KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2022
- Dosya no
- 2022/1996
- Karar no
- 2022/1993
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/02/2020
- Numarası
- 2019/254 Esas 2020/173 Karar
- Davanın konusu
- Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
- Bam karar tarihi
- 30/11/2022
- Karar yazım tarihi
- 30/11/2022
Karar Metni
1.517 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dairemizce karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 6. HD nin 2022/3667 Esas, 2022/4492 Karar sayılı ilamı ile bozularak dosyanın dairemize iadesi ve bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, yapılan açık yargılama sonunda; dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, mr, usg, rontgen, mammografi cihazları ile radyoloji alanında hizmet verdiğini, ancak meydana gelen ekonomik sıkıntılardan dolayı şirketin mali durumunun bozulduğunu, konkordatonun tasdiki halinde şirketin bu durumdan kurtulabileceğini ileri sürerek alacaklıların ana parasının konkordatonun tasdiki tarihinde başlayarak 6 yılda 3'er aylık eşit taksitler ile borcun tamamını faizsiz ve teminatsız olarak ödenmesine karar verilmesini, geçici mühlet ve ardından 1 yıl kesin mühlet verilmesini, konkordatonun tasdik edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, konkordato talebinin tasdikine dair verilen karara karşı davacı vekili ve alacaklı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 2020/905 Esas 2020/1100 karar sayılı ilamı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, verilen kararın davacı vekili ve müdahil alacaklı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/4168 Esas, 2022/872 Karar sayılı ilamı ile; konkordato talep eden şirketin alacaklılarından ...
Şti’nin alacağının projede 2.294.112,00 TL görülmekte iken toplantı sonrası 3.312,227,01 TL’ye yükselmiş olması ve fiktif alacak oluşturulduğu iddiası karşısında bu alacaklının oyunun nisabı etkilediği de dikkate alınarak bu hususun araştırılması ayrıca konkordato talep eden ... Şti'nin grup şirketlerinden ve %80 hissesine sahip olduğu ileri sürülen ...
Şti'nin, kendisine ait olan mülkü mühlet kararı sonrası sattığı iddiası karşısında da taşınmaz satışının mal kaçırma amaçlı olup olmadığının ve her iki şirket arasındaki ilişkisinin araştırılması gerektiği, konkordato talebinden sonra doğan vergi, kira, işçi alacakları elektrik, su gideri gibi şirketin olağan masraflarını dahi ödemeyen şirketin konkordato müessesinden faydalanması mümkün olmayacağından bu alacaklar ile ilgili özellikle kanunun 308/d maddesinde belirlenen teminat konusunda araştırma yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuştur.
Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu dairemizin 2022/609 Esas 2022/836 Karar sayılı ilamı ile; " her ne kadar, davacı şirketin teklif etmiş olduğu tutarın; kabul oyu verenlerin oranının alacak tutarı bakımından %80,54 olup alacaklı sayısı bakımından %67,57'yi geçtiği, bu anlamda şekli olarak tasdik koşulları oluştuğu, davacı şirketin borçlarının tamamını karşılayabilecek durumda olduğu,
böyle durumda borçlu davacı şirketin, borçlarının %100'ünü yani faiziyle birlikte tamamını ödemeyi ve alacaklılarından kendisine bir vade vermelerini teklif etmesi gerektiği, İİK m.305/d uyarınca, 206. maddenin bir sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak İcra İflas Kanununun 206. maddesi birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklılardan ... ve ... adlı işçilerin kıdem tazminatı ve ücret borçlarının toplamı olan 83.804,69 TL'nin ödenmediği gibi teminatlandırılmadığı,
dolayısıyla anılan yasa hükmüne aykırı mühlet içerisinde 24.10.2018 tarihinde satılan ... ada .... parsel nolu taşınmaz konkordato talep eden şirket üzerine kayıtlı değil ise de; taşınmazı satan ... Şirket'in %96.2 hissesinin konkordato talep eden şirkete %3.88 hissesini ise ...
Şirketi'nin %100 pay sahibi ...'na ait olduğu, bu haliyle mahkeme izni olmadan taşınmazın satılmasının İİK m.297 aykırı olduğu davacı şirketin, borçlarında mutlaka indirim yapılmasını istiyorsa, sermaye şirketi olduğu da göz önünde bulundurularak, borçların uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması ( İİK.m.309/m vd. ) yöntemine başvurması gerekirken; tenzilat konkordatosu talep etmesinin; konkordatoya kabul oyu vermeyen diğer alacaklılar bakımından hakkaniyete aykırı olduğu, İİK m.305/d aykırı davranılması dolayısıyla İİK'nun 305.maddesinde öngörülen tasdik koşulları oluşmadığı, konkordato talep eden şirketin borca batık olmadığı,
bu haliyle iflas koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile konkordato talebinin reddine " karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/3667 Esas, 2022/4492 Karar sayılı ilamı; "
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce bozma ilamından sonra alınan komiser raporunda bozma ilamında belirtilen hususlara ilişkin olarak, ...
Şti’nin alacağının projede 2.294.112,00 TL görülmekte iken toplantı sonrası 3.312,227,01 TL’ye yükselmiş olmasının fiktif olarak oluşturulmadığı gibi bu farkın oylamada nisabı da etkilemediği, proje kapsamında taksitlerin ödenmeye devam ediliği, davacı şirket tarafından yapılan taşınmaz satışının komiser bilgisinde yapıldığı ve elde edilen bedelin borçların ödenmesi için kullanıldığı, şirketin elektrik, su, kira giderlerini ödediği, SGK borçlarının yapılandırma kapsamında ödendiği, işçi alacaklarının bir kısmının çekişmeli alacak kapsamında kaldığı,
... ve ... adlı işçilerin ise herhangi bir teminat talepleri olmadığına dair belgelerinin rapor ekinde sunulduğu belirtilmiş olduğu bu hali ile komiser raporunda konkordato talep eden şirketin kötü niyetine dair bir tespit yapılmadığı gibi talep eden şirketin proje kapsamında tüm taksitleri düzenli olarak ödediği,
dava dışı şirkete ait taşınmazın satılmasının konkordato talep eden şirketin kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli olmadığı dikkate alınarak konkordato talep eden şirketin talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyulmuştur. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Talep, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
Konkordato komiser heyetinin 13/01/2020 havale tarihli raporunda; şirketin borca batık olmadığı, alacaklılar toplantısında ödeme planının toplam kaydedilmiş 37 adet alacaklıdan 25 adedi yani %67,57'si ile 11.259.065,06 TL alacak tutarının 9.068.705,90 TL'lik kısmı yani %80,54'ünün imza atmak suretiyle kabul ettiği, rapor tarihi itibariyle rehinli alacaklılar ile anlaşılmadığı, adi konkordatoda teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğu,
şirketin aktifinde kayıtlı bazı ruhsat satışından muhtemelen beklenen gelir ve kar ile aktifinin de toplam borçtan fazla olduğu göz önüne alındığında teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu, konkordato projesinin İİK 302/a ve 302/b bendinde ön görülen çoğunlukla kabul edilmiş olduğu, imtiyazlı alacaklıların teminat talepleri olmadığına dair belge sundukları, şirketin komiser heyetinin izni ile akdedilen sözleşmeden kaynaklı bir borcu da bulunmadığı,
şirketin depo etmesi gereken tasdik harcının adi alacaklar için 25.558,08 TL, rehinli alacaklar için 174,70 TL olmak üzere toplam 25.732,78 TL olduğuna dair görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Tasdik harcı 24/01/2020 tarihinde depo edilmiştir.
Müdahil ...'ın istinaf dilekçesinde, konkordato talep eden şirketin muvazaaya dayanan iddialarının tasdik yargılamasında değerlendirilemeyeceği, bunlarla ilgili ayrı dava açması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Müdahil ...'ın verdiği ek dilekçeler ile borçlunun konkordato projesinde belirtilen ödeme tarihlerine riayet etmemesi nedeni ile konkordatonun tamamen feshini, diğer dilekçesi ile de konkordato projesinde yer alan mal varlıklarının konkordato komiseri ...'ün onayı ile satışının yapılmaya çalışılması ve kötü niyetli alacaklarını zarara uğratma çabası ile konkordatonun feshini talep etmiş ise de, istinaf nedenlerinin ek dilekçe ile genişletilemeyeceği, fesih taleplerinin mahkemede dava açılmak suretiyle ileri sürülebileceği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre, ...
Şti’nin alacağının projede 2.294.112,00 TL görülmekte iken toplantı sonrası 3.312,227,01 TL’ye yükselmiş olmasının fiktif olarak oluşturulmadığı gibi bu farkın oylamada nisabı da etkilemediği, proje kapsamında taksitlerin ödenmeye devam ediliği, davacı şirket tarafından yapılan taşınmaz satışının komiser bilgisinde yapıldığı ve elde edilen bedelin borçların ödenmesi için kullanıldığı, şirketin elektrik, su, kira giderlerini ödediği, SGK borçlarının yapılandırma kapsamında ödendiği, işçi alacaklarının bir kısmının çekişmeli alacak kapsamında kaldığı,
... ve ... adlı işçilerin ise herhangi bir teminat talepleri olmadığına dair belgelerinin rapor ekinde sunulduğu belirtilmiş olduğu bu hali ile komiser raporunda konkordato talep eden şirketin kötü niyetine dair bir tespit yapılmadığı gibi talep eden şirketin proje kapsamında tüm taksitleri düzenli olarak ödediği,
dava dışı şirkete ait taşınmazın satılmasının konkordato talep eden şirketin kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli olmadığı dikkate alınarak konkordato talep eden şirketin talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş, maddi hata sonucu kısa kararda yanlış yazılan harç miktarı gerekçeli karar kısmında düzeltilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2022/1996, K. 2022/1993, 30 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama