İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1229 K.2026/135

İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.04.2023 tarih 2016/580 E. - 2023/298 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor…

Esas2023/1229Karar2026/135Tarih29 Ocak 2026Okuma10 dk · 1.985 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
29 Ocak 2026
Dosya no
2023/1229
Karar no
2026/135
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12.04.2023
Numarası
2016/580 E. - 2023/298 K.
Davanın konusu
Tazminat
Karar yazım tarihi
29.01.2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.985 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.04.2023 tarih 2016/580 E. - 2023/298 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin reklamcılık alanında faaliyet gösterdiğini, davalının yaklaşık 2 yıl dışarıdan aylık mukabilinde müvekkili şirkete ait ticari ve mali sırlara vakıf olarak personel koçu ve danışman olarak görev yaptığını, davalının 2015 yılı sonunda hiçbir gerekçe göstermeden istifa ettiğini, ancak müvekkilinin yanında hizmet verirken.... domain alan adını aldığını ve müvekkili ile aynı işi yapmak gayesi ile müvekkilinden edindiği ticari bilgi ve tecrübe ile altyapı kurmaya başladığının öğrenildiğini,

bu süreçte daha fazla maaş ve unvan vadederek müvekkili yanında çalışan personellerin bazılarını ayartmaya çalıştığını ve bazılarında başarılı olduğunu, önemli pozisyonda bulunan ..., ..., ..., ..., ...., .... ayartması neticesinde BK 49 uyarınca haksız fiil sorumluluğu bulunduğunu, personellerin ayartılmasının işletme açısından adı geçen personellerin bilgi ve tecrübelerinin kaybı anlamına geldiğini, yatırımların boşa gitmesi sonucunu doğurduğunu, müşteri kaybı ve zararlarının hayli yüksek olduğunu adı geçen personelin potansiyelini,

pazarlama alanını müvekkilinden almış olduğu ticari sırları davalının lehine kullanmakta olduğunu belirterek haksız rekabetin tesbiti ve men’i ile haksız rekabete aykırılık neticesinde uğranılan maddi zarar ve kar kaybı nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000TL maddi tazminatın haksız fiilin başladığı tarihten itbaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili ...’nin kendi şirketi vasıtasıyla davacı şirket personeline satış koçluğu ve danışmanlığı hizmeti vermesi konusunda mutabık kalındığını, tarafların eğitim verilen gün başına 600 TL + Kdv olarak anlaştıklarını, müvekkilinin davacı şirketten gelen talebe göre haftada bir ile üç gün arasında eğitim vermeye başladığını, kendisine giriş ve yemek kartı verildiğini,hizmet süresinin 30.01.2015 ile 19.11.2015 tarihler arasında devam ettiğini, 19.1.2015 tarihinde davacı şirket yöneticisi tarafından müvekkili aranılarak sen haftaya gelme denilerek eğitimlere devam edilemeyeceği yönünde bilgilendirildiğini,

müvekkili şahsına ait bilgisayarının alıkonulduğunu, müvekkili ...’nin ve işadamı ortağı ....‘ün davalı ... şirketini 01.01.2016 tarihinde kurduklarını, davacı şirketin iddia ettiği gibi şirket veri tabanının herkese açık olması işin yürümesi için suistimale açık olmasının sözkonusu olmadığını, sözkonusu çalışanları veri tabanını kopyalamaları ve bunları davalı şirket lehine kullandıkları iddiasının abesle iştigal olduğunu, davacı şirketin verilerin çalınması yada müşterilere davacı şirketin kötülenmesi iddiasının tamamen asılsız olduğunu,

davacı şirketin müvekkilini kendi çalışanıymış gibi göstermeye ve şirketten istifa etmiş algısı yaratmaya çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’nun 26.03.2015-19.11.2015 tarihleri arasında davacı şirkete eğitim ve danışmanlık hizmeti verdiği ve bu hizmetleri karşılığında düzenlediği toplam 43.188 TL tutarındaki faturalar ile davacı şirketten bu tutarda eğitim ve danışmanlık hizmet bedellerini tahsil ettiği, diğer yandan, davalı ...’nun davacı şirkete verdiği hizmetlerin 19.11.2015 tarihinde sona ermesinin hemen ardından dava dışı .... tarafından davalı ....

Şti. unvanlı şirketi 06.01.2016 tarihinde kurduğu, davalı ...’nun bu şirketin % 50 ortağı ve münferiden imzaya yetkili temsilcisi olduğu ve davalı ... tarafından kurulan davalı şirketin davacı şirket ile aynı iş dalında faaliyet gösterdiği,

davalı ...’nun, davacı şirkete 2015 yılı içinde bağımsız olarak danışmanlık ve eğitim hizmetleri sunduğu ve bu haliyle davalı ...’nun davacı şirkette iş sözleşmesi ile çalışmadığı ve davalı tarafından 2015 yılı içinde davacı şirkete bağımsız olarak sunulan hizmetler nedeniyle davalı ile davacı şirket arasında bir vekalet akdinin söz konusu olduğu ve bu haliyle, davalı ...’nun davacı şirket ile aynı iş dalında faaliyet gösteren davalı şirketi 06.01.2016 tarihinde kurduğu ve bu şirkette ortak-yönetici olarak yer almış olmasının haksız rekabet teşkil etmediği,

aynı zamanda ...’nun davacı şirkete hizmet verdiği sırada edinmiş olabileceği davacı şirkete ait teknik ve ticari sırları davalı şirket yararına kullandığı yönünde bir teknik tespitin de yapılmadığı, davalıların haksız rekabet teşkil eden bir eylemlerinin bulunmadığı, davacının iddiaları arasında yer alan, davalı ...’nun davacı şirketin bir kısım işçilerini ayartarak kendisinin kurduğu davalı şirkette çalışmalarını sağladığı ve davalıların bu eyleminin de haksız rekabet teşkil ettiği iddiaları da;

davacı şirket çalışanları ile akdedilen iş sözleşmelerinden ve davalı şirketin internet sitesi üzerinde yapılan tespitlere göre, davacı şirkette iş sözleşmesi ile çalışan dava dışı ..., ...., ... ve ... isimli çalışanların, davacı şirketteki işlerinden ayrıldıktan sonra davalı şirkette çalışmaya başladıkları, TTK m. 55/1-b hükmünün 2 ve 3.bentlerine göre, üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek,

kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak ve işçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek eylemleri haksız rekabet sayılmış olmakla birlikte, davacının delilleri ve bilirkişinin teknik değerlendirmesine göre, davacı şirketten davalı şirkete geçen işçilerin davacı şirketten edindikleri herhangi bir teknik ya da ticari sırrı kullanmak suretiyle davalı şirkete haksız yarar sağlamış oldukları iddiasının somut delillerle ispatlanmamış olduğu,

dava dışı işçilerin davacı şirketteki işlerinden ayrıldıktan sonra davalı şirkette çalışmaya başlamalarının, bu işçiler ile akdedilen rekabet yasağı sözleşmelerini ihlal ettiği iddiasıyla İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/583 E-2017/283 K. sayılı ve 28.03.2017 tarihli ve İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/554 E. – 2017/732 K. sayılı ve 04.07.2017 davalar bulunduğu, davacının taleplerinin bu davalarda reddedildiği, her ne kadar kararlar kesinleşmemiş ise de bu davaların dava dışı işçilerin rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklı olduğu, iş bu davanın davalılar ile doğrudan ilgili olmadığı,

davacının davalılar ... ve ....Şti.'ne karşı haksız rekabet iddialarının ispatlayamadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili, davalı ...'nun davacı şirkette yaklaşık iki yıl dışarıdan aylık ücret mukabilinde personel koçu ve danışman olarak görev yapmış olması sebebi ile müvekkili şirkete ait ticari ve mali sırlara vakıf olduğunu, 2015 yılı sonunda hiçbir gerekçe göstermeden görevinden ayrıldığı ve henüz müvekkil şirketle hizmet sözleşmesi devam ederken diğer davalı ... ..

Şti.'ni kurarak .. internet adresi üzerinden müvekkili şirketin faaliyet alanında çalışmaya başladığını, müvekkil şirketle hizmet ilişkisi devam ederken müvekkilinin personeline gizlice kendisinin de aynı işi yapacağını gerekli hazırlıkların tamamlandığında müvekkil şirketten ayrılacağını bu süreçte daha fazla maaş ve unvan vadederek müvekkilin yanında çalışan personellerinin bazılarını ayartmaya çalıştığını, bu durumun iş teklif ettiği personellerin performanslarını ciddi derecede etkilediğini, son derece önemli pozisyonlarda çalışan personellerinden dava dışı ...., ...., .... ayartarak şirketten istifa etmesine sebep olduğunu,

TTK’nın 55/1-b.2 maddesi “ Üçüncü kişilerin işçilerine ,vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine ,hak etmedikleri ve onların işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkasına çıkar sağlamak “hükmünü amir olduğu,

ayartma fiilinin esas itibari ile haksız fiil olup, TBK'nun m 49 ‘a göre ahlaka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin de bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, davalıların kusurlu eylemleri nedeniyle meydana gelen maddi zararın tazmini gerektiğini, davalı ...'nun söz konusu ayartma fiilinin müvekkil şirket açısından tecrübeli ve ticari sırların tamamına vakıf olan dava dışı personellerin kaybı anlamına geldiğini, müvekkilinin işçisine bilgi ve tecrübe sahibi olması için büyük bir yatırım yaptığını, davalı ...'nun adı geçen çalışanlarını ayartmasının müvekkilin bu yatırımlarının boşa gitmesi sonucunu da doğurduğunu,

dava dışı çalışanların performansının düşmesi ve bu nedenle kaybedilen müşteriler nedeniyle ciro kaybı da yaşandığını, sadece 2016 yılına ilişkin kayıtların incelenmesinin yeterli olmayacağını, 2017 yılına ait kayıtların da incelenmesi gerektiğini, davalının defterlerini sunmaktan imtina etmiş dahi olsa müvekkil lehine maddi tazminatın tespitinde hakimin takdir yetkisini kullanabileceğini, davalıların eylemleri nedeniyle uğranılan zarar açısından 2015 yılının ve 2017 yılının kayıtlarının da incelenmesi gerektiğini, tarafların 2015-2016-2017 dönemine ilişkin ticari defterleri incelense idi,

müvekkil şirketin ekim-kasım-aralık 2015 döneminde şirket karı ortalama 500.000 TL iken haksız fiil ve haksız rekabetin gerçekleştiği ocak-şubat-mart 2016 döneminde şirket karı ortalama 370.000 TL ye düştüğünün görüleceğini, davanın taraflarının ... ve ... ...

Şti olduğunu, oysa dava dışı..., ...., ....'a karşı açılan davaların konusunun ise TBK hükümlerine dayalı çalışanın "rekabet yasağına" aykırılık olduğunu, somut olayda davalıların haksız rekabet rekabet eylemlerinin sabit olmasına ve müvekkil şirketin bu eylemler nedeniyle maddi zarara uğramasına rağmen yerel mahkemenin haksız rekabet iddialarının ispat edilemediği gerekçesinin somut gerçeğe, dosya münderecatına ve hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

GEREKÇE

Dava, TTK'nun 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Somut olayda, davalı ...’nun, 26.03.2015-19.11.2015 tarihleri arasında davacı şirkete eğitim ve danışmanlık hizmeti verdiği, hizmet süresinin 19.11.2015 tarihinde sona erdikten sonra, dava dışı.... ile birlikte davalı ....

Şti. şirketini 06.01.2016 tarihinde kurduğu, davalı şirketin davacı şirket ile aynı alanda faaliyet gösterdiği, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı ...’nun davacı şirkette iş akdiyle çalışmadığı gibi, taraflar arasında rekabet yasağı konusunda yapılan herhangi bir sözleşmenin de bulunmadığı, davalı ...’nun davacı şirket ile aynı iş dalında faaliyet gösteren davalı şirketi kurarak, bu şirkette ortak veya yönetici olarak yer almasının TTK'nun 54 ve devamı maddeleri gereğince haksız rekabet teşkil etmediği,

diğer yandan davalının davacı şirkete hizmet verdiği sırada edinmiş olabileceği davacı şirkete ait teknik ve ticari sırları davalı şirket yararına kullandığı yönünde herhangi bir tespitin de bulunmadığı, diğer taraftan davalının davacı şirketin bir kısım işçilerini ayartarak kendisinin kurduğu davalı şirkette çalışmalarını sağladığı ve davalıların bu eyleminin TTK'nun madde 55/1-b/2 ve 3.bentlerine göre, "üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek,

kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak ve işçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek" hükmü kapsamında değerlendirilemeyeceği, kaldı ki davacı şirketten davalı şirkete geçen işçilerin davacı şirketten edindikleri herhangi bir teknik ya da ticari sırrı kullanmak suretiyle davalı şirkete haksız yarar sağladıklarının da somut delillerle kanıtlanamadığı,

davacının maddi tazminat talepleri bakımından ise, bilirkişi asıl ve ek raporlarında da belirtildiği üzere, bir önceki döneme göre, davacı şirketin, davalı şirketin kurulduğu 2016 yılında kar kaybına uğramadığı ve bu haliyle davacının zarar iddiasının mevcut durumda ispatlanamadığı, bu itibarla davacının davalılar ... ve .... Şti.'ne karşı haksız rekabet iddialarının ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davalı ...’nun davacı şirkette iş akdiyle çalışmadığı gibi, taraflar arasında rekabet yasağı konusunda yapılan herhangi bir sözleşmenin de bulunmamasına, yine davalının davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalı şirketi kurması ve bu şirkette ortak veya yönetici olarak yer almasının haksız rekabet teşkil ettiğinin kanıtlanamamasına,

davalının davacı şirkete hizmet verdiği sırada edinmiş olabileceği davacı şirkete ait teknik ve ticari sırları davalı şirket yararına kullandığı yönünde herhangi bir tespitin bulunmamasına, diğer taraftan davalının davacı şirketin bir kısım işçilerini ayartarak kendisinin kurduğu davalı şirkette çalışmalarını sağladığı ve davalıların bu eyleminin TTK'nun madde 55/1-b/2 ve 3.bentleri kapsamında kaldığının veya davacı şirketten davalı şirkete geçen işçilerin davacı şirketten edindikleri herhangi bir teknik ya da ticari sırrı kullanmak suretiyle davalı şirkete haksız yarar sağladıklarının kanıtlanamamasına,

bilirkişi asıl ve ek raporlarına göre bir önceki döneme göre, davacı şirketin, davalı şirketin kurulduğu 2016 yılında kar kaybına uğramadığının ve davalının yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimali bulunduğunun ispat edilememesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine,

hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan bu yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 29.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1229, K. 2026/135, 29 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1229
Karar No
2026/135
Tarih
29 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1240 K.2026/133
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/1248 K.2026/123
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1250 K.2026/10
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1254 K.2026/119
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/1256 K.2026/125
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1259 K.2026/143

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.