KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- Esas no
- 2024/65
- Karar no
- 2024/391
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/01/2024
- Numarası
- 2023/864 Esas
- Dava
- KONKORDATO
- Karar yazım tarihi
- 15/02/2024
Karar Metni
1.463 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Taraflar arasında görülen Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sırasında verilen ara karara karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati tedbir talep eden davacılar ... ... Ltd. Şti. ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 352. madde uyarınca dosya üzerinden ön inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında verilen 08/01/2024 tarihli ara karar ile; "..Talep edenler vekili 29/12/2023 tarihli konkordato talep dilekçesi ile, müvekkili şirketin inşaat vs.sektörde faaliyet gösterdiğini, pandemi, ekonomik kriz, ulusal ve uluslararası ekonomik şartlar, ülkenin kırılgan bir ekonomiye sahip olması nedeniyle alacaklarının tahsil edilemediğini, borçlanma imkanının elinden alındığını ve konkordato talebinde bulunmak zorunda kaldığını bildirerek, İİK'nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, hiçbir takip yapılmaması ve yapılmış takiplerin durdurulması,
muhafaza tedbiri yapılmışsa üzerindeki hacizler baki kalmak kaydıyla muhafaza tedbirlerinin kaldırılarak müvekkili şirketin yetkililerine yediemin olarak teslimine, müvekkili aleyhine ihtiyati haciz uygulanmamasına; taşınır/taşınmaz yahut ticari işletme rehni ile temin edilen alacaklar bakımından yapılacak ya da yapılmış takiplerde ise muhafaza tedbirleri alınmasının ve rehinli malların satışlarının önlenmesi, rehinle temin edilmiş mallar bakımından muhafaza tedbiri uygulanmışsa bu muhafaza tedbirinin kaldırılması.
İİK'nun 288/1 atfı ile aynı Kanunun 294/4 maddesi gereğince yine aynı Kanunun 200 ve 201.maddelerinde belirtilen hallere münhasıran müvekkilleri hakkında takas yapılmaması ve müvekkillerinin banka hesaplarına bloke uygulanmaması; müvekkili borçlular tarafından keşide edilen çeklerin "karşılıksızdır" işlemine tabi tutulmaması ve "konkordato tedbiri" şeklinde şerh düşülmesi; müvekkillerinin finansal kiralama yolu ile kullandıkları malların iadesinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Bu bağlamda mahkememizce 08/01/2024 tarihinde "...7101 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından İİK'nun 294/1 maddesi uyarınca mühlet içinde talep edenler aleyhine 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaması ve evvelce başlamış takiplerin durması, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmaması yönünde İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA,
İİK'nun 294/2 maddesi uyarınca İİK'nun 206.maddesinin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yolu ile takip yapılabileceğine,
İİK'nun 295/1.maddesi gereğince mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeni ile rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılabileceği veya başlamış olan takiplere devam edilebileceğine, ancak bu takip nedeniyle -İİK'nun 295/2.madde hükmünde öngörülen durum hariç olmak üzere- muhafaza tedbirleri alınamayacağına ve rehinli malın satılamayacağına,
Yapılmış olan takiplerin talep tarihi 29/12/2023 itibariyle mevcut durumları aynen korunarak bulunduğu aşamada (noktada) durdurulmasına, ancak talep edenlerin işletme konusuna ilişkin faaliyetlerinin devamı için elzem olan ve icra takipleri nedeniyle muhafaza altına alınan makine, teçhizat ve araçlarının üzerindeki hacizler baki kalmak kaydı ile yeddiemin olarak talep edenlere tedbiren teslimine,
Talep edenlerin üçüncü şahıs konumunda olduğu takiplerde kendilerine yönelik -İİK'nun 89/1 madde hükmünde öngörülen- haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren DURDURULMASINA,
Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinden sonra doğmuş ise bu devrin hükümsüz sayılmasına,
İİK 200 ve 201.maddelerinde kabul edilen haller dışında, takas ve mahsup yapılmasının TEDBİREN DURDURULMASINA.
d)Konulan tedbir kararlarının etkisi ve kapsamına, dosya içeriğine, taleplerin mahiyetine ve sonuçlarına göre hukuka uygun bulunmayan vs.tedbir taleplerinin REDDİNE..." karar verilmiştir.
Dosya içeriğinin değerlendirilmesi sonucunda;
Talep kısmında açıklanan sair geçici hukuki koruma taleplerinin esas itibariyle mahkememizin 08/01/2024 tarih, 2023/864 Esas nolu kararının "4/c" paragrafında karşılanmış olduğu, belirtilen tedbir taleplerinin bir bölümünün usule ve hukuka aykırı olacak ve üçüncü kişilerin haklarının ihlali sonucunu doğuracak nitelikte bulunduğu,
bu bağlamda "banka hesaplarına bloke uygulanmaması" ve "keşide edilen çeklerin karşılıksızdır işlemine tabi tutulmaması-konkordato tedbiri şeklinde şerh düşülmesi" yönündeki taleplerin her olayın özelliklerine ve şartlarına, üçüncü kişi ile aradaki hukuki ilişkinin kapsamına göre değerlendirilmesinin gerektiği, bu hususta soyut nitelikte tedbir kararı verilmesinin usulen mümkün olmadığı,
İİK'nun 307.maddesinin ancak konkordatonun tasdiki aşamasında uygulanabileceği için bu aşamada finansal kiralama yoluyla kullanılan malların iadesinin önlenmesi yönündeki talebin yerinde olmadığı anlaşıldığından açıklanan sair tedbir taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesi ile Konulan tedbir kararlarının etkisi ve kapsamına, dosya içeriğine, taleplerin mahiyetine ve sonuçlarına göre hukuka uygun bulunmayan vs.tedbir taleplerinin REDDİNE, ara karar verilmiş, verilen bu ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacılar ..
Ltd.Şti. ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacılar ... Şti. ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri ....
Şti. ile ... hakkında konkordato tasdiki hususunda 29.12.2023 tarihinde yaptıkları başvuru üzerine 08.01.2024 tarihinde verilen konkordato kararı ile müvekkilleri hakkında ayrı ayrı geçici mühlet kararı verildiğini ancak İİK 288/1 atfıyla İİK 294/4 maddesi gereğince, İİK 200. ve 201. maddelerde belirtilen hallere münhasıran müvekkilleri hakkında takas yapılmamasına ve müvekkillerinin banka hesaplarına bloke uygulanmamasına,
müvekkili borçlular tarafından keşide edilen çeklerin ''karşılıksızdır.'' işlemine tabi tutulmamasına ve ''konkordato tedbiri'' şeklinde şerh düşülmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi hususunda taleplerinin usul ve yasaya aykırı şekilde hatalı gerekçelerle reddedildiğini,
konkordatonun temel amacının borçlarını ödeyememe riski taşıyan borçlunun aniden iflasını önlemek ve bozulan mali dengesini toparlayıp ticari hayatına devam edebilmesine olanak sağlamak ve alacaklılarının alacaklarını mağdur olmadan tahsil edebilmelerine imkan sağlamak olduğundan verilen red ara kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme ara kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Talep, mahkemenin 08/01/2024 tarihli ara kararı ile bir kısım ihtiyati tedbir taleplerinin reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
HMK'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/(1). maddesi, "İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmünü,
İİK'nun 7101 Sayılı Yasa ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, " Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.
...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." hükmünü içermektedir.
Pozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir. Buna göre, 6100 sayılı HMK'nun 12.01.2011 tarihinde kabul edildiği ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği.
2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise 28.02.2018 tarihinde kabul edilerek 15.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır.
Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.
Bu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerin kabul/reddine ilişkin kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.
Gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince verilen konkordato istemi sırasındaki ihtiyati tedbirlere yönelik istemlerin kabul/reddine ilişkin kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır.
İstinaf kanun yolu kapalı olmasına rağmen ilk derece mahkemesince kararda istinaf kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de yasada mevcut olmayan istinaf kanun yoluna başvurma hakkını bahşetmez.
Somut olayda, istinaf incelemesine konu ara karar, geçici mühlet kararı sonrasında mahkemece İİK'nın 287/son maddesi kapsamında verilen tedbir kararının kabul/reddi mahiyetinde olup, yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca bu neviden kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün değildir.
Mahkemece verilen kesin nitelikli kararlara karşı yapılan istinaf kanun yolu başvuruları hakkında HMK'nın 346. maddesi uyarınca bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilecektir.
Bu itibarla, ihtiyati tedbir talep eden davacılar.. Ltd.Şti. ve ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun istinaf istemine konu ara kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 287/son maddesi gereğince kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/65, K. 2024/391, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama