KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2023
- Dosya no
- 2021/791
- Karar no
- 2023/1909
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/11/2016 (Dava) - 19/11/2019 (Karar
- Numarası
- 2016/1358 Esas - 2019/1191 Karar
- Dava
- Maddi ve Manevi Tazminat
- Bam karar tarihi
- 06/12/2023
- Karar yazım tarihi
- 06/12/2023
Karar Metni
1.388 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/11/2019 tarih ve 2016/1358 Esas - 2019/1191 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 19/08/2012 tarihinde saat:23:20 sıralarında davalılardan ...'nin 2918 Sayılı mad.
10 ve 52/1-b kuralını ihlal ederek ... mevkiinde diğer davalı ...'ye ait ... plaka sayılı aracı ile ehliyetsiz ve alkolsüz olarak geri manevra yaparken, davacıların murisi ...'ya çarptığı, bu kazanın oluşumunda davalı ...'nin 1. derece kusurlu olduğu, muris ...'nın yaya kusurlarından 5. madde kural ihlali yaparak 2. dereceden kusurlu olduğu, kaza sonucu muris ...'nın kaldırıldığı Varto Devlet Hastanesinde 20/08/2012 tarih ve saat:01:30 sularında hayatını kaybettiğini ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik davacılardan ... için 100.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihi olan 19/08/2012 tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar araç sahibi ... ve sürücü ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili, ayrıca murisin eşi davacı ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 19/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek bankalara uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan,
sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde tahsiline, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın 3. kişilere devrini önlenmesi için iş bu dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyadi tedbir konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafların kaza sonrasında davayı açmadan önce davalı ... şirketine başvurmadığı, sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bedeni zararlar halinde maddi tazminat talepleri için şahıs başına azami poliçe limiti 225.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, mecburi mali mesuliyet sigortası poliçesinin 3. şahısların maruz kaldıkları gerçek zararları teminat altına aldıklarını savunarak, davanın sigorta şirketi yönünden dava şartı yokluğundan reddi ile, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "....Davanın maddi tazminat istemi yönünden feragat nedeni ile REDDİNE, davanın manevi tazminat istemi yönünden KISMEN KABULÜNE, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, olayın oluş şekli ve gelişim biçimi, ailenin yaşadığı travma ve kaybın tarafların sosyal ekonomik durumu ve tazminat takdirinde esas alınacak ilkeler nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça az olduğunu, davacılar yararına dava dilekçesi ile talep edilen miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı ...'nın eşini, ... ve ...'nın ise annelerini kaybettiklerini, yerel mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarlarının taleplerinin çok altında olacak şekilde verildiğini,
müvekkillerinin Avusturya Vatandaşı olduğunu, yaşadıkları ülkeden Türkiye'ye tatile geldikleri esnada yakınlarının düğünündeyken bu kazanın gerçekleştiğini, müvekkili ...'nın hayatlarının en güzel döneminde eşi ile paylaşımlarının en yoğun olduğu,
artık rahata erip birlikte gezip dolaşıp emekliliğin tadını çıkaracakları, torun sevecekleri dönemde 35 yılık eşini, hayat arkadaşını kaybettiğini, müvekkillerinden ... ve ...'nın annelerine en çok ihtiyaç duyacakları zamanda, onu torun sahibi dahi yapmadan annelerinin ölümü gerçeği ile karşı karşıya kaldıklarını, anneyi kaybetmiş olmanın verdiği elem ve kederin 20.000 TL gibi komik bir rakam ile telafisinin mümkün olmadığını, müvekkillerinin yaşadığı elem ve kederin sözlerle tarifinin mümkün olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Davacıların istinaf isteminin sadece manevi tazminat istemi yönünden olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu edilen kazada, davacıların murisinin vefat ettiği, bu sebeple duyulan acı ve elemin kısmen giderilmesinin gerektiği, murisin kazadaki kusurunun derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş biçimi, kazanın meydana geldiği olay tarihindeki paranın alım gücü, davalı yanın içine düşebileceği mali güçlükler ve manevi tazminatın yukarıda ifade edilen amacı da göz önünde bulundurularak davacılar için takdir edilen manevi tazminatın hak ve nesafet kuralları çerçevesinde az olarak belirlendiği anlaşılmakla davacıların bu konudaki istinaf itirazları bu sebeple yerinde görülmüş,
ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı da anlaşıldığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/791, K. 2023/1909, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama