İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1280 K.2025/141

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/658 Esas-2022/304 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca…

Esas2022/1280Karar2025/141Tarih5 Şubat 2025Okuma11 dk · 2.177 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
5 Şubat 2025
Dosya no
2022/1280
Karar no
2025/141
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
31/12/2018 (Dava) - 04/04/2022 (Karar
Numarası
2018/658 Esas - 2022/304 Karar
Dava
Maddi Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
Bam karar tarihi
05/02/2025
Karar yazım tarihi
05/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.177 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/658 Esas-2022/304 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Temlik eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

31/12/2018 tarihinde müvekkili ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla kavşakta dönüş yaparken, davadışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davadışı ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu işbu aracın orta refüjden atlayarak, müvekkilinin aracına sol ön köşeden çarptığını, daha sonrasında müvekkilinin aracının döner kavşağa çıkarak durduğunu, bu şekilde 3 araçlı kaza meydana gelmiş olup trafik ekiplerince tutanak tanzim edildiğini, kazada tüm kusurun ... plakalı araç sürücüsünde olduğunu, ... plakalı aracın davalı ...

Sigorta Şirketi tarafından zorunlu trafik sigortası ile sigortalandığını, İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/58 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, işbu tespit raporuna ve ek rapora göre; ... plakalı müvekkilinin aracında 225.800,00 TL hasar meydana geldiğinin, tamirinin ekonomik olmadığının, 2.el rayiç değerinin 250.000,00 TL, sovtajının 40.000,00 TL olduğunun, böylelikle gerçek zararın 210.000,00 TL olduğunun bildirildiğini, hasar bedeli likit alacak olmadığından fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı olduğunu, D.İş sayılı dosya raporunun davalı sigorta şirketine tebliğ edildiğini,

sigorta şirketinin rapora itiraz ettiğini, ayrıca 13/12/2018 tarihinde davalı sigorta şirketine ait mail adresine başvuru yapıldığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre müvekkili ... plakalı aracın sürücüsü olduğundan davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, 99.000,00 TL maddi tazminatın 21/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak kendilerine verilmesine, 2018/158 D.İş sayılı dosyadaki masrafın, vekalet ücretinin yargılama masrafı olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plakalı aracın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, yetkili mahkemenin davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğunu, bu nedenle dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, bahsi geçen kazaya ilişkin olarak davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığını ve dava şartı olan zorunlu başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini,

kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının talep etmiş olduğu maddi hasar tutarının uzman bilirkişi tarafından hesap edilmesi ve hesaplamada ZMMS Genel Şartlarındaki kriterlerin esas alınması gerektiğini, kaza tarihi ile poliçe başlangıç tarihi aynı gün olup poliçenin kazadan sonra düzenlenip düzenlenmediğinin tespitinin de gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, "....31/12/2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı sigorta şirketinin, kazanın meydana gelmesinde sürücüsü tam ve asli kusurlu olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve kazanın sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde meydana geldiği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin hasar ve değer kaybı bedelinden sorumlu olduğu;

kaza nedeniyle davalıdan talep edebileceği tazminat alacaklarını temlik sözleşmesi ile davacıya temlik ettiği anlaşılan hasar gören araç maliki ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı ve kullandığı araçta kaza nedeniyle KDV dahil 22.833,00 TL onarım bedeli tutarında olmak üzere hasar oluştuğu, değer kaybı tutarının ise 8.200,00 TL olduğu, tespit edilen tutarın poliçe limiti kapsamında kaldığı; toplam 31.083,00 TL tazminat alacağından sorumlu olduğu, temerrüt tarihinin 28.12.2018 tarihi olacağı nazara alınarak.

DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, HASAR BEDELİ OLARAK 22.833,00 TL MADDİ TAZMİNATIN 28/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, değer kaybı yönünden 8.200,00 TL DEĞER KAYBI BEDELİNİN 28/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

TEMLİK ALAN DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN, "...Yasalara ve yüksek mahkeme içtihatlarına aykırı, eksik ve hatalı düzenlenen bilirkişi raporuna göre verilen kararın ortadan kaldırılmasını talep etme zorunluluklarının doğduğunu, dosyada mevcut tespit raporu ile alınan rapor arasında fahiş fark olduğundan itiraz ettiklerini, keşif yapılarak yeniden rapor aldırılmasının talep edildiğini, mahkemece ek rapor aldırıldığını, ancak ek rapor da kök raporun tekrarı niteliğinde olduğundan itiraz edilerek,

tespit raporunu düzenleyen bilirkişinin huzurda dinlenilmesi ve ATK' dan rapor aldırılmasının talep edildiğini, itirazları üzerine trafik kazası tespit tutanağını düzenleyen polis memurunun dinlendiğini ve dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiğini, işbu rapor da hüküm kurmaya elverişli olmadığından itiraz edildiğini ve keşif talep edildiğini, ancak mahkemece talepleri reddedilerek mevcut raporlara göre hüküm kurulduğunu, raporlar hatalı olup gerçek zarar hesaplaması yapılmadığını, eksik inceleme ile düzenlenen raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını,

kaza ve hasar arasında illiyet bağı mevcut olmasına rağmen refüje çıkma nedeniyle davacı aracında meydana gelen hasarın değerlendirme dışı bırakılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi heyet raporunda kazanın iki aşamalı olarak değerlendirildiğini ve ikinci aşamada meydana gelen hasarın ZMMS poliçesi kapsamında olmadığından bahisle hasar hesaplaması yapılmadığını, trafik kazası tespit tutanağında belirtildiği üzere ... plakalı aracın ... plakalı araca çarpması nedeniyle ... plakalı araç sürücüsünün kazayı önlemek amacıyla manevra yaptığını ve aracın refüje çıktığını, her kazada birçok değişken nedeniyle farklı sonuçların ortaya çıkabileceğini,

davaya konu kazada davacıya ait aracın sürücüsünün de kazadan kurtulmak için manevra yaptığını, ancak bilirkişilerce bu manevra sonucu oluşan hasarın ZMMS poliçesi kapsamında kalmadığından bahisle hasarlanan parçaların hesaplamaya dahil edilmediğini, ... plakalı araç sürücüsünün kazayı önlemek için yaptığı manevra nedeniyle refüje çıkmasının ayrı tek taraflı bir kaza olarak değerlendirilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, illiyet bağının keyfi olarak kesilmesi ve refüje çıkma nedeni ile meydana gelen hasarın bağımsız olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, raporlar arasında doğan çelişkinin mutlak suretle giderilmesi gerektiğini,

bilirkişiden talep edilenin yalnızca resimler üzerinden belirleyebildiği hasarı hesaplaması olmadığını, aksi halde tespit müessesinin bir anlamı kalmayacağını ve kişilerin yalnızca hasar fotoğrafları ile dava açabileceğini, tespit raporunun yasal delil niteliğinde olduğunu, hakim nezaretinde yapılan keşfin yok sayılması,

tespit raporunda hasarlı olduğu belirtilen parçaların hasarlanmadığının fotoğraflar üzerinden değerlendirilerek iddia edilmesinin tespit bilirkişisi kadar ona nezaret eden hakimi de töhmet altında bırakmakta olduğunu, çekilen fotoğrafların yetersizliği veya baskılarının tam anlaşılır olmaması ve bazı hasarların fotoğraflardan anlaşılamamasının müvekkilinin mağduriyetine gerekçe olamayacağını, olmayan bir hasarın fotoğrafının çekilerek tespit bilirkişi raporunda yer alan hasara dahil edilmesi mümkün olmadığına göre dosya bilirkişisinin değerlendirmesinin kesinlikle kabul edilemez olduğunu,

nitekim tespit raporunda hasar bedeli 225.800,00 TL olarak belirlenmişken, bilirkişi raporunda araçta oluşan hasar 22.800,00 TL olarak belirlenmiş olup arada fahiş fark bulunduğunu, değer kaybı hesaplaması yönünden de esaslı bir yanılgıya düşüldüğünü, davacı aracının modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı hesaplaması yapılması gerektiğini,

bu nedenle de yeniden rapor aldırılması gerektiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN; "...Davaya konu kazanın iki aşamalı ve çok taraflı bir kaza olup ... plakalı araç ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araç arasında davaya konu aracın hasara uğraması bakımından illiyet bağı bulunmadığını, ... plakalı aracın kaza mahallinde kazaya karışmamak için manevra yaptığı esnada orta refüje çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini,

kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere kaza iki aşamadan meydana gelmiş olup ... plakalı aracın ... plakalı araca çarpması akabinde ... plakalı aracın orta refüje alt kısımlarını çarparak atlamasıyla ve orta dönel kavşaktan dönüş yapan ... plakalı aracın ön sağ çamurluk köşesine çarptığını, ... plakalı araç sürücüsünün kendi hatalı manevrası sonucu tek taraflı olarak kaza yapmış olduğunun gözetilmesi gerektiğini, illiyet bağının bulunmaması nedeniyle davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava sırasında meydana gelen davacı taraf değişikliği kabul edilemez olmakla,

husumet yokluğu nedeni ile davanın reddi gerekli iken kısmen kabul kararının kaldırılması gerektiğini, davaya konu kaza tarihi ve sigortalı poliçe tanzim tarihi aynı gün olduğundan kazanın meydana geldiği tarih ve saatin mahkeme tarafından kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini, değer kaybı tespiti fahiş olmakla, dosyaya kazandırılmış olan piyasa şartlarına göre yapılmış olan bilirkişi raporu bulunmakta iken Genel Şartlar ekinde yayınlanan formüle göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırılık barındırdığını, Yargıtay’ın emsal kararlarında belirtildiği üzere,

aracın hasar öncesi 2. el değeri ile hasarın onarılması sonucu 2.el piyasa değeri arasındaki farkın reel değer kaybı olacağı göz önüne alınarak değer kaybı tespit edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan 27/01/2022 tarihli bilirkişi raporunun eksik ve denetime elverişsiz olduğunu, itirazları dikkate alınmadan hukuka aykırı hesap raporu üzerinden karar verildiğini, hasar bedeline ilişkin yapılan tespit afaki olup yerinde olmadığını, piyasadaki iskonto oranı da dahil olmak üzere hesaplama yapılması gerektiğini, hasar bedellerine ilişkin araştırmanın nasıl yapıldığının anlaşılamadığını ve belirsiz kaldığını,

illiyet bağının -daha önceki kaza kaydı da dikkate alınarak- tespiti için dosyanın bilirkişi tarafından araştırılması gerektiğini, aracın daha önce hasar alıp almadığı yönünde de tespit yapılmadığını, bilirkişice önceki bilirkişi tarafından oluşan kanaate katıldığı belirtilerek farazi bir değerlendirmenin onaylandığını ve bu hususun da hükme esas alındığını, esas alınan işçilik bedeline ilişkin değerlendirmenin farazi olduğunu, KDV'ye ilişkin müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini,

müvekkili şirketin piyasada ve anlaşmalı olduğu servislerle karşılaştığı en az %60'ı bulabilen ve geçen iskonto oranının dikkate alınması gerektiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle karşı yan trafik sigortacısından hasara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı her iki taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; öncelikle davanın, davaya konu aracın kaza tarihindeki sürücüsü tarafından açıldığı, ardından 08.07.2019 tarihli temlik sözleşmesi ile ...'a temlik edildiğine dair temlik sözleşmesi sunulduğu ve davaya bu kişi ile devam edildiği görülmekle, sürücünün aracı aldığı gibi malikine iade yükümlülüğünden dolayı dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan, işbu davayı açma hakkının bulunduğu kabul edilen sürücünün,

HMK 125/2.madde ve TBK 183 vd. hükümleri uyarınca bu hakkını devir de (somut olayda temlik tarihi itibariyle henüz temlik yasağına dair Sigortacılık Kanunu ek madde 6'nın (22.07.2020) yürürlükte de olmadığı gözetilerek) edebileceğinin kabulü gerekmektedir. Bu nedenle, husumet bakımından re'sen yapılan değerlendirmede, davaya temlik alan davacının devam etmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.

Dava dilekçesi incelendiğinde; davacı tarafça sadece aracın "hasar" bedeline dayalı maddi tazminat talep edildiği, buna dair tespit raporundaki 210.000-TL'lik zarardan ve hasar bedelinin likit alacak olmadığından bahsedildiği, değer kaybına dair ise dava dilekçesinde hiçbir talep bulunmadığı görülmekle, mahkemece talep aşımı olacak şekilde değer kaybına dair de hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, bu hususun re'sen gözetilerek kararın talep aşımından dolayı kaldırılması gerekmiştir.

Mahkemece hükme esas alınan kusur ve hasar bilirkişi heyet raporunda, kazanın iki aşamalı olarak değerlendirildiği görülmekte olup, buna göre; davalının %100 kusurlu eylemi ile davadışı araca çarpması ve onun da davacıya ait araca çarpması akabinde, davacının kazadan kaçmak için orta refüje hamle yapmasının 2. ayrı bir kaza olarak nitelendirilip bu son aşamaya davacının kendisinin sebep olduğu gerekçesi ile zarar hesabının ilk aşama ile sınırlı yapılması yerinde olmamıştır.

Zira, davacının, davalının %100 kusurlu eylemi ile başlayan kazadan kaçınmak amacıyla yaptığı hamle sonucu aracının diğer aracın çarpmasından sonra bir de orta refüje çarparak hasar alması, doğrudan davalı taraf sigortalı aracının kusurlu eylemi ile gerçekleşen kaza ile illiyetli olup, bu hasarın tek taraflı bağımsız bir kaza imiş gibi değerlendirilmesi doğru değildir.

Ayrıca buna ilaveten, mahkemece alınan ilk bilirkişi raporu ile sonradan alınan bilirkişi heyet raporunda, aynı tutarda hasar bedeli hesaplanmış ise de, aracın hasar gördüğü kabul edilen kısımlarının ve rapor gerekçelerinin farklı olması karşısında, bu hesaplamaların denetime elverişli bulunmadığı da açıktır.

Yine, anılan raporda değer kaybı hesabının Genel Şartlar ekine göre yapılmış olması da yerinde değil ise de, yukarıda açıklanan nedenlerle değer kaybına dair açılmış bir dava bulunmadığından bu husus rapora dair ayrıca bir kaldırma nedeni yapılmamış, ancak davacı tarafın değer kaybına dair istinaf itirazlarının da bu nedenden dolayı kabulü mümkün görülmemiştir.

Mahkemece yapılacak iş; taleple bağlı kalınarak, davacı taraf aracındaki "hasar"a dair Karayolları Fen Heyetinden, tespit raporu ve mahkemece alınmış raporlar ile taraf itirazları da değerlendirilmek suretiyle, hüküm tesisine ve denetime elverişli yeni bir rapor alınarak gerçek hasar belirlenip sonucuna göre bir hüküm tesis edilmesinden ibarettir.

Resmi görevlilerce tanzim edilmiş kaza tespit tutanağındaki kaza saatine (saat:23.50) göre, poliçenin aynı gün (saat:11.12) kazadan daha önceki saatte düzenlendiği açık olmakla, bu yöndeki davalı taraf itirazı yerinde görülmediği gibi, KDV'nin de gerçek zarara dahil olmasına, iskonto yapılarak tazminat hesaplanmasının gerçek zararın tespiti ilkesine uygun olmamasına göre davalı tarafın tüm bu itirazlarının da ayrı ayrı reddi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; temlik alan davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Temlik alan davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/658 Esas - 2022/304 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-Temlik alan davacı vekilinin ve davalı vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ AYRI AYRI REDDİNE,

4-İSTİNAF AŞAMASINDA;

a-Temlik alan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde bu davacıya iadesine,

b-Davalı tarafından yatırılan 530,00 TL istinaf karar harcının istek halinde davalı tarafa iadesine,

5-İstinaf aşamasında temlik alan davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,

6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/02/2025

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1280, K. 2025/141, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1280
Karar No
2025/141
Tarih
5 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1280 K.2025/281
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1281 K.2025/268
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1282 K.2025/277
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1284 K.2025/187
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1286 K.2025/142
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1286 K.2025/296

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.