İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1145 K.2024/138

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/663 Esas-2019/928 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca…

Esas2021/1145Karar2024/138Tarih31 Ocak 2024Okuma10 dk · 1.918 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
31 Ocak 2024
Dosya no
2021/1145
Karar no
2024/138
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
31/12/2018 (Dava) - 25/12/2019 (Karar
Numarası
2018/663 Esas - 2019/928 Karar
Dava
İtirazın İptali (Rücuen
Bam karar tarihi
31/01/2024
Karar yazım tarihi
31/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.918 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/663 Esas-2019/928 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava dışı ...

Şti’nin müvekkili sigorta şirketine sigortalı olduğunu, Çeşme adresinde kiracı olarak bulunan sigortalının işlettiği ... adlı işletmede 05.05.2017 tarihinde bir yangın olayı meydana geldiğini ve iş yerinde hasar meydana geldiğini, ihbar üzerine açılan hasar dosyası kapsamında toplanan delil ve belgeler, itfaiye ekiplerinin düzenlediği yangın raporu ile kesin ekspertiz raporu incelendiğinde; saat 19.25 sıralarında yangının telefonla haber verilmesi üzerine itfaiyenin iş yerine geldiğinde mutfak baca kısmında dumanlı bir şekilde tütmekte olduğu görülünce su işlenerek yangının kontrol altına alındığı,

yangın başlangıcının davlumbaz ve baca sisteminin içerisinde olduğunun görüldüğü, ocak ızgaradan çıkan kıvılcımların baca içerisinde bulunan yağ ve kurumları tutuşturması sonucu yangının çıktığı kanaatine varıldığı, ekspertiz sırasında davlumbazın içerisinde montajlı olan söndürme sisteminin yangında devreye girmediğinin belirlendiği,

davlumbazın içerisinde montajlı otomatik yangın söndürme sisteminin 25.11.2016 tarihinde yapılmış olduğunu, bu yangın söndürme sisteminin devreye girmemiş olması sebebiyle davlumbazdan sonra yağın bacaya da sirayet etmesiyle iş yerinde ağır hasar meydana geldiği tespit ve değerlendirmelerine yer verildiğini, rücu muhatabının karşı taraf ... - ...

Yangın Söndürme ve Güvenlik sistemleri firması olduğunu, sigortalı iş yerinde yangın sonucu dekorasyon, demirbaş makine, tesisat ile ilgili hasarların meydana geldiğinin tespit edildiğini, sonuç itibariyle eksik sigorta hükümleri de uygulanmak suretiyle hasar toplamının 25.559,99 TL olarak tespit edildiğini, müvekkili sigorta şirketinin 25.559,99 TL’yi 14.09.2017 tarihinde sigortalısına ödediğini, müvekkili şirketin halef olarak davalı aleyhine İzmir 12. İcra Müdürlüğü’nün 2018/5544 sayılı dosyasından icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın her yönden haksız olduğunu belirterek,

itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davacı şirketin sigortalısı ...

Şti’nin Çeşme-İzmir adresindeki işyerine 25.11.2016 tarihinde otomatik davlumbaz içi söndürme sisteminin montajının yapıldığını, sistemin test edilerek devreye alındığını ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, yangında müvekkilinin kurduğu davlumbaz içi yangın söndürme sisteminin devreye girmediği ve dolayısıyla oluşan hasardan müvekkilinin sorumlu olduğu iddiasıyla işbu rücuen alacak davasının açıldığını, gerek davacı sigorta şirketine verdikleri 15.01.2018 tarihli cevap yazısında gerekse takip dosyasına yaptıkları itirazlarında da belirttikleri üzere,

kurulan sistemin davlumbaz içi yangın söndürme sistemi olup bacadan başlayan yangının yayılmasını önlemesinin ve söndürmesinin teknik olarak mümkün olmadığını, İtfaiye Daire Başkanlığı’nca düzenlenen raporda yangının ocak ve ızgaradan çıkan yüksek ısı kıvılcımların baca içerisinde bulunan yağ ve kurumları tutuşturması sonucunda çıktığının belirtildiğini, yangına, düzenli baca temizliğinin yapılmaması nedeniyle biriken yağ ve kurumların tutuşmasının sebep olduğunu, davlumbaz içi yangın söndürme sisteminin davlumbazın kendisinde ve altında yani ocaktan başlayacak yangını söndürmeye yönelik bir sistem olduğunu, bu sistemin,

davlumbazın üstünde bulunan bacanın içinde başlayan ve yayılan yangını söndürmesinin teknik olarak mümkün olmadığını, sistemin, bacadan başlayan ve aşağıya davlumbaza doğru inen alevlerin 172 derecenin üzerine çıkmasıyla devreye girdiğini ve davlumbaz altında kalan alevleri söndürmüş ise de bacadan diğer yan taraflara, tavana yayılan alevlere doğal olarak etkili olmadığını, ertesi gün müvekkili firma elemanlarının işyerine gittiğini ve söndürme tüpünün boşalmış olduğunu ve monometre basınç göstergesinin sıfırda olduğunu tespit ettiklerini, boşalan tüpün sonra tekrar doldurulduğunu, kurulan davlumbaz içi söndürme sisteminin,

hem otomatik hem manuel çalışacak şekilde ayarlandığını, ocak üstünde meydana gelen ani harlama ve alevlenme anında, otomatik olarak devreye girmesini beklemeden butona basarak sistemi manuel olarak çalıştırmanın da mümkün olduğunu, İtfaiye Daire Başkanlığı’nın kontrol ve denetiminden geçen yangın söndürme sisteminin 5 ay 10 gün gibi kısa bir süre sonra devreye girmediği iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin oluşan zararla ilgili herhangi bir kusuru ve sorumluluğu olmadığını beyanla, davanın reddine,

davacı taraf aleyhine icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

YEREL MAHKEME KARARI

Mahkemece, ".....Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalının davacıya dava konusu yangının çıkmasına sebebiyet vermesinde kusuru olup olmadığı ve borcu olup olmadığının tespiti ile davacının davalı aleyhine icra takibi yapmakta haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı, yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi tarafından hazırlanan rapora göre; davacı nezdinde İşyerim Paket Poliçesiyle sigortalı ...

Şti. işletmesinin işyerinde 05/05/2017 tarihinde meydana gelen yangında, davalı ... tarafından yapılan 'Otomatik Davlumbaz İçi Söndürme Sistemi' nin zamanında devreye girmemesi neticesinde dava dışı iş yerinde yangını kontrol altına alamadığı, yangının baca giriş noktasında ve/veya davlumbaz içerisinde başlayarak bacaya yayıldığı, yangın sisteminin etkin çalışmaması sonucu büyüyen yangın söndürülemediğinden davalı yanın dava konusu yangın sonucunda ortaya çıkan zararın oluşumunda %100 asli kusur olduğu, davacının sigortalıya 14/09/2017 tarihinde zararı ödediği,

sigortalının yerine geçerek zarar verene karşı ödediği tutarı talep ettiği anlaşılmış olup, İzmir 12.İcra Müdürlüğünün 2018/5544 sayılı dosyası ile yapılan takip nedeniyle davalıdan 25.559,00 TL asıl alacak ve 1.577,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.136,12 TL alacaklı olduğu, takipten itibaren asıl alacak üzerinden yıllık %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanması gerekmekle, sonuç olarak.

DAVANIN KABULÜ İLE, İzmir 12.İcra Müdürlüğü'nün 2018/5544 sayılı dosyasındaki davalının itirazının iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %9,75 oranında avans faizi uygulanmasına, asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20' si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine...." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF İTİRAZLARI

Davalı vekili tarafından, "...İtfaiye Daire Başkanlığı’nca düzenlenen 05.05.2017 tarihli raporda yangının çıkış nedeninin; ocak ve ızgaradan çıkan yüksek ısı kıvılcımların baca içerisinde bulunan yağ ve kurumları tutuşturması olarak belirtildiğini, yangının baca içinden başladığını, davlumbaz içi yangın söndürme sisteminin, bacada başlayarak yukarıya doğru yayılan yangına etkili olmasının teknik olarak mümkün olmadığını, müvekkilinin yaptığı davlumbaz içi yangın söndürme sisteminin davlumbazın kendisinde ve altında yani ocaktan başlayacak yangını söndürmeye yönelik bir sistem olduğunu,

yangın söndürme sisteminin ocakta meydana gelebilecek ani parlama ve yangınlarda devreye girecek şekilde davlumbaz içine monte edildiğini ve davlumbaz içindeki ısının 172 dereceye çıkmasıyla, ısı algılama dedektörleri (sensörleri) püskürtme sistemini devreye sokarak püskürtme alanı içindeki (ocak ve davlumbaz alt alanı içindeki) yangını söndürdüğünü, bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde açıkladıkları üzere sistemin davlumbazdan sonra yer alan bacada başlayan ve tavana (yukarıya) doğru yayılan bir yangını (püskürtmenin tavandan aşağıya doğru-düşey olduğu düşünüldüğünde) söndürmesinin teknik olarak da, mantık olarak da mümkün olmadığını,

bunun yanında hem otomatik hem manuel çalışacak şekilde ayarlandığını, sistemin otomatik olarak devreye girmesini beklemeden, derhal butona basarak sistemi manuel olarak çalıştırmanın da mümkün olduğunu, yangın saat 19.26 sularında yani iş yerinde çalışan personelin bulunduğu bir saatte çıkmasına rağmen sistemin manuel devreye alınması da mümkün iken bu işlemin yapılmadığını, bunun nedeninin de yangının davlumbaz altında (ocakta) değil, bacada (davlumdazdan sonraki bir noktada) başlaması ve bacadan yukarıya ve tavana doğru yayılması nedeniyle çalışan personelin bunu geç fark etmesi olduğunu,

yangının sistemin etki alanı dışında kalan bacada başladığını, bacada başlamasının nedeninin de düzenli baca temizliğinin yapılmaması, dolayısıyla bacada biriken yağ ve kurumların yüksek ısı kıvılcımları ile tutuşması olduğunu, alınan bilirkişi raporunda, bu hususta herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığını, eğer baca içinde biriken yağ ve kurumların düzenli temizliği yapılmış olsaydı yangın çıkmasının mümkün olmayacağını, bu nedenle yangından dolayı meydana gelen hasardan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını,

İtfaiye Daire Başkanlığı’nın kontrol ve denetiminden geçen yangın söndürme sisteminin 5 ay 10 gün gibi kısa bir süre sonra devreye girmediği ve tüplerin boş olduğu iddiasının doğru olmadığını, yangından sonra sisteme ait yangın tüplerinin boşaldığını ve müvekkili tarafından yeniden doldurulduğunu, bunun da tüplerin, ya davaya konu yangın sırasında ya da daha önce çıkan yangın sırasında kullanıldığını gösterdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yangının yayılmasında ve hasarın fazla olmasında, yönetmeliğe aykırı olarak mutfakta ve davlumbaz etrafında ahşap ve plastik kaplama malzemelerinin kullanılmasının da etkili olduğunu,

itfaiye raporunda tavanın ahşap kısımlarının da yandığının belirtildiğini, yönetmeliğe aykırı olarak ahşap malzeme kullanılmış olması, bacadan çıkan yangının yükselerek yayılmasıyla tavan ahşap kaplamalarının yanmasına ve hasarın büyümesine neden olduğunu, yeni bir bilirkişi heyetinden (özellikle Ege Üniversitesi Sivil Savunma ve İtfaiyecilik bölümünden oluşturulacak heyetten) itirazları doğrultusunda rapor alınması yönündeki taleplerinin reddedildiğini ve hatalı tespit değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun hükme gerekçe yapılarak hatalı karar verildiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, işyeri sigorta poliçesi uyarınca ödenen yangın hasarının rücuen tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı sigortalısı olan restoranın mutfak kısmında çıkan yangın sonucunda, davacı tarafça sigortalısına ödeme yapıldığı, davalıdan bu ödemenin rücuen tahsili için icra takibi başlatıldığı ve itiraz üzerine de işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.

Davalı, davadışı sigortalıya davlumbaz yangın söndürme tesisatını kurmuş olup, davaya konu yangına dair itfaiye yangın raporunda; "yangın başlangıcının davlumbaz ve baca sisteminin içerisinde olduğu görülmüş olup, yapılan araştırma ve soruşturmada ocak ve ızgaradan çıkan yüksek ısı kıvılcımların baca içerisinde bulunan yağ ve kurumları tutuşturması sonucu yangın çıktığı kanaatine varıldığı" nın belirtildiği, mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda da; "....Yangın raporu ve fotoğrafların tetkikinden, yangının meydana geldiği dava dışı yanca sigortalı iş yerinin mutfağında ocak üzerinde kızartma yapılırken meydana gelmiş olduğu,

yangının en etkin noktalarının davlumbaz ve baca olduğunun fotoğraflardan da açıkça görüldüğü, elektrik ve su tesisatının hasara uğramış olduğu, dekorasyon malzemelerinin, gıda maddelerinin hasarlanmış ve kullanılamaz durumda olduğu, güvenilir ve hızlı bir yangın söndürme sistemi olan davlumbaz söndürme sistemlerinin; davlumbazların yanı sıra ocak, baca, fritöz ve ızgarada meydana gelen yangınları da kısa sürede engellediği,

mutfakta çıkan ufak bir yangının bütün mekanı sarmasını engelleyeceğini ve yangına daha en baştan müdahale ederek olayın büyümesinin önüne geçeceği, ayrıca mutfak yangın söndürme sistemlerinin davlumbaz baca çıkış ağızlarında, filtrelerde ve davlumbaz altı pişirme ekipmanlarında tam koruma sağlaması gerektiği, dava dosyasına konu yangının, kızartma sonucu oluşan yağ buharının aşırı ısıya maruz kalması veya doğrudan aleve temas etmesiyle gerçekleşen tutuşma sonucu parlama olayının davlumbaz ve yağ filtrelerine teması ile, kıvılcımın etkisiyle baca içerisindeki ve davlumbaz içerisinde biriken yağların tutuşmasıyla şiddetlendiğinin anlaşıldığı,

davalı yan tarafından yapılan otomatik davlumbaz içi söndürme sisteminin esas itibariyle görevinin; davlumbaz, filtreler, davlumbaz altı pişirme ekipmanları ve baca çıkısında ortaya çıkabilecek yangınları kontrol altına almak olduğu, teorik olarak bacada kendiliğinden bir yangın çıkmasının ise mümkün olmadığı,

baca giriş noktasında veya davlumbaz içerisinde yangının çıkabileceği, ancak ilk müdahalenin yapılmaması neticesinde yangının hızla bacaya sirayet ettiği, bu çerçevede büyüyen yangını mevcut sistemin kontrol altına alamadığı ve meydana gelen zararın oluşumunda davalının %100 asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı..." şeklinde görüş bildirilmiş olduğu, davalının cevap dilekçesindeki beyanlarının tekrarı niteliğinde rapora itiraz ettiğinin görüldüğü,

mahkemece bahse konu heyet raporu ve dosya kapsamına göre davanın kabulüne dair hüküm tesis edildiği anlaşılmakla, tüm dosya kapsamına göre mahkeme kararında ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden, davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davalı vekilinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/663 Esas - 2019/928 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 1.853,66 TL istinaf karar harcından peşin alınan 464,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.389,66 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/01/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/1145, K. 2024/138, 31 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Yerel Mahkeme Kararı
  7. İstinaf İtirazları
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1145
Karar No
2024/138
Tarih
31 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1154 K.2024/176
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1179 K.2024/49
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1180 K.2024/48
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1191 K.2024/181
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1353 K.2024/191
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1371 K.2024/65

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.