İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2019/2746 K.2023/840

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/790 Esas ve 2019/469 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize…

Esas2019/2746Karar2023/840Tarih4 Mayıs 2023Okuma10 dk · 1.984 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Mayıs 2023
Esas no
2019/2746
Karar no
2023/840
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/05/2019
Numarası
2015/790 Esas 2019/469 Karar
Dava
AYIPLI MAKİNE
Karar yazım tarihi
04/05/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.984 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/790 Esas ve 2019/469 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil şirket tarafından 13.10.2014 tarihli A seri 019684 sıra nolu KDV dahil 14.160-USD ( Ondörtbinyüzaltmış amerikan doları) bedelli irsaliyeli faturaya istinaden davalı şirkette 1 adet ... paslanmaz yan bağlama makinası satın alındığını ve paranın peşin olarak ödendiğini, müvekkil şirketin aldığı makinanın ayıplı olması nedeniyle kendisinden beklenen fayda sağlanamadığından,

Sultanbeyli 1. Noterliği 08258 yevmiye numaralı ihtarname ile davalıya bildirildiğini, bunun üzerine davalı firma tarafından cevap verilerek mesnetsiz savunmalar öne sürülmüşse de müvekkil şirket tarafından kabul edilemeyeceğini, alım satım akdinin kurulması sırasında müvekkil şirkete bilgisi verilmeyen enerji kaynaklı bu hususun, hukuki durumu itibariyle ayıp niteliğinde olduğu,

makinenin bu problemi haricinde, ana faaliyet konusu olan çemberleme işlemini de yapmamakta ve şerit sıkıştırma gibi problemlerinin de olduğunu beyan ederek firmanın satın almış olduğu ayıplı makinanın davalı firma tarafından ayıpsız olan yenisiyle değiştirilmesini, yada makine bedeli olan 14.160-USD'nin ihtarname tarihinden itibaren faizi ile birlikte davacı firmaya iade edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili 29/07/2016 tarihli dilekçesinde özetle, söz konusu makinenin davacının istediği nitelikte ve CE belgeli olduğu, dava konusu makinenin herhangi bir ek maliyet talep edilmeden montajının yapıldığını, bu tür makinelerin Türkiye'de uyumu sağlamak için ara trafo kullanıldığını, makinenin davacı tarafından sorunsuz olarak 5 ay kullanıldığını, eğer makinede ayıp var ise bunun tesliminden 8 gün sonra bildirilmesi gerektiği, kendilerine sözlü veya yazılı herhangi bir talepte bulunulmadığını, eğer bir memnuniyetsizlik varsa makinenin baştan kabul edilmemiş olması gerektiği, ek trafonun ek maliyet getirmediğini,

davacının söz konusu makineye yabancı olmadığını, çemberleme sistemindeki arızadan ise yaklaşık 1 yıl sonra bahsedilmeye başlandığını, oysaki bu sorunun kullanıcı hatasından kaynaklı da olabileceği, bu nedenle davanın reddilmesini gerektiğini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava davalı taraftan 13/10/2014 tarihinde satın alındığı ileri sürülen ... paslanmaz yan bağlanmaz makinasındaki arızanın ayıp kapsamında olup olmadığı, arızanın kullanım hatasından mı yoksa fabrikasyon hatası mı olduğu, yenisi ile değiştirilip değiştirilmeyeceği ya da bedelinin istenip istenmeyeceği hususundadır.

İstanbul Anadolu Nöb ATM'ye talimat yazılarak ve talimata faturada eklenerek davaya dayanak makinanın başında uyuşmazlığın tespiti konularında rapor alındığı, İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/82 talimat sayılı dosyası ile aldırılan 16/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; söz konusu makinenin çalışmadığı ve atıl durumda olduğu, ara trafonun makinenin yanında bulunduğu ancak kullanılsa dahi makinenin çalışmadığı,

söz konusu makinelerin yurtdışından ithal edilen diğer aynı marka ve model makineler ile kıyaslandığında söz konusu makine etiketlerinde 220 V/ 380V/415 Volt çalışabilir şeklinde tanıma etiketlerinde belirtildiği, dava konusu makinenin tanıma etiketinde sadece 220 volt ile çalıştığı ibaresinin bulunduğu, bu hususun tüketici ile paylaşılması gerektiği, makinenin yapılan incelenmesinde herhangi bir yıpranma tespit edilmediği ve bu hususun makinenin satın alındığı tarihten itibaren çalıştırılamadığı hissini uyandırdığı,

dava konusu makinenin davacının beklediği faydayı sağlamaması nedeniyle gizli ayıplı mal olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Davalı vekilinin itirazları irdelenmesi ayrıca ara trafo kullanıldığı takdirde makinenin çalışıp çalışmadığı ve makinenin davacı tarafından ne kadar süre kullanıldığının da irdelenerek ek rapor alınmasının istendiği, bilirkişi 31/07/2018 tarihli ek raporunda özetle; söz konusu makinenin ara trafo ile çalıştırıldığında uyum sağlayacak diye bir kesinlik olmadığı, kaldı ki ara trafonun da makineyi çalıştırmadığının tespit edildiği, söz konusu makinede kullanıcı hatası kaynaklı ayıp bulunmadığı ve kullanıcı hatası kaynaklı bir değer kaybı da oluşmadığı,

söz konusu araçta meydana gelen ayıbın kanunlarda belirtilen gizli ayıp tanımlı ayıplardan olduğu, makinede mevcut ayıbın basit bir onarımla giderilecek türden bir ayıp olmadığını, kök rapordaki sonuç kanaatlerinin aynen devam ettiğini belirtmiştir.

Alıcının seçimlik hakları başlıklı TBK 227.maddesi "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.

4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.

Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükümlerini içermektedir.

Dosyaya toplanan deliller alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davalı taraftan 13/10/2014 tarihinde satın alınan Transpak paslanmaz yan bağlanmaz makinasındaki arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, gizli ayıplı olduğu, görevini yerine getiremediği ve davacı yanca kabule icbar edilemeyeceği, bu durumun gizli ayıp nitelinde olduğunun tespit edildiği, davacının davadaki talebinin makinenin ayıpsız yenisiyle değiştirilmesi ya da makine bedelinin ödenmesine yönelik olduğu,

davaya konu makinadaki ayıbın gizli ayıp niteliği nazara alındığında davanın TBK 225 ve 227/4.madde kapsamına göre kabulünün gerektiği, Sultanbeyli 1. Noterliği 08258 yevmiye numaralı ihtarname ile davalıya bildirilerek alıcı olarak üzerine düşen sorumluluğun yerine getirildiği, Davacının, davalıdan satın aldığı, modeli TP 601 YM machine No:1407017510, Rated Power.

6A, Volt Hz:220/50, Phase:3 Numaralı 1 adet Transpak paslanmaz yan bağlama makinesinin ayıpsız yeni bir misli ile değiştirilmesi yönünden, Davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir. " gerekçesi ile, 1-Davanın KABULÜ ile Davacının, davalıdan satın aldığı, modeli TP 601 YM machine No:1407017510, Rated Power.

6A, Volt Hz:220/50, Phase:3 Numaralı 1 adet Transpak paslanmaz yan bağlama makinesinin ayıpsız yeni bir misli ile değiştirilmesine, karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu makinenin davacı tarafından gerek montaj anında ve gerekse hemen sonrasında herhangi bir şikayet belirtilmeksizin ayıp ihbarı yapılmaksızın aylarca kullanıldığını, makinede gizli ayıbın bulunmadığını, ara trafo ayıp oluşturuyor ise bunun açık ayıp olduğunu ve 2-8 gün içinde ayıp ihbarında bulunulması gerektiğini, ara trafonun gizli ayıplı olmadığını ayrıca süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, ihtarnamede şerit sıkıştırmadan bahsedilmediğini dava dilekçesinde bahsedildiğini, davacının talebinin TMK.'nun 2. Maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE

Dava, ticari satıma konu makinenin TBK m. 219 ve devamına göre gizli ayıp nedeniyle ayıpsız bir misliyle değiştirilmesine, olmadığı takdirde bedelinin iadesi istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Satıcının ayıptan sorumluluğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 219-231. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp kavramının tanımı kanunda tam olarak bulunmamakla birlikte, ayıptan sorumluluk halleri bu maddelerde hüküm altına alınmıştır. Ayıp kavramı hakkındaki genel tanım, sözleşme gereği edimin taşıması gereken nitelik ile mevcut nitelik arasındaki fark şeklindedir.

TBK. m. 219’da sözleşmeye aykırılık halinde iki ayrı durum mevcuttur. Bunların ilki, satıcının alıcıya birtakım nitelikler bildirmesi ve bu niteliklerin söz konusu şeyde bulunmamasıdır. İkincisi ise sözleşme konusu şeyden beklenen faydayı azaltan veya ortadan kaldıran durumların mevcut olmasıdır. Buna dürüstlük kuralı çerçevesinde karar verilmektedir. Alıcının beklediği faydanın dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Burada objektif değer baz alınır.

Satıcının ayıptan sorumluluğunun doğması için aranan şartlar:

a) Ortada bir ayıp bulunmalıdır

Ayıp; maddi, ekonomik veya hukuki olabilir. Satılanın yırtık, bozuk, kırık, lekeli olması gibi haller maddi ayıp teşkil eder. Hukuki ayıp ise, satılanın değerini ve ondan beklenen faydaları etkileyen eksikliklerdir. Satıcının bildirimi yoksa fakat eşyanın niteliği gereği, eşyadan beklenen bir fayda varsa, dürüstlük kuralı çerçevesinde beklenen bu faydanın sağlanamaması durumunda ayıptan bahsedilebilir.

b) Satılandaki ayıp önemli olmalıdır.

Ayıp sonucunda, söz konusu şeyin değerinin veya elverişliliğinin önemli şekilde azalması veya tamamen ortadan kalkması gereklidir. Bu gibi durumlarda, satılan şeydeki ayıp önem kazanmış olur. Önemsiz ayıplardan dolayı satıcı sorumlu tutulamaz.

c) Alıcı malın ayıplı olduğunu bilmiyor olmalıdır.

Bu konu, TBK. m. 222’de düzenlenmiştir. Buna göre, “Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse olur.” Böylece alıcı, sözleşmenin kurulması esnasında ayıpları biliyorsa, bunları kabul etmiş sayılır ve satıcı ayıptan sorumlu olmaz. Ancak bunların gerçekleşebilmesi için, alıcının sözleşmeden önce, satın aldığı şeyi gözden geçirme imkânını bulabilmesi gereklidir . Burada gözden geçirmeden kasıt, olağan bir muayenedir.

Alıcının satın aldığı şeyde, dikkatli özeni gösterseydi fark edebileceği ayıplardan da satıcı sorumlu değildir. Alıcının, malın ayıplı olduğunu bilmiyor olması gerekmektedir. Gizli ayıplarda, alıcının malın ayıplı olduğunu bilmesi mümkün değildir. Olağan gözden geçirme, malın alınırken kabaca gözden geçirilmesidir. İlk bakışta görülebilecek olan ayıplar mevcutsa, satıcının ayrıca bunu üstlenmesine gerek yoktur. Bu gibi durumlarda, sorumluluk aranmaz.

d) Ayıptan sorumluluk sözleşme ile kaldırılmıyor olmalıdır

e) Alıcı ayıbı kabul etmemiş olmalıdır

f) Alıcı ayıptan doğan sorumluluk hükümlerinden yararlanabilmek için kanunun kendisine yüklediği külfetleri yerine getirmiş olmalıdır

Alıcıya kanunen yüklenen külfetler, satılanı gözden geçirme ve varlığı iddia edilen ayıpları satıcıya bildirme külfetleridir. Alıcı, satın aldığı malı gözden geçirmek ve herhangi bir ayıp halinde de bunu satıcıya bildirmek zorundadır . Bu zorunluluklar TBK. m. 223’te düzenlenmiştir. TBK. 223’e göre, “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.” Burada kesin bir süre belirlenmemiştir, ancak alıcı ayıbı en kısa sürede bildirmekle yükümlüdür.

Tacirler arası ticari satımlarda, satılanın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli değilse, alıcı teslimden itibaren 8 gün, diğer hallerde ise 2 gün içinde satılanın gözden geçirilmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu hüküm 6102 Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. TTK. m. 23/1.c’ye göre, “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.

Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü .maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” Bu durumda, TBK. m. 223 burada da uygulama alanı bulacaktır.

TBK. m. 225’e göre, satıcının ağır kusurlu olması halinde ayıbın kendisine zamanında bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacaktır. Aynı hüküm, satıcılığı meslek edinmiş kişiler için de geçerlidir.

Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür. Bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın, satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer.

Bir sözleşmede ayıbın şartları mevcut ise ve alıcı da kendisinden beklenen külfetleri yerine getirmişse, bu durumda alıcı TBK. m. 227’de kendisine tanınan haklardan birini kullanabilir. Bu haklar;

-Sözleşmeden dönme, bedelde indirim talebi, satılanın ücretsiz onarımı talebi, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi talebi (Kaynakça: ARAL, Fahrettin, Borçlar Hukuku (Özel Borç İlişkileri), 8. Baskı, Ankara, 2009- AVUZ, Cevdet, Borçlar Hukuku Dersleri (Özel H, 9. Baskı, İstanbul, 2011)

Bu açıklamalar ışığında; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle makinedeki ayıbın gizli ayıp niteliği taşımasına, kullanımla ortaya çıkabileceğine, ayıp ihbarının süresinde olmasına göre hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm tesisi için yeterli bulunmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2019 tarih ve 2015/790 Esas 2019/469 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 2.600,02.TL nispi ilam harcından peşin olarak alınan 650,10.TL harcın mahsubu ile bakiye 1.949,92.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 04/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/2746, K. 2023/840, 4 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. Deliller Ve Gerekçe
  6. İstinaf Nedenleri
  7. Delillerin Tartışılması, Hukuki Sebep Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/2746
Karar No
2023/840
Tarih
4 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2019/2747 K.2023/918
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2019/2753 K.2023/937
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2019/2757 K.2023/938
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2019/2767 K.2023/841
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2019/2777 K.2023/941
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2019/2781 K.2023/842

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.