İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1158 K.2024/515

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2021 tarihli 2020/201 Esas ve 2021/553 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın…

Esas2021/1158Karar2024/515Tarih21 Mart 2024Okuma13 dk · 2.505 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
21 Mart 2024
Dosya no
2021/1158
Karar no
2024/515
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/07/2021
Numarası
2020/201 Esas - 2021/553 Karar
Dava
İİK nun 72/3 Maddesi uyarınca Açılan Menfi Tespit
Dava tarihi
06/04/2020
Bam karar tarihi
21/03/2024
Karar yazım tarihi
21/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.505 kelime·13 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2021 tarihli 2020/201 Esas ve 2021/553 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...

A.Ş. tarafından müvekkilleri aleyhine İzmir 10. İcra Dairesinin 2019/591 esas sayılı dosyasında 16.01.2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı olarak 21.06.2016 tanzim tarihli 1.500.000,00-TL bedelli senet ve 08.06.2015 tanzim tarihli 1.500,000,00-TL bedelli senedin gösterildiğini,anılan senetlerin kayıtsız şartsız bir borç ikrarını içermediğinden geçersiz olduğunu, takip dayanağı bonoların davalı bankadan kullanılan krediye karşılık borçlulardan kredinin geri ödenmesinin teminatı olarak alındığının açıkça kabul edildiğini, bir bononun teminat olarak verildiğinin kabulü için,

o bono üzerinde teminat ibaresinin bulunmasının zorunlu olmadığını, bono üzerindeki teminat ibaresinin neyin teminatı olduğunun ayrıca açıklanmadığı sürece bononun başlı başına teminat bonosu olduğunu göstermeyeceğini, teminat iddiasının kabulü için bu hususun taraflarca ayrı bir sözleşmede belirtilmesinin de zorunlu olmadığını, somut olayda alacaklı bankanın dayanak bonosunun teminat olarak alındığı yönündeki kabulünün mahkemeyi bağlayacağını, bu durum karşısında,

takibe konu edilen bononun söz konusu borçlular ile alacaklı arasındaki kredi sözleşmesinin teminatı olarak alacaklı tarafından borçludan alındığının kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediğinin kabulünün gerekeceğini, bononun kredi sözleşmesi ile birlikte teminat olarak verildiğini, kredi sözleşmesinin ödenmeyen kısmı için anılan senedin takibe konulduğunu, teminat olarak alınan senede dayalı kambiyo takibi yapılamayacağını, hesap kat ihtarı keşide edilmeden, borç oluşmadan bankanın takip yaptığını, takibe konu olan senetlerin vadelerinin 03.01.2019, kambiyo takip tarihinin 16.01.2019,

hesap kat tarihinin 16.08.2019 olduğundan tarihler ve olguların davalı bankanın sorumsuz ve keyfi işlem yaptığını gösterdiğini, müvekkillerinin senette gösterilen adreslerinin 2018 yılına ait olduğunu, senet tanzim tarihi olan 2015-2016 yılında müvekkillerinin o adreste ikamet etmediklerini, senedin vade tarihlerinden yaklaşık yedi ay sonra düzenlendiğini, borç oluşmadan eski tarihlerde alınan boş senetlerin doldurulduğunu bildirerek,

İzmir 10. İcra Dairesinin 2019/591 esas sayılı dosyası nedeniyle müvekkillerinin davalı yana borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline, davalı tarafın kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

CEVAP

Davalı ...

Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek üzere; dava konusu belirli bulunmakla, belirli alacak davasına konu edilebileceğini, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için kısmi dava açılabilirse de, dava dilekçesinde dava edilebilecek olan alacak kalemleri net bir şekilde belirtilmemiş olduğundan, olayda fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan bir kısmi davanın varlığından da bahsedilemeyeceğini, mahkemenin işbu davanın kısmi dava olarak açıldığını kabul ederek de işlem yapamayacağını,

davacı dava dilekçesinde yer alan taleplerinin dayandığı hukuki sebepleri net olarak nitelendiremediğini, somut vakıaların altlanacağı hukuk kurallarını dilekçede açıkça belirtmediğini, davacı ... San Ve Dış Tic Ltd Şti ile müvekkili şirket banka arasında genel kredi sözleşmesinin düzenlendiğini, iş bu kredi sözleşmesi nedeniyle; ...

Şirketi müvekkili şirket emrine 08/06/2015 tanzim tarihli, 03/01/2019 vade tarihli 1.500.000 TL tutarında ve 21/06/2016 tanzim tarihli, 03/01/2019 vade tarihli 1.500.000 TL tutarında iki adet bono düzenlendiğini, asıl borçlu ... San İç Ve Dış Tic Ltd Şti ve müteselsil kefiller olan diğer borçlular ... ve ... vade tarihi ve sonrasında müvekkili bankaya ödeme yapmayarak borcunun ifada temerrüde düştüğünü, davalı tarafça, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/56 D.

İş. dosyasından ihtiyati haciz kararının talep edildiğini ve alınan ihtiyati haciz kararı neticesinde İzmir 10. İcra Dairesi 2019/591 E. sayılı icra takip dosyası ile 16/01/2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü takibin başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, iş bu hususun ilgili dairenin 14.02.2019 tarihli kararın tensip tutanağı ile sabit olduğunu, davacıların takibe konu bonoların teminat senedi olduğu yönündeki iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olup borcu ifadan kaçmak amacı ile ileri sürülmekten öteye geçemediğini,

davacıların iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla takibe konu 2 adet bono teminat senedi vasfını taşımamakta olup davacıların hukuki dayanakta yoksun iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, İzmir 10. İcra Dairesinin 2019/591 Esas sayılı dosyası ile davacılar/borçlular aleyhine başlatılan Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takipte tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ibaresi eklenmiş olup yapıldığını ya da yapılacak ödeme/tahsilatlarının dosyaya bildirileceğini, müvekkili bankanın,

davacıların 19051729889 nolu tazmin kredili ve 19051729906 nolu tazmin kredili genel kredi sözleşmesinden doğan borcu için Beyoğlu 31. Noterliği 24843 yevmiye numaralı 16.08.2019 tarihli ihtarname ile kat ihtarının gönderildiğini, iş bu kat ihtarının davacılara tebliğ edildiğini, davacıların kat ihtarından önce icra takibine geçildiğine ilişkin iddialarının hukuki temelden yoksun olduğunu, Beyoğlu 31. Noterliği 24843 yevmiye numaralı 16.08.2019 tarihli kat ihtarına konu borcun genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını ancak iki adet senet üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine geçildiğini,

kat ihtarının tarihinin 16.08.2019, takip tarihinin ise 16.01.2019 olduğunu, borç konularının aynı olmadığını tekrarla, kambiyo takibi için kat ihtarının temerrüt şartının olmadığını, aradaki gayrinakit tahsilat yapılması halinde ise zaten icra takibinde tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ibaresi yer aldığı için haricen tahsil bildirimi yapılacak olup hukuka aykırılık bulunmadığını, davacıların sabit olan borçları için borçlu olmadığının tespiti istemesinin hukuki dayanağının olmadığını, izah edilen nedenlerle; davacıların icra takibinin ihtihati tedbir yolu ile durdurulması, hacizlerin kaldırılması,

takibin iptali ve %20 kötüniyet tazminatlarının reddine, davanın tümden reddine, davacılar aleyhinde %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Davayı temlik alan ... AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile davacılarca da kabul edildiği gibi, davaya konu senetler üzerinde “teminat senedidir” yazmadığı gibi hangi sözleşmeye istinaden teminat olarak verildiğinin de yine senet üzerinde açık bir şekilde yer almadığını, ayrı bir belgenin de düzenlenmediğini,

banka ile davacılar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmelerinde de takibe dayanak senede doğrudan atıfta bulunulmadığı gibi, alacağın varlığının şarta bağlandığına veya takibe konu senetlerin teminat senedi olarak verildiğine dair herhangi bir kayıtın da söz konusu olmadığını, sözleşme ile senet arasında teminat senedi olduğuna dair herhangi bir bağın bulunmadığını ve konu senetlerin teminat amaçlı verildiği de davacı tarafça yazılı belge ile ispatlanamadığını, davacılar aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatılmasının hukuka uygun olduğunu, davacı tarafça kambiyo takibinin hesap kat tarihinden önce yapıldığını adresin sonradan doldurulduğunu, bu nedenle bu senetlerin geçersiz olduğunu ve borçlu bulunmadıklarının iddia edildiğini,

1. madde de belirtildiği gibi senetlerin teminat senedi olmadığını, kendi hesabının kat edilmesini ve ihtar çekilmesiyle bir ilgisinin olmadığını, bu nedenle kat ihtarı çekilmeden icra takibine girişilmesinde bir usulsüzlüğün olmadığını, senetlerin GKS' den bağımsız olduğunu ve teminat senedinin olmadığını, hesap kat ve ihtarı ile bir ilgisinin olmadığını,

senetlerdeki borçlu adresinin sonradan doldurulduğunu kabul etmediklerini, bunun aksini davacıların yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla senetlerde borçlu adresinin boş verildiğini ve sonradan doldurulduğunu varsaysak bile bu senetleri geçersiz kılmayacağını, senetleri bazı kısımlarını doldurmadan veren borçlu bunun alacaklı tarafından doldurulacağını peşinen kabul etmiş sayılacağını ve sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, bu hususun aksini ancak yazılı belge ile ispat edebileceğini, borçlu adreslerinin güncel olmadığını, doğru olmadığı iddiası senetlerin geçerliliğine etki eden bir unsur olmadığını,

açıkladıkları ve yargılama sonucunda ortaya çıkacak nedenlerden dolayı davanın reddine, davacılar aleyhinde %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR

Mahkemece; ".. davacılar ve davalı banka arasında 08/06/2015, 21/06/2016 ve 01/07/2016 tarihli genel kredi sözleşmeleri düzenlendiği, takibe ve davaya konu bonoların bu sözleşmelere ilave bir teminat olarak alındığı, raporda belirtilen birtakım tahsilatların yapılmasından sonra 17/05/2019 tarihinde 190.500-USD'lik teminat mektubu ile ilgili davalı bankanın tahsilat yapamamış olması nedeniyle 09/08/2019 tarihinde hesabı kat ettiği ve kat ihtarnamesinde toplam 2.455.556,61-TL alacağının ödenmesinin talep edildiği,

kat ihtarı davacılara tebliğ edilememiş ise de senetlerin ödeme gününün geçmiş olması nedeniyle davalı bankanın senetlere dayalı olarak ve İcra İflas Kanunu'nun 167(1) maddesi hükmü gereğince icra takibi yapmasında yasal bir engelin olmadığı, kat ihtarının daha sonra yapılmasının ve davacılara tebliğ edilmemesinin takibin geçerliliğine etkili bulunmadığı, hesap kat tarihi itibariyle davalı bankanın davacılardan 2.455.556,61-TL alacağı bulunduğu gibi dava tarihi itibariyle alacağının toplam 3.257.256,84-TL olduğu,

yukarıda açıklanan Yargıtay ilamı ve menfi tespit davalarındaki borçluluk durumunun dava tarihine göre değerlendirilmesi ilkesi göz önünde tutulduğunda taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı bankaya borcu bulunan davacıların genel kredi sözleşmelerine bağlı olarak icra takibi öncesinde icra takibi tarihinde temlik eden davalı bankaya borçlu bulundukları gibi icra takibinin 3.030.565,52-TL toplam alacak miktarı üzerinden yapılması karşısında dava tarihi itibariyle bu miktarı aşan şekilde 3.257.256,84-TL borçlu oldukları,

buna göre icra takibine konu ve kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tamamının ödenmediği gibi kısmi bir ödeme dahi yapılmadığı anlaşılmakla davanın reddine, davacılar tarafından tazminat talep edilmiş ise de davanın reddine karar verilmesi nedeniyle tazminat taleplerinin de reddine, davalı taraf kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ve her ne kadar İİK'nun 72(3) maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de bu kararın davacı tarafça teminat yatırılmaması nedeniyle infaz edilmemiş olduğu göz önünde tutularak davalı tarafın tazminat isteminin reddine..." gerekçesiyle "..

Davanın reddine, davacı ve davalı tarafın tazminat istemlerinin reddine,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

Karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; takibe konu senetlerin teminat senedi niteliğinde olduğundan ve kayıtsız şartsız bir borç ikrarını içermediğinden geçersiz olduğunu, davalının senetleri teminat senedi olarak aldığını gösterdiğini, bilirkişi raporuyla da takibe konu senetlerin teminat senedi olduğunun ve kayıtsız şartsız bir borç ikrarını içermediğinin tespit edildiğini, 08.03.2021 tarihli bilirkişi raporunun 8’inci sayfasında “ Davaya Konu İzmir 10. İcra dairesinde 2019/591 Esas icra takibinin 16.01.2019 tarihinde başlatıldığı,

hesap kat ihtarının ise Beyoğlu 31 Noterliğinden 16.08.2019 tarih ve 24843 yevmiye ile keşide edilmiş olduğu dikkate alındığında, Kat ihtarı keşide edilmeden ve henüz banka alacağı nakde dönüşmemişken davaya konu Kambiyo Senetlerine Mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı anlaşılmış olup…” raporun 8’inci sayfasında “ …davalı banka tarafından 21.06.2016 “Munzam Senet” olarak, 08.06.2015 tarih ve 1.500.000,00-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi ile birlikte kayda alınmış olduğu……davalı banka tarafından 21.06.2016 “Munzam Senet” olarak,

21.06.2016 tarih ve 1.500.000,00-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi ile birlikte kayda alınmış olduğu…” raporun sonuç kısmında ise “16.01.2019 tarihi itibariyle davalı bankanın muaccel alacağı bulunmadığını ve davalı banka alacağının 16.01.2019 takip tarihi itibariyle henüz nakde dönüşmemiş Gayri Nakdi 533.900 USD’den oluştuğu” şeklinde tespitlerde bulunulduğunu, takibe konu senetlerin, teminat senedi niteliğinde olduğunu ve takip aşamasında dahi hesaplar kat edilmemişken, bankanın alacağı nakde dönüşmeden ve henüz muaccel hale gelmiş bir alacak bulunmadan, takibe geçildiğinden,

sonradan bankaca doldurulan senetlerin kayıtsız ve şartsız borç ikrarını içermediğini, bilirkişi raporundaki alacağa ilişkin diğer tespitlere ve dolar kuru yönünden yanlış tespitler yapıldığı kanısına varılsa da; davanın esas iddia konusu olan muaccel bir alacak olmadığını ve teminat senedi iddiası ispat edildiğini, raporu diğer hususlar yönünden kabul etmediklerini, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, açıklanan nedenlerle, kararın inceleme sonucunda kaldırılarak,

bilirkişi raporuyla da sabit olduğundan davanın kabulüne, müvekkili şirketin davalı yana icra İzmir 10. icra dairesinin 2019/571 E. sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalı yan takibinde haksız kazanç sağlamak amacında ve kötüniyetli olduğundan aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine, kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davacıların, İzmir 10. İcra Dairesinin 2019/591 esas sayılı icra takibine dayanak bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından

istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Bononun teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılamadığı hâllerde borçlu bu iddiasını 2004 sayılı Kanun'un 168/5 ve 169/a maddeleri kapsamında borca itiraz olarak ileri sürebilir. Bononun sözleşmenin teminatı olarak verildiği iddiası kişisel def'i olup, 6102 sayılı Kanun'un 778/a bendinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 687 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kişisel def'iler temel ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Senedin üçüncü kişiye ciro veya teslim yolu ile devredilmesi hâlinde bu def'inin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Borçlunun takibe konu bononun teminat bonosu olduğu şeklindeki beyanı borca itiraz niteliğindedir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Cilt 2, İstanbul, 1997, s. 1715).

Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise 2004 sayılı Kanun'un 169/a maddesi kapsamında bononun sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Senede açıkça atıf bulunan sözleşmede senedin teminat amacıyla verilmiş olduğu belirtilmiş olabilir. Nitekim bu hususlar Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2023 tarihli ve 2022/12-707 Esas, 2023/423 Karar ile 14.06.2023 tarihli ve 2021/12-607 Esas, 2023/626 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayın incelenmesinde; alacaklı banka tarafından borçlular aleyhine iki adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılması üzerine borçlular vekili takip dayanağı senedin taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini iddia ederek eldeki davayı açmış ise de davalı temlik eden alacaklı banka vekili cevap dilekçesinde senedin kullandırılmış olan krediler çerçevesinde verildiğine dair beyanda bulunmuştur.

Takibe dayanak senetler 6102 sayılı Kanun'un 776 ncı maddesi uyarınca tüm unsurları içeren kambiyo senedi niteliğini haiz bono olup, üzerinde teminata ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Bu anlamda, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir.

Somut uyuşmazlıkta ise; genel kredi sözleşmelerinde takibe dayanak bonolara herhangi bir atıf yapılmadığı gibi alacaklının da senedin teminat senedi olduğuna dair kabulü bulunmamaktadır.

Bu itibarla söz konusu senetlerin bankadan alınan kredi borcuna karşılık ifa amacıyla verildiği anlaşıldığından, davacılar takibe dayanak senetlerin teminat senedi olduğu iddiasını ispat edememişlerdir. Hukuk Genel Kurulunun 20/09-2023 tarih ve 2021/12-995 Esas, 2023/825 Karar, 22.06.2021 tarihli ve 2017/12-357 Esas, 2021/824 Karar ile 14.06.2023 tarihli ve 2021/12-607 Esas, 2023/626 Karar sayılı kararlarında da benzer husus benimsenmiştir.

İlk derece mahkemesince yargılama sırasında bankacı bilirkişiden alınan 08/03/2021 tarihli bilirkişi raporundan, dava tarihi itibariyle davacıların davalı temlik eden bankaya 2.371.798,06TL asıl alacak,843.294,08 TL işlemiş faiz ve 42.164,70-TL bsmv olmak üzere toplam 3.257.256,84-TL olduğu belirlenmiştir.

Menfi tespit davalarında haklılık durumu davanın açıldığı tarihte belirleneceğinden, davanın açıldığı tarih itibariyle davacıların davaya konu takipten ötürü davalı bankaya borçlu oldukları, davaya konu icra takibine dayanak iki adet bononun teminat senedi olduğunun davacılar tarafından ispatlanamadığı, davacıların dava tarihi itibariyle davalı temlik eden bankaya borçlu oldukları, davacılar vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜ M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacılar vekillerinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2021 tarihli, 2020/201 Esas ve 2021/553 Karar sayılı kararının kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İSTİNAF AŞAMASINDA;

a)Davacılardan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, başlangıçta alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 368,30-TL'nin davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

b)Davacılar tarafından yatırılan 162,10-TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir olarak kaydına,

3-Davacılar tarafından istinaf yargılaması sırasında yapılan giderlerin uhdesinde bırakılmasına,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

6-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle 21/03/2024 tarihinde karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/1158, K. 2024/515, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1158
Karar No
2024/515
Tarih
21 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1162 K.2024/595
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1168 K.2024/503
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2021/1174 K.2024/385
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2021/1176 K.2024/694
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1176 K.2024/419
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1185 K.2024/471

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.