KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Dosya no
- 2021/1671
- Karar no
- 2024/632
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/01/2020 (Dava) - 09/09/2021 (Karar
- Numarası
- 2020/49 Esas - 2021/643 Karar
- Dava
- Maddi Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı
- Bam karar tarihi
- 17/04/2024
- Karar yazım tarihi
- 17/04/2024
Karar Metni
955 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/49 Esas-2021/643 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı sürücü ...'ın 01.07.2019 tarihinde, sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla müvekkili ...'ya ait ... plakalı ... marka aracın arka kısmına çarparak maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğunu, davalı ... şirketinin ise ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olduğunu, yerleşik olduğu Almanya'ya dönmek zorunda kalan müvekkilinin, hasarlı aracı anılı ülkede faaliyet gösteren hasar tespit bilirkişisine muayene ettirdiğini, bu incelemede;
araçta KDV dahil toplam 2.455,80 EURO hasar tespiti yapıldığını, davalı ... şirketine başvurulmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin aracında meydana gelen toplam (KDV dahil) 2.455,80 EURO hasar bedelinin ödeme günündeki TL karşılığının temerrüt tarihlerinden itibaren 3095 S.K. madde 4/a çerçevesinde işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıların davaya cevap vermediği, ancak davalı ...'ın bir kısım duruşmalara iştirak ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, "....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. ZMMS ile sigortalı aracın sürücüsü ...'ın idaresindeki ... plakalı aracı ile önündeki araçla yeterli ve güvenli takip mesafesini korumaması ve dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullanımı neticesinde arkadan çarparak kazanın oluşumuna neden olduğu, davacı aracın sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı aracın ise arkasından çarpılması esnasında kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun olmadığı anlaşılmakla.
DAVANIN KABULÜ İLE, 2.455,80 EURO hasar bedeli maddi tazminatın davalı ... ... yönünden kaza tarihi 01/07/2019 tarihinden, davalı ... şirketinden ise 26/09/2019 tarihinden itibaren devlet bankalarının EURO cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden TL olarak poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ...A.Ş. vekili tarafından, "...Aracın Türkiye'de onarımı yapılacakken davacının aracı yurt dışına götürerek keyfi olarak fahiş fiyata onarım yaptırdığını, sunulan eksper raporunda görüleceği üzere; hesaplanan tazminat tutarının 6.294,91 TL olup ilgili ödeme yapılmasının da müvekkili şirketin kabulünde olduğunu, ödemenin yapılmamış olmasının sebebinin ise kaza tespit tutanağında kaza tarihinin yazmaması olduğunu, kaza tarihini teyit etmek için müvekkili şirket yetkilileri davacıdan bilgi beklerken davacının kötü niyetli olarak aracını yurt dışında tamir ettirdiğini,
değişen kurlar sebebiyle çok daha ucuza onarımı yapılabilecek aracın döviz kurlarındaki tutarsızlık ve davacının onarımı kabul etmeyerek aracını yurt dışına götürmesiyle fahiş tutarlara mal olduğunu, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, araçta pert total değerlendirmesinin yapılmadığını, bilirkişi raporunda aracın yurt dışındaki rayiç bedelinin 6.000-7.000 Euro olarak belirlendiğini, bu tespitin neye göre yapıldığının anlaşılamadığını, aracın 2005 model olup yurt dışındaki ucuz araç fiyatları göz önüne alındığında aracın rayicinin çok daha düşük olacağının açık olduğunu,
ayrıca önceki kazalarına da bakılarak hesaplamaya dahil edilip rayiç bedelin buna göre belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda farazi olarak 6.000-7.000 Euro olarak belirlenen rayiç bedelin hiç irdelenmediğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, aracın rayiç bedelinin daha düşük olması halinde onarımının ekonomik olmayacağı tespitinin yapılabileceğini, ayrıca yerel mahkeme tarafından fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılması gerektiği belirtilmiş ise de, bu hususta da hatalı bir değerlendirme yapıldığını,
fiili ödeme tarihindeki kur her gün değişmekle birlikte her geçen günün müvekkili şirket aleyhine olacağını, müvekkili sigorta şirketinin bir sorumluluğu doğacaksa bile davacının araç onarımı için ödemeyi yaptığı günün döviz kuru esas alınarak bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yabancı plakalı aracın zarara uğradığı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davalı sürücünün idaresindeki ... plakalı aracın, davacıya ait Alman plakalı araca arkadan çarparak maddi hasara neden olduğu, Almanya'da ikamet eden davacı tarafça aracının Almanya'da tamir hakkı çerçevesinde hasar tespiti yaptırılarak, davalı sürücüden ve davalı taraf ZMM sigorta şirketi olan davalı şirketten tazmininin istendiği, mahkemece otomotiv bilirkişiden de rapor alınarak Alman bilirkişi raporunun denetiminin sağlandığı, buna göre kaza ile hasarın uyumlu bulunduğu, aracın Alman piyasa rayicine göre tamirinin ekonomik olduğunun belirlendiği,
Türkiye'de davalı tarafça alınan eksper raporunun da bu raporda irdelenerek birtakım hasar kalemlerinin eksper raporunda yer almadığının belirlendiği, kaldı ki bahse konu eksper raporunun usul ve yasaya aykırı olarak KDV'siz ve iskontolu olarak düzenlenmiş olduğunun da görüldüğü, mahkemece alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ilaveten; sözkonusu bilirkişi raporu davalı ... şirketine 13.02.2021'de tebliğ edildiği halde, herhangi bir itiraz dilekçesi sunulmadığının görüldüğü,
mahkemece kurulan hükümde 3095 Sayılı Yasanın 4/1. maddesine uygun şekilde faize hükmedildiği de anlaşılmakla, davalı ... şirketinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/1671, K. 2024/632, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama