KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/1423
- Karar no
- 2024/1986
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/03/2022
- Numarası
- 2021/548 Esas - 2022/191 Karar
- Dava
- İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
- Dava tarihi
- 18/08/2021
- Bam karar tarihi
- 25/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 25/12/2024
Karar Metni
1.898 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/03/2022 tarihli 2021/548 Esas ve 2022/191 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından “..." numarası ile İMMS poliçesiyle sigortalı maliki ve sürücüsü ... olan “...” plakalı araç; ... ili ... ilçesinde müvekkilin maliki olduğunu ve kaza tarihindeki sürücüsü ... sevk ve idaresindeki “...” plakalı araca çarptığını, bu kaza sonucu müvekkiline ait araçta yüksek maddi hasarın meydana geldiğini, resmi trafik ekiplerince tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında da belirtildiği gibi müvekkillerinin meydana gelen kazada sorumluluğunun bulunmadığını,
kazanın oluş biçiminden de anlaşılacağı üzere kazaya tam kusuru ile sebebiyet veren “...” plakalı araç sürücüsü olduğunu, bu araç kaza tarihi itibarı ile davalı ...
AŞ. tarafından hem ZMMS hem de İMMS ile sigortalı olduğu, anılı trafik kazası sonucu meydana gelen zararın tespiti maksadıyla müvekkili tarafından sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, ... nolu hasar dosyası kapsamında müvekkillerinin zararı hesaplandığını ancak dosya kapsamında herhangi bir ödemenin yapılmadığını, bu sebeple müvekkilin aracında meydana gelen zararın tazmini adına kazada kusurlu araç ZMM Sigortacısı olan ...
AŞ'ye karşı İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2019/859 E. sayılı davanın açıldığını, dava dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile müvekkillerinin aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı zararının tespit edildiğini, alınan rapora göre ... plakalı araç sürücüsünün kazada asli kusurlu olduğu ve kusur oranına göre müvekkillerinin aracında oluşan hasar bedelini 69.624,84 -TL ve değer kaybı zararının da 7.700,00-TL sinden sorumlu olduğu tespit edildiği,
kaza tarihi itibariyle ZMMS teminat limiti 36.000-TL olup müvekkili aracındaki zarar, ZMM Sigortacısının ödemesi gereken yasal limiti aştığından dolayı kusurlu aracın aynı zamanda İMM Sigortacısı da olan davalı ...
AŞ'ye KTK. m. 97 kapsamında başvuruda bulunulduğunu ancak başvurunun sonuçsuz kaldığını, müvekkillerinin gerçek zararına yönelik herhangi bir ödemede bulunulmadığını, yürütülen arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamamış olması dolayısıyla müvekkillerinin zararının tazminine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 20.04.2018-2019 vade tarihleri arasında ... nolu kasko sigortası ile teminat altına alınmış olmakla birlikte; kasko sigortası genel şartları ve poliçe özel şartları uyarınca değer kaybı ve dolaylı zarar talepleri teminat dışı kalan hallerden olduğundan müvekkili şirketin işbu dava dolayısı ile herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu husus şirket nezdinde tanzim edilen poliçede de belirtildiğini,
müvekkili şirket ile davacı arasında genişletilmiş artı kasko sigorta poliçesi tanzim edilmiş olup müvekkillerinin sorumluluğu poliçe teminat kapsamı dahilinde mümkün olabileceğini, açıklanan nedenlerle alacak türleri müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, konu dosya kapsamında müvekkili şirkete yapılan başvuru akabinde gerekli incelemeler yapılmış olup hasarın uyumsuz olduğu tespiti ile talebin reddedildiğini, kabul manasında olmamak üzere davalı tarafından yapılan görüşmeler ve araştırmalar sonucunda hasarın uyumsuz olduğunun değerlendirildiğini,
olarak açıklanan nedenlerle vasıta üzerindeki hasarın beyan ile uyum sağlamadığının kanaat edildiğini, haksız ve mesnetsiz başvurunun reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR
Mahkemece; "...Dosya içinde davalı ... A.Ş.
Tarafından ... plakalı araç için düzenlenen ... no'lu zorunlu trafik mali sorumluluk sigorta poliçesi ve İMMS ... sigorta poliçesi ve bu poliçeler kapsamındaki davacıya ait ... plakalı araçla ilgili hasar dosyası, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/819 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ve ilgili mahkemenin 2021/990 karar sayılı davanın kabulüne dair 09/11/2021 tarihli ilamı ve tebligat şerhlerinin incelenmesinde ilgili kararın kesinleştiği anlaşılmakla, incelenen 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin kesinleşen mahkeme kararı, alınan bilirkişi raporu, ek rapor,
aracın İMMS sigorta poliçesi de birlikte değerlendirildiğinde ZMMS teminat limitini aşan 41.324,84 TL hasar bedelinin 16/02/2021 tarihinden itibaren araç özel araç olmakla birlikte yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair mahkememizdeki vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki hüküm tesis edilmiş, kabulüne karar verilen 41.324,84 TL'nin İMMS sigorta poliçesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla, sigorta poliçesi ile sınırlı olmak üzere ve sigorta bedelinin 50.000,00 TL olduğu..." gerekçesiyle "...Davanın kabulü ile.
41.324,84 TL hasar bedelinin 16/02/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine...." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu kasko sigortası genel şartları ve poliçe özel şartları uyarınca değer kaybı ve dolaylı zarar talepleri teminat dışı kalan hallerden olduğundan müvekkili şirketin işbu dava dolayısı ile herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu husus şirketleri nezdinde tanzim edilen poliçede de belirtildiğini, konu dosya kapsamında müvekkili şirkete yapılan başvuru akabinde gerekli incelemeler yapılmış olup hasarın uyumsuz olduğunun tespiti ile talebin reddedildiğini, vaki kazadaki hasarlı kısımların geçmiş kazada hasar gördüğünün tespit edildiğini,
konu değer kaybı talebinde bulunulan hasarlı kısımların geçmişte işlem görmesinden dolayı raporunun olumsuz olarak tanzim edildiğini, başvuru sahibinin talebine konu hasar tutanakta belirtilen kaza ile uyumsuz olup, işbu nedenle teminat dışı olduğunu, davacı tarafça yapılan ihbar üzerine hemen aynı gün dosyaya eksper atamasının yapıldığını ve ekspertiz incelemesinin başladığını, bu sırada dosya üzerinde yapılan incelemeler doğrultusunda dosyanın araştırmaya gönderilmesinin uygun bulunduğunu, sonuç olarak dosyaya ilişkin olarak düzenlenen değerlendirme raporuna göre beyan edilen kaza ile hasarın uyumsuz olduğu tespit edilmiş olmakla,
davacının taleplerinin reddedildiğini, davacı tarafın öncelikle zararı ve zarar sorumlusunu ispat etmesi gerekmekle, kabul manasında olmamak üzere yukarıdaki beyan ve itirazları da gözetilerek davacının talebine konu hasarın iddia edilen kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasının gerektiğini, ZMMS sigortasından limitine ilişkin ödeme alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı taraf poliçe klozları ile tanınan haklarının ellerinden almış olup hasarın artmasına neden olduğunu, kabul manasında olmamak üzere müvekkili şirketin ancak gerçek zarardan sorumlu olduğunu,
bu sebeple şirketi dinlemeden hareket ettiğini ve özel masraf yaptığı için bu masraflara kendisi katlanmakla yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin işçilik, KDV veyahut herhangi bir masraftan sorumlu olmadığını, davacının hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle kasta dayanan kusur sonucunda tazminat yükümlülüğümüzün ortadan kalkması veyahut ağır kusurunun tenzilini talep etme zaruretinin doğduğunu, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olmasının gerektiğini, re'sen gözetilecek nedenlerle;
tehir-i icra taleplerinin kabulüne, kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle, davacıya ait araçta oluşan hasar zararın ZMMS limitlerini aşan kısmının davalı ihtiyari mali sorumluluk sigortacısından tazminine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı üçüncü kişi olup, davalı kasko sigortacısı ile dava dışı sigortalı arasında imzalanan İMM teminatını içeren genişletilmiş kasko sigorta poliçesinin tarafı olmadığından, dava dışı sigortalıya ait, sigortalanan araçta meydana gelecek zararların tazmini yönünden kararlaştırılan muafiyet ve klozların davacı üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyeceği ve somut olayda uygulanamayacağı,
poliçede değer kaybına ilişkin taleplerin İMM teminatı dışında olduğu anlaşılmakla birlikte üçüncü kişi olan davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının tümünün İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/859 esas ve 2021/990 karar sayılı dosyasında trafik sigorta poliçesine dayanılarak davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verildiği, eldeki davanın ise yalnızca ZMMS poliçe limitini aşan bakiye hasar zararına ilişkin olarak açıldığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararının İMM teminatı kapsamında kaldığı,
mahkemece hüküm altına alınan tazminata yasal faiz işletilmesine karar verildiğinden davalı vekilinin faiz türü yönünden yaptığı istinaf itirazının dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi incelemesinin yapılmadığı, aynı kazaya ilişkin olarak, aynı davacı tarafından, aynı sigorta şirketine karşı trafik sigorta poliçesine dayanılarak İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/859 esas sayılı dosyasında hasar ve değer kaybı zararlarının tahsili için açılan maddi tazminat davasında trafik polisi ve makine mühendisi bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Davalı taraf, kaza ile hasarın uyumsuz olduğunu, davacıya ait aracın daha önce karıştığı kazalarda da aynı parçaların hasar gördüğünü savunmuştur. Mahkemece, davacıya ait aracın tramer kayıtları ve varsa geçmiş hasar dosyaları getirtilmediği gibi hükme esas alınan İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/859 esas sayılı dosyasındaki bilirkişi heyeti kök ve ek raporunda davacı aracında oluşan hasar ile kazanın uyumlu olup olmadığı, hasar ile kaza arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı konusunda bir tespitin de yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; mahkemece yapılacak iş tramerden ve ilgili sigorta şirketlerinden davacıya ait aracın önceki kaza ve hasar durumlarına ilişkin bilgi belge ve hasar dosyalarının celbi ile İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/859 esas sayılı dosyası getirtildikten sonra,
dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi, İTÜ ya da Karayolları Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosyadaki ekspertiz raporu, araştırma raporu İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/859 esas sayılı dosyası ve bu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında belirtilen tespitler, tarafların iddia ve savunmaları, davaya konu kazaya ait hasar dosyaları, davacıya ait aracın Tramer kayıtları ve geçmiş hasar dosyaları göz önünde bulundurularak, araçların çarpma noktaları, hasar durumları, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte incelenip değerlendirilerek,
kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumu ve oranları, dava konusu araçta oluşan hasar bedelinin miktarı, meydana gelen kazanın oluş şekli ile araçta oluşan hasar birlikte değerlendirilerek, kazanın ve hasarın iddia edilen şekilde meydana gelip gelemeyeceği, kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı hususlarının ayrıntılı olarak değerlendirildiği, gerekçeli ve denetime açık yeni bir rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik itirazının değerlendirilmesinde; davacının davalı ... A.Ş.'den İMM teminatı kapsamında talepte bulunduğu anlaşılmaktadır.
İhtiyari mali mesuliyet sigortası açısından, ihtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 100. maddesinde aynı Kanun'un 98 ve 99. maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır.
Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcuna ilişkin TTK'nın 1427/2. maddesi hükmü uyarınca, sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez.
Davadan önce ihbar bulunmadığı takdirde davalı sigortanın dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir (Bu hususta bknz. Yargıtay (kapatılan) 17.HD 2019/1089 E.-2020/4351 K). Belirtilen düzenleme uyarınca, hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra alacağın muaccel olacağı dikkate alınarak faiz başlangıç tarihi belirlenmelidir. Davacı vekilinin, davalı ...
A.Ş.’ye başvurusunun tebliğ tarihi 05/02/2021 olup, buna göre anılan davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi de 45 gün sonrası olan 23/03/2021 tarihi olmakla, mahkemece 16/02/2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesi de doğru olmamış, kararın bu yön itibariyle de kaldırılması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜ ile, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/03/2022 tarihli 2021/548 Esas ve 2022/191 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a-)-6) maddesi gereğince mahkemesine GÖNDERİLMESİNE
3-Davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,
4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı taraftan alınan 705,72-TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
5-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1423, K. 2024/1986, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama