KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2022
- Dosya no
- 2020/985
- Karar no
- 2022/52
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/10/2019
- Numarası
- 2018/376 -2019/1117
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- B.a.m. karar tarihi
- 26.01.2022
- Karar yazım tarihi
- 26.01.2022
Karar Metni
791 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İSTEM; Davacı, davalı şirketin 11629396 numaralı su abonesi olduğunu ve bu aboneliğin ödenmeyen 2015 yılı 2,4,5,6,7,8,9,1011 aylarına ilişkin atık su borcundan dolayı davalı hakkında İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2018/1736 Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20 si oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı, su aboneliğinin olduğu yerden daha önce tahliye edildiğini ve ticari faaliyetlerine son verdiğini, icra takibine dayanak yapılan 2015 yılına ait 10 aylık borcun şirkete ait olmadığını, şirketin atık su borcu olmadığını, davaya dayanak belgeleri tebliğ ettirmeyen davacının kötü niyetli olduğunu, şirketin atık su kullandığına ilişkin olarak davacı tarafça şirkete herhangi bir tutanak tebliğ edilmediğini, davacının faiz talep edemeyeceğini, talep edilen faizin haksız ve fahiş olduğunu, davacının tekel konumda olup genel kamu hizmeti sunduğundan takipte yasal faiz isteyebileceğini, KDV talep edilemeyeceğini,
alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek, davacının İİKnın 67/2 maddesi gereğince alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine ve davanın reddini talep etmiştir..
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
Mahkemece, davalının, davacı belediye tarafından yapılan ihtarlara uymaması nedeni ile resen atık su abonesi olarak kayıt altına alındığı, davalının defterlerinde bu kayıtların bulunmamasının kendisini atık su abonesi olmaktan kurtarmayacağı gerekçesi ile davanın kabulü ile, İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2018/1736 Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin devamına, 10.131,64 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN
Davalı şirket istinaf talebinde bulunmuştur.
BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesinin tekrarla, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, talep edilen faiz miktarı ve yıllık 16.8 faiz oranının fahiş olduğunu ve faize KDV talep edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, abonelik sözleşmesi nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının atık su bedelinden sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarının tespitinden kaynaklanmaktadır. Mahkemece davacı kurumdaki taahkuk bedelleri esas alınmak suretiyle davalı şirketin 2015 yılı 2,4,5,6,7,8,9,1011 aylarına ilişkin atık su borcunun bulunduğu ve asıl alacak miktarının tespit edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davalının bu yöne ilişkin istinaf itirazları kabul görmemiştir.
Talep edilen gecikme faizi ve faize uygulanan KDV yönünden istinaf itirazının incelenmesinde. Tarifeler Yönetmeliğinin 24.maddesinde, ''Tahsilatı hızlandırmak ve abone borçlarının süresi içinde tahsil edilebilmesi için; abonelere bırakılan ihbarnamedeki tutarın, son ödeme tarihine kadar ödenmemesi halinde gecikme faizi ilave edilir. Gecikme faizi oranlarını belirlemede Yönetim Kurulu yetkilidir'' düzenlemesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Anılan hüküm uyarınca fatura bedeline faiz ve bu bağlamda faize KDV uygulanabilmesi için faturaların davalının abonelik adresine tebliğ edildiğinin veya bırakıldığının ispatlanması zorunludur. Bu hususun ispatlanamaması halinde fatura bedeline faiz uygulanması mümkün değildir.
Davacı kurum tarafından faturaların davalı şirkete tebliğ edildiği veya abonelik adresine bırakıldığı iddia ve ispat edilemediğine göre mahkemece ödenmeyen atık su bedeli üzerinden faiz ve faizin KDV sine hükmedilmesi yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile işlemiş faiz ve faize KDV uygulanması yönünden ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2020/985, K. 2022/52, 26 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama