İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/532 K.2024/1444

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2021 tarihli, 2016/34 Esas ve 2021/966 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın…

Esas2022/532Karar2024/1444Tarih10 Ekim 2024Okuma11 dk · 2.139 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Ekim 2024
Dosya no
2022/532
Karar no
2024/1444
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/11/2021
Numarası
2016/34 Esas - 2021/966 Karar
Dava
Maddi ve Manevi Tazminat
Dava tarihi
24/11/2015
Bam karar tarihi
10/10/2024
Karar yazım tarihi
10/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.139 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2021 tarihli, 2016/34 Esas ve 2021/966 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.

06/10/2013 tarihinde Muğla Milas ilçesi yakınlarında davalılardan ...'in kullandığı ... plakalı araç ile davacılardan ...'ın kullandığı ... plakalı araç arasında maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, davacı ...'ın ve ...'ın kazada ağır yaralandığını, diğer davacıların da meydana gelen olay nedeni ile manevi çöküntü yaşadıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... için 5.000,00 TL beden gücü kaybından doğan maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminat,

... için 5.000,00 TL beden gücü kaybından doğan tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminat, ... için 30.000,00 TL manevi tazminat, ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza 06.10.2013 tarihinde müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Milas istikametinden Yatağan istikametine seyretmekte iken karşı yönden gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması sonucu meydana geldiğini, davacının dilekçesinde bahsedilen Milas (4).Asliye Ceza Mahkemesi 2014/627 E. sayılı dosyada davacıların gerçeğe aykırı beyanları ve birçok yerinde çelişkiler, hata ve tek taraflı beyan ile sadece kaza sonrası aracın durduğu son noktaya göre tutulan kaza tespit tutanağı doğrultusunda müvekkili hakkında davanın açıldığını, müvekkilinin,

kaza sonrası üzerine düşen görevi yaptığını, müvekkilinin çarpışma sonrası aracından inerek diğer araç sürücüsü ve yolcularına koştuğunu, yaralı olduklarını görünce gecikmeksizin kolluğu arayarak trafik kazasının olduğunu bildirdiğini ve yaralıların ilk müdahalesinin ardından ambulansa taşınması için gerekli çabayı gösterdiğini, davacı ...'ın ...

Sigorta A.Ş.den 14.04.2015 tarihinde 112.572,01-TL. maddi tazminat ödemesi aldığını, davacı vekili bu kaza nedeniyle yaptıkları tedavi masraflarının olduğunu iddia ettiğini, halbuki açılan Milas (4).Asliye Ceza Mahkemesi 2014/627 E. sayılı davada hakimce bu yapıldığı iddia edilen masraflara dair belgeleri sunmaları için 3 celse boyunca kendilerine süre verilmiş olmasına rağmen hiçbir belge ibraz edilemediğini, bu hususun uzman bilirkişi kurulunca tespitinin gerektiğini, davacı vekilinin dilekçesinde ...'ın kaza öncesi gelirine dair beyanlarının hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını,

davacı vekilince ...'ın gelirinin belgelelenmesi için somut hiçbir belge sunulmadığını, asgari ücretin baz alınması gerektiğini, bu hususun tanık beyanları ile ispatlanamayacağını, ... yönünden talep edilen manevi tazminat isteği çok fahiş olup manevi tazminatın amacına aykırı olduğunu, ... , ... ve ... yönünden;

davacı ... yönünden kaza nedeniyle oluşan bir organ ve duyu kaybının olmadığını, bu hususun raporlarla sabit olduğunu, davacı vekilinin ... yönünden dilekçesinde iddia ettiği psikolojik durumuyla ilgili yapılmış bir doktor muayenesi, alınmış bir doktor raporu ibraz edilemediği halde, sadece iddialardan ibaret açıklamalar bulunduğunu, ispatlanamayan bu hususlar nedeniyle tazminat isteğinin reddedilmesi gerektiğini, davacı ...'ın kazada yaralanmadığını, okula gitmeme kararının tamamen kendisinin verdiği bir karar olduğunu, bunun sonucunun müvekkiline yüklenemeyeceğini, davacı vekilince çok yüksek miktarlarda manevi tazminat istendiğini,

uzman bilirkişi kurulundan kusur raporunun alınmasına, davacının çalışma gücü kaybının oranı, çalışma gücü kaybının kendisinde geçici iş göremezliğe mi, yoksa daimi işgöremezliğe mi yol açtığının tespitine dair uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmasına, davacının çalışma gücü kaybının geçici veya daimi olması durumuna göre tespiti halinde gerçekçi bir tazminat hesaplaması için dosyanın uzman bilirkişiye sevki ile rapor alınmasına, olağanın çok üzerindeki manevi tazminat isteklerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle.

Yetkili mahkemenin Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu kazanın çalışanı olan ...'in kendisine yapılan verilen işin yapılması sırasında değil resmi tatil gününde gerçekleştiğini, TBK 66. Maddesi uyarınca adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu tutulamayacağı, davanın ... sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesini, olayın meydana gelmesinde davacı sürücü ...ın asli kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağının olaya, yol durumuna ve gerçeğe aykırı düzenlendiğini, tarafların maluliyetlerinin bulunmadığını, davacı ...'a davalı ...

Sigorta A.Ş. Tarafından ödeme yapılarak zararı karşılandığından davanın reddi gerektiğini, davacı ...'ın gelirinin araştırılması gerektiğini, davacıların talep ettikleri manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş.

Vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki delillerin tebliğ edilmediğini, sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu, davacı ...'a 112.572,01 Tl ödeme yapıldığını, davacı ...'ın dava öncesi bir başvurusu bulunmadığını, kusur yönünden Trafik İhtisas dairesinden rapor alınmasını, tarafların maluliyet oranlarının ATK 3. İhtisas dairesinden alınacak raporla tespit edilmesini, aktüer siciline kayıtlı bilirkişiden hesap raporu alınmasını, hesaplamada asgari ücretin esas alınması gerektiğini, davacıların emniyet kemeri takmamaları nedeniyle müterafik kusurlarının bulunduğunun nazara alınmasını,

SGK tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR

Mahkemece; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.

Dosya içinde tarafların sosyo ekonomik araştırmaları, ATK İhtisas Dairesinden maluliyet raporu, SGK'dan davacı ...'a ve ...'a geçirdikleri kaza nedeniyle ödeme yapılmadığına ilişkin belge, ...'ın tedavi evrakları, ...'ın ATK'dan alınan raporları, dosya içinde hazır edilmiş ayrıca dosya içindeki Milas 4. Asliye ticaret mahkemesinin talimatı ile alınmış ATK, İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 14/08/2015 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındğında;

taraflar arasındaki protokol ve davacılar vekilinin tüm dava yönünden maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini belirtmekle maddi tazminat talepleri yönünden feragat nedeniyle reddine, tarafların yargılama ve vekalet ücreti olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, olayda ...'in asli kusurlu, ...'ın kusursuz olduğu ve mevcut kaza nedeniyle gerek ...'ın gerek diğer davacı ...'ın yaralandıkları, davacı ...'ın kazadaki ağır yaralanması sol ön kolunun kırılması, her iki ayak diz, ayak bileği ve kalça ve kemiklerde çoklu kırıkların meydana gelmesi,

diğer davacı ...'ın kaza nedeniyle geçirdiği beyin ameliyatları, yaşı itibariyle kazadaki yaşadığı elem ve üzüntü uzun süre okuluna gidememesi, okul ders başarısının düşmüş olması, köprücük kemiğindeki kırık dikkate alınarak; diğer davacı ...'ın kaza nedeniyle gerek eşi ... ve kızı ...'ın yaşadığı maddi-manevi travmaları onlarla birlikte yaşayarak uzun süre hem eşi hem kızına bakmak zorunda kalan uzun süre yatmak durumunda kalan davacı eşi ... ile beyin ameliyatı geçiren kızı ...'a uzun süre baktığı bu süreçte diğer oğlu Serdar'ın kaza nedeniyle okula gidemediği, bu nedenle gerek davacı anne ...'ın üzüldüğü,

gerekse kazada babası ve kızkardeşi yaralanan kazandığı ve yeni başladığı ... Turizm Meslek Lisesini bırakarak Alaşehir'de normal bir lisede eğitimine devam ettiği, geleceği olan kazandığı ...

Turizm Otelcilik Meslek Lisesini bırakıp normal bir lisede devam ettiği, kaza nedeniyle manevi olarak yıprandığı dikkate alınarak tarafların sosyo ekonomik durumları, davacıların yaşadıkları üzüntü ve elem dikkate alınarak; manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne dair mahkememizdeki vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki hüküm tesis edildiği..." gerekçesiyle "...Davacılar ... ve ... tarafından;

davalılar aleyhine açılan, maddi tazminat davasında, tüm davalılar yönünden davacılar feragat etmekle, davacıların feragat nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... yönünden 40.000,00 TL, davacı ... yönünden 20.000,00 TL, davacı ... yönünden 15.000,00 TL, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 06/10/2013 tarihinden itibaren, yasal faizi ile birlikte, davlılar ... ve ... Tic.

AŞ den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılar verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin talebin reddine,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

Karara karşı davacılar vekili, davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece takdir edilen manevi tazminatların düşük takdir edildiğini, hakkaniyete ve hukuka alınan raporları ile davacı ...'ın kusursuz olduğu, davalı ...7in ise asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin hak arama özgürlüğünü zedelediği gibi davacıların mağduriyetine yol açacağını, bu nedenlerle kararının kaldırılmasının gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetki yönünden reddedilmesi gerekmekteyken mahkemenin davaya devam ederek karar vermesinin hatalı olduğunu, nitekim müvekkili şirketin merkezinin Gaziantep’te olduğunu, diğer davalılar ...

Sigorta A.Ş.’nin merkezi İstanbul olup diğer davalı ...’in ise Karşıyaka olduğunu, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği yerin ise Muğla olduğunu, görüleceği üzere davacı işbu davayı yetkisiz İzmir Mahkemelerinde açtığını, bu sebeple de yetki itirazında bulunmalarına rağmen mahkemenin yetki itirazlarını yerinde görmemesinin hatalı olduğunu, davanın haksız fiilden kaynaklandığını, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemi olayın vuku bulduğu tarihten başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayadığını, hükmedilen manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiğini,

nitekim mahkemenin hükmettiği manevi tazminat bir tarafı zenginleştiren diğer tarafı da zor durumda bırakan adeta ceza niteliğinde bir karar olduğunu, ayrıca davacı tarafından diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacılara 112.000,00-TL ve işbu yargılama devam ederken imzalanan Sulh Protokolü gereği 236.721,19-TL ödemenin yapıldığını, zaten diğer davalı ...

Sigorta A.Ş. tarafından davacıya bu kadar yüklü ödemeler yapılmışken ayrıca davacılar lehine bu kadar yüksek manevi tazminata hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, ayrıca dosyaya sunulan maluliyet raporları ile hükmedilen manevi tazminat tutarlarının da orantısız olduğunu, davacı ...'ın maluliyet oranı % 41 iken ve kendisine 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmişken, %4 maluliyet oranı belirlenen ...'a 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun düşmediğini, mahkeme tarafından talep olmadığı gerekçesiyle maddi tazminat yönünden vekalet ücreti ile yargılama gideri hükmedilmemesine karar verdiğini, oysa ki,

sulh protokolünün davalı ...

Sigorta A.Ş. ile davacılar arasında yapıldığını, davalı ... olarak hemen hemen her dilekçelerinde davacının haksız çıkması durumunda lehlerine vekalet ücreti ile yargılama gideri hükmedilmesi talebinde bulunduklarını, ayrıca bu konuda herhangi bir feragatlerinin de bulunmadığını, bu sebeple de reddedilen maddi tazminat yönünden de lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini, izah edilen nedenlerle öncelikle tehir-i icra taleplerinin kabulünü, karara karşı istinaf sebeplerinin kabul edilerek talepleri doğrultusunda kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. 2015 yılı Nisan ayında davalı ...

Sigorta A.Ş. tarafından davacılara 112.000,00-TL ve işbu yargılama devam ederken imzalanan Sulh Protokolü gereği 236.721,19-TL olmak üzere peyder pey toplam 350.000,00-TL civarı ödeme yapılmış olup işbu davanın davacı tarafça adeta bir gelir kaynağı olarak ikame edildiğini, işbu davada hükmedilen manevi tazminatın, işlemiş ve işleyecek olan faizleriyle birlikte davacıların kaza tarihinden önceki sosyo-ekonomik durumlarının dahi çok üzerinde olup tek gelirli bir ailenin maddi kayıpları fazlasıyla karşılanmış olup hükmedilen yüksek miktarlardaki manevi tazminatlar ile varsıllaşmalarına sebep olacağını,

oysa ki manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, müvekkilinin halihazırda emekli olup hayatını yaşlılık aylığıyla idame ettirdiğini, davaya konu kazada müvekkilinin de taraf olup onun da hem maddi hem manevi bir çok zararı meydana geldiğini, işbu kazadan dolayı senelerce yapmış olduğu birikimini kullandığını, ayrıca dava süresince maruz kaldığı yalan beyanlarla da itibarı ve aile yaşantısının ciddi derecede sarsıldığını, ayrıca müvekkilinin, davacılara karşı ne dava sürecinden önce ne de dava sürecinde herhangi kötü niyeti olmayıp tanık beyanlarında da görüleceği üzere kaza anında ilgili birimlere haber verdiğini,

davacıların hastane ziyaretlerini gerçekleştirdiğini ve hatta davacılara hastane tedavileri gerçekleşirken ihtiyaçları olacağını düşündüğü için elden 1.000,00-TL para verdiğini, daha sonra Tanık ... vasıtasıyla da 700,00-TL para gönderdiğini ve davacıların sağlık durumlarını yakından takip ettiğini, bu durumun tanık beyanlarında irdelendiğini, davacı ... için davacı vekillerince sunulan dilekçelerde yanıltıcı şekilde %95 olarak beyan edilen maluliyet oranının Adli Tıp Kurumunca %41 olarak belirlenmesi,

yine davacı vekilince sunulan dilekçelerde kaza sırasında müvekkilinin alkollü olduğu beyanı ceza dosyasına sunulan delillerden de anlaşılacağı üzere yalan olduğunu, dosyaya sunulan tarafların sosyo-ekonomik durumlarına ilişkin delillerden de anlaşılacağı üzere davacılar kaza tarihinden önce de mütevazi hayat sürmekte iken işbu kaza sebebiyle yapılan ödemeler ve ayrıca bu denli yüksek manevi tazminata hükmedilmesinin tarafların sosyo-ekonomik durumlarıyla örtüşmeyeceğini, davacı ... için düzenlenen 01/03/2019 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca dosyaya sunulan raporda davacının %41 oranında,

davacı ... için düzenlenen 29/01/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca dosyaya sunulan raporda davacının %4,2 oranında maluliyeti hesaplanmış olmasına karşın davacı ... lehine 40.000,00-TL, 10 kat düşük maluliyet oranına sahip davacı ... lehine ise 20.000,00-TL manevi tazminata hükmedildiğini, bu sebeplerle maluliyet oranlarına göre manevi tazminat miktarlarının da orantısız olduğunu, davacılardan ... lehine manevi tazminat rakamı hesaplanırken, hiçbir delil bulunmadan notlarının düşüşüne ilişkin sadece beyanların dikkate alınması,

davacılardan ...'ın istediği okula gidememesinin işbu davaya konu kaza ile illiyeti bulunmamasına rağmen değerlendirilmeye alınması, davacılar ...'ın ve ...'ın herhangi bir maluliyeti bulunmamasına rağmen sadece kaza sonrası yaşadıklarının dramatize edilerek beyan edilmesi üzerine neredeyse kazada yaralılar oranında manevi tazminata hükmedilmesinin yasaya ve usule aykırı olduğunu, izah edilen sebeplerle; öncelikle tehiri icra talebinin kabul edilerek, inceleme sonuçlanıncaya kadar kararın uygulanmasının geri bırakılmasına,

taleplerinin kabulüne karar verilerek usul ve kanuna aykırı kararın kaldırılmasına ve manevi tazminatın, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespitine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, cismani zarar nedeniyle trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.

Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili, davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Sağlıklı bir istinaf incelemesi yapılabilmesi dava ile ilgili tüm belgelerin dosyada bulunması ve gerekli istinaf başvurusu koşullarının tam olarak yerine getirilmesi suretiyle mümkündür. İstinaf istemine konu dosyada bir kısım eksiklikler bulunması nedeniyle bu haliyle dosya üzerinde esastan inceleme yapılması olanaklı değildir.

Bu doğrultuda;

Davacılar ... ve ...'ın, dava tarihinde 18 yaşından küçük olmakla birlikte, yargılama sırasında 18 yaşını doldurmuş oldukları, buna rağmen yalnızca velileri tarafından verilen vekaletname dosyada bulunmakla, bizzat davacılar ... ve ... tarafından verilen vekaletnamenin temini ile belirtilen eksiklik tamamlandıktan sonra, tarafların istinaf başvurusu incelenmek üzere Dairemize yeniden gönderilmesi için dosyanın mahal mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yukarıda anılan eksiklik tamamlanarak istinaf incelemesi için yeniden Dairemize gönderilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, Dair; HMK 352. madde uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/10/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/532, K. 2024/1444, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/532
Karar No
2024/1444
Tarih
10 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/532 K.2024/628
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/532 K.2024/1729
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/533 K.2024/641
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/533 K.2024/1479
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/534 K.2024/1416
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/534 K.2024/1748

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.