İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1363 K.2024/535

Davalılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi.…

Esas2020/1363Karar2024/535Tarih7 Mart 2024Okuma10 dk · 2.009 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
7 Mart 2024
Dosya no
2020/1363
Karar no
2024/535
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/02/2020
Numarası
2019/152 Esas 2020/113 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili
Bam karar tarihi
07/03/2024
Karar yazım tarihi
07/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.009 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Davalılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firma İzmir'de ... distribütörlüğü yaptığı sırada davalılardan asıl borçlu ...'in ... et ve piliç ürünleri unvanlı olup, Menemen Aliağa tali bayiliği olarak mal satışı yapması için 2011 ocak ayında ticarete başladığını, davalının aldığı ürünlere ilişkin borç tutarı yükselince, müvekkili firma artan ticaret hacmine bağlı olarak limitin karşılığı olarak borcunun araçlarını rehin vermesi sureti ile teminat alınmasını istediğini, bunun üzerine davalılara ait ... ve ... plakalı araçlarını İzmir 31.Noterliğinden teminat olarak müvekkili firma lehine rehnettiğini,

davalıların borcunu ödememesi üzerine açılan takibe itiraz ettikleri ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu nedenlerle haksız itirazın iptali ile, borçlunun icra takip tarihi olan 23/07/2013 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile.

23/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte rehnin paraya çevrilmesi sureti ile yapılmış icra takibine yaptığı itirazın iptali ile araçların paraya çevrilmesi sureti ile takibin devamına karar verilmesini karar ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı firmaya sahibi yetkilisi ... adına ... Bankası Işıkkent şubesine yapılmış 37.550,00.-TL civarı ödeme davacı bilerek yada sehven kayıtlarına işlemediğini, çünkü taraflar arasında başka hiçbir hukuki işlem olmadığı, müvekkillerce kesilmiş bulunan hizmet bedeli faturaları davacı defterlerine borç olarak işlemediğini, defterlerde işlenip işlenmediği belirlendikten sonra gerek olursa beyan edilip edilmediği KDVsinin yatırılıp yatırılmadığı ilgili vergi dairelerinden müzekkere ile sorulabileceği bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMECE

"...,Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, cari hesap şeklinde işleyen ticari satım nedeni ile davacının ne kadarlık mal sattığı, davalının borcunun olup olmadığı ve varsa takip tarihi itibari ile miktarının ne olduğudur.

Davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığının tespiti için yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...davacı ile davalı arasında 2011 yılı öncesinden gelen ve 2012/Ağustos ayında sona eren mal alım satımına dayalı yoğun bir ticari çalışmanın mevcut olduğu, bu çalışma dahilinde taraflar arasındaki ihtilafın;

davalının davacı yan adına tanzim ederek yazılı belge ekinde davacı çalışan "..." imzasına tebliğ ettiği fotokopileri dosyada mevcut 31/07/2012 tarih, 04654 seri nolu KDV dahil 80.800.-TL lık ve 31/07/2012 tarih, 04655 seris nolu KDV dahil 70.800.-TL lık toplamda 151.600.-TL "hizmet bedeli" faturalarından kaynaklandığı, bahis konusu toplamda 151.600.-TL lık 2 hizmet bedeli açıklamalı faturaların hangi haklı sebeple ve hangi hesaplama neticesinde davalı tarafından davacı adına tanzim edildiği hususunda davalı tarafça hiçbir açıklayıcı bilgi ve belge sunulmamış olduğu, ayrıca davalının davacı yana ...

Bankası Işıkkent Şubesi aracılığıyla yaptığını iddia ettiği 37.550.-TL lik ödemelere yönelik olarak herhangi bir yazılı belge sunulmamış olduğu, yapılan incelemeler kapsamında davalının davacı adına tanzim ettiği 151.600.-TL lık 2 adet hizmet bedeli faturalarının tanzimine dayanarak belge ve bilgileri sunarak söz konusu faturalardan dolayı davacıdan alacaklı olduğunu kanıtlaması ve mahkemece de bu faturaların davacı yana davacı çalışanı aracılığıyla elden tebliğ edilmiş olduğunun kabul edilmesi halinde söz konusu 151.600.-TL lık hizmet bedeli faturalarının davacı alacağından tenzilinin gerekeceği aksi halde davacının davalıdan takip tarihi

itibariyle 204.304,32.-TL alacaklı olduğu ve davacının Bursa 12.İcra Müd.nün 2013/6140 sayılı dosyasındaki talebi doğrultusunda 45.000.-TL tutarında alacaklı olduğu...." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

Taraflar arasında; et ve piliç ürünleri satışına ilişkin ticari ilişki olduğu, ticari satımın cari hesap şeklinde işlediği, davacının bir kısım mal satımına ilişkin faturalar düzenlediği, uyuşmazlık konusu değildir.

Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, taraflar arasındaki ihtilafın davalının davacı adına düzenlediği iki adet toplam 151.600,00 TL bedelli faturalar ile davalının banka havalesi yolu ile gönderdiğini belirttiği 37.500,00 TL nedeniyle aralarında çıkan cari hesap farkından kaynaklanmaktadır.

Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacının davalıya toplam 204.304,32 TL bedelli mal sattığı ve faturaları defterine kaydettiği, raporun 5. Sayfasında belirtildiği üzere davacı kayıtları ile davalı kayıtlarının karşılaştırmalı incelemesi sonucunda aradaki farkın hizmet faturaları ile 37.500,00 TL'lik ödemeden kaynaklandığı yazıldığına göre, davacının belirtilen miktarda mal satıp teslim ettiği anlaşılmıştır.

Davalı hizmet alım faturalarını davacı çalışanına teslim etmiştir. Davacının aynı çalışanının tebliğ adlığı fiyat farkı faturalarını kabul ederek defterlerine kaydettiği anlaşılmıştır.

Buna göre iki adet toplam 151.600,00 TL bedelli hizmet faturasının da geçerli bir fatura olduğunun kabul edilip edilmeyeceği değerlendirildiğinde, davalının bu faturaları fiilen verdiği hangi hizmet karşılığı düzenlediğini, bu alacak kalemi yönünden davacı ile bir sözleşmesi olduğunu ispat edemediğinden, bu faturların fiilen verilen bir hizmete karşılık düzenlenmediği ve dayanak sözleşmesinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Bu nedenle bu faturalar cari hesapta dikkate alınmamıştır.

Her ne kadar davalı 37.500,00 TL ödeme yaptığını belirtmiş ise de, ilgili bankadan sorulduğunda ödeme olmadığı bildirilmiş, davalı vekiline verilen kesin süre içerisinde bu ödemeye ilişkin makbuz ve dekont ibraz edilememiştir. Bu nedenle varlığı iddia edilen bu ödeme ispat edilemediğinden geçerli bir ödeme olarak kabul edilmemiş ve cari hesaba dahil edilmemiştir.

Tüm bu açıklamalara göre, davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne dair aşağıdaki gibi karar verilmiş ve alacak davalılar yönünden belirlenebilir olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir." gerekçesi ile, davanın kabulü ile; davalıların İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2014/638 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 45.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, İİK'nun 67. Maddesi uyarınca hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan 9.000,00-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,"şeklinde karar verilmiştir,

Mahkeme kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının davasını ispatla yükümlü olup, yerel mahkemenin kendi içinde çelişkili olarak fiyat farkı faturalarını davacının teslim aldığını ve defterine işledikten sonra,

yerel mahkemece davacının geçerli bir sözleşme olduğunu ispatlayamadığından bahisle iş bu faturaları geçersiz saydığını, oysa taraflar arasında Tali bayilik sözleşmesinin yıllarca sari olarak devam ettiğinin ortada olduğunu, faturaları teslim alanın davacının müdürü olduğunu, yerel mahkemenin hatalı ve ispat yükünü tersine çevirerek vermiş olduğu kararın hatalı olduğunu, faturaların şirket çalışanı-Müdürüne teslim edildiği-Bu kısmın SGK ’lı çalışanı olduğu ihtilafsızdır- bu faturalara 8 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmediğini, kesinleştiğini,

1-2 sene sonra alacaklıyım bu faturalar gerçek dışıdır demenin tacir olan davacının savunma yapabileceği bir durum olmadığını, davacının basiretli tavır davranma yükümlülüğü içinde olduğunu, bu nedenle de haksız davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek şartıyla, davacının müvekkili defterlerinde kayıtlı olmayan faturalarıyla ilgili olarak,

davalı takip ve dava konusu fatura içeriği malların alınmadığını savunduğundan davacının söz konusu faturalardaki malları davalıya satıp, teslim ettiğini ispatlamasının gerektiğini, dayanak faturanın irsaliyeli fatura olmadığını, davacı tarafından teslim belgesinin de ibraz edilmediğini, tek başına fatura düzenlemesinin akdi ilişkinin varlığının ve mal tesliminin kanıtı olamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, cari hesaptan kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.

“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;

“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.

28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.

Yemin delili, HMK'nın 225. ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, iddianın ispatı yönünden başvurulacak son bir ispat vasıtasıdır. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden.

Hakim, ispat yükü üzerine düşen tarafın, iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde, ispat yükü üzerine düşen tarafa, dava ya da cevap dilekçesinde dayandığı yemin delilini de resen hatırlatmalıdır. Aksi halde, ispat yükü üzerine düşen tarafın tüm delilleri toplanıp, değerlendirilmemiş olacağından, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez.

Bununla birlikte iddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için yemin deliline açıkça dayanılmış olması zorunludur.

Bir satım ilişkisinde satıcı taraf sattığı malın-hizmetin miktarını ve alıcıya teslimini, alıcı ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.

Davacı tarafın davalının aldığı ürünlere ilişkin borç tutarı yükselince, müvekkili firma artan ticaret hacmine bağlı olarak limitin karşılığı olarak borcunun araçlarını rehin vermesi sureti ile teminat alınmasını istediğini, bunun üzerine davalılara ait ... ve ... plakalı araçlarını İzmir 31.Noterliğinden teminat olarak müvekkili firma lehine rehnettiğini, davalıların borcunu ödememesi üzerine açılan takibe itiraz ettikleri, itiraz üzerine takibin durduğu,

itirazın iptali için dava açılmış olup, davalı taraf cevap dilekçesinde 37.550,00.-TL civarı ödeme davacı bilerek yada sehven kayıtlarına işlemediğini, çünkü taraflar arasında başka hiçbir hukuki işlem olmadığı, müvekkillerce kesilmiş bulunan hizmet bedeli faturaları davacı defterlerine borç olarak işlemediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

Somut olayda alınan bilirkişi raporuna göre davacı kayıtlarında 204.304,32 TL alacak gözüktüğü, davalı tarafından düzenlenen 151.600,00 TL tutarında fiyat farkı ve hizmet bedeline ilişkin faturaların davacı kayıtlarına işlenmediği, bu faturaların işlenmesi halinde dahi aradaki farkın 52.704,32 TL olduğu, 37.500,00 TL'lik ödeme iddiasına ilişkin belgenin davalı tarafından sunulamadığı, icra takibinin 45.000,00 TL üzerinden yapıldığı görülmektedir. Toplanan delillere göre davalı tarafın fiyat farkı ve hizmet bedeline ilişkin faturalar ve ödeme ile borcun kalmadığı savunmasını kanıtlamayamadığı anlaşılmıştır.

Bu açıklamalar uyarınca mahkemece; davalılar vekilince cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanıldığı, ispat yükü kendisinde olan davalı tarafın iddiasını yazılı delille ispat edemediği gözetilerek, davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksi uygulama ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 355, 353/a-6 maddeleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,

2-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/02/2020 tarih, 2019/152 Esas ve 2020/113 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalılar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-İstinaf yoluna başvuran davalılardan alınan 738,00 TL istinaf karar harcının istek halinde İADESİNE,

6-İstinaf yoluna başvuran davalılardan alınan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

7-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 07/03/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1363, K. 2024/535, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Mahkemece
  7. İstinaf Başvuru Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1363
Karar No
2024/535
Tarih
7 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1364 K.2024/536
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1379 K.2024/613
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2020/1381 K.2024/525
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1426 K.2024/615
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1451 K.2024/519
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1475 K.2024/673

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.