KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/853
- Karar no
- 2025/968
- İncelenen kararın mahkemesi
- AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/04/2024
- Numarası
- 2024/28 Esas - 2024/254 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Karar yazım tarihi
- 23/06/2025
Karar Metni
798 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki davadan dolayı Aydın Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 30/04/2024 gün ve 204/28 E. - 2024/254 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için başkan tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, 08/07/2019 tarihinde, davalıların sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı sigortasız aracın sebebiyet verdiği kaza sonucu malul kalan dava dışı üçüncü kişiye tazminat ödediklerini, davalı sürücünün aynı zamanda alkollü olduğunu, ... Yönetmeliğinin 16. Maddesi gereğince müvekkilinin yaptığı ödemeler için aracın işleteni ve sürücüsüne rücu etme hakkı doğduğunu, bu hakkın tahsili için başlatılan takibe itiraz edildiğini, ileri sürerek davalıların itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, ikametgahlarının ... ilçesi olması nedeniyle bu yer Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, zamanaşımına uğradığını ileri sürerek hem bu yönlerden hem de esasa ilişkin olmak üzere davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; eldeki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. Maddesi gereğince mutad ve ticari dava niteliği taşımadığı, davacı ve davalı malikler arasında sigorta ilişkisinden bahsedilemeyeceği, davacının tacir ve ticari şirketi olmadığı, görevli mahkemesinin haksız fiil hükümleri gereğince Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, dava dilekçesi içeriğini aynen tekrar ederek müvekkilinin ... Yönetmeliği'nin 16. Maddesine gereğince karşı tarafa rücu etme hakkı doğduğunu, görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu davalı şirketin tüzel kişiliğe haiz tacir sıfatı bulunduğundan nisbi ticari dava olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir.
GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın dava şartı yoklundan usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren Yasanın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesi ilamlarında, zarar görenin davalı ...' na açtığı davada,...'nın sorumluluğunun sigortacılık yasasından kaynaklanması ve Sigorta Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6.kitabında 1401 ile devamı maddelerinde düzenlenmesi nedeniyle, dava ticari dava olduğundan, ticaret mahkemelerinin davaya bakmakla görevli olduğu, ...'nın hak sahibine ödeme yapması nedeniyle, ... Yönetmeliğin 16. maddesine dayanarak,zarara neden olan davalılara karşı yönelttiği rücu davasının, mutlak ticari dava olmadığı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle, genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmektedir.
Somut olayda, ... Yönetmeliğin 16. Maddesine dayanarak, davacı taraf hak sahibine ödediği paranın haksız fiil nedeniyle zararının davalılardan tahsiline yönelik icra takip dosyasındaki itirazın iptalini istemektedir. Bu bakımdan davacı ödeme yaptığı gerçek kişi olan üçüncü kişinin halefi olarak eldeki davayı açmış olup halefi olan kişi tacir değil gerçek kişi şahıstır. Bu bakımdan mutlak ticari ticari dava niteliği bulunmaktadır.
Zarar gören üçüncü kişinin halefi olarak dava açıldığına göre her ne kadar davalılardan biri şirket olsa da yerine geçecek dava açılan üçüncü kişi tacir olmadığından taraflar arasında nisbi ticari dava niteliğini de bulunmamaktadır. Bu halde mahkemece hem talep üzerine hem de resen gözetilmesi gereken göreve ilişkin hususlar dikkate alınarak görevsiz olunması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir.
Ancak görevsizlik kararı veren mahkemece davada görevliymiş gibi görevli mahkemenin yerine geçilerek ... Asliye Hukuk Mahkemesine yetkisizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştır. Başka bir anlatımla davalı tarafın yetkiye ilişkin itiraz konusunda karar verme yetkisi Aydın Asliye Hukuk Mahkemesinde olduğu halde o mahkemenin yerine geçerek görevsizlik kararı verilmesi usule uygun bulunmamıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının esasa ilişkin istinaf istemleri incelenmeksizin resen kaldırılmasına karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/853, K. 2025/968, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama