KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
- Dosya no
- 2021/1726
- Karar no
- 2025/675
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/04/2021
- Numarası
- 2018/1452 Esas 2021/371 Karar
- Dava
- Alacak
- Bam karar tarihi
- 26/03/2025
- Karar yazım tarihi
- 26/03/2025
Karar Metni
1.626 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel tanımı ile reklam fotoğrafçılığı sahasında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyet alanı kapsamında davalı şirket ile anlaşılmış olduğunu ve birçok hizmet verildiğini belirtmiş, yine bu kapsamda 1 Aralık 2017 tarihinde iş emri olarak gelen e-postaya istinaden talep edilen, davacı şirket tarafından çekimi yapılmış 19 araç ve fotoğraf çekimleri davacı tarafından yapılmamış 13 araca ait toplamda 205 planın dekupe ve rötuş hizmetlerinin 3 aylık bir çalışma sonunda tamamlanıp teslim edildiğini,
hizmete ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığını hizmetin davalı şirket ile 5 yıldır süregelen ticari ilişki ve güvene dayalı olarak gerçekleştirildiğini ve gerçekleştirilen bu hizmetin bedeli olan 35.400 TL’nin işin yapılıp teslim edilmesine rağmen davalı tarafından müvekkiline ödenmediğini iddia ederek alacağını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2012 yılından bu yana davacı şirket ile çalıştığını, son olarak 2018 yılında fotoğraf arşivinde bulunan ve yine davacı tarafından çekilmiş olan fotoğrafların müvekkilin web sitesi ve diğer görsel mecralarda kullanılmak üzere düzenlenmesini ve yine müvekkilin kendi imkânları ile çektiği 13 araca ilişkin fotoğraflar üzerinde çalışma yapılmasını istediğini, davacıdan talep edilen tüm hizmet kalemleri ayrıca ve açıkça belirtilmiş olmasına rağmen davacının uzun süre bütçe belirtmediğini,
müvekkilin davacının daha önceki fiyat teklifleri ve aralarında yıllardır süren ticari ilişkiye güvenerek alınacak hizmet üzerine görüşmelere devam ettiğini, davacı ile mailleşmelerinde alınacak hizmetin niteliği ve metodu üzerine fikir alışverişinde bulunduğunu, davacının fahiş bütçe belirtmesi üzerine müvekkilinin ücreti kabul etmediğini ve sözleşme görüşmelerini olumsuz olarak sonlandırdığını, taraflar arasında bir sözleşme kurulmadığını, davacının sözleşmenin kurulmaması nedeni ile müvekkiline tamamlanmış bir çalışma teslim etmediğini,
davacının çalışma dosyalarına erişim olanağını sağlamadığını ve müvekkilinin davacının hiçbir çalışmasını kullanmadığını, davacının şifreleyerek müvekkilinin ulaşımına açmadığı hard diskin iade edildiğini ve müvekkilinin alternatif bir tedarikçi ile 7500 TL + KDV ‘ye söz konusu çalışmaları yaptırdığını, davacı ile eskiye dayanan ticari ilişkisini gözeterek makul bir fiyat vereceğine güvendiğini ve bu nedenle başka firma ile görüşülmediğini, davacının bu nedenle müvekkiline zaman ve emek harcatarak zarara uğrattığını,
davacının sunduğu fiyat teklifinin piyasanın çok üzerinde olduğunu ve daha önce 30.000TL olarak belirtilen talebin iş bu dava ile 35.000 TL’ye çıkarıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki e posta yazışmalarının sözleşmenin kurulduğuna ve hangi işlerin tamamlandığına ilişkin olduğunu, fatura, banka kayıtları, ticari defterler ve şirket kayıtları, davacı tarafından daha evvel tamamlanan işler ve davalı tarafından bu kapsamdaki ödeme belgelerinin devam eden bir sözleşmenin varlığına işaret ettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, işlerin yapıldığını kabul etmelerine rağmen bir fiyat mutabakatı sağlanmadığını ve bu sebeple ödeme yükümlülüğünün doğmadığını ileri sürmelerinin kabul edilemez olduğunu,
yıllardır süre gelen sözleşmesel bir ilişkinin varlığı sebebi ile her iş başına kimi zaman telefon, kimi zaman e posta yolu ile bilgi verilip mutabakat sağlandığını, davaya konu işlerin yapılıp teslim edilmesine rağmen davalının ödemeye yanaşmadığı ve bunun dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin birçok personelinin söz konusu işler nedeniyle haftalarca çalıştığını, işlerin tamamlanıp teslim edilmesine rağmen davalının bunu, fikir alışverişi olarak belirtmesinin kabul edilemeyeceğini, yapılan işlerinbedelinin ödenmemesinin davalı için sebepsiz zenginleşme sonucu doğurduğunu,
mahkemece yapılan işlerin piyasa rayici yönünden sektör bilirkişisinden rapor alınmasını, 1 Aralık 2017 tarihinde iş emri olarak gelen e postada istenilen tüm işlerin yapıldığını, işin tamamı yüklü bir iş olduğu için yapılan her işin liste üzerindeki en düşük hizmetlerden olan 1 standart retouch ve 2 düz zemine araç yerleştirme bedeli üzerinden fiyatlandırılacağının bildirildiğini, bu kapsamda davalı şirketten ödenmesi talep edilen 35.400-TL’nin ödenmediğini belirtmiştir.
MAHKEMECE
"...Dava; davacı tarafından, davalı şirkete, reklam fotoğrafçılığına ilişkin vermiş olduğu hizmete ilişkin, hizmet bedelinin, davalıdan tahsiline yönelik açılmış davadır. Davalı açılan davanın reddini talep etmiştir.
Dosya içinde; taraflar arasındaki e posta yazışmaları, ilgili fotoğraflar, taraf defterleri üzerinde SMM bilirkişi ile Sektör Bilirkişi Reklam Uzmanı bilirkişiden alınan rapor, tarafların itirazları üzerinde, heyetten alınan ek rapor ve davalı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde, dosya içinde özellikle, mahkememizce karar vermemize dayanak teşkil eden mail yazışmaları, bilirkişi marifetiyle alınan bilirkişi heyet rapor ve itiraz üzerine alınan ek rapor da, davacı tarafından dosyaya sunulan belgelerden, 19 unun fotoğrafının davacı tarafından çekilen,
13 ü davalı tarafından çekilip yollanan toplam 32 arca ait 205 plan fotoğraf üzeride çalışarak beyaz zeminde dekupe gölgelendirme, araç üzerinde bulunan yazı-logo silme, ham görselde arka plan temizliği ve arka plana yeşil orman manzarası ekleme ve diğer retouch işlemlerinin teknik olarak gerçekleştiriliği ve KDV dahil bu işlemlerin 19.045,20 TL yaptığı anlaşılmakla, her ne kadar davanın açıldığı tarihte 35.400,00 TL alacak üzerinden açıldığı, davacı vekilince ıslah edildiği, dava konusunun azaltılması için ıslaha gidilemeyeceğinden ve dava nkonusunun azaltılması,
davadan kısmen feragat anlamına geleceğinden, davacının 16.354,80TL lik miktar yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı vekilinin, davacının davayı açtığı tarih dikkate alınmak suretiyle, davalı lehine vekalet ücreti, yargılama gideri takdir etmek gerekerek, mahkememizdeki vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.'' gerekçesi ile;
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davacının 19.045,20 TL alacak yönünden davasının KABULÜ İLE; 19.045,20 TL davacı alacağının dava tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Davanın açıldığı tarihte 35,400,00 TL alacak üzerinden açıldığı, davacı vekilince ıslah edildiği, dava konusunun azaltılması için ıslaha gidilemeyeceğinden ve dava konusunun azaltılması, davadan kısmen feragat anlamına geleceğinden davacının 16.354,80 TL talebi yönünden feragat nedeniyle REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen hükmün, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucunda kurulduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 1. maddesine göre sözleşmenin, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulduğunu, aynı kanunun 2. Maddesinde sözleşmenin kurulmasının temel şartının esaslı unsurlar üzerinde anlaşılmış olmasına bağlı olduğunun amir hükmünde düzenlendiğini, somut olayda ücret unsurunun sözleşmenin kurulmasında esaslı unsur olduğunun açık olduğunu, davacı yanca,
sunmuş olunan delillerden ve tüm dosya kapsamından müvekkil şirketin defaatle talepte bulunmasına rağmen fiyatlandırma talebine karşılık verilmediğini, sonrasında ise fahiş bir fiyatlandırma yapılarak müvekkilin bunu kabul etmemesi neticesinde sözleşme kurulamadığını, davacı ile müvekkil şirket arasında sözleşmesel bir ilişkinin bulunmadığının açık olduğunu, dosya kapsamında alınan ve davacı şirketin ticari defterlerinin incelendiği 25.12.2019 tarihli raporda;
davacının 2018 yılı ticari defterlerine göre müvekkil şirketten sene sonu 31.12.2018 tarihi itibariyle bir alacağının bulunmadığı ve temel borç ilişkisini içeren yazılı bir sözleşmenin de bulunmadığının tespit edildiğini, yine müvekkil şirketin ticari defterlerinin incelendiği 17.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda;
müvekkil şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olduğunu ve müvekkil şirket lehine delil olma niteliği taşıdığını, müvekkilin ticari defter kayıtlarına göre davacının herhangi bir alacağının bulunmadığının tespit edildiğini, davacı ile müvekkil şirket arasında temel borç ilişkisini içeren bir sözleşmenin bulunmadığını ve defter kayıtlarına göre davacının herhangi bir alacağının bulunmadığının tespit edildiğini, her iki tarafın da tacir olduğunu, somut uyuşmazlıkta toplanan tüm delillerle davacı ile müvekkil arasında akdi ilişkinin bulunmadığını, müvekkilin davacıdan herhangi bir hizmet almadığını,
bunun yerine 02.03.2021 havale tarihli rapor ile de tespit edildiği üzere dava dışı başka bir firmadan hizmetin alındığını, davacının gerek müvekkil şirketin gerekse davacının ticari defterlerinde dahi yer almayan bir alacağa ilişkin talebinin dürüstlük kurallarına aykırı ve kötüniyetli olduğunu, iddiasını ispatla yükümlü olan davacı şirketin taraflar arası akdi ilişkinin varlığını dahi ispat edemediğini, dolayısıyla davacının davasında hukuki yararı bulunmadığından, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: alacak istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf; davalıya fotoğrafçılık hizmeti verdiğini, çekilen fotoğrafların istenilen şekilde rötuşlandığını, aralarında yazılı bir sözleşme olmadığını, ancak uzun yıllara yayılan bir ticari ilişki olduğunu, davalıya gerekli hizmeti vermesine rağmen davalının borcunu ödemediğini ileri sürmüştür.
Davalı taraf ise; aralarında yazılı sözleşme olmadığını, davacıdan fiyat aldığını ancak davacının çok yüksek fiyat vermesi nedeniyle davacıya işi yaptırmadığını başka bir firmadan daha düşük fiyata hizmet aldığını davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece taraf defterleri üzerinde inceleme yapılması için ayrı ayrı bilirkişi raporu aldırılmış; aldırılan raporlarda; taraf defterlerinde alacak borç durumuna ilişkin bir kayıt bulunmadığı, reklamcı bilirkişinin tespitlerine göre ise ; taraflar arasındaki mail yazışmalarına göre davacı tarafından davaya konu işleri teknik olarak usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmiş ve tamamlanmış olduğunu, yapılan işin piyasada uygulanan ortalama fiyatlara göre 16.140 TL +KDV olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; mahkemece aldırılan denetime elverişli ve açık bilirkişi raporuna ve taraflar arasındaki mail yazışmalarına göre; davacı tarafça, davaya konu işlerin teknik olarak usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmiş ve tamamlanmış olmasına,
davalının davacı tarafça bildirilen ücreti kabul etmemesi nedeniyle ödeme yapmadığının anlaşılmasına, yapılan işin reklamcı bilirkişi tarafından bedelinin belirlenmiş olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1726, K. 2025/675, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama