İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1684 K.2024/793

Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi.…

Esas2020/1684Karar2024/793Tarih4 Nisan 2024Okuma16 dk · 3.231 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Nisan 2024
Dosya no
2020/1684
Karar no
2024/793
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/03/2019
Numarası
2014/1429 Esas 2019/235 Karar
Davanın konusu
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Bam karar tarihi
04/04/2024
Karar yazım tarihi
04/04/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.231 kelime·16 dk okuma·6 bölüm

Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin ...

İlçesindeki Organize Sanayide bulunan fabrikası için ihtiyaç olan makinelerin satımı konusunda davalı taraf ile arasında mutabakata varıldığını ve bazı makinelerin müvekkiline ait fabrikaya monte edildiğini, satın alınan makineler için şimdiye kadar davalıya 267.200,00 TL. ödendiğini ancak müvekkilin işine yarayacak şekilde kaliteli ve sorunsuz üretim yapacak biçimde hiç çalıştırılamadığını, davalı taraf ile görüşmelerden ve elektronik yazışmalardan sonuç alınamayınca ihtar keşide edilerek 267.200,00 TL.nin iadesini,

bozuk makinelerin fabrikadan kaldırılmasını ve satım akdinin feshedildiğinin tebliğ edilerek alacağın ödenmesine yönelik süre verildiğini, ödeme yapmayan ve çalışmayan makineleri geri almaktan imtina eden davalı tarafın ayrıca müvekkiline 18.000,00 TL ödemede bulunması için ihtar da bulunulduğunu,

dava konusu konusu makinelerin mevcut durumu ve faal olup olmadıkları konusunda bilirkişi marifetiyle delil tespit talebinde bulunduklarını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla satım bedeli olarak davalının müvekkilinden almış olduğu 267.200,00-TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Dava konusu makinelerin, hiçbir arıza ve ayıp olmaksızın süresinde davacı tarafa teslim edildiğini, 10.07.2014 tarihinde deneme üretimi yapılarak proses sonucu uçucu yağ elde edildikten sonra tam ve sağlam vaziyette yerinde makine teslim tutanağı ile tesliminin yapıldığının sabit olduğunu, teslim ve montajdan sonra makinelerin kullanımlarıyla ilgili gerekli eğitimlerin verildiğini, anlaşma kapsamında olmamasına rağmen çeşitli zamanlarda makinelerin bakımlarının da yapıldığını, makinelerin teslim edildiği tarihten sonra malların ayıplı olduğu şeklinde yasalara uygun olarak taraflarına bir ayıp ihbarında bulunulmadığını,

taraflarına keşide edilen ihtarnamede davacı tarafın faturaları iade edeceklerini belirttiklerini, cevabi ihtarname ile TTK 21/2 de belirtildiği üzere "Bir fatura alan kişi, aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği konusunda bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır" hükmü gereği kesmiş oldukları faturaların içeriğine karşı süresinde bir itirazda bulunulmadığından yasal olarak iadesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, karşı ihtarnamede anlaşma kapsamında olmayan ve günü birlik değişen talepler sebebiyle yapılmış olan servis hizmetleri, sarf malzemeleri,

eğitim verilmesi ve tadilat bedeli sebebiyle İhtarnamede 18.000,00 TL. talep edildiğini ve davacı tarafça iade edilmesi gereken elekte iade edilmediğinden 12.000,00 TL. olmak üzere davacı taraftan toplam 30.000,00 TL. alacaklarının olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

MAHKEMECE

"..Somut olayımızda davacı TBK nun 475/1 maddesi hükmüne dayanarak sözleşmeden dönme hakkını kullanmıştır. Mahkememizce davaya konu makinelerin ayıplı olup olmadığı hususunda, 3 kez mahallinde keşif yapılmış ve 5 ayrı bilirkişi raporu aldırılmıştır.

Mahkememizce, dosyaya sunulan İTÜ de görevli bilirkişi heyetinden aldırılan 07/12/2018 tarihli heyet raporlarının denetime elverişli, açık nitelikte ve 14.04.2017 tarihli heyet raporu ile de kısmen birbirini teyit eder nitelikte olduğu anlaşılmakla mahkememizce İTÜ den aldırılan son heyet raporuna itibar edilmiş, buna göre; davaya konu olan ve davalı tarafından üretilen Eksantrik elek ve seçme bandının gizli veya açık ayıplı olmayıp garanti kapsamında değerlendirilmesi gereken eksikliklerinin olduğu, bu eksiklikleri gidermenin bedelinin satınalma tarihindeki maliyetin % 20 'sine karşılık gelen 4.256,00 TL olduğu,

öğütme makinasının gizli ve açık ayıplı olmayıp garanti kapsamında değerlendirilmesi gereken eksikliklerinin olduğu, bu eksiklikleri gidermenin bedelinin satınalma tarihindeki maliyetin % 15 'sine karşılık gelen 4.300,00 TL olduğu, Vibro dairesel elek makinasının gizli ve açık ayıplı olmayıp garanti kapsamında değerlendirilmesi gereken eksikliklerinin olduğu, bu eksiklikleri gidermenin bedeli satınalma tarihindeki maliyetin % 20 'sine karşılık gelen 2.400,00 TL olduğu, Mikser makinasının gizli ve açık ayıplı olmayıp garanti kapsamında değerlendirilmesi gereken eksikliklerinin olduğu,

bu eksiklikleri gidermenin bedelinin satınalma tarihindeki maliyetin % 20 'sine karşılık gelen 2.700,00 TL olduğu, Damıtma sisteminin gizli ve açık ayıplı olmayıp garanti kapsamında değerlendirilmesi gereken eksikliklerinin olduğu, bu eksiklikleri gidermenin bedelinin satınalma tarihindeki maliyetin % 20 'sine karşılık gelen 23.400,00 TL olduğu, Tozsuzlaştırma(havalandırma) sisteminin ise ortamın toz ve vb gibi uçucu maddelerin oda ortamında uzaklaştıracak yeterli kapasitede, güçte ve özellikte olmadığı, ürün kaybına neden olduğu, dolayısıyla Tozsuzlaştırma sisteminin gizli ayıplı olduğu,

sadece bu makine için davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği, diğer makineler için ayıplı olmadıklarından kullanamayacağı kanaatine varılmakla, davacı tarafça Tozsuzlaştırma sistemi için ödenen 32.000,00 TL nin ve diğer makinalara ilişkin toplam 37.056,00 TL garanti kapsamında yapılacak işlemlere ilişkin tutar olmak üzere toplam 69.056 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı tarafça Tozsuzlaştırma sisteminin davalı tarafa iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile.

9.056 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, tozsuzlaştırma sisteminin davacı tarafça davalıya iadesine,"şeklinde karar verilmiştir,

Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan son heyet raporuna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda; dosyada mevcut raporlardan farklı olarak sadece eksantrik elek ve seçme bandının gizli veya açık ayıplı olmayıp garanti kapsamında değerlendirilmesi gereken eksiklikleri olduğu,

bu eksiklikleri giderme bedelinin satın alma tarihindeki maliyetin % 20sine karşılık gelen 4.256,00-TL.olduğunun belirtildiğini, bu tespit dışında dosyada diğer raporlardan farklı bir değerlendirme yapılmadığını, dosyadaki mevcut tüm raporlarda davalı tarafından imal edilen makinelerin ayıplı olduğunun tespit edildiğini, bu makinelerle sistemin faal ve işlevsel olmadığının sabit olduğunu, müvekkili şirketin yeni makineler almak zorunda kaldığını ve zarara uğradığını, metal ve plastik bölümlerde kopmaların mevcut olduğunu,

bunların üretilen ilaca karışması halinde ortaya çıkacak gıda takviyesinin insan sağlığını ne derece olumsuz yönde etkileyeceğinin herkesin malumu olduğunu, davalı şirket tarafından üretilen makinelerin, davacı müvekkili firmanın temel ihtiyaçlarını karşılayacak ve üretim amacına uygun işlevsel nitelikte olmadığını, insan sağlığını tehdit ettiğinden ve fiilen kullanılmaları mümkün olmadığından müvekkili şirketin yeni makineler almak zorunda kaldığını ve zarara uğradığını, müvekkili şirketin, dava konusu makineleri kabule zorlanmasının hakkaniyete, hukuka ve yüksek mahkeme kararlarına aykırı olduğunu belirterek davalarının kabulüne,

yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava konusu makinelerin tamamının ayıpsız olarak karşı tarafa teslim edildiğini, buna ilişkin belgeyi ve altındaki imzayı karşı tarafın keşif sırasında ikrar etmiş bulunduğunu, makinelerin teslimden sonra,

aylarca karşı tarafça kullanıldığını, gerek kullanım hatası, gerek ihmal veya kötüniyetle makineler üzerinde tasarruf edegelen karşı taraf olduğunu, tasarrufları ve zilyetliği altında olmayan, karşı tarafın fabrikası içine monte edilmiş makinelerin ticari satışlara ilişkin ayıp ihbar kurallarına uygun olarak taraflarına herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadıklarını, gerçekten de makinelerde bir ayıp olmadığı gibi makinenin fonksiyonunu icra etmesi sonucu nihai amaç ürün olan "uçucu yağ elde edilmiştir" şeklinde teslim tutanağı mevcut olup,

tutanağı imzalayan şirket yetkilisinin de bunu mahkeme huzurunda keşif sırasında ikrar ettiğini ve keşif zaptına geçtiğini, makineler üzerinde gerek taraflarına haber vermeden, hukuki dinlenilme haklarına riayet edilmeden dava devam ederken kendi yokluklarında keşif icra edilmiş ve kendilerinin bu usulsüzlüğe ve haksızlığa açıkça itiraz ettiklerini, distilasyon sisteminin dışarıdaki yumuşak su kazanının maksimum 1.000 TL (yenisi ile değiştirilmesi), camın ve contanın tutarı 50 TL, vananın değiştirilmesi 100 TL, işçilik 200 TL, ki toplam 1.350,00 TL. olup bilirkişi raporundaki 23.400,00 TL'nin çok fahiş, bilimsel bir temeli olmayan,

afaki ve üzerinde düşünülmemiş, götürü bir yöntem olup, kabulüne imkan olmadığını beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalı aleyhine kurduğu hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

"...13.Bilindiği üzere eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür.

14. Bu noktada eser sözleşmesinde “ayıp” ile ilgili genel açıklamaların yapılmasında fayda vardır.

15. Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır.

16. Eldeki davada uygulanması gereken ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) 474- 478 (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 359-363. maddeleri) ayıplı işler hakkında uygulanır. Bu maddelerde yer alan düzenlemelere göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekir.

17. Eserin ayıplı yapılması sözleşmeye aykırılık teşkil etmekte olup; ayıp, açık ve gizli olabileceği gibi maddî ve hukukî ayıp şeklinde de olabilir.

18. Açık ayıp, eserin teslimini müteakip makul süre içinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilecek ayıptır.

19. Gizli ayıp ise, basit bir kontrol ve muayene ile tespit edilemeyen, eserin kullanılmaya başlanmasından sonra ortaya çıkan ayıptır.

20. Maddî ayıplar, açık veya gizli ortaya çıkan, gözle görülen ve duyu organları ile hissedilen ayıplardır. Bunun dışında gözle görülmeyen, ancak yapılmamış olması nedeniyle karşı tarafça fark edilen projenin onaylatılmaması, yapı kullanma izin belgesinin alınmaması gibi hukukî ayıplar vardır. Maddî ve hukukî ayıpların da tıpkı açık ve gizli ayıplar gibi yükleniciye ihbar edilmesi zorunludur.

21. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 474/1. maddesi (BK, m. 359/1) maddesi gereğince iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre mümkün olduğunca en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene ederek varsa açık ayıpları tespit etmek ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir.

Gerek TBK’da gerekse mülga BK’da iş sahibinin muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup, işin niteliği ve olayın özelliğine, imal edilen eserin büyüklüğü ve genişliğine göre süreler farklı olacak ve işin uzmanı bilirkişiler tarafından belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi veya ayıbın belirlenmesini iş sahibi bizzat yapabileceği gibi, TBK’nın 474/2. ve mülga BK’nın 359/2. maddesine göre mahkeme aracılığıyla bilirkişi raporu ile de tespit ettirmesi mümkündür.

Açık ayıpta iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmezse, eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur.

22. Gizli ayıplarla ilgili mülga BK’nın 359/1. maddesindeki makul sürede muayene ve ihbar yükümlülüğüne ilişkin düzenleme mevcut değildir. Ancak TBK’nın 477/3. maddesi ile mülga BK’nın 362/3. maddesinde, eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması hâlinde, iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi takdirde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı belirtilerek gizli ayıplar yönünden de iş sahibine ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin yükleniciye ayıbı ihbar etmek yükümlülüğü getirilmiştir.

23. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve BK’da eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye bildirim şeklinin nasıl olacağına dair herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması ispat kolaylığı sağlar. Ancak ayıp ihbarı hukukî işlem olmayıp, hukukî işlem benzeri maddî vakıa olduğundan, Yargıtay’ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde aksi sözleşmede veya eki şartnamelerde kararlaştırılmadıkça taraflar tacir dahi olsa ayıp ihbarının her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispatlanabileceği kabul edilmektedir.

24. Ayıp hâlinde iş sahibinin hakları TBK’nın 475. (BK, m. 360) maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları; eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olması hâlinde sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını isteme veya aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır.

İş sahibi bu seçimlik haklarının yanında ayıplı meydana getirilmiş olan eserin neden olduğu zararın tazminini de isteyebilir. Başka bir anlatımla iş sahibi tazminat hakkı ile seçimlik haklarını birlikte kullanabilir. Tazminatın istenebilmesi için de, ayıpta yüklenicinin kusurunun bulunması ve ayıp ihbarının süresinde yapılmış olması gerekir.

Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(15)6-3030 E., 2021/1077 K. sayılı kararında da değinilmiştir..." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.12.2021 tarih ve 2018/(19)11-1107 Esas 2021/1568 Karar sayılı kararı)

"...Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder.

Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir.

İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen türden ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilir. Ayıplı iş ile eksik iş birbirinden farklıdır. Ayıplı işvasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder.

Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 818 sayılı BK'nın 359-363 (6098 sayılı TBK 474-478) maddeleri arasında düzenlenmiştir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 359/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir.

Aynı kanunun 362/II. maddesi gereğince iş sahibi kanunen tayin olunan muayene ve ihbarı ihmal ederse eseri zımnen kabul etmiş sayılır. BK'nın 362/I. maddesine göre de eserin sarahaten veya zımmen kabulünü müteakip yüklenici her türlü mesuliyetten kurtulur. Eserin kabulü ile yüklenici açık ayıplara ilişkin sorumluluktan kurtulur.

Eserin kabulü, kasten saklanıldığı usulünce yapılan muayenede görülemeyecek olan açık ve gizli ayıplar ile sonradan kullanılmakla ortaya çıkan gizli ayıplar yönünden ise yükleniciyi sorumluluktan kurtarmaz. Kasten saklanılan ayıplar ile gizli ayıplar yönünden yüklenicinin sorumluluğu eserin kabulünden sonra da devam eder. İş sahibinin ayıba karşı tekeffülden doğan haklarını kullanabilmesi için eserdeki ayıbı yükleniciye bildirmesi zorunludur.

BK'nın 359/I. maddesine göre açık ayıplarda bildirimin “işlerin mutad cereyanına göre imkânını bulur bulmaz” diğer bir ifadeyle işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde, BK'nın 362/III. maddesine göre gizli ayıplarda ise gizli ayıba vakıf olur olmaz (öğrenir öğrenmez) yapılması gerekir. Süresinde ayıp ihbarında bulunulmamışsa yüklenici sorumluluktan kurtulur. Ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak yükleniciden bir talepte bulunulamaz.

Şayet sözleşmede garanti süresi kabul edilmişse, iş sahibi 359/I. ve 363/III. maddelerde öngörülen sürelerle bağlı olmayıp, ayıp ihbarını garanti süresi içinde her zaman yapabilir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla BK'nın 360. (TBK'nın 475.) maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Kanun koyucu, ayıp halinde işsahibine üç seçimlik hak tanınmıştır.

Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır..."(Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 10.03.2022 tarih ve 2021/3983 Esas 2022/1336 Karar sayılı ilamı)

İşsahibinin Seçimlik Hakları başlıklı TBK'nın 475. maddesi;

" Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

1.Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.

2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.

3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.

İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz." şeklinde düzenlenmiştir.

Mahkemesince 3 kişilik İTÜ Makine Fükültesi öğretim üyesi bilirkişi heyetinden aldırılan 07/12/2018 havale tarihli raporda özetle.

Eksantrik elek ve seçme bandının gizli veya açık ayıplı olmayıp garanti kapsamında değerlendirilmesi gereken eksikliklerinin olduğu, bu eksiklikleri gidermenin bedelinin satınalma tarihindeki maliyetin % 20 'sine karşılık gelen 4.256,00 TL olduğu, öğütme makinasının gizli ve açık ayıplı olmayıp garanti kapsamında değerlendirilmesi gereken eksikliklerinin olduğu, bu eksiklikleri gidermenin bedelinin satınalma tarihindeki maliyetin % 15 'sine karşılık gelen 4.300,00 TL olduğu.

Vibro dairesel elek makinasının gizli ve açık ayıplı olmayıp garanti kapsamında değerlendirilmesi gereken eksikliklerinin olduğu, bu eksiklikleri gidermenin bedeli satınalma tarihindeki maliyetin % 20 'sine karşılık gelen 2.400,00 TL olduğu, Mikser makinasının gizli ve açık ayıplı olmayıp garanti kapsamında değerlendirilmesi gereken eksikliklerinin olduğu, bu eksiklikleri gidermenin bedelinin satınalma tarihindeki maliyetin % 20 'sine karşılık gelen 2.700,00 TL olduğu.

Tozsuzlaştırma sistemi ve jet filtre kullanıldıktan sonra yeterli preformansta olmadığı hususunda kanaat bildiren ilk bilirkişi heyetinin raporundan sonra diğer bilirkişi heyetleri raporlarında aksine bir kanaat açıkça belirtmediğinden ve dosya içeriğine göre tozsuzlaştırma ve jet filtre sisteminin "Gizli Ayıp"lı olduğu kanaatini değiştirecek bir durum söz konusu olmadığı.

Damıtma sisteminin gizli ve açık ayıplı olmayıp garanti kapsamında değerlendirilmesi gereken eksikliklerinin olduğu, bu eksiklikleri gidermenin bedelinin satınalma tarihindeki maliyetin % 20 'sine karşılık gelen 23.400,00 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Somut olayda. Davacı şirket tarafından fabrikası için doğal bitkisel ot ve tohumlardan ilaç yapmak üzere öğütme, eleme, karıştırma, havalandırma ve damıtma makineleri üretimi hususunda davalı tarafla anlaşma yapıldığı, makinelerin davalı tarafça üretilerek davacıya teslim edildiği,

ancak makinelerin ayıplı olduğu iddiasıyla davacının satım akdini feshederek makinelerin davalı tarafa iadesi ile uğradıkları zararlara ilişkin olarak davalı tarafa ödemiş oldukları dava konusu makine bedeli olan 267.000,00-TL' nin ödenmesine ilişkin dava açtığı, davalı tarafça davaya konu edilen makinelerin herhangi bir arıza ve ayıp olmaksızın davacı tarafa tutanakla teslim edildiği, deneme üretimi yapıldığı, davacı şirket elemanlarına eğitim verildiği ve davacı tarafça usulüne uygun ve süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığı savunulmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından " Hükmün gerekçe kısmında Tozsuzlaştırma Sisteminin bedeline yer verilmiş, ancak hüküm kısmında bu yinelenmemiştir. Takibin icrası ancak hüküm kısmı ile mümkün olacağından gerekçe kısmında yer alan bedelin hükümde geçirilmesi talep olunur. " şeklinde tavzih talebinde bulunulmuş ise de, gerekçe kısmında tozsuzlaştırma sistemi için 32.000,00 TL nin ve diğer makinalara ilişkin 37.056,00 TL bedele hükmedildiğinin belirtildiği, hüküm kısmında kabul edilen toplam 69.056,00 TL bedelin yer aldığı, bu haliyle hükmün tavzih edilmesi gerekmediği sonucuna varılmıştır.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, iş sahibinin eser sözleşmesinden dönme seçimlik hakkını kullanabilmesi için"kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olması" gerekmesine,

tespit edilen ayıbın bu kapsamda olmamasına, eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davacı şirket tarafından süresi içinde ayıp ihbarı yapılmış olmasına, hükme esas alınan somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda karar verildiğinin anlaşılmasına göre davacı vekili ve davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/03/2019 tarih, 2014/1429 Esas ve 2019/235 Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 4.717,21 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 1.124,85 TL nispi ve 54,40 TL maktu harç olmak üzere toplam 1.179,25 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 3.537,96 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 04/04/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1684, K. 2024/793, 4 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Mahkemece
  7. İstinaf Başvuru Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1684
Karar No
2024/793
Tarih
4 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1689 K.2024/869
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1800 K.2024/797
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1815 K.2024/798
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1819 K.2024/777
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1851 K.2024/772
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1873 K.2024/801

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.