis devir sözleşmesini gösterdiğini, oysa bu sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkili şirketin hisselerinin tamamının ...’na ait olduğunu, müvekkili şirkete dışarıdan ortak olmayan ...’nin müdür olarak atandığını, ...’nin 13/07/2018 tarihinde müvekkili şirketin tüm işletmesini tesis devir sözleşmesi başlıklı bir sözleşmeyle noterde davalı ...
A.Ş.’ye devrettiğini, bu devir öncesinde müvekkilinin 03/05/2018 tarihinde ...’yi şirket müdürlüğünden ve vekaletinden azlettiğini, azlin 04/05/2018 tarihli ihtarname ile dava dışı ...’ye ve davalı ... A.Ş.’ye bildirildiğini, müvekkilinin 13/07/2018 tarihli ortaklar kurulu kararı ile de ...’nin şirket müdürlüğüne son verdiğini, bu ortaklar kurulu kararının 13/07/2018 tarihinde noterde tasdik edildiğini ve ...
Müdürlüğü’ne bildirildiğini, müdürlük yetkisinin kaldırıldığını haber alan ...’nin ve davalı ... A.Ş. yetkililerinin alelacele yetkisiz temsille şirketin tüm işletmesini devrettiklerini, davalı ...
A.Ş.’nin diğer davalılara başvurduğunu ve müvekkili adına düzenlenen bağlantı anlaşmasını devraldığını, davalı elektrik şirketlerine başvuru yaparak devrin geçersizliği nedeniyle müvekkilinin anlaşmasının devam ettirilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını istediklerini, ancak davalı tarafın tesis devrinin geçerli olduğunu ve imza sirkülerine göre işlem yapıldığını belirterek bu isteklerini reddettiğini, müvekkili tarafından davalılara en son 23/10/2018 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini ancak cevap alınamadığını, işletmenin devri niteliğindeki bu işlem için ortaklar kurulu kararı alınması gerektiğini,
ancak böyle bir kararın alınmadığını, ayrıca işlemin geçerliliğinin tescilde ilan edilmesine bağlı olduğunu, tescilin de ilanın da yapılmadığını, davalı ... A.Ş.’nin iyi niyetli 3. kişi olmadığını iddia ederek.
İzmir 20. Noterliği’nde düzenlenen 13/07/2018 tarihli ve 11911 yevmiye numaralı "Tesis Devir Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitine, geçersiz feshin kaldırılarak müvekkili lehine yapılan 15/04/2016 tarihli bağlantı anlaşmasının geçerli kılınmasına, 01/07/2018 tarihinden sonra üretilen ve davalılar tarafından satın alınan elektrik bedellerinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 16.07.2020 tarihli ıslah dilekçesinde, 16.05.2019 tarihli duruşmada davalı ...
A.Ş. vekilinin müvekkili şirkete ait ortaklar kurul karar defterinin aslını mahkemeye sunduğunu, müvekkili şirketin tek ortağı olan ...'nun karar defterini incelediğinde ...’nin şirket müdürlüğüne atanmasına ilişkin 12/02/2018 tarihli ortaklar kurul kararı altındaki imzanın kendisine ait olmadığını tespit ettiğini, mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 22.04.2020 tarihli raporda imzanın ...’nun eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, ...'nin ürettiği sahte ortaklar genel kurul kararı ile ...
Ticaret Odasına başvurduğunu, ...’nin ticaret sicil tescili ve imza sirkülerinin de geçersiz olduğunu, müvekkili şirketin ve ...’nun ...’yi müdür atama iradesinin bulunmadığını, sahte müdür ...’nin yapmış olduğu iş ve işlemlerin yoklukla malul olduğunu, dolayısı ile ...’nin davacı şirket adına İzmir 20. Noterliği'nin 13.07.2018 tarihli ve 11911 yevmiyeli tesis devir sözleşmesinin ve bağlantı anlaşmasını devretmek için davalı ...
12.06.2018 tarihinde yaptığı başvurunun da yoklukla malul olduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ...
A.Ş. vekili, iptali istenen sözleşmenin Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin 29. maddesi uyarınca tesis devir sözleşmesi olduğunu, işletme devri olmadığını, müvekkilinin ve diğer davalı dağıtım şirketinin tesis devir sözleşmesinin işletmenin faaliyetini sona erdirip erdirmeyeceğini incelemesinin mümkün olmadığını, müvekkili tarafından devrin kabul edilmemesinin mümkün olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, azilnamenin 12/10/2017 tarihli vekaletnameye ilişkin olduğunu, azilnamenin sicil gazetesinde yayınlanmadığını, müvekkilinin azle ilişkin bilgisinin bulunmadığını,
tesis devir sözleşmesinin geçerli imza sirküleri ile yapıldığını, noterce kabul edilen bir imza sirkülerinin geçerliliğinin müvekkili tarafından tekrar teyit edilemeyeceğini, ilandan önce yapılan işlemin müvekkili açısından geçerli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, tesis devir sözleşmesinin müvekkili nezdinde geçerli olduğunu, ...’nin müdürlük görevinin sona erdirildiğine ilişkin kararın 23/07/2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, bu tarihten önce ilgili kararın davalı ...
A.Ş.’ye veya ...’ye bildirildiği iddiasının müvekkilini ilgilendirmediğini, müvekkilinin bu sözleşmeyi yapmaya ...’nin yetkili olup olmadığını araştırma gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, tesis devir sözleşmesinin işletme devri anlamına gelmediğini, müvekkili tarafından davacının bağlantı anlaşmasının fesh edilmiş olmadığını, tesis devir sözleşmesine göre tesisi devralan davalı ... A.Ş. ile bağlantı anlaşmasının revize edilerek artık muhatap davalı ...
A.Ş. olacak şekilde bağlantıya devam edildiğini, müvekkilinin elektrik alımı satımı yapmadığını, davacı ile müvekkilini bir araya getiren bağlantı anlaşmasının davacının elektrik dağıtım sistemine bağlanması amacıyla yapıldığını, bu nedenle davacının ödenmeyen tüm elektrik bedellerinin ödenmesine ilişkin isteğinin müvekkili ile bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zaman aşımı ve hak düşürücü sürenin sona erdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, davacı şirketin, taahhüdü altında bulunan devir işleminin iptalini istemesi nedeniyle davada hukuki yararının bulunmadığını, sözleşmenin 2. maddesinde konusunun belirtildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği üzerine düşen edimini yerine getirerek tüm ödemelerini yaptığını, ancak yüklenicinin kendisine yapılan ödemeleri sözleşme konusu ... projelerinde kullanmadığı için taahhüdünü yerine getirmediğini,
30/12/2017 tarihinde teslim edilmesi gereken projede hiçbir ilerleme olmaması nedeniyle müvekkili tarafından yüklenici namı hesabına sözleşmenin tamamlatılacağı ve yapılan harcamaların cari hesaba kaydedilerek teminat senetlerinden tahsil edileceği hususunun yükleniciye ihtar edildiğini ve yüklenici tarafından kabul edildiğini, 22/02/2018 ve 16/03/2018 tarihli ihtarnameler ile bu durumun açıklamasının yapıldığını, müvekkili tarafından sözleşme bedelinin tamamı ödenmiş olmasına rağmen fazladan yapılan ödemeleri emek ve çabaları sonucunda 12/04/2018 tarihinde geçici kabul yazısını aldığını,
sözleşme gereği projenin tamamlatılması ve enerji üretir halde yatırımcı şirkete devrinin davacı şirket tarafından taahhüt edilmesine ve projelerin yüklenici adına yatırımcı tarafından tamamlanacağı ihtar edilmesine rağmen, davacının proje müvekkili tarafından tamamlanıp geçici kabule hazır hale getirilip elektrik üretir hale gelince makul hiçbir nedene dayanmadan sözleşmeye aykırı olarak müvekkilinden ödemeler istemeye başladığını, kötü niyetli olduğunu, lisans sahibine ödenecek ayrıca bir bedel belirlenmediği gibi, ayrıca bir ödeme istenmeyeceği hususunun sözleşmeyle davacı tarafından kabul, beyan ve taahhüt edildiğini, 2018 yılı Nisan,
Mayıs, Haziran aylarına ait toplam 324.321,03 TL elektrik üretim bedelinin müvekkilinin izni olmadan ...
A.Ş.’den tahsil edildiğini, sözleşmeye göre müvekkiline verilecek olan bu bedelin tahsili amacıyla davacı hakkında Bodrum 1. İcra Müdürlüğü’nün 2018/6514 sayılı dosyasında icra takibine girişildiğini, tesis devir sözleşmesinin yasal ve hukuka uygun olduğunu, şirket müdürü ...’nin yasal müdür olarak devir işlemlerini gerçekleştirdiğini, yasal müdür olarak noterde görülmeseydi noterliğin işlem yapmayacak olduğunu, müdürlükten azle ilişkin kararın kanuna aykırı ve geçersiz olduğunu, şirket karar defterinin müdür ...’de bulunmasına rağmen davacı şirketin hangi karar defterinde karar aldığı hususunun şüphe uyandırıcı olduğunu,
azilnameye esas vekaletnamenin hiçbir işlemde kullanılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; davacı şirketin hisselerinin tamamının dava dışı ...’ya ait olduğu, dava dışı ...'nin davacı şirkete dışarıdan müdür olarak atandığı, davacı vekilinin "ana sözleşmedeki imzanın da müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını" ileri sürerek imza incelemesi yaptırılmasını talep ettiği, imzası inkar edilen ana sözleşmenin "...
Kurulum Anahtar Teslim İnşaat ve Hisse Devir Vaadi Satış Sözleşmesi" başlıklı sözleşme olduğu, aynı zamanda hisse devrine de ilişkin olan bu sözleşmeye ilişkin itirazın davalı ... A.Ş. tarafından açılan ve Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen 2021/79 Esas sayılı davanın konusunu oluşturduğu, dolayısıyla davacı tarafın ana sözleşme ile ilgili muvazaa ve sahtecilik iddialarının o davada tartışılması gerektiği, kaldı ki eldeki davada ana sözleşme olan ...
Kurulum Anahtar Teslim İnşaat ve Hisse Devir Vaadi Satış Sözleşmesi ile ilgili fesih ya da iptal isteğinin de bulunmadığı, bu nedenle ana sözleşmede imza incelemesi yaptırılmasının eldeki bu dava yönünden sonuca etkisinin olmayacağı; dava dışı ... davacı şirket müdürü iken, davacı şirket temsilcisi ... tarafından oluşturulan ve noterde tasdik ettirilen yeni bir şirket karar defterinde "...'nin müdürlük görevinden azledilmesine" ilişkin 13/07/2018 tarihli 2018/03 sayılı kararın alındığı, bu kararın tarihinin dava konusu işletme devri sözleşmesinin imzalandığı tarih ile aynı olduğu,
devir sözleşmesinin azilden 1 saat 40 dakika sonra gerçekleştirildiği, 13/07/2018 tarihli bu ortaklar kurulu kararının 13/07/2018 tarihli işlem ile noterde tasdik edildiği ve ...
Müdürlüğü’ne bildirildiği, TTK’nın 36 maddesinde yer alan düzenlemeden hareketle, müdür ...'nin davacı şirket müdürlüğünden azline ilişkin 13/07/2018 tarihli 2018/03 sayılı ortaklar kurulu kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmesinden sonra tescilin üçüncü kişiler hakkında hukuki sonuç doğuracağı, dolayısıyla dava konusu işlemle aynı tarihte yapılan 13/07/2018 tarihli azlin sicile tescil edilmediği, bu nedenle de azlin davalı şirketler yönünden sonuç doğurmayacağı, üstelik davacı şirkete ait karar defterinin ...'de olduğu, defterin zayi olmadığı, zayi olduğu ileri sürülerek davacı tarafça açılmış bir davanın bulunmadığı,
bu süreçte davacı şirket yetkilisi tarafından yeni (ikinci) bir karar defteri oluşturularak ...'nin müdürlükten azline ilişkin 13/07/2018 tarihli kararın alındığı ve bu yeni deftere işlendiği, bu durum karşısında ...'nin kendi elinde olan şirket karar defterine rağmen davacı şirket temsilcisi tarafından yeni bir karar defteri oluşturup azli yönünde karar alındığını bilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu sözleşme tarihinde ...'nin davacı şirketin müdürlüğünden azli yönünde alınmış ve bildirilmiş ya da bilinmesi beklenebilecek bir kararın bulunmadığı, dava konusu kararın ... tarafından ve yetkili müdür olarak alınmış bir karar olduğu,
tarafları bağlayacağı, ...'nin davalı ...
A.Ş.'nin sigortalı çalışanı olduğunu bilen ve ona geniş yetkiler içeren vekaletname ile müdürlük yetkisi veren davacı tarafın ana sözleşmenin devamı ve sözleşmeye dayalı karşılıklı bir kısım yükümlüklerin yerine getirilmesi sırasında dava konusu işlemle ilgili olarak "çifte temsil halinin söz konusu olduğu" yönünde itirazda bulunmasının MK'nın 2. maddesindeki iyi niyet kuralı ile bağdaşmadığı gerekçesiyle tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, dava dilekçelerinde ve ıslah dilekçelerinde, dava konusu İzmir 20. Noterliği'nin 13.07.2018 tarihli 11911 yevmiye numaralı işletme devrinin (enerji üretim tesis devrinin) hukuka aykırı olduğunu çeşitli yasa maddeleri ve hukuk kurallarıyla belirttiklerini, ancak ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda iddialarının hukuki dayanaklarından bahsetmediğini, işletme devrine dayanak olan imza sirkülerinin, sahte ortaklar kurulu kararıyla alındığını, işletme devrinin sonuç doğurabilmesi için gereken tescil ve ilanın yapılmadığını,
TTK 538/2 md gereğince önemli nitelikte aktifin satılması ve devri halinde ortaklar kurulu kararı alınması gerektiğini, sahte müdürün 1 milyon dolar değerindeki tesisi 50.000 bedelle satış gösterdiğini, ancak davalı şirketten bir kuruş almadığını, muvazaa ile tesisin satmış gibi gösterdiğini, ilk derece mahkemesince bütün bu iddiaların değerlendirilmediğini, dava konusu işletmenin davacı şirketin önemli miktarlı mal varlığı olup olmadığının tespiti amacıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, oysa mahkemece eksik inceleme ile işletmenin tescilsiz ve ilansız devrinin hukuka uygun olduğunun kabul edildiğini,
mahkemece takdir yetkisi kullanılırken TMK'nın 2. md aykırı olarak kesin delilin kabul edilmediğini, hukuka aykırı karar verildiğini, ...'nin vekillikten azledildiğini ve devre esas olan Bodrum 3. Noterliği'nin 26/02/2018 tarihli imza sirkülerinin dayanak kararının sahte olduğunu ispatladıklarını, imzanın ...'nun eli ürünü olmadığının, yani imzanın sahte olduğunun kesinlik kazandığını, davalı ...
A.Ş.'nin delil listesinde sunmadığı ve dosya içinde bulunmayan 08/05/2018 tarihli mail çıktısını incelememize imkan vermeden mahkemeye sunduğunu, bu mailde noter evrakına rağmen azilden vazgeçildiğinin yazdığının iddia olunduğunu, böyle bir maili müvekkili ...'nun kendi kişisel mail hesabından ve davacı şirketin mail hesabından göndermediğini, bu mail çıktısını kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu Raporu ile şirketin 2017/1 ve 2018/2 sayılı Ortaklar Kurulu Kararının sahte imza ile atıldığını ispatladıklarını, 16.05.2019 tarihli duruşmada davalı ...
A.Ş. vekilinin müvekkili şirkete ait ortaklar kurul karar defterinin aslını mahkemeye sunduğunu, sunulan karar defterinin şirketin tek ortağı olan ... tarafından incelendiğini ve ...'nin şirket müdürlüğünün oluşmasına ilişkin ortaklar kurul kararı altındaki imzanın kendisine ait olmadığını tespit ettiğini, mahkemenin ise sahte olduğu kesinlik kazanan, davalıların da imzanın sahte olduğuna itiraz etmediği kararla çıkan imza sirkülerini geçerli kabul ettiğini, ...'nin Ankara 50. Noterliği'nin 03/05/2018 tarih ve 7118 yevmiyeli azilnamesiyle vekillikten azledildiğini ispatladıklarını,
...'nin tebliğ tarihi olan 09/05/2018'den sonra artık vekaleten hiçbir işlem yapamayacağını, bundan ...'nin ve davalı ... A.Ş.'nin de bilgisinin olduğunu ispat ettiklerini, yapılan bu sözleşmenin davacının bilgisi ve onayı dahilinde olmadığını, davanın reddine karar verilmesinin ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili,
davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu, ilk derece mahkemesince her bir davalı hakkında ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... A.Ş. Hakkında açılan davanın, işletmenin devrine ilişkin olduğunu, oysa müvekkili aleyhine açılan davanın konusunun ise davacı şirketin Temmuz 2018 döneminde ürettiği ve sattığı elektrik için müvekkili şirkete kesilen 141.000,00 TL bedelli faturanın ve 01/07/2018 tarihinden sonra üretilen elektrik bedellerinin tahsili olduğunu, müvekkili şirket yönünden dava miktarı üzerinden yalnızca müvekkili şirket lehine olmak üzere nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı şirket ile davalı ... Tic. A.Ş. arasında düzenlenen 13/07/2018 tarihli Tesis Devir Sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti, davacı şirket lehine yapılan 15/04/2016 tarihli bağlantı anlaşmasının geçerli kılınması, 01/07/2018 tarihinden sonra üretilen ve davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. tarafından satın alınan elektrik bedellerinin davacıya ödenmesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davalı ... A.Ş. ile davacı şirket ve dava dışı bir kısım yenilenebilir enerji şirketleri arasında 27.09.2017 tarihli "... Kurulum Anahtar Teslim İnşaat ve Hisse Devir Vaadi Satış Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşmede davalı ... A.Ş.'nin "yatırımcı", davacı şirket ile dava dışı bir takım şirketlerin "lisans sahibi"; dava dışı ... Ltd. Şti.'nin "yüklenici"; dava dışı ... Ltd.
Şti.'nin "garantör" sıfatıyla yer aldıkları, "Sözleşmenin Konusu" başlıklı 2. Maddesinde "Taraflar işbu sözleşme kapsamında karşılıklı olarak ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Mevkii ... parselde kayıtlı olan, ... mülkiyeti ...'e ait tarla üzerinde Lisans Sahibi her birinin 999 KWP AC gücünde çağrı mektubu olduğu 6 adet ... Projesinin Yüklenici, Lisans Sahibi ve Garantör tarafından ...
Kurulum Anahtar teslim inşaatı, ... projelerinin üzerine kurulacağı arsaların devri ve Lisans Sahibi firmaların Hisselerinin Tamamının Yatırımcıya devri, Yatırımcının ise buna karşılık ödeme planı konularında anlaşmaya varmışlardır." şeklinde düzenleme bulunduğu, yüklenici, lisans sahibi ve garantör olan şirketlerin, yatırımcı şirkete karşı ayrı ayrı ve birlikte sorumlu olduklarını kabul ve taahhüt ettikleri anlaşılmaktadır.
İzmir 20. Noterliği tarafından düzenlenen 13/07/2018 tarihli tesis devir sözleşmesinde, devredenin davacı şirket, devralanın davalı ... A.Ş., devir bedelinin 50.000,00 TL olduğu, ... Kurulum Anahtar Teslim İnşaat ve Hisse Devir Vaadi Satış Sözleşmesine konu olan taşınmaz üzerinde davacı şirkete ait, 11/04/2018 tarihinde geçici kabul yapılmış olan "..." ve bu tesislerin üzerinde bulunduğu taşınmazın her türlü kullanım ve yararlanma haklarının davalı ... A.Ş.’ye devredildiği, sözleşmenin davacı şirket adına yetkili dava dışı ... tarafından Bodrum 3. Noterliği’nin 26/02/2018 tarihli ... yevmiye numaralı imza sirkülerine dayanılarak imzalandığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça, şirketin tek ortağı olan ...'nun izni olmadan şirket müdürü olan ...'nin 13/07/2018 tarihinde davalı ......A.Ş.'ye tesisi devir sözleşmesi yapmasının yok hükmünde olduğu, zira davacı şirketin 03/05/2018 tarihinde noterde düzenlenen azilname ile ...’yi şirket müdürlüğünden ve vekaletten azlettiği, azlin ...’ye ve davalı ... ..A.Ş.’ye ihtarname ile bildirildiği, ayrıca devir sözleşmesinin yapıldığı 13/07/2018 günü ...'nun ortaklar kurulu kararı alarak ...’nin şirket müdürlüğüne son verdiği, kararın noterde tasdik edildiği ve ... Müdürlüğü’ne bildirildiği iddia edilerek, işletmenin devrine dair sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti talep edilmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacı şirketin hisselerinin tamamının dava dışı ...’ya ait olduğu, dava dışı ...'nin davacı şirkete dışarıdan müdür olarak atandığı, davacı şirketin tek ortağı olan dava dışı ... tarafından oluşturulan ve noterde tasdik ettirilen yeni bir şirket karar defterinde "...'nin müdürlük görevinden azledilmesine" ilişkin 13/07/2018 tarihli 2018/03 sayılı kararın alındığı, bu kararın tarihinin dava konusu işletme devri sözleşmesinin imzalandığı tarih ile aynı olduğu, ancak devir sözleşmesinin azilden 1 saat 40 dakika sonra gerçekleştirildiği, bu ortaklar kurulu kararının aynı gün noterde tasdik edildiği ve ...
Müdürlüğü’ne bildirildiği, ancak devir sözleşmesinin yapıldığı sırada azlin sicile tescil edilmediği, bu nedenle de azlin davalı şirketler yönünden sonuç doğurmayacağı, davacı şirkete ait karar defterinin ...'de olduğu, ...'nin kendi elinde olan şirket karar defterine rağmen davacı şirket temsilcisi tarafından yeni bir karar defteri oluşturup azli yönünde karar alındığını bilmesinin mümkün olmadığı, ...'nin davalı ...
A.Ş.'nin sigortalı çalışanı olduğunu bilen ve ona geniş yetkiler içeren vekaletname ile müdürlük yetkisi veren davacı tarafın ana sözleşmenin devamı ve sözleşmeye dayalı karşılıklı bir kısım yükümlüklerin yerine getirilmesi sırasında dava konusu işlemle ilgili olarak "çifte temsil halinin söz konusu olduğu" yönünde itirazda bulunmasının TMK'nın 2. maddesindeki iyi niyet kuralı ile bağdaşmadığı gerekçesiyle tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/176, K. 2024/1106, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama