İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1786 K.2026/712

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/09/2023 tarih 2018/858 Esas 2023/658 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen…

Esas2023/1786Karar2026/712Tarih28 Nisan 2026Okuma11 dk · 2.148 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Nisan 2026
Dosya no
2023/1786
Karar no
2026/712
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
19/09/2023
Numarası
2018/858 Esas - 2023/658 Karar
Davanın konusu
Tazminat
Karar yazım tarihi
28/04/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.148 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/09/2023 tarih 2018/858 Esas 2023/658 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, 08.05.2018 tarihinde, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan, dava dışı ...'ün sürücüsü olduğu ... plakalı motosikletin müvekkili ....'a çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ün kusurlu olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 09.01.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili kuruma gerekli belgelerle başvuru yapılmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili kurumur ZMMS teminat limitleri ve ... plakalı aracın kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.5 bendi uyarınca ATK 3. İhtisas Dairesi’nden ya da Adli Tıp bölümü bulunan bir üniversite hastanesinden alınacak raporla işgöremezlik oranının belirlenmesi gerektiğini,

yeni genel şartlara göre TRH 2010 tablosu baz alınarak ve 1.8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, trafik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre kazanın meydana gelmesinde davacı yaya çocuk ...'ın %65 oranında, motosiklet sürücüsü ...'ün %35 oranında kusurlu olduğu. İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 11.02.2021 tarihli raporda dava dışı sürücü ...'ün %80, davacı yaya ...'ın ise %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği.

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen 02.11.2021 tarihli rapora göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %37 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 270 gün olduğu; aynı kurumdan alınan 27.06.2022 tarihli rapora göre davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki yönetmelik kapsamında yapılan değerlendirmede %25 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, geçici iş göremezlik süresinin 270 gün olduğu, davacının 90 gün süreyle bakıcıya muhtaç olduğu yönündü görüş bildirildiği;

aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 05.01.2023 tarihli raporda davacının %20 kusur ve %25 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik tazminatının 2023 yılı asgari ücret verilerine göre 1.292.523,80 TL olduğunun tespit edildiği; kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için İTÜ Makina Mühendisliği bölümünden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 05.06.2023 tarihli rapora göre kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ün %60, davacı yaya ...'ın ise %40 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği;

ceza dosyasında dava dışı sürücü ...'ün taksirle yaralamaya neden olma suçundan cezalandırılmasına ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, davacının maluliyet oranının tespiti açısından Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen 27.06.2022 tarihli raporda;

davacının, kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki yönetmelik kapsamında yapılan değerlendirmede davacının %25 oranında malul olduğunun belirlendiği,aktüer bilirkişi ..... tarafından düzenlenen 05.01.2023 tarihli rapordan; davacının %20 kusurlu ve %25 maluliyet oranı düşünülerek hak etmiş olduğu sürekli iş göremezlik tazminatının 2023 yılı asgari ücret verilerine göre 1.292.523,80 TL olduğu,

2018 yılı .... poliçe teminat limitinin kişi başı 360.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 360.000,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının 07.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili, 26.04.2016 tarihinde 29695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan 6704 sayılı Torba Kanunun 5. Maddesiyle 2918 sayılı Kanunun 97’inci maddesinde yapılan değişiklik uyarınca hak sahibinin dava açmadan veya icra takibi başlatmadan önce yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevap alınamaması veya verilen cevabın talebi karşılamaması durumunda hak sahibinin dava açma veya tahkime başvurma hakkını doğduğunu, davacı tarafından dava tarihinden önce müvekkili kuruma gerekli belgelerle başvuru yapılmadığından,

tazminat talebi için başvuru şartı yerine getirilmeden açılan davanın usulden reddi gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Genel Şartları gereğince TRH 2010 tabloları ve 1,65 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini, eski genel şartlar gereği 1.8 oranında teknik faiz ile yapılması gerekirken yapılmamış olmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kazaya karışan aracın kusur oranının denetime elverişli olarak belirlenmesi,

bu kapsamda sorumluluğun tayin edilmesi gerektiğini, yargılama aşamasında yapılan kusur incelemesinin denetime elverişli olmadığını, davacının kaza tarihinde küçük olması nedeniyle TMK 369/1 md gereğince bakım/gözetim ve aile başkanının sorumluluğu hükümlerince ailenin de kusurlu olduğunu, hesaplanacak tazminat tutarından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tanzim edilmiş bir rapor olmadığını, bu raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu,

müvekkil şirketin motor gücü 50 CC’nin altındaki motorlu bisikletlerin karıştığı trafik kazaları nedeniyle meydana gelen zararlar bakımından sorumlu olmadığını, aracın teknik özellikleri ve motorlu bisiklet olup olmadığının araştırılmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeniyle davalı .....ndan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Davalı .....na aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, dava dışı ...'ün sevk ve idaresindeki motosikletin trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece; trafik sigortası bulunmayan araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı .....'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunu ispat yükünü de davacı üzerindedir. (Yargıtay 17. HD 08.04.2019 tarih ve 2016/11385 E. - 2019/4251K.)

....

Yönetmeliğinin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ....ına başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde de silindir hacmi 50 cm küpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km'den az olan bisiklet olduğu, 2918 sayılı yasanın 103. maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.

Somut olayda, UYAP sisteminde yapılan sorgulamada dava dışı ...'ün sürücüsü olduğu motosikletin silindir hacminin Yasa koyucu tarafından belirlenen 50 cm küpün üzerinde (silindir hacmi 998) olduğu tespit edilmiş olup, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 12.01.2019 tarihli müzekkere cevabında da, dava konusu motosikletin daha önce trafik sigorta poliçesi düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, mahkemece motosikletin trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olduğuna dair kabulünde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.

Davalı vekilinin bu istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili, davacının gerekli belgeler ile birlikte başvuru şartını usulüne uygun şekilde yerine getirmediğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi hali dahi HMK'nın 115/2. maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğuna göre, başvurunun yapıldığı,

ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksiklik de yargılama aşamasında tamamlanabilecektir. (Yargıtay 4. HD 2021/3042 E.- 2021/1562 K. sayılı içtihatı). Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin dava şartının gerçekleşmediği yönündeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Davalı vekili, kusur durumlarının usulüne uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi TBK'nın 74. maddesinde düzenlenmiş olup, hukuk hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır.

Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.

(Yargıtay HGK 24.12.2014 tarih ve 2014/4-846 E. - 2014/1091 K.) Somut olayda, ceza mahkemesince hükme esas alınan kusur raporunda davacının asli kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, ceza mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmakla, bu kusur oranlarının eldeki dosya bakımından bağlayıcı olmadığı açıktır.

Eldeki dosyada ise ilk derece mahkemesince trafik bilirkişiden alınan raporda davacının %65, motosiklet sürücüsünün %35 oranında kusurlu olduğu, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda ise davacının %20; motosiklet sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için İTÜ Makina Fakültesi Öğretim Üyelerinden oluşan heyetten alınan raporda, dava dışı sürücü ...’ün motosikleti ile, yerleşim yeri içinde yer alan ve yoğun yaya hareketliliği bulunduğu anlaşılan ara sokak niteliği baskın, dar bir yolda, gece vakti seyrettiğini göz önüne alarak, kontrollü seviyede bir hızla, toplu dikkat halinde ve tedbirli davranmak suretiyle seyretmesi,

yol içinde bulunduğunu gördüğü yayaya korna çalarak uyarıda bulunması ve yayanın yanından son derece düşük hızla, kontrollu şekilde ve yayanın olabildiğince uzağından, dikkatli ve tedbirli davranmak suretiyle geçmesi gerekirken, belirtilen hususlara riayet etmediği, yol içinde bulunduğunu gördüğü yayaya herhangi bir uyarıda bulunmadığı, yayanın yakınından, olay yeri şartlarına göre yüksek seviyede olduğu anlaşılan hızını koruyarak,

gerektiği ölçüde dikkatli ve tedbirli davranmaksızın geçtiği, motosikletin yüksek manevra kabiliyetinden yararlanamayıp, etkin fren ve uygun gidon manevrası tedbirleri ile kazayı önlemeye çalışmadığı ve yol içindeki yaya çocuğa çarptığı, savcılık dosyasında alınan 15.08.2018 tarihli kusur raporunda ve eldeki dosyada trafik bilirkişiden alınan 09.11.2020 tarihli raporda sürücünün tali kusurlu sayılmasının isabetli olmadığı; kazanın meydana gelmesinde %60 oranında asli kusurlu olduğu; davacı yaya çocuk ...'ın yaşı küçük olmakla birlikte, olayda oynadığı rol itibariyle dikkatsiz ve tedbirsizce davrandığı,

motorlu taşıtlar tarafından kullanılmakta olan yolda, bu taşıtların kendisi için tehlike arz edecek hareketlerinden sakınmayarak, tedbirsizce ve gelişigüzel biçimde durmakla ve yaklaşmakta olan motosiklete rağmen, yoldaki tehlikeli konumunu değiştirmemekle, kendi can emniyetini kollama hususunda ihmal gösterdiği, kazanın meydana gelmesinde %40 oranında tali kusurlu olduğu.

ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenlen 11.02.2021 tarihli raporda belirtilen kusur derecelerinin uygun olduğu, ancak kusur oranlarının, kazaya karışanların hatalı davranışları ile mütenasip olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.

İlk derece mahkemesince İTÜ Makina Fakültesi Öğretim Üyelerinden oluşan heyetten alınan rapordaki asli/tali kusur tayininin ATK Trafik İhtisas Dairesindeki oranlarla ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle uyumlu olmasına, böylece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmiş olmasına, kazaya etken olan başka bir aracın ya da faktörün tespit edilmemiş olmasına göre, tespit edilen bu maddi vakıa karşısında yeniden kusur raporu alınmasının usul ekonomisi gereğince yargılamaya fayda sağlamayacağı kanaatine varılarak, davalı vekilinin kusur oranlarına yönelik istinaf sebebi reddedilmiştir.

Davalı vekili, tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile. KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. HD 22.06.2021 tarih 2021/3089 E., 2021/3441 K.) İlk derece mahkemesince hükme esas alınan aktüerya raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant metodunun uygulanmış olması yerinde olup, davalı vekilinin bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin maluliyet raporuna ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde. Maluliyete ilişkin alınacak raporların, Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiil.

11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine,

yaralananın çocuk olması halinde ise 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 27.06.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda yaralananın çocuk olması halinde 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmekte ise de, somut olayda kaza tarihi 08.05.2018 olmakla, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri esas alınarak hazırlanmış olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 4. HD 2021/13699 Esas, 2022/9138 Karar sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde değildir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 24.591,60 TL'den peşin alınan 6.147,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 18.443,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28/04/2026

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1786, K. 2026/712, 28 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1786
Karar No
2026/712
Tarih
28 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1794 K.2026/542
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/1794 K.2026/917
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1802 K.2026/426
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1803 K.2026/413
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1815 K.2026/428
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/1815 K.2026/562

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.