İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/986 K.2024/47

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/663 Esas-2021/407 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca…

Esas2021/986Karar2024/47Tarih17 Ocak 2024Okuma9 dk · 1.889 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Ocak 2024
Dosya no
2021/986
Karar no
2024/47
İncelenen kararın mahkemesi
KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/12/2019 (Dava) - 29/06/2021 (Karar
Numarası
2019/663 Esas - 2021/407 Karar
Dava
Maddi Tazminat (Rücuen
Bam karar tarihi
17/01/2024
Karar yazım tarihi
17/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.889 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/663 Esas-2021/407 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin kobi paket sigorta poliçesi ile ... AŞ'nin ... iş yerinin sigortalandığını, 11.08.2018 tarihinde, sigortalı işyerinin yan tarafındaki davalı ...

Şti'nin faaliyet gösterdiği işyerinde yangın çıktığını ve yangının sigortalı işyerine (depo) de sirayet ederek hasar meydana getirdiğini, açılan hasar dosyası kapsamında alınan ekspertiz raporu ile toplam zarar bedelinin KDV dahil 267.798,22 TL olarak belirlendiğini, 226.947,65 TL'sinin 23.11.2018 tarihinde ve 40.850,57 TL'sinin 06.12.2018 tarihinde müvekkili şirket tarafından sigortalı firmaya ödendiğini, müvekkili şirketin (halef) olduğunu ve her türlü talep ve dava haklarının davacı müvekkili şirkete intikal ettiğini, zarardan,

gerek yangının başladığı/çıktığı davalı şirketin ve gerekse davalı şirket iş yeri sigortası olan davalı sigorta şirketinin (poliçe limitleri ile) müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun açık olduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de olumsuz sonuçlandığını belirterek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 267.798,22 TL tazminat alacağının ödeme tarihlerinden itibaren ...nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Sok. No:... ... ... adresinde faaliyet gösterdiğini, davacı şirketin sigortaladığı ...

AŞ. ...larının müvekkili şirket ile komşu olduğunu, her iki şirketin yan sınırında bir dere yatağı bulunduğunu, bu dere yatağında çıkan yangın neticesinde o günkü hava şartlarının rüzgarlı olması neticesinde yangının dere yatağını takip etmek suretiyle müvekkili şirketin bahçesine ve davacı şirketin sigortaladığı ... şirketinin depolarına hasar verdiğini, yangının müvekkili şirket ile alakası olmayan dere yatağındaki sazlık alandan başladığını ve rüzgarın etkisi ile hızlı bir şekilde yayıldığını, kazanın oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını,

itfaiye raporunda kazanın nasıl başladığının ve nasıl gelişim gösterdiğinin açıkça yazıldığını, müvekkili şirketin iş yerinin diğer davalı ... Sigorta AŞ’ne kapsamlı yer sigorta poliçesi ile sigortalı olup bu poliçenin komşuluk mali mesuliyet-yangın klozunu da kapsadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı firmanın zararının müvekkili şirketten kaynaklandığı ortaya çıksa dahi diğer davalı ...

Sigorta AŞ’nin poliçe kapsamında ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş olduğunu, bu sigorta teminat bedelinin de dava bedelini karşılamakta olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...

Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin yangın sigortası genel şartları madde C.9. uyarınca İstanbul Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, itfaiye dairesi yangın raporu ve ekspertiz raporu uyarınca müvekkili şirket sigortalısının meydana gelen rizikoda herhangi bir kusuru bulunmadığından müvekkili şirketin de herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını,

her halükarda poliçe teminatının özel şartları uyarınca müvekkili şirketin meydana gelen zararın azami %80'inden sorumlu olduğunu, ayrıca %2 oranında muafiyet uygulanması gerektiğini, kusur tespiti yönünden Adli Tıp Kurumu’ndan kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, yangın sigortası genel şartları 1.3. maddesi uyarınca sigortacının, malik veya kiracının komşuluk sorumluluğu yangın veya infilak hasarının sirayeti yüzünden komşu bina ve mallarına vereceği zararları sigorta limitlerine göre temin ettiğini, esas tutulacak kıymetin;

yangın sigortası genel şartları hükümlerine göre bulunacak bina ve muhteviyatının değeri olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dolaylı zarar taleplerinin sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu, yangın raporunda yangın çıkış nedeni olarak üçüncü kişilerin fiilleri sebep gösterilerek;

“yangın başlangıcının, ... ve ... depolarının bitişiğindeki otların kimliği belirlenemeyen kişi veya kişilerce sehven düşürülen sönmemiş sigara izmaritinin kurumuş otları tutuşturması neticesinde plastik borulara ve tahta paletlere sirayet etmesi sonucu yangının çıkmış olabileceği kanaatine varılmıştır" denildiğini, mevcut durumu daha da detaylı inceleyerek kamera kayıtları başta olmak üzere bütün elverişli tespit vasıtalarına başvurarak irdeleyen ekspertiz raporunda da benzer şekilde teyit edildiğini,

davacının sigortalısının veya üçüncü kişinin ağır kusurunun varlığı halinde müvekkili şirkete yöneltilen zarar talebine ilişkin illiyet bağının kesileceğini, her halükarda müterafik kusurun varlığı halinde davacı lehine hükmedilecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davayı kabul etmemek kaydıyla, davacının katma değer vergisini isteyemeyeceğini, ayrıca talep edilen hasar tazminatının fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YEREL MAHKEME KARARI

Mahkemece, "...Dosya içerisine alınan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu olan yangının davalı ... arazisi üzerinde meydana geldiği, kurumuş otların tutuşması ve plastik boru ve tahta paletlere sıçrayarak büyüdüğü, yanında bulunan dava dışı ... AŞ. deposuna sıçradığı ve zararın meydana geldiği, bu zararın davacı tarafından dava dışı şirkete ödendiği, sigortalısına halef olarak bu davayı açtığı, zararın meydana gelmesindeki sorumluluğun davalı ...

Şti'nde olup, bu şirketin arazisinde meydana gelen yangının sirayet etmemesi için gerekli önlemleri almadığı ve bu şekliyle büyüyen yangının dava dışı ... AŞ.'nin deposuna ulaşıp zararn meydana getirdiği, ... Şti'ni 'komşuluk mali sorumluluk' teminatını da kapsayacak şekilde 'Kapsamlı İş Yeri Sigorta Poliçesi' ile sigortalayan davalı ...

Sigorta Aş.'nin de doğan zarardan sorumlu tutulması gerektiği, davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapmış olduğu 23.11.2018 tarihinde 226.947,65 TL ve 06.12.2018 tarihinde 40.850,57 TL'yi ödeme tarihlerinden itibaren rucuen davalılardan isteyebileceği sonucuna varılmakla.

DAVANIN KABULÜNE, 226.947,65-TL'nin 23.11.2018 tarihinden, 40.850,57 TL'nin 06.12.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF İTİRAZLARI

DAVALI ...

SİGORTA AŞ VEKİLİ TARAFINDAN; "...Müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yangın raporu ve ekspertiz raporu uyarınca müvekkili şirket sigortalısının bir kusuru bulunmadığından davacı tarafından ileri sürülen tazminat talebi bakımından müvekkili şirketin de herhangi bir sorumluluğu olmadığını, dolaylı zarar taleplerinin sigorta poliçesi teminatının kapsamı dışında olduğunu, 11.08.2018 tarihli yangın raporunda yangın çıkış nedeni olarak üçüncü kişilerin fiillerinin sebep gösterildiğini,

mevcut durumu daha da detaylı inceleyerek kamera kayıtları başta olmak üzere bütün elverişli tespit vasıtalarına başvurulan ekspertiz raporunda benzer bir durumun daha önce hasara sebep olmadan giderildiği bilgisinin de paylaşıldığını ve yangın raporunda yer alan ifadelerin denetime elverişli vasıtalarla teyit edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçe teminatının özel şartları uyarınca müvekkili şirketin meydana gelen zararın azami %80'inden sorumlu olduğunu, ayrıca %2 oranında muafiyet uygulanması gerekmekteyken hasar tazminatının tamamından müteselsil sorumlu olarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu,

hasar tazminatının tamamından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DAVALI ... ŞTİ.

VEKİLİ TARAFINDAN "...Her iki şirketin yan sınırında bir dere yatağı bulunduğunu, dere yatağının ise sazlık alan olduğunu, itfaiye raporunda yangının dere yatağından çıkıp müvekkili şirketin arazisine ve diğer komşu araziye geçtiğinin tespit edildiğini, dosya muhteviyatında yangının çıkış sebebini tam olarak açıklayacak herhangi bir delil bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin yangının çıkışında herhangi bir kusurunun ispatlanamadığını, aynı şekilde yangının hasar gören binaya ulaşmasında da müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, yangının yayılmasının sebebinin rüzgar ve sazlık kuru otlar olduğunu,

davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin iş yerinin diğer davalı ... Sigorta AŞ’ne sigortalı olduğunu, hal böyle iken müvekkiline dava yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, yangın kaynaklı olarak sigortalısına ödenen tazminat bedelinin yangına neden olan işyeri ve sigortacısından rücuen tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına ödediği yangın kaynaklı tazminat bedelinin, sigortalının komşu işyeri olan ve yangının başlangıç noktası olan davalı şirketten ve bu şirketin "kapsamlı işyeri sigorta poliçesi" ni düzenleyen davalı sigorta şirketinden rücuen tazmininin istendiği, davalı tarafça yangının meydana gelmesinde kendilerinin bir kusuru olmadığı ve 3.kişinin attığı izmaritten kaynaklı yangın çıktığının ileri sürülerek davanın reddinin talep edildiği anlaşılmaktadır.

Olaya ilişkin kamera görüntüleri olduğu, mahkemece bu görüntüler de incelenmek suretiyle düzenlenen bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının alındığı, bu raporlarda özetle; "...Dosyaya sunulan fotoğraf ve video kayıtları incelendiğinde, oldukça büyük miktarda petrol mamulü borunun ve malzemenin davalıya ait sahada açıkta depolandığının tespit edildiği, davacı ve davalıya ait tesislerin zemindeki konumunun uydu fotoğrafında da görülmekte olup , her iki tesisin komşu parsel konumuna sahip olduğu,

bilinmeyen bir sebeple başlayan çalılık sahadaki yangının rüzgarın etkisi ile davalının açık stok sahasındaki petrol ürünü materyaline sirayet ettiği, büyüyerek yayıldığı, davacı şirketin depo binasında cephe ve çatı panellerini kavurduğu, çevre düzenlemesini yok ettiğinin anlaşılmakta olduğu, yangının sadece kuru bitki örtüsü (çalılık alan) bulunan sahada yaşanması durumunda müdahale edilerek daha kısa sürede sadece su kullanılarak söndürülebileceği hususunun tartışmasız olduğu,

ancak davalı şirketin stok sahasında bulunan materyale sirayet eden yangının, petrol ürünü malzemenin ateşe hassas niteliği sebebiyle yayılmış olduğu ve söndürülmesinin güçleştiği, bu esnada davacıya ait yapıya da sirayet ederek hasar verdiği, diğer taraftan, petrol mamulü malzemenin yanmaya başlaması sebebiyle, yangının su ile söndürülmesinin de güçleştiği, oluşan alevlerin önlenmesi ve bastırılabilmesi için kimyasal söndürücülere ihtiyaç duyulmuş olduğu, CD'deki görüntüler incelendiğinde, davalıya ait sahada kapasitenin çok üstünde malzemenin emniyetli depolama prensiplerine uyulmadan açıkta depolandığı,

bir kısım malzemenin davacı şirketin depo binasının bulunduğu cepheye oldukça yakın istiflendiğinin görülmekte olduğu, açık stok sahasında, petrol ürünü depolanmasına rağmen yangın riskine karşı gerekli önlemlerin alınmadığı, itfaiye müdahale edene kadar yangının yayılmasını ve büyüme hızını yavaşlatacak, kontrol altında tutacak gerekli ve yeterli müdahalenin yapılmadığının anlaşıldığı, davalıya ait tesisin yangına karşı hassas malzemenin üretildiği ve depolandığı işletme olduğu göz önüne alındığında, sahada yeterli kapasite ve nitelikte yangın söndürme sisteminin bulunmadığı,

personelinin de yangına karşı ilk müdahaleyi yapacak eğitim ve deneyime sahip olmadığı kanaatine varıldığı, bu değerlendirmeler doğrultusunda, davacıya ait tesiste oluşan yangın hasarı ile davalının stok sahasında bulunan, yangının niteliğini değiştiren, söndürülmesini ve müdahalesini güçleştiren petrol ürünleri arasında illiyet bağı olduğu, teknik olarak değerlendirildiğinde, davacıya ait tesiste oluşan yangın hasarından davalı şirketin sorumlu ve kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, zarar miktarının 226.947,65 TL ve buna eklenecek %18 KDV bedeli 40.850,57 TL olduğu, diğer davalı ...

Sigorta AŞ'nin dosyada mevcut işyeri sigorta poliçesi uyarınca sigortalısının, komşusuna verdiği zararın gideriminden bu miktarlar uyarınca sorumlu olduğu...." şeklinde görüş bildirildiği görülmüş olup, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ek rapor ile davalı taraf itirazlarının da karşılanmış olduğunun görüldüğü, yine "gerçek zararın giderilmesi ilkesi" uyarınca davalı tarafın KDV'den de sorumlu olduğu, mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, her iki davalı vekilinin istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin ve davalı ... Şti. vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin ve davalı ... Şti. vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/663 Esas - 2021/407 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-İSTİNAF AŞAMASINDA;

a-Davalı ... Sigorta AŞ'den alınması gereken 18.293,29 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.573,32 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 13.719,97 TL'nin bu davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

b-Davalı .... Şti'den alınması gereken 18.293,29 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.573,32 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 13.719,97 TL'nin bu davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davalı ... Sigorta AŞ ve davalı .... Şti tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,

4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avanstan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/01/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/986, K. 2024/47, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Yerel Mahkeme Kararı
  7. İstinaf İtirazları
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/986
Karar No
2024/47
Tarih
17 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/987 K.2024/44
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/988 K.2024/229
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/988 K.2024/171
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/989 K.2024/54
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/992 K.2024/6
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/994 K.2024/8

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.