KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2024
- Esas no
- 2021/1080
- Karar no
- 2024/143
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2019/169
- Karar no
- 2021/204
- Dava tarihi
- 17/05/2019
- Karar tarihi
- 02/03/2021
- Dava
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Kararın yaz. tarih
- 26.01.2024
Karar Metni
1.727 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.03.2021 tarih ve 2019/169 Esas, 2021/204 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle. Davalı ... A.Ş. ortağı ve yöneticisi ...'ün talebi üzerine, müvekkili şirket ortağı mimar ... tarafından Haziran 2017 tarihinde davalı şirketin yüklenici bulunduğu ...
Üniversitesi Eğitim Kampüsü inşaatı projelerine başlandığını, proje kapsamında müvekkili şirketçe gerekli ön inceleme ve ölçümlerin yapıldığını, bununla birlikte mevcut laboratuvarlar, etüd salonları, kütüphane ve amfilerin ölçümlerinin yapıldığını, bu çalışmalar sonucunda ... Üni.
Tıp Fakültesi Dekan ve öğretim görevlileriyle, önce ihtiyaç programı üzerine daha sonra da sunumlar sırasında yaklaşık 15 toplantı yapıldığını, bu toplantılar ve kritikler sonucunda 9 Alternatif proje sunulduğunu ve bu sunumların plan, kesit ve cepheler de dahil olmak üzere pdf ve üç boyutlu görseller olarak gerçekleştirildiğini, bunun yanı sıra yaklaşık maliyet hesapları yapılarak,
davalı şirketin ortak ve yöneticisi ... ve muhatap şirket mimarı ...'in il alternatifli olarak en düşük maliyet olacak şekilde çalışmalar yapıldığını, Haziran 2017 tarihinden başlanılan çalışma için 17 ay geçmesine karşı uygulama projesi yapılması talimatı verilmemesi, projeden vazgeçildiğine dair de bir açıklama yapılmaması karşısında müvekkili şirketçe, davalıdan 30.10.2018 tarihli maille;
ileride uygulama proje bedelinden düşülmek üzere, 31.250 TL + KDV Avan proje bedelinin ödenmesi istendiğini, davalı şirketçe de projenin devamı ihtimalinin bulunduğu belirtilerek ne ödeme yapılmaya yanaşıldığını ne de işin iptal olduğuna daire bir beyanda bulunulduğunu, bunun üzerine davacı tarafın , davalı şirkete ihtarname gönderdiğini, tüm mimari proje bedelinin %25 i olarak kabul edilen Avan Proje Bedelinin ödenmesini istediklerini, yapılan işin ne olduğu,
projenin boyutları, uygulama projesine başlanmamış olsa da avan proje için yapılan çalışmalar ve iş sahiplerinin talebi üzerine yapılan değişiklikler, sunumlar, maiyet hesaplamaları vb. işlerin taraflarca kabul edildiğini, 18 ay üzerinde çalışılan bir projenin, bu süreçte yapılan emek ve giderlerin ödenmesini talep ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, avan proje bedeli ve diğer zorunlu giderler olarak 31.250 TL + KDV ve 256,48 TL ihtamame masrafının ihtarın tebliğ tarihi olan 08.02.
2019 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle. Üçüncü kişinin fiilini taahhüt durumunun davanın tarafları arasında mevcut olmadığını, bununla birlikte müvekkili davalının, davacı karşı yana idarenin ihale edeceği işin mutlaka hayata geçirileceğinin taahhüt etmediğini, bu sebeple projenin uygulamasından vazgeçilmiş olması sebebi ile kendilerine bellirttikleri miktarda borçlu olmadıklarını, ...
Üniversitesinde yapılması planlanan projenin hayata geçmemesi sebebi ile müvekkili davalı firmanın da ekonomik anlamda mağdur olduğunu, fakat davacı tarafın, müvekkili davalı firmanın kendilerine ihale konusu işin mutlaka hayata geçirileceğini taahhüt etmemiş olmamasına rağmen, mağdur olunduğunu iddia ederek davayı açmalarının kötü niyetli olduğunu, davacı taraf ile yapılan müzakereler sırasında ihaleye konu işin hayata geçirilmemesi halinde kendilerine şu kadar ücret ödenecektir vs. bu anlama gelen bir diyalog, yazılı sözleşme vs. de tanzim edilmediğini, projenin uygulanmamasının müvekkili davalıdan kaynaklı bir sebebe dayanmadığı,
ihale konusu işin maliyetinin, idarenin tahmin ettiğinden çok yüksek olduğunu, ... Üniversitesi yönetimi yaptırmak istediği projenin fizibilite çalışmaları kapsamında davacı firma tarafından icra edilen çalışmalar sonucunda maliyetin tahminden fazla olması ve bütçe imkanları ile karşılanmasının mümkün olmadığını görmesi karşısında, projeyi hayata geçirmekten vazgeçtiğini, bu sebeplerle işin uygulama projesi haline gelmemesi,
müvekkili davalı firmadan kaynaklı olmadığını, davalının yapmış olduğu çalışmalar sonucunda ortaya çıkan çizimlerin, işi nihayete erdirecek boyuta ulaştığı yönündeki iddialarını kabul etmediklerini ve ücret olarak talep edilen bedelin de bu sebeple müvekkili davalı tarafından fahiş olarak bulunduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesinin 02.03.2021 tarih ve 2019/169 Esas, 2021/204 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 1-31.250,00- TL (KDV dahil) alacağın temerrüt tarihi 08.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından verilen 01.06.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
-Davanın görevli olmayan mahkemede görülüp karara bağlandığını, görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu,
-Dava dilekçesinde "sonuç ve istem" kısmında 31.250-TL + KDV tutarın müvekkili davalı tarafça ödenmesinin talep edildiğini, oysa kararda KDV dahil 31.250 TL ödemesinin hüküm altına alındığını, 31.250-TL'nin %18 oranında hesaplanması gereken KDV tutarının 5.625 TL olduğunu, davanın reddedilen tutarının bu kadar olduğunu, lehlerine hükmedilen 256,48 TL avukatlık ücreti tarifenin belirtilen hükme aykırı olduğunu, reddedilen miktarın 5.625 TL üzerinden avukatlık ücreti hükmedilmesinin gerektiğini,
-Projenin hayata geçirilmemesinin sorumlusunun davalı olmadığını, imalatın tahmin edilen bütçeden çok fazla hesaplanmasının bu projenin hayata geçmesine mani olduğunu, bu projeye müvekkili davalının uzunca bir zaman emek, mesai ve para harcadığını, projenin hayata geçmemesinden müvekkili davalı firmanın da ekonomik anlamda mağdur olduğunu, bu iş ile ilgili olarak müvekkili firmanın, davacı karşı yan firmaya üçüncü kişinin fiilini taahhüt anlamına gelen herhangi bir vaatte bulunmaması rağmen, sorumluymuş gibi talep edilen ücretin neredeyse tamamını ödemekle mahkum edilmesinin hakkaniyetle bağdaşan bir uygulama olmadığını,
kabul anlamına gelmemekle birlikte hakkaniyet oranında bir indirim yapılmamasının da doğru olmadığını, dosya kapsamında yaptıkları savunmaların neden muteber olmadığına dair herhangi bir değerlendirme, deliller ile ilişkilendirme durumu da gerekçeli kararda olmadığı için ilk derece mahkemesinin almış olduğu kararın müvekkili firmayı hukuken ikna edemediğini,
Belirterek istinaf başvurularının kabulü ile, yapılacak inceleme neticesinde HMK. 353 (a) hükmü gereğince hüküm tesis edilmesine, aynı maddenin 3.fıkrası gereğince dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde 341 vd. maddelerindeki diğer yasal düzenlemeler gereğince ilk derece mahkemesinin ihdas ettiği kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
Taraflar arasında davalının yüklenicisi olduğu ... Üniversitesi Eğitim Kampüsü İnşaatının avan projesinin yapımı hususunda eser sözleşmesi bulunduğu, davacının yüklenici, davalının ise iş sahibi olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Davacı şirketin ve davalı şirketin tacir olduğu, uyuşmazlığın eser sözleşmesi kapsamında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. Maddesi uyarınca ticari dava olduğu ve uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden davalı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Davacı yüklenicinin, eser sözleşmesi kapsamında avan projenin hazırlandığını ancak eser bedelinin davalı iş sahibi tarafından ödenmediğini belirterek avan proje bedeli +KDV ve ihtarname masrafının tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği; taraflar arasındaki eser sözleşmesinin sözlü olarak kurulduğu,
davacının davalıdan avan proje bedelini TBK'nın 481.maddesi kapsamında isteyebileceği, işin yapıldığı 2017 yılı mahalli piyasa rayiçleri dikkate alınarak eserin değeri, yüklenicinin gideri dikkate alınmak suretiyle davacının yapmış olduğu eserin bedelinin denetime ve hüküm kurmaya elverişli kök ve ek raporda 32.303,00 TL+KDV olarak belirlendiği,
serbest piyasa rayiçlerinin işin serbest piyasa KDV dahil oluşan bedelini gösterdiğinden serbest piyasa rayici olarak belirlenen bedele ayrıca KDV eklenmeyeceğinden, Mahkemece taleple bağlı kalınarak 31.250,00TL'nin kabulüne karar verilmesinde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Somut olayda, davacının talebinin 31.250,00 TL + KDV olduğu ve yargılama esnasında %18 KDV miktarı olan 5.625,00TL üzerinden eksik yatırılan harcın tamamlatıldığından reddedilen kısmın 5.625,00TL olması dikkate alınarak vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken reddedilen kısmın "ihtarname masrafı olan 256,48 TL üzerinden hesaplanması usule ve yasaya uygun olmadığından davalı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmüştür.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; yasal düzenlemeler ve yargısal içtihatlar karşısında, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak, Dairemizce yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/1080, K. 2024/143, 26 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama