KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Dosya no
- 2024/137
- Karar no
- 2024/547
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18.12.2023
- Numarası
- 2023/762 E.
- Davanın konusu
- İhtiyati Tedbire İtiraz
- Karar yazım tarihi
- 14.03 2024
Karar Metni
1.146 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.12.2023 tarih 2023/762 E. Sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekili, davacı ...'in, davalı şirket ortaklarından diğer davacı ...'a ait ...
A.Ş.'nin nama yazılı mevcut 35.000 adet hissesini 1.750.000-TL karşılığında, 01/06/2023 tarihinde taraflar arasında akdedilen hisse devir sözleşmesi ile satın aldığını, davacı ...'in devir bedeli olan 1.750.000-TL'yi devir tarihinde davacı ...'a nakden ve peşinen ödediğini, davacı ...'in davalı şirketten, davacı ...'in ilgili sözleşme ve imza beyannamesini de sunarak işbu devrin, pay defterine işlenmesini ve ilanını talep ettiğini, ilgili tebligatın 02/06/2023 tarihinde şirkete teslim edildiğini, davalı şirket'in, davacının pay sahipliğinden haberdar olmasına karşın,
26/06/2023 tarihli şirket olağan genel kurul toplantısına davacı ...'i davet etmediğini, davacının verdiği resmi vekalet ile temsil hakkına haiz Av....'ın, 26/06/2023 tarihinde toplantı yerine gelerek gerekli kimlik ve belgeleri ibraz etmesi suretiyle toplantıya katılma talebinde bulunmuş olmasına rağmen toplantıya alınmadığını, şirket olağan genel kurul toplantı tutanağında bu durumun belirtildiğini, nama yazılı payların devrinde resmi şekil şartı bulunmamakla birlikte, davalı şirket ana sözleşmesinde de davacının pay sahibi olmasını engeller bir düzenlemenin bulunmadığını,
davacı ...'in pay sahipliği geçerli olup devre ilişkin tüm işlemler hukuka uygun olmasına rağmen, davalı şirket diğer pay sahiplerinin diğer davacı ... ile olan husumetleri sebebiyle, dürüstlük kuralına aykırı ve kötü niyetli olarak davacı ... temsilcisini toplantıya almadığını, davacının davalı şirketin eski genel müdürü olduğunu, iş sözleşmesinin 29/08/2022 tarihinde haksız bir şekilde fesh edildiğini,
davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan kararların hiç bir ticari veya hukuki gerekçeye dayanmadığını belirterek davalı şirketin 26/06/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında gündem maddelerine ilişkin alınan kararların dava sonuçlanana kadar yürütmesinin geri bırakılmasına, tüm genel kurulun iptaline, bunun mümkün olmaması durumunda ise gündemin 3. ve 8. maddelerine ilişkin kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, 26/10/2023 tarihli ara karar ile, dava dilekçesi ve ekleriyle celp edilen davalı şirkete ilişkin ticaret sicil kayıtları ile dava konusu edilen genel kurul toplantı tutanağı ve eklerinin incelenip değerlendirilmesi sonucunda TTK 449. Md de düzenlenen kararın yürütmesinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin yasal koşulların oluştuğu gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile 26/06/2023 tarihli genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili, 02/05/2023 tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbir kararına itirazlarını sunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, 18/12/2023 tarihli ara karar ile, verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olup kararın kaldırılmasını veya değiştirilmesini gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili, HMK 389 vd maddelir ile geçici hukuki koruma olarak düzenlenen ihtiyati tedbire hükmedilebilmesi için mevcut durumda meydana gelebilecek değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesi zorlaşması ya da imkânsız hale gelmesi ihtimali ve gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğmasından kaygı edilmesi şartlarının aynı anda mevcut olması gerektiğini, bu şartların yanı sıra ihtiyati tedbir talep eden tarafın haklılığını ortalama olarak ispatlaması gerektiğini, davacının tüm iddialarının açıkça hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının haklılığını yaklaşık olarak ispatlayamadığını,
mahkemece müvekkili şirket yetkilisi ...'in doğrudan mernis adresine TK Madde 21/2 şerhi verilerek tebligat yapılmasının usulsüz olduğunu, müvekkilinin bu tebligattan haberinin olmadığını, bu nedenle TTK madde 449 hükmü gereğince görüş bildiremediğini, TTK madde 491/1 gereğince bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı payların, ancak şirketin onayı ile devrolunabileceğini, davacı ...'ın devir aldığı hisselerle ilgili olarak alacağının büyük kısmının ödenmediğinden işbu hisse devir sözleşmesinin, müvekkili şirketin onayı olmadığından hukuken geçersiz olduğunu,
...'in kanunen pay sahibi sıfatı bulunmadığından ne kendisinin ne de özel vekaletname ibraz etmeyen vekilinin toplantıya katılma hakkının bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; davacılar arasında bir kısım hisselerinin devredildiği iddia olunan anonim şirketin 26.06.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali ve dava sonuna kadar yürütülmesinin tedbiren geri bırakılması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
TTK'nın 449. maddesi gereğince genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.
HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Somut olayda ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekili, davalı şirketin diğer pay sahiplerinin, payını devreden davacı ... ile olan husumetleri sebebiyle, dürüstlük kuralına aykırı ve kötü niyetli olarak pay devralan davacı ...'in temsilcisini 26/06/2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına almadıklarını, davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan kararların hiç bir ticari veya hukuki gerekçeye dayanmadığını iddia ederek,
davalı şirketin 26/06/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali, bunun mümkün olmaması durumunda ise gündemin 3. ve 8. maddelerinin iptali istemiyle açtığı davada, genel kurul kararlarının icrasının geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre yapılan değerlendirmede, her ne kadar davacıların iddialarında haklı olup olmadıkları yargılama sonunda tüm deliller toplandıktan ve incelendikten sonra ortaya çıkacak ise de, davaya konu genel kurul kararı uygulandığında, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ve davaya konu genel kurul kararının butlanına veya iptaline karar verilmesi halinde, hükmün infaz kabiliyeti ortadan kalkabileceği gibi, telafisi güç ya da imkansız durumlar ortaya çıkacağı ve yeni uyuşmazlıklar doğacağı kuşkusuzdur.
Bu durumda, TTK'nın 449. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların yürütmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuka ve dosya kapsamına uygun bulunmakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/137, K. 2024/547, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama