KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2023
- Dosya no
- 2020/2424
- Karar no
- 2023/765
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/06/2020
- Numarası
- 2017/453 Esas - 2020/268 Karar
- Dava
- Maddi ve Manevi Tazminat
- Dava tarihi
- 30/04/2015
- Bam karar tarihi
- 04/05/2023
- Karar yazım tarihi
- 04/05/2023
Karar Metni
2.361 kelime·12 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2020 tarihli 2017/453 Esas - 2020/268 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
16/05/2014 tarihinde davalılardan ... adına kayıtlı olan ... plakalı aracı kullanan diğer davalı ...'ın, müvekkili ...'ya çarpması sonucu yaralanmasına sebep olduğunu, kaza tespit tutanağında da belirtildiği gibi sürücü ... aniden ve kontrolsüzce geri manevra yaptığını, bu sırada sırtı araca dönük olarak yürümekte olan ...'ya çarptığını ve sonrasında yayayı araç altına alarak 5.70 metre kadar sürüklediğini, bu sırada çevrede bulunan kişilerin bağırarak sürücüyü uyarması sonucu, bu kez öne doğru manevra yaptığını, yayanın üzerinden tekrar geçerek yayanın araç altından çıkmasını sağladığını, kazanın oluş şeklinin ...
Jandarma Komutanlığının kamera görüntülerinden net olarak görülebildiğini, müvekkili ...'nın kazadan sonra hastaneye kaldırıldığını, iç kanama geçirdiğini, tedavi süresince psikolojik sıkıntılar yaşadığını, ...'nın ... de ... otelde aşçı olarak çalışmakta iken eşine bakmak zorunda olması nedeniyle işini bıraktığını belirterek tüm müvekkilleri için toplam 60.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, maddi tazminat miktarının tespit edilerek şimdilik 1.000 TL hastane ve tedavi giderlerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline,
...'nın kazanç kaybı için şimdilik 1.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren geçerli olmak üzere işleyecek bankalarca 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek reeskont faizinin tahsiline, şimdilik 1.000 TL bakım giderinin olay tarihinden itibaren geçerli olmak üzere işleyecek bankalarca 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek reaskont faizinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar ...-... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yaralandıktan sonra tedavi gördüğü hastanede müvekkili ... tarafından defalarca ziyaret edildiğini ve destek olunduğunu, davacının sağlık durumunun iyi olduğunu ve otelde çalışmakta olduğunu, görev itirazlarının mevcut olduğunu, haksız ve dayanaksız olan davanın müvekkilleri açısından öncelikle usulden yoksa esastan reddine müvekkil ... açısından ceza davası açılırsa davanın bekletici mesele yapılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra poliçe limitleri doğrultusunda sorumluluğu olduğunu, kaza ile ilgili müvekkili şirket tarafından14.04.2015 tarihinde 8.900,49 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme ile müvekkilinin kaza ile ilgili sorumluluğunun kalmadığını, yetki itirazlarının olduğunu, yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Adliyesi mahkemeleri olduğunu, davacı yanın meydana gelmiş olan kaza neticesinde doğduğunu ve sigorta poliçesinden karşılanabilecek maluliyeti ve zararının olmadığını, davacı yanın maluliyetinin tespiti amacı ile ATK 3. ihtisas dairesinden rapor alınmasını,
raporda belirtilecek özür durumu ile trafik kazası arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini, SGK ' na müzekkere yazılarak davacıya dava konusu kaza nedeniyle herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını talep ettiklerini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum ile davacılar ve davalılar arasında hizmet akdi bulunmadığından mali haklar ile ilgili talepleri kabul etmediklerini, yapılan ihbar nedeni ile tedavi giderlerinin güvence hesabına aktarım yapılmamış olması halinde sorumluluğun halen sigorta şirketi üzerinde olduğunu, öncelikle müvekkilinin sorumlu olacağı tedavi giderleri yönünden güvence hesabına aktarım yapılıp yapılmadığının tespit edilerek bu şekilde tedavi giderleri yönünden karar verilmesi gerekeceğini beyanla davacının davasının müvekkili kurum yönünden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR
Mahkemece; "...Davanın kısmen kabulü ile.
46.654,38 TL sürekli maluliyet tazminatı, 3.628,80 TL bakım gideri tazminatı, 1.795,60 TL tedavi gideri, 1.600,00 TL ulaşım gideri olmak üzere toplam 53.678,78 TL' nin davalı ...Ş' den dava tarihinden, davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan 16/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, geçici maluliyet tazminatının reddine, 15.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan 16/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine, 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan 16/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan 16/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine, 4.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan 16/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sürücü kusurunun %80 olarak kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını; %100 kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/310 esas sayılı ceza davasında alınan bilirkişi raporu, olayın gerçekleşmesinden sonra 09/12/2015 tarihinde alınan ilk rapor olduğunu.
25/11/2016 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, sürücü geri geri geldiği esnada tam layıkıyla arka tarafı kontrol etmediğini, arka camlardan ve yan aynalardan geriyi kontrol imkanı bulunmadığı halde bir gözcü yardımıyla geri manevra yapmadığını, bir bakıma gör gidiş yaparak aracın arkasını hiç görmeden aracı hareket ettirdiğini, ..., ne kadar dikkatli olursa olsun, durmuş bir aracın arkasından geçerken onun aniden hareket ederek geriye geleceğini öngöremeyeceğini, sürücü Trafik Yasasını ihlal ettiğini, geri manevrada bulunurken uyması gereken hayati kurallara uymadığını, bu nedenle kazaya sebebiyet verdiğini,
bu nedenle ...’nın yaya olarak uyması gereken kurallara uymadığını söyleyebilmek, ona kusur ithaf etmenin mümkün olmadığını, verilmiş olan mahkeme kararının tüm bu nedenlerle hatalı olduğunu, mahkemece takdir olunan manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, kazadan sonra yoğun bakıma alınan ..., 7 ay 24 gün tedavi gördüğünü, eşi ... bu süreçte sürekli olarak onunla ilgilendiğini, işine gidemediğini, iş yerinden paralı izin almak zorunda kaldığını, çocuklar ... ve ... bu kaza nedeniyle büyük üzüntü duyduklarını, ...’ın okuldaki başarısının önemli ölçüde düştüğünü, ... ise asabi, altını ıslatan bir çocuk olduğunu,
bu kaza tüm aileyi perişan ettiğini, psikolojik travma yaşadıklarını, üzerinden bir kamyonetin iki kez geçtiği ...’nın bugün yaşıyor olmasının büyük bir mucize olduğunu, bundan sonraki yaşamında ayağı sürekli aksayacak, hiçbir işini eskisi gibi yapamayacak, ağır kaldırmaktan, uzun süre ayakta kalmaktan sakınmak zorunda kalacağını, tüm bunlara rağmen mahkemece bugünkü enflasyon oranlarında hiç bir anlam ifade etmeyen bir miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, manevi tazminat olarak ... ve ... için ayrı ayrı 25.000 TL; çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 5.000 TL olmak üzere toplam 60.000 TL manevi tazminat ödenmesine;
maddi tazminat olarak sürücünün kusurunun %100 olduğu kabul edilerek bilirkişi raporunda tespit edilen 73.830,95 TL’nın dava dilekçesinde talep ettiği faizleriyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 1-Kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
Maddi ve manevi tazminat davaları birbirlerinden ayrı ve bağımsız davalar olduğundan; hüküm ve fer'ileri birlikte kurulamaz. Şöyle ki.
6100 Sayılı HMK 297/2 maddesi gereğince bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, maddi tazminat ve manevi tazminat davaları her ne kadar birlikte görülmüş ise de; birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle hüküm kısmında her dava hakkında o davaya ilişkin yargılama giderleri ve buna bağlı olarak yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin, karar ve ilam harçlarının da ayrı ayrı gösterilmesi zorunludur.
Mahkemece anılı usul kanunu hükmüne aykırı şekilde maddi ve manevi tazminat tutarları için tek harca hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
2-Davacılar vekilinin kusura yönelen istinaf itirazlarının incelenmesinde; Davacı ...'ya atfedilen kusurun bulunmadığını, davalı ...'ın %100 kusurlu olduğunu bildirmiş ise de ceza dosyasında alınan ATK Trafik ihtisas Dairesi raporu ile iş bu dosyada İTÜ'den bilirkişi heyetinden alınan raporunun çelişki içermediği, alınan raporların gerekçeli, oluşa uygun ve denetime elverişli bulunduğu, davacı ...'nın %20, davalı ...'ın %80 kusurlu oldukları sabit olduğundan, davacılar vekilinin kusura yönelen istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir. 3-Davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf itirazlarının incelenmesinde;
6098 sayılı TBK nın 56. maddesi gereğince, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur oranları, davalılardan işleten ve sürücünün sorumluluğunun niteliği, davacıların manevi zararının niteliği, olay tarihindeki paranın alım gücü dikkate alındığında hak ve nefaset kuralları çerçevesinde davacılardan ... ve ... yararına hükmedilen manevi tazminatların bir miktar az olduğu, diğer davacılar yararına hükmedilen manevi tazminatların ise yeterli olduğu anlaşılmıştır.
Ne varki; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gerektirmediğinden, davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile kararın anılan yönden kaldırılmasına, dairemizce aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına dair karar verilmiştir.
C- İSTİNAF AŞAMASINDA
1)İstinaf başvurusu sırasında davacılardan alınan istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine,
2)İstinaf incelemesi esnasında davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harcı 148,60-TL'nin hazineye gelir olarak kaydına,
3)Davacılar tarafından istinaf kanun yolu aşamasında yapılan 148,60-TL istinaf harcı giderinin davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak müştereken müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
4)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5) Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
6) İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere 04/05/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/2424, K. 2023/765, 4 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama