KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- Dosya no
- 2021/1022
- Karar no
- 2024/306
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/12/2019 (Dava) - 29/04/2021 (Karar
- Numarası
- 2019/628 Esas - 2021/452 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Bam karar tarihi
- 21/02/2024
- Karar yazım tarihi
- 21/02/2024
Karar Metni
1.710 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/04/2021 tarihli ve 2019/628 Esas - 2021/452 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından ... Ltd.
Şti. lehine diğer borçlu davalıların müteselsil kefaleti ile krediler açıldığı ve kullandırıldığını, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi üzerine kredi hesaplarının 15/10/2019 tarih itibariyle kat edilerek davalı borçlulara Beyoğlu 48. Noterliğinin 17/10/2019 tarih 137994 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, verilen sürede ve halen borcun ödenmediğini, alacağın tahsilini teminen İzmir 4 ATM'nin 2019/966 D.
İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alınarak uygulandığını, 18/11/2019 tarihinde İzmir 20. İcra Müd'nün 2019/15666 sayılı dosyası ile davalı borçlular hakkında haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiğini, 6325 sayılı yasanın ilgili hükümleri uyarınca 09/12/2019 tarihinde 2019/8625 başvuru numarası ile arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, uzlaşma sağlanamadığını, davacı banka alacağının varlığı ve muacceliyetinin münhasır delil mahiyetinde olan davacı bankanın defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile sabit hale geleceğini,
davacı bankanın gayri nakit alacaklarının depo edilmesini ve takip sırasında nakde dönüşmesi halinde nakde dönüşme tarihinde muhataba bankaca ödenen tutarın nakde dönüştüğü tarihten tahsiline kadar temerrüd faizi, faizin %5 gider vergisini talep hakkının yasaya genel kredi ve teminat sözleşmesi hükümlerine uygun olduğunu, talep edilen işlemiş ve işleyecek faiz tutarı ile faiz oranının TBK 26. Madde ile TTK 8. Maddesi gereğince yasaya uygun olup kredi sözleşmesi hükümlerine göre tespit edildiğinden yasa ve sözleşmeye aykırılık bulunmadığını, faizin %5 gider vergisi talebinin de yasaya uygun olduğunu,
genel kredi ve teminat sözleşmesinin 13.2.b maddesi gereğince bankanın defter kayıt ve belgelerinin münhasır delil niteliğinde olduğunu ileri sürerek, davalıların İzmir 20. İcra Müd'nün 2019/15666 sayılı dosyasına yaptığı itirazların iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça iddia edildiği şekilde davalı şirketin muaccel hale gelmiş borcu bulunmadığını ayrıca herhangi bir temerrüd oluşturacak haklı ve geçerli bir işlem yapılmadan temerrüd var gibi faiz talebi ve faiz işletilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların kendilerine yollanan ihtarnamelerden sonra cevabi ihtarname yollayarak ihtar içeriğine itiraz ettiklerini, dolayısıyla hesap katı ile ilgili olarak haklı bir ihtar bulunmadığını, davaya konu kredi sözleşmesinde davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın talep olunan miktar kadar bir bedel için kefalet imzası atmadıklarını,
kredi sözleşmeleri ibraz edildiğinde kefillerin kefil oldukları kredi limitinin olmadığının da ortaya çıkacağını dolayısıyla kefil olarak adlandırılan davalılar açısından geçerli ve sonuç doğurabilecek bir sözleşmenin bulunmadığını, davalıların borcu bulunmadığı gibi temerrüdün de oluşamadığını, asıl alacak, işlemiş faiz ve faiz oranının tamamının kabul edilmediğini savunarak, davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "....Davanın KISMEN KABÜLÜ ile, davalıların İzmir 20. İcra Müdürlüğü' nün 2019/15666 Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen İPTALİ ile takibin;
2.082.354,69 -TL nakdi asıl alacak, 10.897,14-TL işlemiş akdi faiz, 69.391,95 TL işlemiş temerrüt faizi ve 4.015,82-TL BSMV olmak üzere toplam 2.166.659,60-TL, ile nakdi asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren işletilecek % 46,80 temerrüt faizi ve % 5 BSMV ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla devamına,
64.960,00 TL gayri nakdi alacağın davacı banka nezdinde açılacak faizsiz bir hesapta bloke edilmesine , depo edilmesine karar verilen bölüm içerisinden nakde dönüşen gayri nakdi alacağın nakde dönüştüğü tarihten itibaren işleyecek % 46,80 temerrüt faizi ve BSMV' si ile birlikte tahsiline,
Davalılar ... , ... , ... ve ... ' nin sorumluluğunun
2.082.354,69 -TL nakdi asıl alacak, 46.285,72 -TL işlemiş akdi faiz ve 2.315,66-TL BSMV olmak üzere toplam 2.130.956,07-TL, ile nakdi asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren işletilecek % 46,80 temerrüt faizi ve % 5 BSMV ile ile sınırlandırılmasına,
Davalı ... ' nın sorumluluğunun
848.626,71 -TL nakdi asıl alacak, 19.798,30 -TL işlemiş akdi faiz ve 991,28-TL BSMV olmak üzere toplam 869.416,29-TL, ile nakdi asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren işletilecek % 46,80 temerrüt faizi ve % 5 BSMV ile ile sınırlandırılmasına,
Davalılar ... , ... , ..., ... ve ... yönünden gayri nakdi alacağın depo talebinin REDDİNE,
İcra takibinde talep edilen 1.854,75-TL masrafın icra gideri olarak icra müdürlüğünce nazara alınmasına,
Takibin devamına karar verilen nakdi alacak miktarı olan 2.166.659,60-TL, üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davalılar ... , ... , ... ve ... ' nin sorumluluğunun 2.130.956,07-TL, davalı ... ' nın sorumluluğunun 869.416,29-TL nakdi alacak üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkar tazminatı ile sınırlandırılmasına, Fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteselsil kefillerin doğmuş ve doğacak tüm borçlardan limit miktarınca sorumlu olacak şekilde genel kredi sözleşmesini imzaladıklarını, yerel mahkemenin davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden gayri nakdi alacağın depo talebinin reddine ilişkin hükmünün hukuka aykırı olduğunu, bu madde ile bağlantılı müvekkili aleyhine hükmedilen karşı vekalet ücretinin haksız olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, nakdi ve gayrinakdi çek bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dava, nakdi ve gayrinakdi çek bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı banka takip talebinde gayrinakdi alacak kapsamında depo talebinde bulunmuştur.
İlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede davalı kefillerin kredi borçlusuna verilen çek yapraklarının yasa gereği ödenmesi gereken zorunlu karşılık tutarlarından sorumlu tutulabileceği yönünde imza altına alınan genel kredi sözleşmelerinde bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise, icra takibinin konusunu teşkil eden gayrinakdi alacak yönünden depo talebinin dayanağını teşkil eden 10.01.2017, 06.02.2017 ve 09.03.2018 tarihli sözleşmelerin (10.12). maddesinde açıkça “ Müteselsil kefiller,
bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine gerek işbu sözleşmenin imzalandığı tarihten önce açılmış gerek işbu sözleşmenin imzalandığı tarihten sonra açılacak her türlü krediler ve bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve taahhütlerinden, mevzuattan kaynaklanan çek garanti tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya müteselsil kefil sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı,
kefalet tarihlerini kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında mahkemece gayri nakdi depo talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı da anlaşıldığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/1022, K. 2024/306, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama