KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi Kararın Yazıldığı
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2026
- Esas no
- 2025/1247
- Karar no
- 2026/141
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/07/2018
- Esas no
- 2018/881
- Karar no
- 2021/265
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/07/2018
- Tarih
- 09.02.2026
Karar Metni
1.709 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.03.2021 tarih ve 2018/881 Esas, 2021/265 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Dairemizin 30.11.2023 tarih ve 2021/899 Esas, 2023/1768 Karar sayılı kararı ile istinaf kanun yoluna başvuruların reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 26.06.2025 tarih ve 2025/1479 Esas, 2025/2594 Karar sayılı kararı ile kararının bozularak dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine dosya yukarıda yazılı esasa kaydedilip duruşmalı olarak yapılan yargılama neticesinde gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle. Taraflar arasında ...
Kültür Merkezinde bulunan konferans salonunun akustik kaplama işi, elektronik ses, sahne ışık, görüntü sistemlerinin malzeme ve kurulumu konusunda yapılan sözleşme ile davacının 1.560.000,00-TL + KDV ile işi yapmayı üstlendiğini, sözleşmenin dayanağı fiyat teklifine göre sözleşme kapsamında kurulumu yapılacak olan malzemelerinin bedelinin ayrıca ve açıkça KDV hariç 1.050.050,00-TL olarak kararlaştırıldığını,
daha sonra 16.11.2017 tarihinde bir kısım ek işler için sözleşme imzalandığı ve akabinde sözleşme konusu kültür merkezinin ahşap giydirme işleri için de taraflar arasındaki sözlü mütabakat gereği davacı tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, davacının söz konusu işleri ifa ettiğini, davalıya toplam 1.525.681,19-TL lik sekiz adet fatura kestiğini, davalı tarafından parça parça olmak üzere toplam 523.000,00-TL ödeme yapıldığını, böylelikle davacının 1.002.681,19-TL alacağının kaldığını, bu alacağının ödenmemesi üzerine izmir 19. İcra Dairesinin 2018/8210 Esas sayılı icra takibine girişildiğini,
davalının haksız olarak yetkiye ve borca itirazı nedeni ile takibin durduğunu, taraflar arasındaki sözleşmedeki yetki şartı nedeniyle yetki itirazının haksız olduğunu, borcun ödenmediğini, davalının daire karşılığı ödeme yaptığı savunmasının mesnetsiz olduğunu, ödeme itirazının HMK 200 maddesi kapsamında usulüne uygun olarak ispatlanması gerektiğini ileri sürerek,
öncelikle yetki itirazının reddine, sonrasında İzmir 19 İcra Dairesi'nin 2018/8210 esas sayılı icra takibindeki borca itirazın iptaline, takip talebindeki şartlar dahilinde takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin adresinin İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesinde bulunduğunu, icra takibi konusunda Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün, dava konusunda Bakırköy ATM'nin yetkili olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacı ile müvekkili arasında ...Kültür Merkezi Konferans salonunun akustik kaplama elektronik sahne ışık görüntü ve ses sistemlerinin kurulması ve buna ilişkin malzeme listesinin de belirli olduğu anahtar teslim sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme gereği davacı tarafın edimin tam anlamıyla eksiksiz yerine getirilmediğini,
sözleşme ekinde yer alan malzeme listesinde belirtilen ürünler yerine daha düşük kalitede ürünler hatalı ve kusurlu şekilde monte edildiğini bir kısmın hiç monte edilmediğini, bu nedenle asıl işverenin işi teslim almadığını, işin sözleşmeye uygun ifa edilmediğinin keşfen belirlenebileceğini, edimin ayıplı ve eksik ifası nedeniyle müvekkilinin ciddi zarar gördüğünü, bu zararın davacı tarafından tazmininin gerektiğini, buna rağmen müvekkilinin edimini tam olarak yerine getirdiğini davacıya 523.000,00-TL ödeme yaptığını, ayrıca sözleşmenin 7.1 maddesi uyarınca müvekkili şirketin sahibine ait 1.150.000-TL bedelli ... ili,... ilçesi, ....
Mah., .... ada, ... parseldeki gayrimenkulün ....kat ..nolu bağımsız bölümünün davacı şirkete devir edildiğini, bu gayrimenkulün satış bedelinin 1.150.000-TL olup bu bedelden 835.000-TL'lik kısmın yapılacak iş nedeniyle müvekkilinin davacıya olan borcundan mahsup edildiğini, müvekkili tarafından davacı adına SGK prim ödemesi,
gider ve masraf ödemeleri yapıldığını, müvekkili tarafından nakden ödenen bedel, devredilen gayrimenkul, davacı adına ödenen SGK primleri, masraf ve giderler sebebiyle müvekkilinin davacıya borçlu değil davacıdan alacaklı olduğunu, takip konusu borcun dayanağı olarak gösterilen faturaları ve içerikleri kabul etmediklerini, faturalar ile sözleşmedeki malların birebir aynı olmadığını, bu durumun müvekkili tarafından kabul edilmediğini, fatura içeriklerini kabul etmediklerini ileri sürerek davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.03.2021 tarih ve 2018/881 Esas, 2021/265 Karar sayılı kararı ile özetle; ''..Davanın kısmen kabulüne, İzmir 19. İcra Dairesi'nin 2018/8210 esas sayılı takibinde davalının borca itirazının kısmen iptaline, 202.681,19 TL alacağın takip tarihinden itibaren avans faizi ile tahsili bakımından takibin devamına, fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine,alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,davacının kötü niyeti sübuta ermediğinden ve şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine '' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF
İlk derece Mahkemesi kararının taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 30.11.2023 tarih ve 2021/899 Esas, 2023/1768 Karar sayılı kararında özetle; ''...Davalı iş sahibi ayıplı ve eksik imalâtları kendisinin giderdiğini ve tamamlattırdığını iddia ettiği, yerleşik içtihatlara göre karine olarak iş sahibine imalâtların teslimine kadar yapılmış bulunan imalâtların tümünün yüklenici tarafından yapıldığının kabul edildiği, 15/10/2018 tarihli geçici kabul sonrasında düzenlenen 05/11/2018 tarihli tutanakta eksik ve kusurlu işlerin tamamlandığının belirtildiği,
Mahkemece hükme esas alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporundaki tespitler, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu, Tekirdağ Valiliği'nden temin edilen ihale dosyalarındaki bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamından davalı iş sahibinin eksik ve kusurlu işlerin kendisi tarafından giderildiği ve tamamlandığını ispatlayamaması,
buna göre ilk derece mahkemesi tarafından davacı yüklenicinin eser meydana getirme borcunu fen ve sanat kurallarına yapım işleri genel şartnamesi ve yapım işleri muayene ve kabul yönetmeliğine uygun olarak bitirdiğine ilişkin kabulünde; yine davalı tarafından davacı adına SGK ödemesi, masraf ve giderler ödendiği savunması yönünden SGK makbuzundaki iş yeri numarasının davalının iş yeri numarası olması ve tüm dosya kapsamından davacı adına ödeme yapıldığını ispatlayamamasına ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında yapılan eser sözleşmesinin 7.1 maddesinde sözleşme imzalandıktan hemen sonra 800.000,00-TL bedelli bir taşınmazın mülkünün yükleniciye devredileceğinin belirtildiği, 12.05.2017 tarihli tarafların ve dava dışı .... Adi ortaklığının imzaladığı protokol isimli belgede dava dışı ... AŞ ve .... AŞ'nin 1/2 oranında hissedar olduğu,... ili,... ilçesi, ...
Mah. ... ada, ...parsel, ..yeni numarası .. nolu) bağımsız bölümün davalı iş sahibinin sözleşme taahhüdü gereği davacı yükleniciye devri konusunda anlaşıldığının belirtildiği ve söz konusu bağımsız bölümün davacı yüklenicinin temsilcisi olan ....'e 12/05/2017 tarihli 15817 yevmiye numaralı gayrimenkul satış sözleşmesi devredildiği, davacı tarafça bu devrin dava konusu sözleşme ve taraflar arasındaki ticari ilişkiden bağımsız olarak devredildiğinin ispatlanamaması;
davacı tarafın bağımsız bölümün ticari ilişkiden bağımsız olarak 300.000,00 TL bedelle.... tarafından satın alındığı iddiasının ilk derece mahkemesi tarafından davacının süresinde sunulmadığından incelenmesine muvafakat etmediğini bildirdiği "10.05.2017 tarihli alacak temliki" ibareli belge ile "10.05.2017 tarihli borç temliki" ibareli belgelere değil taraflar arasındaki sözleşme,12.05.2017 tarihli protokol ve tapu kayıtları esas alınarak itibar edilmemesi;
ayrıca takibe konu alacağın likid olmayıp yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilememesinde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurularının HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine'' dair karar verilmiştir.
TEMYİZ
Dairemiz kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 26.06.2025 tarih ve 2025/1479 Esas, 2025/2594 Karar sayılı bozma ilamında özetle; ''..Davalı .... Şti. 20.12.2021 tarihinde genel kurul kararına istinaden ticaret sicilinden terkin edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı ise 30.11.2023 tarihlidir.
Bölge Adliye Mahkemesinin terkin suretiyle tüzelkişiliği sona eren davalı şirket hakkında nihai karar vermesi mümkün değildir. Davalı ... Şti.’nin ihya edildikten sonra uyuşmazlığın esasına ilişkin bir karar verilmesi gerekirken tüzelkişiliği sona eren şirket hakkında karar verilmesi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.'' şeklinde karar verilmiştir.
Dairemizce Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin anılan bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir.
DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında düzenlenen sözleşme ve ek sözleşme ile konferans salonunun akustik kaplama, elektronik ses, sahne ışık, görüntü sistemlerinin malzeme ve kurulumu, ahşap giydirme işinin kararlaştırıldığını, işin tamamlandığı halde bakiye iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, takip talebindeki şartlar dahilinde takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili aracılığıyla sunduğu cevap dilekçesinde; sözleşmede kararlaştırılan edimin tam anlamıyla eksiksiz yerine getirilmediğini, sözleşme ekinde yer alan malzeme listesinde belirtilen ürünler yerine daha düşük kalitede ürünler kullanıldığını ve kusurlu şekilde monte edildiğini, bir kısmın hiç monte edilmediğini, iş bedelinin tümünün ödendiğini, davalının alacaklı olduğunu, takip konusu borcun dayanağı olarak gösterilen faturaları ve içerikleri kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve 16.01.2017 tarihli ek sözleşme ile kültür merkezinin akustik kaplama, elektronik ses, sahne ışık, görüntü sistemlerinin malzeme ve kurulumu ile ahşap giydirme işinin yapımı kararlaştırılmıştır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Yargılama devam ederken davalı .... Şti. 20.12.2021 tarihinde genel kurul kararına istinaden ticaret sicilinden terkin edilmiştir. Davalı, dava tarihi itibariyle ticaret siciline kayıtlı ve tüzel kişiliği haiz iken, ticaret sicilinden terkin edilmekle hak ehliyeti ve bu suretle taraf ehliyeti sona ermiştir. Terkin suretiyle tüzelkişiliği sona eren davalı şirket hakkında nihai karar verilmesi mümkün olmadığından davalı....Şti.’nin ihya edildikten sonra uyuşmazlığın esasına ilişkin bir karar verilmesi gerekeceğinden davacı vekiline ticaret sicilden terkin edilen davalı şirket hakkında ihya davası açması için 2 hafta kesin süre verildiği, davacı tarafça verilen kesin süre içinde ihya davasının açılmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın dava şartlarını düzenleyen 114 üncü maddesinin (d) bendi uyarınca, tarafların “taraf ehliyeti” ve “hak ehliyeti”ne sahip olmaları dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115 inci maddesi uyarınca mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracaktır. Dairemizce yargılama devam ederken ticaret sicilinden terkin edilen davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere davacı tarafa 2 hafta kesin süre verildiği, verilen kesin süre içinde davacı tarafından ihya davası açılmadığı anlaşıldığından HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/1247, K. 2026/141, 4 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama