KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/704
- Karar no
- 2024/1934
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/11/2021
- Numarası
- 2020/148 Esas - 2021/968 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Karar yazım tarihi
- 08/11/2024
Karar Metni
934 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/11/2021 tarih 2020/148 Esas 2021/968 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davalıya ait ... plakalı aracın, müvekkil şirket nezdinde ZMMS poliçesiyle teminat altında olduğunu, kimliği tespit edilemeyen sözkonusu araç sürücüsünün 02.08.2018 tarihinde ... idaresindeki ... plakalı araca çarparak söz konusu araçta değer kaybı oluştuğunu, kazanın oluşumunda sürücüsü tespit edilemeyen olarak belirtilen ... plakalı aracın asli tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ... plakalı araçta oluşan değer kaybı nedeniyle sigorta tahkim komisyonu kararıyla gerek oluşan değer kaybı gerekse hasar için müvekkil şirketçe toplam 11.979 TL ödeme yapıldığını,
sürücüsü asli kusurlu ve alkollü olması sebebiyle müvekkil şirket tarafından ödenen tazminatların rücuen tahsili için İzmir 25. İcra müdürlüğünün 2019/3989 E sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borca itiraz üzerine takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin aracının ... tarafından kiraya verilmesine muvafakat etmiş olup, 08.09.2017 tarihinde ... ile ... arasında düzenlenen kira sözleşmesi uyarınca ... plakalı aracın 09.06.2018/09.12.2018 tarihleri arasında uzun süreli olarak kiralandığını, kazanın ise 02.08.2018 tarihinde aracın kiracı işleten idaresindeyken meydana geldiğini, dolayısıyla davalının aracın işleteni olmadığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, kazanın oluşumunda işleten ...'a davanın ihbarını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde, davalı araç sürücüsünün 1,33 promil alkollü olduğu, ancak kazanın tek tarafın kusuruyla değil, iki tarafın kusuruyla meydana geldiği, son alınan ATK daki kusur raporunda da, sürücü ...'nin %10 oranında kusurlu olduğu da tespit edilerek ve önceki heyet bilirkişi raporunda da diğer sürücü ...'nin olayda kurallara aykırı davranış faktörünün kısmen etkili olduğu belirtilmekle ve karşı yan sürücüsünün de kazanın oluşumunda katkısı olduğu belirtilmekle kazanın "salt alkol etkisi ile meydana gelmediğinin" heyetteki nöroloji uzmanından alınan raporla belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı sayılı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, sürücünün asli kusurlu olup, alkollü olması ve olay yerini terk etmesi sebebi ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. Maddesi ve Trafik Sigorta Poliçesinin Genel Şartları’nın B.4/c ve B.4/f maddesi gereğince rücu koşullarının gerçekleştiğini, mahkemece sürücünün olay yerini terk etmesi yönünden inceleme yapılmadığını, sigortalının kaza yeri ve delillerinin değiştirilmemesi,
düzenlenecek olan belgelerde doğru beyanlarda bulunma yükümlülüğü mevcut olmasına rağmen buna aykırı davrandığını, kararın bu yönüyle eksik incelemeye dayalı olduğunu, alkolün kazayı etkileyip etkilemediği konusunda bilirkişi raporu alınmasına dahi gerek olmadığını, sürücünün alkollü olmasının ağır kusur sebebi olup yeni düzenlemeler ışığında “alkollü olunması ile kaza arasında nedensellik bağının oluşması” aranmadığını, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Genel Şartlar B.4.c.maddesine göre;
aracın ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce kullanılması sırasında olması yeterli olup, kazanın ayrıca münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşmesinin zorunlu olmadığını, mevzuatta belirtilen alkol oranı ise Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinin b-2 bendine göre 0.50 promil alkol olarak belirlendiğini, yerel mahkemece eksik ve hatalı inceleme neticesinde davanın reddine karar verildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE
Dava, trafik kazasında zarar gören 3. kişiye davacı tarafça yapılan ödemenin davalı ... ettirenden rücuen tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf incelemesi, istinafa başvuran tarafın istinaf başvuru dilekçesinde bildirdiği sebeplerle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizin 2020/249 E-2020/222 K sayılı kararıyla; Davalı yaptığı savunmada, aracını oto kiralama şirketine uzun süreli olarak kiraladığını, aracın ticari olarak kullanıldığını, davaya konu kazanın bu sırada meydana geldiğini belirterek, aracın ticari faaliyette kullanıldığı sırada kazanın meydana geldiği iddiası karşısında sigortalının tüketici sayılamayacağı, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi değil, ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle kararın HMK'nun 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararından sonra yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, özellikle karşı tarafın da kazanın meydana gelmesinde %10 oranında kusurlu olduğu ve kazanın salt alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin tespit edilmiş olmasına, her ne kadar olay yerini terk hususunun incelenmediği iddia edilmiş ise de, somut olayda olay yerini terk olgusundan ziyade, araç sürücüsünün kimliğinin tespit edilememesi durumunun söz konusu olmasına,
bir an için olay yerinin terk olgusunun bulunduğu kabul edilse bile, somut olayda bedensel zarar değil, maddi hasar nedeniyle ödeme yapılmış olmakla sigortacının rücu hakkı bulunmadığından söz konusu istinaf itirazının esasa etkili olmadığının anlaşılmış olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine,
hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/704, K. 2024/1934, 8 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama