KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2024
- Dosya no
- 2022/1900
- Karar no
- 2024/266
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/08/2022 (Tarihli Ara Karar
- Numarası
- 2022/551 Esas
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Bam karar tarihi
- 01/02/2024
- Karar yazım tarihi
- 01/02/2024
Karar Metni
1.228 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ticari alanda faliyet gösterdiğini, yurt dışında bir kısım malzeme ihracaatı için diğer şirketle anlaştığını, ihracı gereken malzeme siparişini davalı şirkete verildiğini, sipariş avansı olarak 10.000 USD ödeme yapıldığını ancak malzemelerin gönderilmediğini, fatura düzenlenmediğini, davalıya ödenen avansın iadesi için Torbalı İcra Müdürlüğünün 2020/3568 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
MAHKEMECE
18/08/2022 tarihli Ara karar ile; "....Davalı vekilince 09/08/2022 uyap tarihli dilekçe ile, mahkememizce verilen 09/08/2022 tarihli ihtiyati haciz kararına itirazda bulunulduğu, ayrıca gösterilecek teminat karşılığında kaldırılmasını talep etmiş olduğu, teminatı ile ihtiyati hacizin kaldırılmasını itiraz incelemesine tabi olmadığı, ihtiyati hacze itirazın inceleme konusu olduğu, murafaa günü taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin 10/08/2022 tarihli dilekçesini vermiş olduğu görüldü. Tarafların itiraz ve beyanları incelendi..." gerekçesi ile "Dosya kapsamına göre, mahkememizce verilen 09/08/2022 tarihli ihtiyati haciz kararı yerinde olduğundan davalı vekilinin ihtiyati hacze itirazının reddine," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
İhtiyati haciz kararının kaldırılmasını isteyen davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Yasal şartları oluşmadığı halde müvekkili şirket aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının ortadan kaldırılmasının gerektiğini, kendisini davalı şirketin sahibi olarak tanıtan ... isimli şahsın, İran'daki iş ortağı olduğunu ifade ettiği ........ isimli İran uyruklu bir kadın ile müvekkili şirketin fabrikasına gelerek,
İran'da bulunan grup şirketlerine (...) asansör rayı satın almak istediklerini belirtmiş ve bedeli kendi şirketleri tarafından ödenmek suretiyle emtianın İran ülkesine sevk ve teslimi konusunda anlaşmaya varıldığını, İran'da uygulanan ambargo nedeni ile bu ülkeden banka vasıtasıyla emtia bedeli gönderilmesi zaten mümkün olmadığını, bu durumun İran'a ihracat yapan her tacir tarafından bilindiğini, davacı şirketin dış ticaret unvan ve faaliyetlerine güvenen müvekkil şirketin, bu konuda herhangi bir şüphe duymadan 24.645,00 USD tutarındaki toplam siparişin 10.000,00 USD tutarındaki emtia bedelini banka hesabına kabul ederek,
anlaşma konusu rayların davalı şirket tarafından gösterilen bağlı şirketleri adına 09.07.2019 tarihinde İran ülkesine ihracatını gerçekleştirmiş ve dolayısıyla emtiaları teslim ettiğini, davacı şirketin talebi doğrultusunda Gümrük işlemlerinin ve ihracatın tamamlanması için söz konusu emtianın faturası ... adına tanzim edilerek ihracat beyannamesi de bu doğrultuda doldurularak,
emtia teslimi 09.07.2019 tarihinde gerçekleştirildiğini, kaldı ki, emtia bedeli peşin alınmadan ihracat yapılamayacağının uygulamada herkesçe bilinen sektörel bir gerçek olduğunu, davacı tarafın sipariş için ödeme yapıldığı ve fakat emtianın sevk ve teslim edilmediği iddiasının asılsız olduğunu, ihtiyati haciz kararında delil olarak kabul edilen mutabakat formunun hiçbir resmi geçerliliği bulunmadığı gibi imzasız olması nedeniyle müvekkilini bağlamadığının da izahtan vareste olduğunu, dava dilekçesinde her ne kadar 20.03.2020 tarihinde müvekkili şirkete mutabakat mektubu gönderildiği ve bu mektuba itiraz edilmediği iddia edilmiş ise de,
müvekkili şirkete gönderilen böyle bir mektup söz konusu olmadığını, mektubun içeriğini ispat etmekle yükümlü olan davacı tarafın dava dilekçesine ekli belgelerden müvekkil şirketin imzasına havi - içeriği belli bir mutabakat mektubuna ve/veya tebliğ şerhine rastlanılamadığını, her ne kadar 28.06.2022 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati haciz kararında davacı tarafça sunulan mutabakat formu delil olarak kabul edilmiş ise de, sonradan düzenlenen bu tek taraflı evrakta müvekkili şirketin imzası ve dolayısıyla kabulünün söz konusu olmadığını,
hiçbir hukuki geçerliliği bulunmayan bu sözde-imzasız belgeye dayanarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul ve yasa aykırı olduğun, ihtiyati haciz kararına vaki itirazlarının ilk derece mahkemesince reddedilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, İİK.
257. maddesinde sayılan ihtiyati haciz kararının yasal şartlarının somut olay açısından oluşmadığını, zira müvekkili şirketin, iştigal konusu sektörün öncülerinden olan, kendi öz kaynakları ile üretim ve ihracat odaklı, Türkiye Cumhuriyeti merkezli, sabit ve yatırımlara sahip kurumsal bir şirket olduğunu, ihtiyati haciz kararının icra yoluyla infazına geçilmesi üzerine müvekkili şirket tarafından aynı gün ihtiyati haciz tutarı icra dosyasına ödenerek,
haciz işlemlerinin durdurulduğunu beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen ve İİK.m.257'deki yasal şartları taşımayan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, itirazın iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz kararına itirazın reddine yönelik ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati haciz İİK’nın 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.
İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." hükümleri mevcuttur.
Somut olayda; davacı tarafından davalı şirket hakkında ticari satım nedeniyle ödenen avanstan kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali davası açıldığı, 09/08/2022 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verildiği, bu karara itirazın 18/08/2022 tarihli ara karar ile reddine karar verildiği görülmüştür.
Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre yaklaşık ispat kuralının somut olay yönünden gerçekleşmiş olmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2022/1900, K. 2024/266, 1 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama