İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/813 K.2024/1758

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli 2019/1288 Esas ve 2022/179 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın…

Esas2022/813Karar2024/1758Tarih4 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.157 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Aralık 2024
Dosya no
2022/813
Karar no
2024/1758
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/02/2022
Numarası
2019/1288 Esas - 2022/179 Karar
Dava
Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat
Dava tarihi
31/12/2019
Bam karar tarihi
04/12/2024
Karar yazım tarihi
04/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.157 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli 2019/1288 Esas ve 2022/179 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

07/10/2019 tarihinde maliki ve sürücüsü davalı ... olan ... plaka sayılı araç ile maliki ve sürücüsü dava dışı ... olan ... plaka sayılı araçların çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında otobüs durağında bekleyen müvekkili ...'in yaralandığını, müvekkilinin bu kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığını, müvekkilinin kaza anında otobüs durağında beklemekte olduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin bedensel zarara uğradığını, davalı ...

A.Ş yönünden 500,00 TL maddi tazminatın, diğer davalı yönünden 15.000 TL manevi tazminatın, 07/10/2019 olan haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

CEVAP

Davalı ...

A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kaza nedeniyle davacı tarafça sigorta şirketine müracaat edildiğini, 3631519-0 no lu hasar dosyası açıldığını, müvekkil şirket nezdinde 83933137 no'lu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat verilen ... plakalı aracın 07.10.2019 tarihinde meydana gelen kazası neticesi davacının başvurusu ile açılmış olan hasar dosyası incelendiğini, müvekkil şirkete gönderilen başvuru ile açılan hasar dosyasında müvekkil şirketce kazaya ilişkin başvurunun incelemesinin sonlandırılmadığını, davacıların başvuru sonuçlanmadan yargı yoluna başvurması,

yasaya ve hukuka aykırılık oluşturduğunu, poliçe nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm ve sakatlanmalarda kişi başına maddi azami kaza tarihi itibariyle 350.000 TL ile sınırlı olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk sigortasının bir meblağ sigortası değil, zarar sigortası olduğunu ileri sürerek davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...'a usulüne uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ edildiği halde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR

Mahkemece; "...Davacının 21.028,95 TL maddi zarara uğradığı, bu zarardan davalı ... A.Ş'nin sorumlu bulunduğu anlaşılmıştır. yine davacının söz konusu trafik kazası nedeniyle yaşadığı acıları hafifletmek adına, paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve hakkaniyet ilkesi gözetilmek suretiyle davacı yararına 7500 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar vermek gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır.

Bu manevi tazminattan ise gerçek kişi davalı ...'un sorumlu bulunduğuna karar vermek gerektiği.." gerekçesiyle "...Davanın maddi tazminat talebi yönünden KABULÜ ile, 18.470,55 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 2558,40 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 21.028,95 TL maddi tazminatın 31/10/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

Karara karşı davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme aşamasında müvekkilinin Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiğini ve burada maluliyeti var ise bunun tespiti için rapor alınmasına karar verildiğini ancak gelen Adli Tıp Raporunda müvekkilinin kalıcı bir maluliyetinin meydana gelmediği,

kaza nedeniyle müvekkilinin vücudunda oluşan yaralanmaların iyileştiği bu sebeple maluliyet oranın %0 olduğu belirtildiğini, iş bu raporun tümüne itiraz ettiklerini, ek bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirtir itiraz dilekçelerini mahkemeye sunmuş olmalarına rağmen bu taleplerinin reddedildiğini ancak müvekkilinin uyluk kemiğinin kırıldığını, müvekkilinin 10/10/2019 tarihinde ve 19/12/2019 tarihinde olmak üzere iki ameliyat geçirdiğini, bu ameliyatların sonucunda müvekilin ayağının aksamasının devam ettiğini, hala yoğun bir şişlik mevcut olup, müvekkilinin bu ağrılarla çalışabilmesinin mümkün görüldüğünü, bu sebepledir ki;

maluliyet oranın %0 çıkması hatalı bir rapor olduğunun göstergesi olduğunu, davalı ... yönünden, müvekkilinin lehine hükmedilen 7.500,00 TL manevi tazminata ilişkin olduğunu, meydana gelen bu kaza neticesinde müvekkilinin bedensel zarara uğradığını, müvekkilinin vücudunda meydana gelen yaralanma ile ilgili olarak İzmir Katip Çelebi Hastanesinde yapılan müdahaleleri gösteren raporları İlk Derece Mahkemesi'ne sunduklarını, rapordan da anlaşıldığı üzere;

müvekkilinin sol bacağının kırıldığını, bacağı 3 yerinden kırılan müvekkilinin parçalı kırıkları vidalarla tutturulduğunu, yine diz kapağının altında doku kaybı meydana geldiğini, her ne kadar dikişlerle tedavi altına alınsa da, dokular büyük oranda deforme olduğunu, müvekkilinin şu ana kadar Yeşilyurt Devlet Hastanesinde iki ameliyat geçirdiğini, yine müvekkili ... kaza tarihinden bu yana çalışamadığını ancak koltuk değneği ile hareket edebilen müvekkilinin beden gücü gerektiren işine yeniden geri dönmesi uzunca bir süreyi alacağını, kaldı ki müvekkilin eski iş gücüne ulaşmasının mümkün olmadığını,

davalı araç sürücüsü kaza anından sonra olay yerini terk ettiğini ve hiçbir şekilde müvekkilin zararını gidermeye yönelik bir adım atmadığını, müvekkilini aramadığını, müvekkilinin hiçbir kusuru olmadığı kaza nedeniyle 2 ameliyat geçirdiğini, bunun yanı sıra bacağında doku kaybı yaşayan müvekkilinin kalıcı dikiş izleri ile yaşamaya mahkum edildiğini, müvekkilinin tüm bu yaşadığı sıkıntıların karşılığı mahkeme tarafından 7.500,00 TL manevi tazminat olarak belirlendiğini, manevi tazminatın caydırıcı olmak zorunda olduğunu, müvekkilinin lehine 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin gerektiğini,

davalı sigorta şirketinin istinaf inceleme talepleri ise yersiz ve mesnetsiz olduğunu, mahkemenin kusur tespitini doğru bir şekilde yaptığını ve iş bu kazanın meydana gelmesinde davalı ...' u kusurlu, müvekkili ...'i ise kusursuz bulduğunu, kaldı ki; kusurun tespiti normatif bir değerlendirmeyle mümkün olduğunu ve sadece hakimin yetkisinde olduğunu, bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamayacağını, re'sen gözetilecek sebeplerden ötürü, taleplerinin kabulü ile,

kararın kaldırılmasını ve açıklamış oldukları talepler doğrultusunda müvekkilinin lehine karar verilmesini, davalı sigorta şirketinin taleplerinin usulden ve esastan reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

Davalı ...

A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyaya konu kaza ile ilgili yapılan yargılama esnasında kusur oranları açısından herhangi bir bilirkişi raporunun alınmadığını, ancak kusur oranı belirlenmeden, davacının sunmuş olduğu kaza tespit tutanağına göre aktüerya hesabı yapılması sebebiyle mahkemenin hükmü ile ödenmesi gereken tazminat miktarı müvekkili sigorta şirketinin mağduriyetine sebep olacağı gibi davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, ek olarak,

davacının sürekli maluliyeti bulunmamakta olup aleyhlerine hükmedilen maddi tazminat kalemleri açısından müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun da bulunmadığını, kazaya karışan sigortalı aracın poliçesi 06/05/2019 tarihinde başlayıp 06/05/2020'de bitecek şekilde düzenlendiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun 'geçici iş göremezlik' ve 'bakıcı giderleri' yönünden sona erdiğini, geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmesinin gerektiğini,

bu sebeple poliçe kapsamında sorumlulukları bulunmayan tazminat kalemleri yönünden aleyhlerine hüküm tesis edilmesinin hakka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, re'sen tespit edilecek hususlar ile; öncelikle, tehiri icra taleplerinin kabulüne, kararının itirazları doğrultusunda kaldırılarak yeniden görülmesine, davanın yeniden görülmesi mümkün değilse hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile manevi tazminat taleplerine ilişkindir.

Mahkemece davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

1-Davacı vekilinin yeniden maluliyet raporu alınması gerektiğine ilişkin istinaf itirazı yerinde olmayıp, mahkemece hükme esas alınan ve Ege Üniversitesi Adli tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 25/03/2021 tarihli raporun “Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerinden faydalanılarak, davacının güncel muayenesi yapılarak hazırlanmış olduğu, maluliyet raporunun yeterli ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre usulünce düzenlendiği anlaşılmakla davacı vekilinin bu husustaki istinaf itirazı reddedilmiştir.

2-Davalı vekili geçici iş göremezlik tazminatının trafik sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmayıp, dava dışı SGK'nın sorumluluğunda olduğu iddia ederek kararı istinaf etmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri sayılmış olup, kazanç kaybı da tazmini gereken zararlardandır. Anılan yasal düzenlemeyle, sadece çalışma gücündeki sürekli ve kalıcı kayıp halinde değil, belirli süreli kayıp halinde oluşan zararın da tazmininin gerektiği açıkça kabul edilmiştir.

6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98.maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin belgeli sağlık hizmet bedellerinden ibarettir.

SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında.

Anayasa Mahkemesinin KTK'nun 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54.maddesi ile KTK'nın 98.maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, mahkemece davacı için hesap edilen geçici işgöremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmayıp, davalın sigorta şirketi vekilinin bu konudaki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

(Bu yönde bknz. Yargıtay 4. HD 2021/2511 E.- 2021/2452 K).

3-Davalı vekilinin kusur raporu alınmadan kaza tespit tutanağındaki tespitle yetinilerek karar verilmesinin hatalı olduğu yönündeki istinaf itirazının değerlendirilmesinde; kaza tespit tutanağında kazaya karışan davalı araç sürücüsünün asli kusurlu, dava dışı araç sürücüsü olan ...'ın kusursuz olduğunun belirtildiği, davalı sigorta vekilinin cevap dilekçesinde kaza tespit tutanağındaki kusur belirlemesine itiraz ederek kusur yönünden rapor alınmasını talep ettiği, mahkemece kusur konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden dosyanın hesap için doğrudan aktüer bilirkişiye tevdi edildiği,

davalı vekilinin kusura yönelik itirazları hakkında kusur raporu alınmadan hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.

O halde, mahkemece, soruşturma dosyası ve varsa ceza mahkemesi dosyası, dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması,

ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.(bknz Yargıtay 4. HD'nin 27.12.2021 tarihli 2021/6357 Esas, 2021/11122 Karar sayılı emsal ilamı)

4-Davalı sigorta şirketinin bakıcı ücreti yönünden yapılan istinaf itirazının değerlendirilmesinde; somut olayda, davacının dava dilekçesinde yaralanması nedeniyle bakım ihtiyacı olduğu ve bakıcı gideri zararı oluştuğuna ilişkin bir iddia ve isteğinin bulunmadığı, dava dilekçesinde geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararlarından söz edilerek talep sonucu kısmında da açıkça "Davalı ...

A.Ş. yönünden 500,00-TL maddi tazminat (geçici iş görmezlik ile maluliyet hesaplaması yönünden )" denilerek eldeki maddi tazminat davanın yalnızca geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararları için açıldığı, ön inceleme duruşmasında da davacı vekilinin dava dilekçesini tekrar etmekle yetindiği, uyuşmazlık konularının "kaza nedeniyle geçici ve sürekli sakatlığının bulunup bulunmadığı, kazadaki kusur durumları, davalıların kaza nediyle meydana gelmiş olası bir tazminattan sorumlu bulunup bulunmadıkları" şeklinde belirlendiği,

dolayısıyla bakıcı gideri yönünden davacı tarafça harcı yatırılarak usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığı halde, mahkemece bu konuda bir dava varmış gibi bakıcı ücretinin davalı aleyhine hüküm altına alınması doğru olmamıştır.

5-Hâkimin davayı aydınlatma ödevi başlıklı HMK'nın 31/1. maddesinde “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” düzenlemesi mevcuttur. HMK 119/ğ. maddesinde de talep sonucunun açık bir şekilde yazılması gerektiğine değinilmiştir.

Davacının dava dilekçesinde maddi tazminat talebini sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararlarına hasretmesine rağmen her bir zarar kalemi yönünden talebini miktar itibariyle ayrıştırmadan toplam 500,00 TL maddi tazminat talep ettiği, mahkemece, kısa karar ve gerekçeli kararda dava konusu taleplerden biri olan sürekli iş göremezlik tazminatı hakkında her hangi bir değerlendirilme yapılmadan, davacının maddi tazminat davasının kabulüne karar verildiği görülmektedir.

Bu durumda, yukarıda belirtilen düzenlemelere göre, hakim tarafından öncelikle; davacının dava dilekçesinde talep ettiği 500,00 TL maddi tazminat miktarının ne kadarının geçici iş göremezlik, ne kadarının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olduğu belirlenmek suretiyle talep sonucunun açıklattırılması gerekmektedir.

Hal böyle olunca, mahkemece, talep sonucu açıklattırılmadan karar verilmesinde ve HMK'nun 297/2 fıkrasına aykırı olarak sürekli iş göremezlik isteği yönünden ise hüküm kurulmamasında isabet görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin ve davalı sigorta vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının kararın kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli, 2019/1288 Esas ve 2022/179 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-Davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının kararın kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

4-Davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine,

5-İSTİNAF AŞAMASINDA;

a) Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

b) Davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan 360,00 TL istinaf karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine,

6-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,

7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

8-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/813, K. 2024/1758, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/813
Karar No
2024/1758
Tarih
4 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/813 K.2024/2168
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/814 K.2024/911
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/814 K.2024/1009
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/814 K.2024/2084
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/816 K.2024/2091
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/817 K.2024/2008

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.