İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2019/2065 K.2023/224

Davacı vekili ile davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme…

Esas2019/2065Karar2023/224Tarih2 Şubat 2023Okuma9 dk · 1.881 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Şubat 2023
Dosya no
2019/2065
Karar no
2023/224
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/05/2019
Numarası
2018/621 Esas 2019/673 Karar
Davanın konusu
Tazminat (Rücuen Tazminat
Bam karar tarihi
02/02/2023
Karar yazım tarihi
02/02/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.881 kelime·9 dk okuma·7 bölüm

Davacı vekili ile davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ...' un davalı şirkette şoför olarak çalıştığını, dava dışı işçinin İzmir 3. İş Mahkemesi'nin 2015/284 Esas 2017/25 Karar sayılı dosyasında açtığı işçilik hakları ile ilgili davanın yapılan yargılaması sonunda hükmedilen alacak haklarının ...' un vefatı nedeniyle mirasçıları tarafından İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2017/2925 sayılı dosyasında takibe konulduğunu, icra dosyasına 21.949,36.-TL. ödendiğini, ödenen miktarın davalıdan ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte müştereken tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; fiili hizmeti alanın davacı olduğunu, akdi sözleşmeye dayalı olarak işçi ile ilişkisi olan davalı alt işveren müvekkilinin tali sorumluluğunun bulunduğu düşünülürse, dava konusu yapılan işçilik alacaklarının işçiye ödenmesinden asıl işveren olan davacının sorumlu olduğunu, davacının bu davayı açmasınında hukuki yarar olmadığı gibi, taleplerinin de hukuka uygun olmadığını beyanla haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

MAHKEMECE

"Davacı taraf, dava dışı işçi ...' un kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücretinin eksik ödendiğinden bahisle İzmir 3. İş Mahkemesi'nin 2015/ 284 esas sayılı dosyasında dava dışı işçi ... tarafından açılan dava nedeniyle davacının İzmir 17.İcra Müdürlüğü' nün 2017/2925 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu ödemenin davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir.

Davacı tarafça İzmir 17.İcra Müdürlüğü' nün 2017/2925 esas sayılı dosyasına istinaden toplam 21.949,36-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.

TBK nun 167/2 maddesinde; "Kendisine düsen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödedigi fazla miktarı diger borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Mahkememizce davacının, davalı şirketin çalışanı işçi ...' un mirasçılarına yapmış olduğu işçilik alacağına ilişkin ödemeleri davalıdan rücuen talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı hususlarında bilirkişi ...' den aldırılan raporun ve ek raporun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle itibar edilmiş, davacı şirket ve davalı şirketler arasında imzalanan 2014-2015 yıllarını kapsayan ...

Genel Müdürlüğü Malzeme, Araç-Gereç ve Personel Taşıma İşi İçin Muhtelif Cinslerde Sürücülü Araç Kiralama Teknik Şartnamesi'nin 7.4. maddesinde; " yukarıda ifade edilen kanunlar ile diğer hukuki mevzuata uyulmaması dolayısıyla uygulanacak cezai işlemler ve üçüncü şahıslar da dahil her türlü cezai maddi manevi sorumluluklarda yüklenici sorumlu olacaktır." hükmünün yer aldığı,

davaya konu rücu alacağının iç ilişkiyi düzenlediği bu tür alacaklarda taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre karar verilmesi gerektiği Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporu ve ek raporunda yapılan hesaplamaya itibar edilmiş, davacının dava dışı işçi mirasçılarına ödediği bedelden davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmış, 21.949,36 TL nin 14/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararda faiz başlangıç tarihi ve uygulanacak faiz oranının talebinden farklı hükmedilmesine ilişkin gerekçeye yer verilmediğini, davalı tarafın TTK kapsamında bir ticaret şirketi olduğunu, ticari nitelikte olan işlere uygulan faizin ise ticari avans faizi olması gerektiğini, kararda geçen faiz türünün düzeltilmesi gerektiğini, faiz işleyecek tarihin idare tarafından ödeme yapılan 14/04/2017 tarihi olarak düzeltilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının kaldırılarak, asıl alacağa uygulanacak faiz türünün ve faiz başlangıç tarihinin değiştirilerek karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ...' a 11/9/2014 tarihinden sonraki aylar olan 2014 Yılı 10. Ay, 11 Ay, 12 Ay 2015 yılı Ocak, Şubat, Mart aylarına ait işçilik alacaklarından dolayı yapılan ödemeden dolayı rücu etme hakkı bulunmadığı halde işbu açılan bu davada bu aylar için hüküm kurulmuş olması hukuka ve yasaya aykırı olduğundan, kararın bu kısmının bozulması ve kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, yüklenicinin kıdem tazminatından ve diğer işçilik alacaklarından da sorumlu tutulacağına dair bir açık ve belirgin bir düzenleme olmadığını,

yargılama sırasında tüm itirazları dikkate alınmaksızın dosyadaki deliller özellikle kurum tarafından sunulmuş olan sözleşme ve belgelerin hatalı ve hukuka aykırı bir şekilde değerlendirerek hüküm kurulmasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının bozularak yerel mahkemenin kararının ortadan kaldırılmasına istinaf giderlerinin (davacı kuruma) yükletilmesine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, dava dışı işçinin mirasçılarına davacı kurumca ödenmiş olan miktarın rücuen tahsili istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Davalının istinaf talebi yönünden: Dava konusu olayda davacı ile davalı arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenler ile birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş Hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.

Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim Türk Borçlar Kanununun 167. maddesinde düzenlenen, "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de belirtilmiştir.

Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2019/2245 esas 2020/3609 karar sayılı emsal kararında "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.

İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.

İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.

İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir." şeklinde karar verildiği görülmüştür.Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2019/1093 esas 2020/2269 karar sayılı kararı da aynı yöndedir.

Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2022/3256 esas 2022/3847 karar sayılı emsal ilamında "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.

İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.

İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.

İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.

Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.

İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.

Bu durumda mahkemece yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanan kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak davalı yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, işçi ile işveren arasında uygulanması gereken kanun maddeleri gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verildiği görülmüştür.

Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, sözleşme ve eki teknik şartnamenin hükümlerine göre davalı yüklenicinin davacının dava dışı işçiye ödediği bütün meblağdan sorumlu tutulduğu, dava dışı işçiye ödenen tazminat bedelinden alt iş veren davalının sorumlu olması nedeni ile yazılı açıklamalara göre davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacının istinaf talebi yönünden ; Rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edilebileceği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde de ödeme tarihinden itibaren avans faiz talep edilmesine rağmen, 14/02/2018 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Ancak, bu yanılgının giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca hüküm kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜNE,

I-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/05/2019 tarihli, 2018/621 Esas 2019/673 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

1-Davacı vekilinin yatırmış olduğu 44,40 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine,

2-Davacı vekilinin yatırdığı 121,30 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama gideri olan 9,00 TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,

II-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

a-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 1.499,36 TL nispi harçtan peşin alınan 375,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.124,36 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

b-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

c-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

B-KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE

1-Davanın KABULÜNE; 21.949,36 TL nin 17/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Alınması gereken 1.499,36-TL harçtan peşin alınan 374,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.124,51-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına

3-Peşin harç ve başvurma harcı için yapılan toplam 410,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 485,00.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2023

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/2065, K. 2023/224, 2 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Mahkemece
  7. İstinaf Başvuru Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. B-kaldırılan Hükmün Yerine Geçmek Üzere
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/2065
Karar No
2023/224
Tarih
2 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2019/2067 K.2023/269
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2019/2080 K.2023/270
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2019/2082 K.2023/286
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2019/2097 K.2023/274
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2019/2100 K.2023/209
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2019/2104 K.2023/189

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.