KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- Dosya no
- 2020/1958
- Karar no
- 2024/752
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/09/2019
- Numarası
- 2016/662 Esas 2019/946 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Karşı dava
- Tazminat
- Bam karar tarihi
- 02/04/2024
- Karar yazım tarihi
- 02/04/2024
Karar Metni
2.410 kelime·12 dk okuma·7 bölüm
Davalı-karşı davacı ... vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı - Karşı Davalı ...
Limited Şirketi vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ile 27.10.2015 tarihinde yükün İstanbul'dan İran'a taşınması yönünde anlaştıklarını ve sözleşmenin kurulduğunu, anlaşmaya göre emtianın İstanbul'da 30.10.2015 tarihinde tırlara yüklendiğini ancak gümrükleme işlemi sırasında davalının kusurundan dolayı 07.12.2015 tarihine kadar araçların beklemek durumunda kaldığını, belirtilen bu bekleme ile müvekkilinin 22.880,00 USD zarara uğradığını, davalının bu durumu bildiği halde ödememesi ve itiraz etmesi sonucu davalı hakkında İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5660 Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, takibe itiraz edildiğini,
davalının müvekkiline taşıma ücretini ödediğini, müvekkilinin fatura düzenlediğini, gümrükleme ve yükleme için düzenlenen faturaların ise ödenmediğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamı %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı - Karşı Davacı ... vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkilinin davacı firma ile uluslararası nakliye sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme kapsamında CMR yükümlülüğünün uygulanacağını, davacının beyaz eşya tipi emtiaları 2 tır aracılığı ile İstanbul'dan Doha/Katar'a ve İran'a taşınması konusunda anlaştıklarını, yüklemenin İstanbul 'da yapıldığını, davacının İstanbul'da bulunduğunu, alacağın para alacağı olduğu iddia edildiğinden yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olması gerektiğini, esas yönünden de müvekkili şirketin bu ücretlerden sorumlu olmadığını,
Gürcistan-Doha/Katar taşıması bakımından Gürcistan Poti limanından karayolu ile İskenderun limanına getirilecek olan malların, İskenderun 'dan deniz yoluyla Doha/Katar 'a taşınması işinin yüklenildiğini, ancak Duba limanına gelindiğinde davacı şirket tarafından müvekkili şirkete orjinal evrakların verilmediğini, bunun üzerine müvekkilin Azerbeycan acentesi ile iletişime geçerek mallara ilişkin evrakların yeniden talep edildiğini, araçların yaklaşık 1 ay süresince Duba limanında beklediğini, yeniden düzenlenen evraklarla gümrükten işlem yapılamayacağının öğrenildiğini,
araçların boşuna beklemesi ve bekleme ücretleri doğmasından müvekkilinin sorumlu olmadığını, Türkiye-İran taşıması bakımından 31.10.2015 tarihi itibariyle 10 tır kapasiteli beyaz eşya cinsi malların yüklendiğini, 12 tır kapasiteli taşıma işinin ise davacının gecikmesi nedeniyle gerçekleşmediğini, İran/Bazalgan gümrüğüne araçların geldiğinde gümrük işlemlerinin tamamlanamadığını, müvekkili şirketin talimatı dışında araçların taşıma belgelerinde İran acentesinin "... Co.
Ltd." olacağı bildirilmesine rağmen taşıma belgelerine 3. kişi acentelerin yazıldığını, taşımanın davacının kontrolünde yapıldığını, müvekkili şirkete ve acentesine bilgi verilmediğini, 1 adet tırın trafik kazasına karşımasıyla Aralık ayı sonuna kadar ve halen sevkiyatın tamamlanamadığını, cari hesapta bakiye kalan 55.000 USD tutarın ödenmesi ancak 3.000 USD'nin kaza yapan aracın ulaşması anında derhal ödenmesi şartıyla sevkiyata devam edebildiğini, 07.12.2015 tarihinde 52.000 USD ödeme yapıldığını, 11.12.2015 tarihinde sevkiyatın tamamlanması konusunda anlaşıldığını,
müvekkili şirketin operasyon müdürü tarafından davacı şirket yetkilisine ödemenin yapıldığı bildirilmesine rağmen, araçların halen gümrükte beklediği, taşıma yapan araçlara ait CMR belgelerinin sunulması gerektiğini, davacının araçların güncel durumları hakkında bilgi vermediğini, bu nedenle araçların gecikmesinden kendisinin sorumlu olduğunu, TTK m. 875'e göre eşyanın ziya ve hasarından ve teslimdeki gecikmeden taşıyıcının sorumlu olduğunun bildirildiğini, yine CMR m. 17'e göre taşıyıcının kusurundan kaynaklanmayan durumlar dışında sorumluluğunun bulunduğu ve gecikmeye kendisinin sebebiyet verdiği,
davacının R2 (Uluslararası ve Yurt İçi Taşıma İşleri Organizatörlüğü) yetki belgesi bulunmadığından gecikmenin meydana geldiğini belirterek davanın reddiyle birlikte karşı dava olarak da; ... A.Ş, ... Ltd.Şti., ... Ltd.Şti., ... Ltd.Şti., ...
Ltd.Şti. ve ... tarafından müvekkiline düzenlenen fatura ve dekontlar nedeniyle müvekkili şirketin 27.100,00 USD zarara uğradığını, ayrıca kar mahrumiyeti açısından da bir yıl süreyle aylık 40 adet konteynırın İran'a taşınması konusunda dava dışı ... Co. şirketi ile anlaştıklarını, ancak taşımanın gecikmesi ve yerine getirilememesi nedeniyle mal sahibi ...
Co 'nun operasyonları durdurduğunu, müvekkilinin 171.200,00 USD net kar kaybına uğradığını, manevi tazminat bakımından da müvekkilinin taşıma işinden dolayı itibar kaybettiğini, 20.000,00 USD manevi tazminat taleplerinin olduğunu belirterek toplam 218.300,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE
"...Asıl Dava; taşıma sözleşmesine dayalı olarak taşıyıcının zararı olduğu iddiasına dayalı yapmış olduğu takibe itirazın iptali; Karşı dava; bu taşıma sözleşmesinden dolayı taşıtanın uğradığını beyan ettiği maddi zarar, kar mahrumiyeti ve manevi zarara ilişkin tazminat davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5660 Esas sayılı dosyası, tarafların defter ve kayıtları incelenmiş, bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5660 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... Ltd. şirketinin takip borçlusu ... A.Ş aleyhine 18.04.2016 tarihinde 65.429,94 TL asıl alacak ve işlemiş faiz ile birlikte 67.425,50 TL üzerinden takibe geçtiği, borçluya ödeme emrinin 18.04.2019 tarihinde gönderildiği, tebligat parçasının dönmediği, PTT sorgusunda tebliğine ilişkin belge bulunmadığı, borçlunun 20.04.2016 tarihli dilekçesi ile itirazı üzerine takibin 20.04.2016 tarihinde durduğu, itirazda borcun kabul edilmediği belirtildi belirlenmiştir.
Bilirkişi incelemesi ile taraflar arasında yapılmış olan 12.10.2015 tarihli uluslararası nakliye sözleşmesi ve bu sözleşmenin dayanağı olarak uygulanacak CMR ve TTK. hükümleri gereğince taşımada davacı şirketin sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği, Türkiye 'den İran 'a ve Gürcistan 'dan İskenderun 'a taşınacak mallarda işlemlerin gecikmesinde davacı/davalı gönderenin kusurlu olup olmadığı, bu kapsamda davacının zararının doğup doğmadığı, talep etme hakkının bulunup bulunmadığı ile davalı-karşı davacının maddi zararlarının bulunup bulunmadığı,
kar mahrumiyeti şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtası ile Gümrükçü (CMR ve Tır Taşımacılığı konusunda uzman) bilirkişi, SMMM ve Taşıma Konusunda Uzman Üniversitelerin Hukuk Fakültelerinde Taşıma Hukuku Alanında Görev Yapan Bir Öğretim Üyesi vasıtası ile rapor alınmasına karar verilmiş ve bilirkişilerden alınan 16.08.2019 tarihli raporda.
Tarafların iddia ve talepleri ile defter ve kayıtları ve ayrıca Ulaştırma Bakanlığından davacının R2 Uluslararası ve Yurtiçi taşıma organizatörlüğü belgesinin bulunup bulunmadığının sorulmasına ilişkin kayıt ve 2015-2016 yılları itibari ile tırların mutat bekleme süresine ilişkin belge ve kayıtlar da alınarak yapılan incelemede davacı tarafın defter ve kayıtlarının tutarlı olmadığı, defteri kebir ve envanter defterinin ibraz edilmediği, 2015 yılına ait defterlerinin birbirini teyit etmediği,
davalı tarafın defter ve kayıtları ise muhasebe sistem uygulama genel tebliğine uygun olduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, tarafların açık cari hesap üzerinden çalıştıklarını, davacının defterlerine göre davalıdan 31.12.2015 tarihi itibari ile 53.140,65 TL alacaklı olduğu, davalının düzenlemiş olduğu 14.12.2015 tarihli 38.280 USD (112.757,57 TL) iade faturasının davacının defterlerinde yer almadığı, ...
AŞ nin defterlerinde ise davacının 126.457,75 USD alacaklı, davalının 123.747,55 USD borçlu olduğu, arada 2.710,20 USD fark oluştuğu, davalının davacıya 14.12.2015 tarihinde kestiği iade faturası ile davacıya 3.800 USD karşılığı 10.989,98 TL borçlu kaldığı, 31.12.2015 tarihinde davalının 1.200 USD karşılığı 3.634,02 TL davacıdan alacaklı olduğu,
aralarındaki mani yazışmalarda ve ihtarnamelerde asıl dava yönünden 18.04.2016 tarihli takip tarihinde davacının defterlerinde yer alan 53.140,65 TL alacağının karşı davada da karşı davacının 29.100 USD alacaklı olduğu belirtilmiş, taraflar arasındaki Uluslararası Yükleme Talimatı Ve Sözleşmesinde yer alan beklemeden doğan ücretin CMR sözleşmesine tabii olmadığı, bu sözleşme hükümleri içerisinde bulunmadığı,
davacı taraf araçlarının bekletilmesinden dolayı 22.880 USD bekleme ücretine hak kazandığını iddia ettiğin, davalı karşı davacının ise gümrükte beklemenin sebebinin davacı taşıtan tarafın evraklarının kaybından doğduğu ve davacının belirttiği acente dışındaki kişilerin CMR senedinde yazıldığını belirttiği, gümrükte beklemenin sebebinin aralarındaki e-posta yazışmalarına göre ...'ın kusurundan kaynaklanmadığını, davacı karşı davalının kusurundan kaynaklandığını, böylece bekleme ücretine hak kazanmadığı, karşı davacının 29.100 USD alacağının bulunduğu ancak 27.100 USD talep ettiği, mahrum kalınan karı ise ispatlayamadığı belirtilmiştir.
Bu rapora karşı Davacı - Karşı Davalı vekili 26.08.209 tarihli dilekçesinde; Bu raporda davalı ...ın kusuru ile müvekkilinin Türkiye de bekletildiğini, Türkiyeden yurt dışına çıkışına ilişkin beklemelerin dikkate alınmadığını belirterek bilirkişilerden ek rapor alınmasına ya da yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yeni bir rapor alınmasını talep etmiştir.
Bu rapora karşı Davalı Karşı Davacı vekili 03.09.2019 tarihli dilekçesinde; bilirkişilerin davacı ... nın kusurlu hareketinden dolayı beklemenin meydana geldiğine ilişkin tespitlerine katıldıklarını, davacı karşı davalı ...'nın R2 belgesine sahip dahil olmadığı, müvekkili şirketin ...'nın ödemediği taşıma ücretlerini ödemek zorunda kaldığını, mahrum kalınan kar bakımından ise tespite katılmadıklarını belirterek mahrum kalınan kara ilişkin ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan inceleme ve toplanan delillere göre;
Davacı - Karşı Davalı ... Ltd.
Şti.'nin, Davalı - Karşı Davacı ...Ş. ile 27.10.2015 tarihli Uluslararası Yükleme Talimatı ve Sözleşmesi yaptığı, bekleme ücretinin 150 USD olarak sözleşmede kararlaştırıldığı, davacı karşı davalının gümrük işlemleri sırasında araçlarının beklediği, bu beklemenin sebebinin taraflar arasındaki e-posta yazışmalarına göre davacının alt taşıyanlara verdiği gümrük belgelerinin kaybolduğuna ilişkin iddiaya dayandığı, ancak bu iddianın doğru olup olmadığı zira davacı karşı davalının gerek Gürcistan - Doha/Katar taşıması ve gerekse Türkiye İran taşıması bakımından evrakların kaybolduğunun iddia etmesi nedeniyle beklemeye sebebiyet verdiği,
ayrıca davalı karşı davacıdan dosyada belirlenen kayıtlara göre dava dışı bazı taşıma şirketlerinin davacının borçlarını ödemek durumunda kaldığı ve bu şirketlerin alacaklarını ...a devir ve temlik ettiklerini, böylece asıl dava yönünden davacının beklemeye ilişkin olarak talebinin somut ve haklı gerekçeye dayanmadığı tespit edildiğinden asıl davanın reddine, karşı dava yönünden ise karşı davacının alacağının ... ya yapılan ödemelerden kaynaklanması ve bu alacağın 29.100 USD olup,
27 .100 USD talep edilmiş olması nedeniyle bu miktar üzerinden karşı davanın kabulüne ve 27.100 USD nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun m. 4/a da ki faiz oranı ile davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Karşı davacının diğer talebi olan mahrum kalınan kara ilişkin ise somut belge ve bilgilerle bu iddiasını ispatlayamadığından mahrum kalınan kar talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Karşı davacının 20.000 USD manevi tazminat talebinin incelenmesiyle davacı ...'nın ...'ın ticari itibarına zarar verecek şekilde başka firmalarla olan taşıma ilişkilerini bozduğu, bu firmalarla olan ilişkilerinin sona erdiği, markasının zarara uğramasına sebebiyet verdiği tespit edilmekle 5.000 USD manevi tazminatın davacı karşı davalıda alınarak davalı karşı davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesi ile;
HÜKÜM
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
1-)Davacı - Karşı Davalı ... Ltd. Şti.'nin İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2016/5660 Esas sayılı dosyası ile Davalı - Karşı Davacı ...Ş. aleyhine yapmış olduğu takibe itirazın iptali davasının reddine,
Davalı - Karşı Davacı ...Ş.'nin Davacı - Karşı Davalı ... Ltd. Şti.'ne karşı açmış olduğu davanın KISMEN KABULÜ ile,
27.100 USD alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca USD cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının davacı karşı davalı ... Ltd. Şti.'dan tahsili ile Davalı - Karşı Davacı ...Ş.'ye ödenmesine,
Davalı - Karşı Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000 USD manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca USD cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının Davacı - Karşı Davalı ... Ltd. Şti.'dan tahsili ile Davalı - Karşı Davacı ...Ş.'ye ödenmesine,
Davalı - Karşı Davacının mahrum kalınan kar talebine ilişkin davasının ise somutlaştırılamadığı ve ispatlanamadığından reddine" şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davalı - karşı davacı ...Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davalı - Karşı Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının 17.11.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, söz konusu kararın "mahrum kalınan kar talebi" yönünden verilen ret kararının gerekli araştırma yapılmaksızın hatalı tesis edildiğini, davacı- karşı davalı ...'nın itirazın iptali davasına ilişkin davanın reddi yönünden verilen yerel mahkeme kararının doğru olmakla birlikte, davalı- karşı davacı müvekkil şirket tarafından talep edilen "mahrum kalınan kar" talebine yönelik olarak verilen ret kararının yerel mahkeme tarafından eksik araştırma yapılması nedeniyle hükmün bu kısmının hatalı olduğunu,
yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 08.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda, mahrum kalınan kar talepleri açısından dosyaya sunmuş oldukları belgelerin tercümesinin yapılarak konu taleplerinin somutlaştırılmasının talep edildiğini, bunun üzerine,
dava dışı mal sahibi firma ile yapılan tüm yazışmaların tercüman onaylı Türkçe çevirilerinin dosyaya sunulduğunu, dosya kapsamında sunulan tüm eklerin ve çevirilerin dosyada mübrez olduğunu, yerel mahkemenin davacı- karşı davalı ...'nın açmış olduğu itirazın iptali davasına ilişkin davanın reddi yönünden verilen karara karşı herhangi bir istinaf başvurularının ve itirazlarının olmadığını, davalı- karşı davacı müvekkil şirket tarafından talep edilen "mahrum kalınan kar" talebine yönelik olarak verilen ret kararının eksik ve hatalı kısmının kaldırılarak yeniden karar tesis edilmesine,
esas ve karşı davadaki diğer talepler bakımından ise yerel mahkeme kararının doğru olmasından bahisle onanmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl Dava; itirazın iptali, Birleşen dava; maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Karşı davada davalı-karşı davacı; ... A.Ş, ... Ltd.Şti., ... Ltd.Şti., ... Ltd.Şti., ... Ltd.Şti. ve ... tarafından müvekkiline düzenlenen fatura ve dekontlar nedeniyle müvekkili şirketin 27.100,00 USD zarara uğradığını, ayrıca kar mahrumiyeti açısından da bir yıl süreyle aylık 40 adet konteynırın İran'a taşınması konusunda dava dışı ...
Co. şirketi ile anlaştıklarını, ancak taşımanın gecikmesi ve yerine getirilememesi nedeniyle mal sahibi ... 'nun operasyonları durdurduğunu, müvekkilinin 171.200,00 USD net kar kaybına uğradığını, manevi tazminat bakımından da müvekkilinin taşıma işinden dolayı itibar kaybettiğini, 20.000,00 USD manevi tazminat taleplerinin olduğunu belirterek toplam 218.300,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince karşı davacının kar kaybı talebinin tamamen reddine karar verilmiş, karşı davacı tarafça sadece reddedilen kar kaybı talebi yönünden istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince aldırılan denetime elverişli ve açık bilirkişi heyeti raporunun kar kaybına ilişkin bölümünde; bu hususta somut belge ve bilgi sunulmadığı ve mail yazışmalarının İngilizceden Türkçeye çevirisinin yapılması ve taleplerin somutlaştırılması gerektiği ifade edilerek hesaplama yapılmadığı belirtilmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili bilirkişi raporuna beyanında mail yazışmalarını sunmuş ancak Türkçe çevirilerini tam olarak sunmamıştır. Yani dava dışı şirketle aralarında gerçekten iddia ettiği gibi bir sözleşme olup olmadığı, var ise bu sözleşmenin sonradan sona erdirilip erdirilmediği sunulan delillerden tam olarak anlaşılmamaktadır. Dolayıyla karşı davacı taraf; kar mahrumiyetini sunduğu delillerle somutlaştırmamış ve ispatlayamamıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; karşı davacının kar mahrumiyetine ilişkin talebini haklı gösterecek somut deliller sunmamış olmasına göre davalı-karşı davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1958, K. 2024/752, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama