KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2024
- Dosya no
- 2020/1843
- Karar no
- 2024/707
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/02/2020
- Numarası
- 2018/616 Esas 2020/116 Karar
- Dava
- Tazminat
- Bam karar tarihi
- 27/03/2024
- Karar yazım tarihi
- 27/03/2024
Karar Metni
2.436 kelime·12 dk okuma·7 bölüm
Davalı ... vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
07/09/2002 tarihinde, davalılardan ...' ye ait ... plakalı otobüs ile yolcu olarak İzmir' e dönerken davalı-sürücü ...' un sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin maktül ...' nın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyona çarpması ve kamyonunda davacının yolcu olarak bulunduğu otobüse çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ağır yaralandığını, kaza ile ilgili olarak Ereğli Acm' nin 2005/2009 E. 2009/123 K. sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, kararın henüz kesinleşmediğini, Ereğli dosyasında alınan Adlı Tıp Kurumu raporunda;
davalı ..., maktüller ... ve ...' nın kazada kusurlu olduklarının belirtildiğini, kazada 12 kişinin öldüğünü, birden fazla kişinin de yaralandığını, olayda uzamış ceza zaman aşımının uygulanması gerektiğini ve henüz bu sürenin dolmadığını ayrıca yolcu taşıma sözleşmesinden doğan davalarda zaman aşımı süresinin 10 yıl olduğunu, müvekkilinin kaza sebebiyle her iki bacağının diz ve diz altından kırıldığını, muhtelif ameliyatlar geçirdiğini, 3 yıl boyunca çalışamadığını ve kazanç kaybına uğradığını belirtmiş, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla,
10.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihi olan 07/09/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.000,00-TL tedavi, yol, pansuman vb giderlerinin, 8.000,00-TL davacının çalışamadığı döneme ilişkin kazanç kaybı ve 3.500,00-TL bakıcı giderlerinin kaza tarihi olan 07/09/2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalılardan ...' nin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete 04/03/2002 başlangıç tarihli ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluğun poliçe teminat limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davaya konu kazadan dolayı 3. Şahıslara ödenen tazminatların tahsili için İzmir 10. Ahm' nin 2004/374 E. sayılı dosyası ile ...
A.Ş ve ... aleyhine açtıkları rucü davasının 2009/439 K. sayılı ilamı ile 19/11/2009 tarihinde karara çıktığını, yapılan yargılama sonucu kazanın ikiye ayrıldığını ve ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın çarpışmalarında ...' un % 50, ...' nın % 25 ve sigortalı araç sürücüsü ...' ın ise % 25 kusurlu bulunduğunu, kararın kesinleştiğini, davacı tarafça;
kazanç kaydı, tedavi gideri, bakıcı gideri ve manevi tazminat talep edildiğini, kazanç kaybının trafik poliçe teminatına girmediğini, sağlık harcamaları ile devamı sayılan diğer giderler için sigorta şirketlerinin sorumluluğunun sona erdiğini, müvekkiline davadan önce yapılmış müracaat bulunmadığını, müvekkilinin dava dilekçesinin tebliği tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Asil ... cevap dilekçesinde; İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi' ne verdiği 05/11/2012 tarihli cevap dilekçesinde: Görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, yetkili mahkemenin Gaziantep mahkemeleri olduğunu, dosyanın Gaziantep Atm' ye gönderilmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, davacıdaki rahatsızlığın trafik kazasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması gerektiğini, kusur oranı konusunda yeniden inceleme yapılması gerektiğini, davanın öncelikle otobüsün sigortacılarına yönlendirilmesi gerektiğini, hesap bilirkişi raporunun aktüerden alınması gerektiğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde.
İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verdiği 12/11/2012 tarihli dilekçesinde: Davanın zaman aşımına uğradığını ve zaman aşımından reddinin gerektiğini, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı 24/01/2002 - 2003 vadeli ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ve sigortalının sorumluluğu ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat talebi bakımından sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin temerrüte düşmediği gibi dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davacının olay tarihinden itibaren faiz talebinin reddinin gerektiğini,
davacının olaydan dolayı SGK' dan her hangi bir ödeme alıp almadığının tespitinin gerektiğini, davacının araçta takılması zorunlu olan emniyet kemeri ve/veya koruma kaskını takıp takmadığının, ortaya çıkan sonuçta müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, 6111 sayılı Yasa gereğince tedavi giderlerinin SGK' dan talep edilmesi gerektiğini belirtmiş, öncelikle davanın zaman aşımı nedeni ile reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın 07/09/2002 tarihinde gerçekleştiğini, kazanın üzerinden 10 yıldan fazla bir sürenin geçtiğini, KTK' nın 109.
Maddesi gereğince dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını, davanın bu nedenle reddinin gerektiğini, trafik kazasına karıştığı iddia edilen ... plaka sayılı aracın ... numaralı 13/03/2002 - 2003 tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, sigortacının sorumluluğunun poliçe teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin ayrıca yalnızca daimi sakatlık nedeni ile uğranılan iş gücü kaybından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve diğer maddi ve manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında kaldığını,
davacı tarafça dava açılmadan önce müvekkiline müracaat edilmediğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; 13/12/2016 Tarih ve 2014/341 Esas, 2016/1196 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne dair karar verildiği, kararın davalılar ... ve ... A.Ş tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 01/03/2018 tarih 2017/605 esas, 2018/283 karar sayılı kararı ile; asıl ve birleşen davanın davalıları ...'nin asıl davaya, asıl ve birleşen davada davalı ... A.Ş'nin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurularının esasa ilişkin diğer sebepler incelenmeksizin kabulü ile asıl davada sözlü yargılama aşamasının HMK'nın 184. ve 186. maddelerine uygun olarak tamamlandıktan sonra bir karar verilmesi, birleşen davada ise, tüketici mahkemesi görevli olduğundan bu yönde karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemiz kaldırma kararından sonra;
MAHKEMECE
"...Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça, 07/09/2002 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacının yaralandığı, maddi ve manevi zarara uğradığından bahisle oluşan zararın giderilmesine yönelik olarak davalılar hakkında mahkememize dava ve ek dava açıldığı, 07/09/2002 tarihinde davalı ...' un sevk ve idaresindeki ve davalı ...
A.Ş' ye ... numaralı 24/01/2002 - 2003 vadeli ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı araç ile davalı ...' ya ait olup dava dışı ...' nın sevk ve idaresindeki ve davalı ...
A.Ş' ye ... numaralı 13/03/2002 - 2003 tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın trafik kazasına karıştığı, kazanın etkisi ile ... plaka sayılı aracın kontrolünü kaybederek ilk çarpışma noktasından 35 mt ileride davalılardan ...' ye ait dava dışı ...' nın sevk ve idaresindeki ve davalı ...
A.Ş' ye 04/03/2002 başlangıç tarihli ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı araç ile ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı 2. Trafik kazasına karıştığı ,kaza sonucu 12 kişinin öldüğü ve aralarında davacının da bulunduğu çok sayıda kişinin yaralandığı ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...' in meslekte kazanma gücünde % 18 oranında azalma gerçekleşecek ve 9 ayda tıbbi şifa bulacak şekilde yaralandığı, trafik kazasının oluşumunda: sürücü ...' un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... plaka sayılı kamyonun karıştığı 1. Kazada; asli derecede % 75 oranında kusurlu olduğu,
sürücü ...' un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... plaka sayılı kamyon arasında meydana gelen kazanın tetiklemesi ile ... plaka sayılı kamyonun savrularak ... plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelen 2. kazada; asli derecede % 50 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...' nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonu ile ... plaka sayılı aracın karıştığı 1. Kazada; tali derecede % 25 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...' nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonu ... plaka sayılı aracın karıştığı 2. Kazada; tali derecede % 25 oranında kusurlu olduğu,
sürücü ...' nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs ile ... plaka sayılı kamyon arasında meydana gelen 2. kazada; tali derecede % 25 oranında kusurlu olduğu, yolcu ...' in ... plaka sayılı otobüs içerisinde yolcu konumunda seyahat ettiğinden kusursuz olduğu, davacı 2. kazada yaralandığından ikinci kaza için belirlenen kusur oranları gözönüne alınarak davacı için 1.866,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 1.126,74 TL tedavi amaçlı SGK tarafından karşılanmayan yol, bakım, pansuman gideri hesaplandığı,
toplam 2.993,69 TL tutarındaki bu maddi tazminatlar toplamının sigorta şirketlerinin tedavi giderlerine ilişkin poliçe teminat limitleri içinde kaldığı, bu bedelden davalı araç sahibi ve sürücülerinin haksız fiil hükümleri doğrultusunda kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketlerinin ise ZMMS hükümleri doğrultusunda dava tarihinden itibaren talep gibi yasal faiz ile sorumlu oldukları, davacı için 144.531,03 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı,
davacı tarafça esas dava dosyasında sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 8.000,00 TL talep edildiği , bu bedelden davalı araç sahibi ve sürücülerinin haksız fiil hükümleri doğrultusunda kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketlerinin ise ZMMS hükümleri doğrultusunda ölüm ve sakatlık halleri için kişi başı poliçe teminat limiti olan 18.000,00-TL' den dava tarihi itibariyle talep gibi yasal faiz ile birlikte sorumlu oldukları, davacının trafik kazası sebebiyle manevi olarak da zarar gördüğü,
bu zararında haksız fiil hükümleri doğrultusunda davalı araç sahipleri ve sürücüleri tarafından giderilmesinin gerektiği, olayın niteliği, davacının maluliyet oranı, kusur oranları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve paranın satın alım gücü göz önüne alınarak davacı lehine uygun miktarda manevi tazminatın hüküm altına alınmasının gerektiği , davacının yaralandığı kazanın 07/09/2002 tarihinde meydana geldiği, Ereğli Acm' ce sanık ...' a olay tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK' nın 465/2 maddesi gereğince ceza verildiği, anılan maddenin üst sınırının 10 yıl olduğu,
bu durumda uzamış ceza zaman aşımı süresinin de 765 sayılı TCK' nın 102/3 maddesinde düzenlenen 10 yıllık süre olduğu, dava açılış tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmadığı , incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, 8.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.866,95-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00-TL tedavi, yol, pansuman gideri olmak üzere toplam 10.866,95-TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve ... yönünden olay tarihi olan 07/09/2002 tarihinden davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihi olan 05/09/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Sigorta şirketleri yönünden sorumluluğun poliçe teminat limiti ile sınırlandırılmasına,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, 2.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07/09/2002 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Manevi tazminat ile ilgili fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talepleri arasında sürekli işgöremezlik talebi olmadığı halde yerel mahkemece sürekli işgöremezlik tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyaya sunulu 12.09.2019 tarihli bilirkişi ek raporunun eksik ve hatalı inceleme sonucu tanzim edildiğini, tekrara düşmemek adına 02.10.2019 tarihli rapora itiraz dilekçelerini yinelediklerini, yerel mahkemece rapora itirazlarının değerlendirilmeksizin rapor doğrultusunda hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının müterafik kusuru belirlenmeksizin hüküm kurulmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının,
müvekkilinin işleteni olduğu ... plakalı otobüs ile yolculuk ettiği esnada zorunlu olan emniyet kemerini takmamasının kaza sonucunda meydana gelen zararda artışa neden olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf; davaya konu kaza nedeni ile yaralandığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihi olan 07/09/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.000,00-TL tedavi, yol, pansuman vb giderlerinin, 8.000,00-TL davacının çalışamadığı döneme ilişkin kazanç kaybı ve 3.500,00-TL bakıcı giderlerinin kaza tarihi olan 07/09/2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince kusura ilişkin aldırılan raporun, davacının maluliyetine ilişkin raporların ve aktüerya raporunun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece geçici iş göremezlik, tedavi, yol, pansuman gideri ve manevi tazminata ilişkin kurulan hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenle istinafa gelen davalının bu hususlara ilişkin istinafının yerinde olmadığı, ancak; istinafa gelen davalının, mahkemenin, sürekli maluliyet tazminatına hükmetmesi yönündeki istinafının yerinde olduğu, şöyle ki;
davacının dava dilekçesinde sadece çalışamadığı dönemlere ilişkin tazminat talebinde bulunduğu, sürekli maluliyete ilişkin maddi tazminat talebinde bulunmadığı, ancak mahkemece sürekli maluliyet tazminatına da hükmedilmiş olduğu, yani talebin aşıldığı, dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden sürekli maluliyete ilişkin hüküm kurulmasının doğru olmadığı kanaatine varılmıştır.
HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalı ... vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1843, K. 2024/707, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama