KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1521
- Karar no
- 2024/2067
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27.06.2024
- Numarası
- 2024/287 E.
- Talebin konusu
- İhtiyati Tedbir
- Karar yazım tarihi
- 05.12.2024
Karar Metni
1.095 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.06.2024 tarih 2024/287 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen (davacı) vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve ortağı pozisyonunda olan dava dışı ... ve ...'in müvekkiline ait hisseleri gerçek değerinin 1/5'i değerinde bir meblağa satın almak istediğini, ancak müvekkilinin buna razı olmadığını, bu ortakların diğer ortakları yanlarına çekerek müvekkilini ve şirketleri zarara uğratarak müvekkilini icbar etmek yolunu seçtiklerini, iptali talep edilen 05.04.2024 tarihli genel kuruldan önce davalı şirketin yönetim kurulunun müvekkili ..., yeniden yönetim kurulu üyeliğine seçilen dava dışı ..., ... ve ...'den ibaret iken,
dava konusu genel kurulda müvekkilinin görevinin zımnen sona erdirildiğini, müvekkilinin yönetim kurulundan zımnen azledilmesini gerektirir herhangi bir objektif nedenin ortaya konmadığını, müvekkilini yönetimden dışlamak ve mali haklardan mahrum etmek amacıyla hareket edildiğini, yeni yönetim kurulunun önceki seçimle belirlenen süre dolmadan atandığını, alınan kararın infazında tereddüt bulunduğunu, yönetim kurulu üyelerine ödenmesi kararlaştırılan ücretin fahiş ve bilanço ile uyumsuz olduğunu iddia ederek;
davalı şirketin 05.04.2024 tarihli genel kurul toplantısının 4. nolu gündem maddesi ile görüşülüp karara bağlanan yönetim kurulu seçimi ve önceki yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın esas hakkında karar verilinceye dek yönetim kurulunun 05.04.2024 tarihli genel kurul öncesindeki hali ile teşekkül ettirilmesi şeklinde yürütmesinin geri bırakılmasına, 5. nolu gündem maddesi ile görüşülüp karara bağlanan yönetim kurulu üyeliği sona eren müvekkiline 01.04.2024 tarihinden itibaren ücret ödenmemesine,
bu tarihten itibaren yeni seçilen yönetim kurulu üyelerine ayrı ayrı aylık net 300.000,00 TL ücret/huzur hakkı ödenmesine dair kararın esas hakkında karar verilinceye dek ...'ya net 110.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine, ... ve ...'e huzur hakkı ödenmemesi şeklinde yürütmesinin geri bırakılmasına, ayrıca ortaklar arasındaki niza hali gözetilerek davalı şirket yönetiminin tedbiren re'sen belirlenecek bir kayyım heyetine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra, dosya üzerinde yapılan inceleme üzerine verilen 27.06.2024 tarihli ara karar ile, ihtiyati tedbir yolu ile ancak haklı sebeplerin varlığı ve uyuşmazlığın konusunu oluşturması halinde şirket yöneticilerin yönetim hakkı ve temsil yetkilerinin sınırlandırılabileceği, dosyanın bulunduğu aşama ve delil durumu itibariyle HMK'nın 390/1. maddesinde öngörülen yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği,
bu aşamada dosya ve mevcut delil durumuna göre ihtiyati tedbir konusunda yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davaya konu 05.04.2024 tarihli genel kurulda alınan 4 ve 5 nolu kararların yürütülmesinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebi ile şirkete kayyım atanması talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, ilk derece mahkemesince tedbir taleplerinin hukuka aykırı biçimde reddedildiğini, dosyaya sundukları uzman görüş raporunda da tespit edildiği üzere davalı şirketin yönetici ücretlerinin 4 ayda iki defa zamma tabi tutulduğunu, ayrıca ... ve ...'in her ne kadar yönetim kurulu üyesi olarak görevli olsalar da gerçek bir yöneticilik yapmadıklarını, şirketin tek gerçek yöneticisinin ... olduğunu, uzman görüş raporunda gerçek yönetici ücretinin 110.000,00 TL olduğunun ortaya konduğunu,
davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ortaklarından ... ve ...'in iktisadi bütünlük içerisindeki diğer iki şirketin daha yöneticisi pozisyonunda bulunarak buralardan da ücret aldıklarını, yöneticilerin uyuşmazlığa konu genel kurulda kendilerine tayin ettikleri ücretin, davalı şirketin brüt satış karının %40'ına tekabül ettiğini, talep edilen tedbirin, davalı şirket ve yöneticileri açısından da telafisi güç yahut imkansız zararlar doğuracağının düşünülemeyeceğini, ilk derece mahkemesinin reddettiği diğer tedbir taleplerine itirazlarının bulunmadığını, şirket yönetiminin kayyıma bırakılması isteminin,
şirketin organsızlığından kaynaklı değil taraflar arasında uyuşmazlık doğmuş olduğundan yöneltildiğini, müvekkilin ortaklıktan kaynaklı haklarının ihlaline sebebiyet verildiğinin ve alınan kararın haksızlığının apaçık ortaya konması karşısında fahiş huzur hakkı tayini yönündeki genel kurul kararının yürütmesinin geriye bırakılmasına yönelik taleplerinin anlaşılması için talepte bulunduklarını belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, anonim şirket genel kurulunda alınan kararların iptali davasında, yönetim kurulu seçimi ve yönetim kurulu üyelerine ücret/huzur hakkı ödenmesine dair kararların yürütmesinin geri bırakılması ve davalı şirkete denetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
HMK'nın 390/3 maddesinde, ihtiyati tedbir isteğinin kabul edilebilmesi bakımından, ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, yasanın gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimâl de olsa aksinin mümkün olduğu ihtimâlini de gözardı edemez.
Dava açılmış olması tek başına ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirmez. Karar tarihi itibariyle davacının ileri sürdüğü deliller tam olarak toplanmamış ve incelenmemiş ise yargılama aşamasında delillerin toplanıp incelenmesinden itibaren tedbir istemleri konusunda tekrar mahkemenin yaklaşık ispat şartları çerçevesinde talep üzerine değerlendirme yapabileceği açıktır.
Talep ve karar tarihi itibariyle, yönetim kurulu seçimi ve önceki yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin karar ile yeni seçilen yönetim kurulu üyelerine ayrı ayrı aylık net 300.000,00 TL ücret/huzur hakkı ödenmesine dair kararın yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığının belirlenmesine, şirkete yönetim kayyımı atanması talebi yönünden dosyadaki mevcut deliller ile davanın mahiyeti, davalı şirkette organ boşluğunun bulunmaması,
yaklaşık ispat kuralıyla birlikte değerlendirildiğinde bu yönde de ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığının belirlenmesine göre, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına ve yaklaşık ispatın yerine getirilememesine göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1521, K. 2024/2067, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama