KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/394
- Karar no
- 2024/1306
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/12/2017 (Dava) - 27/04/2021 (Karar
- Numarası
- 2017/1388 Esas - 2021/396 Karar
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan
- Bam karar tarihi
- 19/09/2024
- Karar yazım tarihi
- 19/09/2024
Karar Metni
1.899 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2021 tarihli 2017/1388 Esas ve 2021/396 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, müvekkili ... aleyhine İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12290 Esas sayılı dosyası ile ...bank 03/09/2017 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli, Z9094212 seri nolu çek ile icra takibi başlattığı, takibe konu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığından iş bu çekler nedeniyle müvekkilinin, davalı şirkete borçlu olmadığı belirtilerek açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12290 Esas sayılı icra takibinin dava konusu çekteki imzanın davacı müvekkiline ait olmaması nedeniyle teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına,
icra takibinin müvekkili bakımından iptaline, ...bank 03/09/2017 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli, Z9094212 seri nolu çekteki imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle davacı ...'ın söz konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesine, müvekkili aleyhine İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12290 Esas sayılı icra dosyasıyla başlatılan haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacaklısının müvekkili, borçlusunun ... olduğu İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12290 E. sayılı dosyasında ödeme emrinin borçluya 20/09/2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup, süresi içinde itiraz etmediğinden dolayı takibin kesinleştiği, davacı yanın bu tarihten işbu davayı ikame ettiği 11/12/2017 tarihine kadar ne süresinde imzaya itiraz ederek takibin iptali için dava ikame ettiği ne de icra dosyasına herhangi bir beyanda bulunduğu, aksine 16/10/2017 tarihinden beri maaşından yapılan kesintilere tek bir itirazının olmadığı,
tüm bu kronolojinin davacının iddialarında samimi olmadığının ve kötüniyetinin açık göstergesi olduğu, davacının çekteki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği ancak basiretli bir tacir olarak çekiyle ilgili ne işlem yaptığını beyan etmediği, müvekkilinin İzmir'in en büyük krom korkuluk imalatçılarından biri olup yapmış olduğu işe karşılık bu çeki aldığı, çekteki imzanın aidiyeti konusunda kendisinin bilgi sahibi olmadığı, basiretli bir tacir olan müvekkilinin çek kendisine tevdi edildikten sonra çeki sordurduğu,
ödeme yasağı, çalıntı gibi bir durum söz konusu olmadığı için çeki kabul ettiği, davacı yanın çeki keşide etmesi için vekil tayin ettiği, vekaleti dosyaya ibraz ettiği, sonrasında bu vekilin 04/12/2017 tarihinde yani icra takibi başlayıp ödeme emri kendisine tebliğ edildikten iki buçuk ay, maaşı haczedilip kesintinin başlamasından ödeme emri kendisine tebliğ edildikten bir buçuk ay sonra azledildiğinin anlaşıldığı, bu halde davacının vekili/fiili ortağı ile anlaşmazlığa düşüp işbu davayı kötüniyetle ikame ettiğinin çok açık olduğu, müvekkilinin yaptığı imalat karşısında işbu çeki kontrol ederek aldığı,
herhangi bir olumsuz bilgi gelmediği için kabul ettiği, çekin tarihi 03/09/2017 olup, bu çeke karşılık yapılan sözleşmenin tarihlerinin 14/04/2017 ve 04/05/2017 olduğu, işin bitirilip teslim edildiği tarihin ise 01/06/2017 tarihi olduğu, bu halde davacının vekilini azletmesinin bu çekin geçerliliğini etkilemediği, kaldı ki imzanın davacıya ait olmadığı yönündeki beyanların da taraflarınca kabul edilmediği,
İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12290 E. sayılı dosyasında davacıya ait taşınmaza ait haczin İİK 103. maddesi uyarınca bildiriminden sonra işbu davayı ikame ettiği, davacı yanın kendi iç ilişkilerindeki güvensizlikten dolayı, imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek haksız ve mesnetsiz bu davayı açtığı, davacı yan ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihten uzun süre geçtikten sonra işbu davayı açmasının iyiniyetli hamil konumunda olan ve alacağını tahsil etmek isteyen müvekkilinin alacağına engel olmak istediğinin ve davacının kötüniyetli olduğunun göstergesi olduğu belirtilerek açıklanan nedenlerle,
haksız ve mesnetsiz iş bu davanın reddine, davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ''...her ne kadar davalı tarafından yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda savunmada bulunulmuş ise de yukarıda da belirtildiği gibi takibe konu edilen çekin düzenleme tarihinde davacı tarafından dava dışı bir kişiye çek keşide etme yetkisinin verilmediğinin anlaşıldığı,
takibe konu edilen çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığına kanaat edinildiği anlaşılmakla yukarıda belirtilen davacı iddialarının yerinde olduğu kanaatiyle açılı davanın kabulü ile İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12290 Esas sayılı dosyasında davacı aleyhine yürütülen takip konusu ...bank Gaziemir Şubesine ait 03/09/2017 tarihli 30.000,00 TL bedelli ve Z9094212 seri numaralı çekten kaynaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin davacı yan ve yönünden sınırlı olmak kaydıyla iptaline ve ayrıca her ne kadar davacı tarafından talep edilmiş ise de davalı tarafın senedin ciro yolu ile almış olması ve ayrıca kötü
niyetinin ispatlanamamış olması nedeni ile davacı tarafça talep edilen kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş...'' gerekçesiyle; ''...Davanın KABULÜ ile.
İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12290 Esas sayılı dosyasında davacı aleyhine yürütülen takip konusu ...bank Gaziemir Şubesine ait 03/09/2017 tarihli 30.000,00 TL bedelli ve Z9094212 seri numaralı çekten kaynaklı davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ ile icra takibinin davacı yan ve yönünden sınırlı olmak kaydıyla iptaline, Davalı tarafın senedin ciro yolu ile almış olması ve ayrıca kötü niyetinin ispatlanamamış olması nedeni ile davacı tarafça talep edilen kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE...'' karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaptığı işe karşılık ciranta ...'ndan ...bank Gaziemir Şubesinden davacı tarafından keşide edilen 03/09/2017 tarih 30.000.- tl bedelli Z9094212 çek no.lu çeki aldığını, basiretli bir tacir gibi bankasını arayıp çekte bir sıkıntı olmadığını öğrendikten sonra çeki kabul ettiğini, davacı ve ihbar olunan ... hakkında karşılıksız kalan bu çekin tahsili için işlemlere başladığında hiç kimsenin itirazda bulunmadığını, davacının maaşı haczedilip aracı satıldıktan sonra kötüniyetli olarak işbu davayı ikame ettiğini,
davacı ile dava dışı ihbar olunanın birlikte hareket ederek davalı adına Menderes İlçesinde inşaat yaptığını, müvekkilinin alacağının da buradaki imalatından kaynaklandığını, ancak davacı kendisine ait çekteki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle işbu davayı ikame ederken çeklerin çalındığına, rızası dışı kullanıldığına veyahut emniyeti suistimal edildiğine dair tek bir şikayeti, ihbarı, bankaya men talimatı vs. olmadığını, her iki borçlu da birlikte hareket ederlerken davacının kendi adına basılan çekin dava dışı ortak/ticari temsilciye vermiş olduğu vekalet ile kullandığı,
bankadaki birçok çekin bu şekilde ödendiğinin taraflarınca yapılan araştırmalar sonucu ortaya konduğunu, davacının bu şahıs hakkında yapmış olduğu şikayet dosyasının da yanlış esas numarası verildiği için mahkeme dosyasına gelmediğini, oradaki davacının beyanlarının incelenemediğini ancak dava dışı ciranta ...'ın davacı adına alınan çekleri birlikte hareket edip yaptıkları inşaat işi için kullandığı fakat ödemeden imtina edip imza yoksunluğunu bahane edilerek işbu dava ikame ettiğini çok net olduğu,
her iki borçlunun da müvekkilini mağdur etmek için eylem birliği içinde hareket ettiğini, bu yüzden İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına her iki borçlu/şüphelinin şikayet edildiğini, İDM'nin bankada ödenen diğer çekler ile davaya konu çeki karşılaştırmaması, keşideci imzasının ciranta tarafından atılıp atılmadığını netleştirmemesi,
taraflar arasında yerleşik hal almış olan teamülü dikkate almadan yüzeysel ve hatalı yorum ile davacının vermiş olduğu vekaleti dar yorumlayıp çekteki imza kendisine ait olmadığı için borçlu olmadığı kanaatine varmasının gerçeklerle bağdaşmadığını, İDM'ce bankadaki diğer çeklerde getirtilip imza karşılaştırması yapılması, bunların ödenip ödenmediğinin ortaya konulması, davacı tarafça vekilinin çeki imzalaması kabul edildiğini, yerleşik teamül haline gelmiş ise çekteki imzanın geçerliliğinin kabul edilmesi gerekip davanın reddi gerekirken en azından savcılığa yapılan suç duyurusunun sonucunun beklenmesi,
davacının yapmış olduğu suç duyurusunun getirtilmesi gerekirken aksi yönde hareketle davanın kabulüne karar vermesinin doğru olmadığını, davacının dört yıl boyunca vekil olarak tayin ettiği kişiyi vekalet süresi içinde birçok çek keşide etmiş iken dava konusu çekin karşılıksız çıkması üzerine azlettiğini, davacının o şahıs ile birlikte inşaat yapıp kendisini temsilcisi olarak atadığını, bunun hem vekaletten hem de dosyaya gelen inşaat işleriyle ilgili evrak ve kayıtlardan açıkça anlaşıldığını, İDM'nin ihtar olarak gördüğü noter evraklarının vekaletname ve azil olduğunu, hal böyle olunca usul ve yasaya aykırı,
eksik inceleme ve hatalı yoruma dayalı kararının kaldırılarak davanın tüm ferileriyle birlikte reddine karar verilmesini istemenin kaçınılmaz olduğunu, bununla birlikte İDM’nin feri nitelikteki yargılama giderleri Avukatlık ücreti vb. hususlarda vermiş olduğu karar da usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, İDM’nin usul ve yasaya aykırı vermiş olduğu işbu kararın kesinleşmeden infaz edilmesinin müvekkili açısından ileride telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacağını,
hal böyle olunca karar kesinleşinceye kadar bila teminat veyahut uygun görülecek teminat karşılığında icranın geri bırakılmasına karar verilmesini istediklerini belirterek usul, yasa, Yüksek Mahkemenin yerleşik kararlarına aykırı kararın kaldırılarak davanın tüm ferileriyle birlikte reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, icra takibinden sonra sahtecilik iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12290 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Mahkememiz davalısı tarafından davacı ve dava dışı ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, takip dayanağının 03/09/2017 tarihli, 30.000,00 TL bedelli ve Z9094212 seri numaralı çek olarak belirtildiği görülmüştür. Takibe konu çekin keşidecisinin davacı, lehtarının dava dışı ... olduğu, çekin tehtar tarafından ciro edilerek davalıya verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; dosya kapsamında İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan adli tıp raporunda "dava konusu çekte "..." adına atılı basit tersimli imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında;
tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı hususunu bildirir" şeklinde kanaat belirtildiği; rapora itiraz üzerine,
3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 22/09/2020 tarihli raporda "borçlusu ..., alacaklısı ..., keşide yeri İzmir, keşide tarihi 03/09/2017, çek basım tarihi 08/03/2017 olan 30.000,00 TL bedelli, ...bank Gaziemir Şubesi'ne ait Z9094212 seri numaralı çekte ... adına atılı keşideci imzası ile kişiye ait mevcut mukayese imzaları arasında önemli düzeyde farklılık saptandığından inceleme konusu imzanın ...'ın eli ürünü olmadığı, bu kişinin imzaları model alınarak atılmış nitelikte olduğu" şeklinde kanaat belirtilmiş olduğu, raporların birbiri ile uyumlu olduğu; hükme esas alınan raporun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu.
İzmir 30. Noterliği'nin 03/09/2013 tarihli 236285 yevmiye sayılı vekaletnamesi ile İzmir 27. Noterliği'nin 04/12/2017 tarihli, 23753 yevmiye sayılı azilname incelenmiş; davalı, davacı ile dava dışı ...'ın birlikte hareket ettiği, davacı tarafından çek düzenleme yetkisinin dava dışı kişiye verildiğini, yetki verilen dava dışı kişinin davacı adına dava konusu çeki düzenlenmiş olduğunu iddia etmiş ise de, çekin çek düzenleme yetkisi verilen kişi tarafından düzenlendiğine dair savunmasının ve sair iddialarının ispatlayamadığı;
dava değeri ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca yapılan hesaplamada davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin yerinde olduğu anlaşılmış; davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/394, K. 2024/1306, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama