KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi İncelenen
- Karar tarihi
- 25 Ağustos 2025
- Dosya no
- 2025/1192
- Karar no
- 2025/1379
- Değişik iş ek kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/07/2025
- Numarası
- 2025/129 D.İş - 2025/129 Karar
- Davanın konusu
- İhtiyati Haczin Reddi
- Bam karar tarihi
- 25/08/2025
- Karar yazım tarihi
- 25/08/2025
Karar Metni
1.604 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Mahkemece 03/07/2025 tarihli ek kararının yapılan yargılaması neticesinde;
"Müteriz vekili sunmuş olduğu 04.06.2025 tarihli itiraz dilekçesiyle; müvekkili şirket aleyhine verilmiş olan ihtiyati haciz kararının yerinde olmadığı, İİK 257.madesi gereğince ihtiyati haciz şartlarının sayıldığı, müvekkili şirket bakımından kanunda öngörülen hiçbir şartın gerçekleşmediği, müvekkili şirketin ... Belediyesi iştiraki olduğu, 35 yıldır İzmir halkına hizmet verdiği, müvekkili şirketin kaçma, malvarlığını gizleme gibi davranışlarda bulunmasının mümkün olmadığı, davacının iddiaları yönünden yargılama yapılmasının gerektiğinden bahisle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; İİK 257.maddesinin 1.fıkrası gereğince; rehin ile temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyatten haczettirebilir.
İİK 257.maddesinin 2.fıkrasında ise ; borçlunun muayen yerleşim yerinin bulunmaması, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebileceği yönünde düzenleme getirilmiştir.
İİK 265.maddesine göre ; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuru ile yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren yedigün içinde mahkemeye müraacatla itiraz edebilirler.
Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir."
Her ne kadar ihtiyati hacze itiraz eden vekili sunmuş olduğu 04.06.2025 tarihli itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğu sebeplerle mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş ise de, alacaklı tarafından, İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca vadesi gelmiş borçla ilgili olarak alacağın varlığına dair yaklaşık ispat koşulu yerine getirildiğinden ihtiyati haciz şartlarının mevcut olduğu, ihtiyati hacze itiraz edenin, iddialarının ileride açılabilecek davalarda değerlendirilebileceği, İİK nun 265. maddesinde belirtilen ihtiyati hacze itiraz nedenleri arasında olmadığı,
bu nedenle İİK nun 265 ve devamı maddesi gereğince koşulları oluşmayan ihtiyati hacze itirazın yerinde görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur. '' gerekçesi ile. Mahkemenin 22/05/2025 tarihli 2025/129 Değişik İş sayılı kararına borçlu tarafından yapılan itirazın reddine, dair ek karar verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Şti., ...A.Ş. aleyhine 21.179.695,67 TL tutarında ihtiyati haciz kararının aldığını, kararın İzmir 26. İcra Müdürlüğü 2025/4580 Esas sayılı dosyasında uygulandığını, haczin, müvekkil şirketin menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak/alacaklarına tatbik edildiğini, müvekkil şirketin, ....
Belediyesi iştiraki olup 35 yıldır faaliyet gösterdiğini, mal kaçırma, gizleme, kaçma veya hileli işlem yapma gibi İİK m.257’de sayılan ihtiyati haciz şartlarını doğuran bir durumun bulunmadığını, karşı tarafın alacak iddiasının, işin yapılıp yapılmadığı, fiyat farkı talep şartlarının oluşup oluşmadığı,
teslim ve kabul şartlarının yerine getirilip getirilmediği gibi yargılama gerektiren hususlara dayandığını, ihtiyati haciz için gerekli şartların somut olayda mevcut olmadığını, müvekkilin kamu iştirakli, köklü bir şirket olduğunu, kaçma veya malvarlığını gizleme ihtimalinin bulunmadığını, alacak iddiasının kesin olmayıp yargılama sonucunda belirlenebilecek nitelikte olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği gerekçesiyle itirazı reddettiğini, ancak bu değerlendirmenin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme ek kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELLİLER VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati hacze itirazın reddine yönelik ek kararın istinafı istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı vekilince, davalı ile aralarında akdedilen hizmet alım sözleşmesine istinaden hizmet verildiği buna ilişkin kesilen faturaların davalı tarafça ödenmediği davalının mutabakat metni ile de alacağı kabul ettiği beyanı ile ihtiyati haciz karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece 22/05/2025 tarihli ara kararla ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilince , işin yapılıp yapılmadığı, fiyat farkı talep koşullarının oluşup oluşmadığı hususları yönünden talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle kararı itiraz edilmiş, mahkemece 03//07/2025 tarihli ek kararla, karşı tarafın ihtiyati haczin verilme koşullarını yaklaşık ispat düzeyinde yerine getirdiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
İcra iflâs hukukundaki ihtiyati haciz müessesi, medenî usul hukukundaki ihtiyati tedbir ve idare hukukundaki yürütmenin durdurulması müesseseleri gibi bir geçici hukuki koruma önlemidir.
İhtiyati haciz isteyen vekilinin ileri sürdüğü vakıalar, dilekçesine eklediği deliller ve ihtiyati haciz istemi dilekçesindeki ifadeleri değerlendirildiğinde; söz konusu talebin, İcra ve İflâs Kanunu'nun ihtiyati haczi düzenleyen İİK’nın 257. maddesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu hükümde ihtiyati haciz talebine ilişkin iki hukukî sebep yer almaktadır. Birincisi, vadesi gelmiş (muaccel) bir para borcunun ödenmemesi hâlinde uygulanması gereken İİK’nın 257/I hükmüdür. İkincisi ise vadesi gelmemiş (müeccel) bir alacak için öngörülen İİK’nın 257/II’deki kuraldır. Bu iki kuralın yanı sıra ispat yüküne ilişkin İİK’nın 258. maddesi de somut olay açısından önemlidir.
İcra ve İflâs Kanunu'nun 257. maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.
İcra ve İflâs Kanunu'nun 257. maddesinin 2. fıkrası uyarınca “Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa”. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.
İcra ve İflâs Kanunu'nun 258. maddenin 1. fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257/II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. Daha açık bir anlatımla sadece alacağın varlığı, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli veya tek şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.
İhtiyati haciz talep eden vekilinin dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, davacı şirketin, ihtiyati haciz istemini faturalara dayandırdığı ve faturaların birer suretini talep dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu, taraflar arasında hizmet alımına ilişkin sözleşme bulunduğu, mutabakat metni sunulduğu anlaşılmasına, yaklaşık ispat koşullarının oluşmasına göre, ihtiyati haciz kararı verilmesine yasaya uymayan bir yön bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre, itiraz eden davalı şirket vekilince ileri sürülen itiraz sebepleri, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması açısından İİK 265.maddesi gereğince yerinde değil ise de;
mahkemece verilen ihtiyati haciz kararında kabul edilen ihtiyati haciz tutarını karşılayacak şekilde borçluların "...taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının İİK 257. maddesi uyarınca İhtiyaten Haczine" karar verildiği görülmüştür.
Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen muterizin ticari şirket olması karşısında, ihtiyati haciz talep eden davacı taraf alacağının mahkemece verilen ihtiyati haciz kararı ile ihtiyaten korunması yanında, verilen ihtiyati haciz kararının davalı şirketlerin ticari faaliyetlerini tamamen engelleyecek nitelikte olmaması açısından kar ve zarar dengesi dikkate alındığında kabul edilen ihtiyati haciz tutarını karşılayacak şekilde,
aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen muteriz davalı şirket adına kayıtlı taşıtlar ve taşınmazları üzerine İİK 257 ve devamı maddeleri gereğince İhtiyati Haciz kararı verilmesi gerekirken muteriz davalı şirket yönünden yukarıda belirtildiği şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır.
HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında muteriz davalı vekilinin istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/1192, K. 2025/1379, 25 Ağustos 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama