KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ağustos 2021
- Dosya no
- 2021/880
- Karar no
- 2021/689
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/02/2021
- Numarası
- 2021/36 Esas- 2021/36 Karar
- Dava
- İhtiyati Haciz
- Karar yazım tarihi
- 10/08/2021
Karar Metni
1.027 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/02/2021 tarihli 2021/36 Değişik İş sayılı dosyası dairemize gönderilmiş olmakla, yapılan inceleme sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
TALEP
İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, Yapı Kimyasalları ve Endüstriyel pazarın önde gelen mastik ve yapıştırıcı üreticilerinden biri olduğunu, işbu ihtiyati haciz talebine konu ".... Buca Şubesi, 18/04/2021 tarihli, .... Seri Nolu, .... numaralı, 97.500,00 TL bedelli" çekin ..... San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ..... San. Ve Tic. Ltd. Şti.
Lehine keşide edildiğini, anılan çeke ve keşide eden şirkete ilişkin yapılan araştırma neticesinde, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı ve güncel adres olarak bildirilen ".... Buca/İzmir" adresinde keşideci ..... San. Ve Tic. Ltd.
Şti.'nin bulunmadığını, borçlunun ikametinin mümkün olmadığını, ardından keşideci şirkete ve .... numaralı çeke ilişkin olarak FİNDEKS karekodlu çek raporu alındığını; işbu raporda, keşideci tarafından 03/11/2020 tarihinden sonra çok sayıda çek düzenlenmiş olmasına rağmen çeklerin bedellerinin ödenmemiş olduğunu, arkası yazılan ve halen ödenmeyen çek bedellerinin 197.746,00 TL olduğunu, özetle keşideci şirketin işbu çek bedelini ödemekten aciz duruma düştüğünü;
çekin ödeme gününün beklenmesi durumunda çek bedelinin tahsil edilmesinin mümkün olmayacağının anlaşıldığını, mal gizleme, kaçırma ya da hileli işlemleri bulunan keşideci hakkında işbu ihtiyati haciz talebinde bulunma zaruretinin doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin ve sair her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla.
97.500,00 TL alacak için borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine alacağı karşılayacak tutarda ihtiyati haciz konulmasına ve yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı yanlara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından dosyaya borçlunun ticaret sicilde kayıtlı adresinde bulunmadığına dair fotoğraflar sunularak İİK'nın 257/2. Maddesine göre ihtiyati haciz talep edilmiş ise de, dava konusu çeki keşide eden borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmadığı, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlandığı yahut kaçtığı ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunun yaklaşık ispat kurallarına göre ispatlayacak delillerin dosyada mevcut olmadığı, bu nedenle İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; borçlunun ikametinin muayyen olmadığını, findeks çek raporuna göre davalının halihazırda ödenmemiş çek bedellerinin bulunduğunu, dolayısıyla günü geldiğinde davaya konu çeki de ödeyemeceğini, bahsedilen sebeple yaklaşık ispatın sağlandığını belirterek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Talep; mahkemece reddedilen ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların yada onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir.(TC Anayasası m.36, HMK m.33) ihtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir.
İİK 257 - 268 maddelerindeki düzenlemeye göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın para alacağı olması, rehinle teminat altına alınmamış olması, muaccel olması ve muaccel olmakla birlikte karşı tarafın mal kaçırma durumunun olması, alacağın varlığına dair yaklaşık ispatın gerçekleşmiş olması gerekir.
İhtiyati haciz talebinde bulunan, aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin keşidecisi olduğu çekte yetkili hamil olarak bulunmakta olup, davalının ticaret sicil gazetesinde belirtilen adresinin kapalı olduğunu, davalının söz konusu adreste artık bulunmadığını, adrese ilişkin ekli fotoğraflardan bu hususun anlaşıldığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile talep reddedilmiştir.
Talep, çeke dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup İİK'nın 257. maddesindeki şartların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekir.
Somut olayda, davacının sunduğu fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere ihtiyati hacze konu çeki keşide eden borçlunun belirtilen adresindeki ticari işletmesini kapattığı ve faaliyet göstermediği, ayrıca dosyada mevcut tebligat parçasında adresin kapalı olduğu ve borçlunun tanınmadığı tespit edilmiş olup, İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların oluştuğunun kabulü ile ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. (aynı yönde Yargıtay 11. HD, 19.09.2016 tarih ve 2016/8656 E.- 7341 K.)
HMK 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Bu durumda, anılan yasal düzenleme doğrultusunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/880, K. 2021/689, 10 Ağustos 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama