KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2024
- Dosya no
- 2022/638
- Karar no
- 2024/1840
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/12/2021
- Numarası
- 2020/1 E. 2021/1182 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 02.01.2020
- Karar yazım tarihi
- 25.10.2024
Karar Metni
1.635 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.12.2021 tarih 2020/1 E. 2021/1182 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından dava dışı ... Paz. Tic. Ltd.
Şti lehine davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları genel kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlu firma hakkında İzmir 2. ATM'nin 2018/1209 Esas sayılı dosyasında açılan konkordato talepli davanın reddine karar verildiği ve firmanın iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin İzmir İflas Müdürlüğü'nün 2019/4 İflas sayılı dosyasından devam ettiğini, bu nedenle İzmir 7. İcra Dairesi'nin 2019/7257 Esas sayılı icra takip dosyasından davalı kefiller aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takibi başlatıldığı,
ancak davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğundan bahisle davalıların itirazlarının iptaline ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini istemiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili, hesap kat ihtarnamesinin müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, takip dayanağı genel kredi sözleşmesinde yer alan adrese tebligat gönderilmemesinin usulsüz tebligat olduğunu, davacı tarafça temerrüt faiz oranının fahiş olarak hesaplandığı, davacı tarafın icra inkar tazminatı taleplerinin yerinde olmadığından bahisle açılan davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davalıların haricen kendi aralarında şirket hisse devri sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmenin 6.maddesi uyarınca hissesini devreden davalı müvekkilinin sözleşme öncesi doğmuş vergi, banka, banka kredi borcu ve kefilliği vb borçlarından sorumlu olmadığını, diğer davalı ...'in sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, müvekkilinin hisse devri yaptıktan sonra tüm bankalara ihtarname gönderdiğini, kefil olunan şirketin de iflas ettiğinden bahisle açılan davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı asıl borçlu şirket olan iflas nedeniyle Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd.
Şti.'nin İzmir İflas Müdürlüğü'nün 2019/4 İflas dosyası üzerinden davacı bankanın alacak kaydı talebi üzerine sıra cetvelinin 4.sırasında kabul edilen 232.130,05 TL ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne; davalı borçlunun İzmir 7.İcra Dairesi'nin 2019/7257 Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile; nakit alacak yönünden;
taksitli ticari krediden dolayı 188.568,45 TL asıl alacak, 65.969,79 TL işlemiş faiz, kredi kartı borcundan dolayı 2.371,48 TL asıl alacak, 353,66 TL işlemiş faiz ve her iki krediden dolayı toplam 3.316,17 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 260.579,55 TL üzerinden, takip tarihinden itibaren 188.568,45 TL asıl alacağa yıllık %90 oranında, 2.371,48 TL asıl alacağa ise 5464 Sayılı Yasa'nın 26.3.maddesi gereğince TCMB tebliğleri ile belirlenen yıllık %33 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 52.115,91 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline,
gayrinakit alacak yönünden açılan davanın reddine, davalı ... yönünden davanın reddine, kötüniyet tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere kredi müşterisi firma ve davalı kefillerin imzası bulunan 28.08.2014 tarihli 250.000,00.-TL limitli bir Genel Kredi Sözleşmesi mevcut olduğunu, takibe konu kredinin 14.04.2017 tarihinde kullandırıldığını, çek karnesinin 11.01.2018 tarihinde verildiğini, kredi kartının ilk harcama tarihinin 06.02.2018 tarihinde olduğunu, 14.03.2017 tarihli ve 1.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi ile 28.08.2014 tarihli sözleşme birbiriyle bağlantılı olup,
ikinci sözleşmenin imzalanmasının birinci sözleşmenin geçersizliği sonucunu doğurmayacağını, davalı kefilin Bornova 5.Noterliğinin 11.10.2016 tarihli ihtarnamesinin müvekkili Bankaya gönderilmediğini, ihtarnamenin müvekkili Bankaya tebliğ tarihin ise 20.11.2018 olup, kefilin belirtilen tüm alacak kalemlerinden dolayı kefalet limiti olan 250.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile kredi borcundan sorumlu olduğunu, tüm krediler kefil ...’in keşide ettiği 19.11.2018 tarihli ihtarnameden önceki tarihlerde kullandırıldığını,
banka ile davalılar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin Kredinin kefalet karşılığı kullandırılması ve kefilin sorumluluğu başlıklı 3.5.1 maddesinde “kefille, müşterinin Bankaya Sözleşmeden doğan borçları için Sözleşmede belirtilen kefalet limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumludurlar.
Kefiller, kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere, müteselsil kefaletin , anapara ve akdi faizini, mer’i teminat mektupları çek kredisi gibi tüm gayrinakdi kredileri bilcümle işlemiş ve işleyecek temerrüt faizlerini,kapsadığını,4.maddede yazlı koşulların gerçekleşmesi halinde nakdi kredinin ödenmesinin, gayrinakit kredilerin depo edilmesin talep edilebileceğini kabul ve taahhüt ederler” denildiğini, yukarıdaki sözleşme maddesi uyarınca kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere kefillerin de gayrinakit alacak karşılığının talep halinde bankaya depo etmekle yükümlü olduğunu,
yerel Mahkemece davalı kefiller lehine hem nakit alacak kalemi üzerinden hem de gayrinakit alacak kalemi üzerinden avukatlık ücretine hükmedildiğini, her iki alacak kaleminin de aynı icra takibine ve itirazın iptali davasına konu edilmiş olup ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirtmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun tahsili amacıyla davalı kefiller aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK'nun 67. Maddesi gereğin iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden reddine karar karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda mahkemece yapılan yargılama sonucunda, genel kredi kredi sözleşmesinde kefilin çek depo bedelinden sorumlu tutulmasına ilişkin olarak açık bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davacı bankanın gayri nakit alacağı yönünden davalı kefil ...’in sorumlu olmadığına karar karar verilmiş ise de; taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin 3.5.1.maddesinde;
" kefillerin kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere müteselsil kefaletin, anapara ve akdi faizini, meri teminat mektupları kredisi gibi tüm gayri nakdi kredileri bilcümle işlemiş ve işleyecek temerrüt faizlerini, fonları, komisyonları, her türlü masrafları, vergi ve resimleri, dış işlemlerde kur artışı nedeniyle ortaya çıkacak ilave miktarları, takip giderlerini ve avukatlık ücretini kapsadığını, bu sözleşmenin 4. Maddesindeki koşullar gerçekleştiğinde nakdi kredilerin ödenmesinin, gayri nakdi kredilerin depo edilmesinin talep edilebileceğini kabul ve taahhüt ettikleri"nin belirtildiği,
buna göre mahkemece, bankanın gayri nakit alacağı yönünden (bankaca 11.01.2018 tarihinde verilen çek karnesinde belirtilen 6 adet çek yaprağının bankaya iade edilmemesi nedeniyle) 5941 sayılı yasa gereğince belirlenen her bir çek için 1.600TL’den toplam 9.600-TL depo riskinden davalı ...’in sorumlu tutulması gerekirken belirtilen gerekçe ile bankanın gayri nakit alacağına ilişkin talebinin reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı, bu yönüyle davacı banka vekilinin istinaf itirazlarının haklı ve yerinde olduğu, diğer yönlerden yerel mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı,
ancak iş bu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmediği değerlendirilmekle HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/638, K. 2024/1840, 25 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama